GENEL - 26 Mart 2012 Pazartesi 12:33

ERDEK`TE İKİ KÖPEĞžİ ISIRAN TİLKİ KUDUZ ÇIKTI

A
A
A
ERDEK`TE İKİ KÖPEĞžİ ISIRAN TİLKİ KUDUZ ÇIKTI

Balıkesir`in Erdek ilçesinde 2 köpeğe saldıran tilkinin kuduz çıkması üzerine bölge karantinaya alındı.
Edinilen bilgiye göre, askeri kamplar yakınında ikamet eden bir vatandaşın köpeklerine tilkinin saldırdığını gören bir vatandaş, tilkiyi sopa ile etkisiz hale getirdi. Kuduz olduğundan şüphelenilen tilkinin kafası kesilerek, Pendik Veteriner Kontrol Araştırma Müdürlüğü`ne gönderildi. Burada yapılan tahlilde tilkinin kuduz olduğunun tespit edilmesi üzerine yaralı iki köpek de itlaf edilerek kireçlenen çukura gömüldü. Hayvan Sağlığı Zabıtası Komisyonu tarafından çevredeki çiftlik hayvanlarına ve ilçe
genelindeki köpeklere aşı yapılması kararı alındı. Gedeve mevkisi karantinaya alınarak dezenfeksiyon yapılırken, bölgedeki köpek, büyükbaş ve diğer hayvanlar aşılandı.
Yapılan açıklamada, sahipli hayvanların İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından aşılanmaya başlandığı, sahipsiz ve başıboş köpeklerin belediye tarafından toplandığı bildirildi. Sokaklardan toplanan köpeklerin aşılanıp barınakta 6 ay müddetle müşahede altında tutulacağı ifade edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İznik’te geçen 61 yıllık hekimliğin hikâyesi İznik Belediyesi hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" projesinin 44. belgeselinde 61 yıldır diş hekimliği yapan Ünal Güngör’ün (88) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak 61 yıldır diş hekimliği yapan Ünal Güngör’ün (88) hayatı ele alındı. 1938 yılında İznik’te dünyaya gelen Ünal Güngör çocukluk yıllarında İznik’te okul olmaması sebebiyle 16 yaşına kadar terzi, ayakkabıcı ve şekercilik yapan esnafın yanında çalışır. 16 yaşına geldiğinde İznik’te açılan ortaokulun haberini alır ve vesikalık fotoğraf çektirerek okula kayıt olur. Vakıflar yurdunda geçirdiği lise öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Çapa Diş Hekimliği Fakültesi’ni kazanarak üniversite öğrenimine başlar. 1965 yılında mezun olduğu üniversitenin ardından memleketi İznik’te muayenehane açan Güngör, 61 yıldır sürdürdüğü diş hekimliği ile binlerce insana şifa olmuştur. Bugün mesul müdür olarak sürdürdüğü mesleğini oğlu ve gelini devam ettirmektedir. Tüm bu hayatı ile İznik’teki hâtıralarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 44. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı. Vefa’ya ve emeğe adanmış ömürler İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75) altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55) ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel Esnaf Kemal Kumcu (72) ile kırk birinci belgesel Eğitimci Mustafa Özen ile kırk ikinci belgesel Ayakkabı Tamircisi (56) Fahrettin Yılmaz ile kırk üçüncü belgesel elli dört yıl Eczacılık yapan İsmail Yücel (84) ile kırk dördüncü belgesel ise altmış bir yıldır Diş Hekimliği yapan Ünal Güngör (89) ile gerçekleştirildi. Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.
Ankara TBMM’de Uşak Belediyesi tartışması TBMM’de AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş ile CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır arasında Uşak Belediyesi konusunda tartışma yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda yerinden söz alan AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, "2024 yılı Kasım ayında ihale edilen Uşak Elmalıdere Aile Sağlığı Merkezi yapımı sırasında Uşak Belediyesi içme suyuna ait irsale hattının taşınması için gerekli olan 900 bin TL’lik boruyu Uşak Belediyesi ’Paramız yok’ diyerek almadığı için inşaat yaklaşık bir yıl durmuştur. Meğerse ’Para yok’ diyenlerin aynı dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ait aracın giydirilmesi için Uşak Belediyesi’nden tam 7 milyon 700 bin TL para harcandığını görüyoruz. Halka hizmete gelince para yok, CHP aracına gelince para varmış. Buradan CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e sesleniyorum: Hadi belediye başkanı size yaranmak için böyle bir tercihte bulundu, siz bir genel başkan olarak hakkı, hukuku gözetmeniz gerekirken Uşak halkına ait bu paralar kendi aracınıza harcanırken vicdanınız hiç sızlamadı mı? Uşak halkı 35 yıl aradan sonra size güvenmek istedi ama maalesef Uşak halkının parasını kendi lehine kullandınız" dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Güneş’in sözlerine tepki gösterdi. Başarır, "Burada bir dakika konuşan birçok milletvekiline cevap vermiyoruz ama bir Uşak Milletvekili eğer genel başkanın arabasının Uşak Belediyesi tarafından yapıldığını faturasıyla ispatlıyorsa gelsin buraya. Hayır, sen yalan söylüyorsan, müfterisin ki yalan söylüyorsun. Sen iftira atıyorsun. Bak, yakışmıyor. Siz ne Uşak iline yakışıyorsunuz ne bu parlamentoya yakışıyorsunuz. Elinde delil nedir kardeşim? Evrak göster. Eğer gösteremiyorsan yalancısın, utanmazsın, müfterisin" diye konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk ona gireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ’Roketsan Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ programına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, konuşmasına İstanbul’da meydana gelen ve güvenlik güçlerinin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan saldırıyı lanetleyerek başladı. Terör eyleminde biri ölü ikisi yaralı olmak üzere üç teröristin etkisiz hale getirildiği müdahale sırasında iki polisin yaralandığını belirten Erdoğan, saldırıya ilişkin ilgili birimlerin gerekli tahkikatları süratle başlattığını dile getirdi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaralı polislere acil şifalar dileyerek, terörün her türlüsüyle mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini, alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceklerini kaydetti. Türk milletinin şehitleriyle yaşayan bir toplum olduğunu ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir millet olduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye’nin istikbali ve Türk milletinin özgür olması için canlarını feda eden tüm şehitleri hürmetle yad ettiğini ve kahramanca mücadele eden tüm gazilere ise şükranlarını sunduğunu söyledi. "Yeni altyapıyla kahraman ordumuzun caydırıcılığını üst seviyelere çıkaracağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savunma alanında tam bağımsız olabilmesi için çok önemli bir eşiğin daha geride bırakıldığına dikkat çekerek, "Kırıkkale yakıt üretim tesislerimizin, Lalahan harp başlığı tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca Tayfun, Siper, Atmaca, Hisar-A, Hisar-O ve Sungur sistemlerimiz ile Çakır, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni haline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla; katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek akıllı mühimmat ailemize seri üretim hızımıza ve Ar-Ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız. Çelik kubbenin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız. Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapıyla kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız" ifadelerine yer verdi. "Savunma sanayiinde gelecek dönemin ana hedefi; yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, efektif ve yüksek adetlerde üretmektir" Savunma sanayiinde gelecek dönemin ana hedefinin yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, efektif ve yüksek adetlerde üretmek olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bugün devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli 1 milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız" diye konuştu. "Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz" Dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil bastan şekillendirdiği bir dönemin yaşandığını aktaran Başkan Erdoğan, "Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Özellikle son dönemde yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hakimiyetinin iç içe geçtiği, insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz" açıklamasında bulundu. "Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir" Türkiye’nin son 23 yılda geliştirdiği ürün, sistem, yazılım ve platformlar, güçlü insan kaynağı ve kurumsal kapasite ile bu alanda norm koyan ülkelerden biri haline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hamdolsun bugün Türkiye kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz" dedi. "Savunma sanayiinde hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama boyun eğmedik" Başkan Erdoğan, savunma sanayii alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşadıklarını dile getirerek, "Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz. Bugün Allah korusun başımıza bir şey gelse başkasına değil her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Savunma sanayiinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik, hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Aziz milletimizin duası ve desteğiyle savunma sanayiinde akıl ve alın teri döken kardeşlerimizin emeğiyle, kurumlarımızın eşgüdümü ve devletimizin güçlü iradesiyle çok şükür bugünlere ulaştık" değerlendirmesinde bulundu. "Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayiinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik" "Biz Sinop’ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin genel başkanı, ’balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor’ diyordu" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde ’bunlara ne gerek var? Bize kim saldıracak’ diyordu. ’İktidara gelince savunma sanayiine dokunacağız’ diyeninden, tank palet fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik; savunma sanayiinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Biz, ’bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir. Bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum. İcap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım’ diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen ’biz durumdan vazife çıkardık’ diyerek, ömrünü büyük ve güçlü Türkiye’ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar abimizin mirasına sahip çıktık. Biz, döktürdüğü şahi toplarıyla dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih’in emanetini omuzladık. Neticede Vecihi Hürkuş’un, Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Piri Reis’in çektiği sıkıntıları, zorlukları ve cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık." "2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz" Savunma sanayii alanında ortaya çıkan istatistiklere değinen Erdoğan, "Savunmada dışa bağımlılık oranımızı yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdik. Sektörel ciromuz 20 milyar doları geçti. Ar-Ge harcamalarımız 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştı. Aktif proje sayımız bin 400’ü geride bırakırken, proje portföyümüz 100 milyarı aştı. 2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk ona gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayii olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız" şeklinde konuştu. Türkiye’yi, ’Uzaya Bağımsız Erişim’ hedefine kavuşturmak için koyulan hedefler doğrultusunda çalışmalara kararlılıkla devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerlediklerini de sözlerine ekledi.
Edirne Edirne’de çocuklara doğa sevgisi sahne üzerinden aktarıldı Edirne’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen tiyatro gösterisinde çocuklara çevre bilinci aşılandı. Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce 8 Nisan Romanlar Günü etkinlikleri çerçevesinde Atatürk Kültür Merkezi’nde dezavantajlı bölgelerde bulunan okulların öğrencilerine yönelik Edirne Sanat Tiyatrosu ekibi tarafından "Bizim Sokağın Çocukları" isimli tiyatro oyunu gösterimi yapıldı. Edirne Sanat Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Erdoğan Eğmen öncülüğündeki oyunda çocuklara çevre bilinci uygulamalı olarak aşılandı. Tiyatro gösteriminde yer alan ekip, sahneledikleri oyunda çocuklara çevre temizliği ve kişisel hijyen konularını eğlenceli şekilde aktardı. 8 Nisan Romanlar Günü çerçevesinde bir çok faaliyet yaptıklarını söyleyen Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, özellikle dezavantajlı kesimdeki okullardaki çocuklarla beraber tiyatro gösterisini izlediklerini belirtti. Bu tiyatroda çocuklara çevre bilincini, temizliği, empati kurmayı, böyle güzel hasretleri anlatacak bir çalışma yaptıklarını söyleyen Tohumcu, "Bu tiyatroda çocuklarımızla beraber olacağız. Emeği geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğümüze, Edirne Sanat Tiyatrosu çalışanı arkadaşlarımıza ve personellerime teşekkür ediyorum" dedi. Gösteriyi izleyen öğrenciler ise oyunu beğendiklerini ifade ederek çevreyi temiz tutma ve doğayı koruma konusunda bilinç kazandıklarını dile getirdi. Tiyatro oyununun çok güzel olduğunu belirten öğrencilerden Hatice Haydarlık, "Oyun çok güzeldi, komikti. Çevremizi temiz tutmayı ve çöp atmamayı öğrendik. Çevreyi kirletmemeyi de öğrendik. Çevremizi herkes temiz tutmalı" ifadelerini kullandı. Tiyatroyu çok beğendiğini söyleyen öğrencilerden Cennet Atalan, " Tiyatromuzu çok beğendik. Çevremizi kirletmemeyi öğrendik. Çevremizi temiz tutmalıyız, çöplerimizi sokağa atmamalıyız. Çöpleri çöpe atmalı ve doğamızı kirletmemeliyiz" dedi. Gösteri sonunda tiyatro ekibine plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.