EKONOMİ - 22 Ekim 2024 Salı 14:41

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Amacımız, dünyada Made in Ayvalık markasını oluşturabilmek”

A
A
A
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Amacımız, dünyada Made in Ayvalık markasını oluşturabilmek”

Turizmin Değeri, Zeytinyağının Başkenti sloganıyla düzenlenecek 19. Ayvalık Uluslararası Zeytin, Hasat ve Turizm Festivali”ne sayılı günler kaldı. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Amacımız, dünyada Made in Ayvalık markasını oluşturabilmek” dedi.


Ayvalık Ticaret Odası tarafından 1-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenen, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi, Balıkesir Ticaret Borsası, Ayvalık Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Ayvalık Ziraat Odası Ticaret Odası tarafından desteklenen festivalde, hem gastronomi hem su sporu hem de müzik etkinlikleri de düzenlenecek.


Festivalle ilgili açıklama yapan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Ayvalık’ın dünyaya mal olan zeytinyağı üzerinden turizmimize de kazanç sağlıyoruz. Hasat üzerinden yola çıktığımız festivalimiz, Ayvalık’ın turizmde de yükselen bir değer olduğunu gösteriyor. Amacımız İspanyollar gibi toptan yağ alımı yapıp satan bir ülke olmaktan ziyade, İtalyanlar gibi marka değeri oluşturan ülkemizi masa üstünde temsil eden ülke olmaktır. Ayvalık, dünyanın ünlü 3 zeytinyağı üreticisinden biridir ve 6 bin ton gibi butik bir üretimimiz var. Bu zeytinyağının markalaşarak masa üstünde ‘Made in Türkiye, Made in Ayvalık’ olarak yer alması gerekiyor” dedi.


Festival hakkında bilgi veren Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Bu sene festivalimizin konsepti ‘Turizmin Değeri, Zeytinyağının Başkenti Ayvalık’ oldu. Ayvalık, irili ufaklı şirin koyları, doğal tarihive kültürel değerleri ile yalnız Ege’nin değil, Türkiye’nin en güzel tatil merkezlerinden birisidir. İklimi, yeterli turistik alt yapısı, sayısız ve eşsiz güzellikteki koyları, berrak ve tertemiz suları ile su altı turizmi merkezi olabilecek ideal bir konumdadır. Bu doğal zenginlik bize zeytinyağı dışında diğer bir gelir kaynağı turizmden faydalanmamamızı da sağlıyor. Her sene Ayvalık’ımızda 400 bine yakın misafir ağırlıyoruz. Bayramlarda bu sayı 1 milyonun üzerine çıkıyor. 14 bin 500 yatağa sahip beş yıldızlı otelden butik otellere kadar herkesin istediğine sahip konaklama seçeneklerimiz mevcut. Misafirlerimizin yüzde 30’unu yerli turist, yüzde 70’ini ise yabancı turist oluşturuyor. Turizmi bu kadar hareketlendiren konulardan bir tanesi hem Osmangazi hem de Çanakkale köprüleriyle birlikte yeni İstanbul-İzmir otoyolu oldu. Böylece Bursa, İzmir, İstanbul gibi şehirlerle mesafelerimiz daha da azaldı. Artık sürdürülebilir turizm konusunda daha iddialıyız. Öyle ki hafta sonları yüzde 100 doluluk rakamlarına ulaşabiliyoruz. Biz sadece deniz, kum, güneş lokasyonu değiliz. Aynı zamanda bir kültür-sanat gastronomi tatili sunuyoruz. Son rakamlar da bize gösteriyor ki gastronomi nedeniyle konaklama yapanların oranı yüzde 70 ve gelen misafirler yedikleri tatları bir dahaki gelişlerinde başkalarına da tattırmak istiyorlar. Gastronomi nedeniyle tatile çıkanların oranı deniz kum güneş olarak tatile çıkanlara göre yüzde 30 artmıştır. Festivalle biraz daha turizm ve gastronomi taraflarımızı da anlatmak istiyoruz” dedi.


Zeytinyağı ihracatı hakkında da bilgi veren Ali Uçar, “Türk zeytinyağı dünyanın her yerinden talep görmektedir ve AB, ABD, Suudi Arabistan, Japonya, Güney Kore, İran, Avustralya ve İsrail gibi Türk zeytinyağının mükemmel tat ve kokusunu deneyimlemiş 100’den fazla ülke bulunmaktadır. Organik üretim, toplam üretim alanı ve zeytin üretiminin küçük bir bölümünü teşkil etmeye devam etse de dünyadaki sağlıklı tüketim trendlerine paralel olarak Türkiye’nin organik zeytinyağı ve zeytinyağı ihracatı da artmaktadır. Türk zeytinyağı sektörü, büyük ölçüde dökme satışlar yapıyor. Markalaşma konusunda ciddi eksiklikler bulunmakta. Markalaşmak ve marka oluşturmak , kurumsallaşmak çok önemli bir konudur. Marka oluşturmazsanız, katma değer oluştaramazsınız. Kurumsallaşamazsanız, sürdürülebilir olamazsınız. Amacımız İspanyollar gibi toptan yağ alımı yapıp satan bir ülke olmaktan ziyade, İtalyanlar gibi marka değeri oluşturan ülkemizi masa üstünde temsil eden ülke olmaktır. Ayvalık, dünyanın ünlü 3 zeytinyağı üreticisinden biridir ve 6 bin ton gibi butik bir üretimimiz var. Bu zeytinyağının markalaşarak masa üstünde ‘Made in Türkiye, Made in Ayvalık’ olarak yer alması gerekiyor” açıklamalarında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Tarihi ilçe Göynük’te ’sürdürülebilir turizm’ dönemi başlıyor Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğiyle hayata geçirilen SENTRUM projesinin üçüncü durağı Bolu’nun tarihi ilçesi Göynük oldu. İlçeyi "yeşil destinasyona" dönüştürecek sürdürülebilir ve doğa dostu turizm protokolü için imzalar atıldı. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Küçükköy ve İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı tarihi Birgi köyünün ardından rotasını Bolu’ya çeviren Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama Merkezi (SENTRUM) projesi için Göynük’te imza töreni düzenlendi. Çarşamba günü gerçekleştirilen törene Göynük Kaymakamı Talha Battal, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ve çok sayıda davetli katıldı. Turizm dört mevsime yayılacak Atılan imzalarla birlikte tarihi Göynük ilçesinin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) kriterlerine uygun bir ’yeşil destinasyona’ dönüştürülmesi hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında kamu binalarında enerji etütleri yapılacak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve yerel paydaşlara eğitimler verilecek. Kadınlar ve gençlerin istihdamını da destekleyecek projeyle ilçedeki turizm hareketliliğinin belirli dönemlerle sınırlı kalmayıp dört mevsime yayılması planlanıyor. Öte yandan 2025 yılı analizlerine göre projeye yapılan her 1 TL’lik yatırımın bölgeye 2,34 TL sosyal fayda olarak geri döndüğü vurgulandı. "Tecrübemizi Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz" Törende konuşan Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, "‘Daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzla enerji dönüşümünü sosyal sorumluluk ve yerel kalkınma ile birleştirmeye devam ediyoruz. SENTRUM projemiz ile Ayvalık Küçükköy ve İzmir Birgi’de elde ettiğimiz somut başarıları ve edindiğimiz tecrübeyi şimdi üçüncü destinasyonumuz olan Göynük’e taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bin 500’den fazla katılımcı, 30’dan fazla eğitim ve yüzlerce gönüllüyle büyüyen SENTRUM’un yerelde somut bir dönüşüm modeline dönüştüğünü görüyoruz. Bu birikimi Göynük’e taşıyarak etkimizi daha da büyütmeyi, mevcut kazanımlarımızın üzerine çıkmayı ve yerel paydaşlarla birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. "Daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz" UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic ise, "Göynük’te SENTRUM projesinin üçüncü destinasyonunda faaliyetlere başlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Güçlü paydaşlık anlayışıyla ulusal kalkınma önceliklerini destekleyen, küresel sürdürülebilir turizm gündemi ve sürdürülebilir kalkınma amaçları ile uyumlu, yerel değerleri merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir destinasyon modelini yaygınlaştırmak için çalışıyoruz. Göynük’ün güçlü kültürel kimliği, zengin mirası ve yerel paydaşlar arasındaki yakın iş birliği sayesinde bu ortak yolculuğumuzda sürdürülebilir destinasyon oluşturma alanında ilham verecek bir örnek ortaya koyacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.