SPOR - 06 Nisan 2026 Pazartesi 12:42

Ayvalıkgücü’nün dinamosu devlerin takibinde

A
A
A
Ayvalıkgücü’nün dinamosu devlerin takibinde

Ayvalıkgücü Belediyespor’un henüz 20 yaşındaki ön libero oyuncusu Emirhan Boz, bu sezon sahaya koyduğu performansla adeta parmak ısırtıyor.


Sezon başından bu yana bitmek bilmeyen enerjisi, yüksek temposu ve oyun zekâsıyla takımının en önemli parçalarından biri haline gelen genç yetenek, kısa sürede Ayvalıkgücü’nün "gizli kahramanı" olmaktan çıkıp ligin dikkat çeken yıldızları arasına adını yazdırdı.


Orta sahada basmadık yer bırakmayan, hem savunmada hem hücum geçişlerinde kritik rol üstlenen genç oyuncunun yükselen grafiği, süper ligdeki dev takımların dikkatinden kaçmadı. Dört büyük takımdan da talipler olan Emirhan’ı Anadolu kulüpleri de takip listesine aldı. Kulüp yöneticilerinin, genç futbolcuyu bir süredir yakından takip ettiği ve detaylı raporlar hazırlattığı öğrenildi.


Teknik kapasitesi, oyun disiplini ve sahadaki liderliğiyle yaşıtlarının önüne geçen başarılı oyuncu için önümüzdeki transfer döneminde somut adımların atılabileceği konuşuluyor.


Ayvalıkgücü cephesi ise yıldız adayını kaybetmek istemese de, gelecek cazip tekliflere göre masaya oturabileceğinin sinyalini veriyor.



Ayvalıkgücü’nün dinamosu devlerin takibinde

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Milli Uzay Programı’nın rotası Eskişehir’de çizildi: Gezeravcı Ay ve Mars misyonlarını anlattı Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide gençlerle bir araya geldi. Uzay misyonunun sembolik bir ziyaretten ibaret olmadığını vurgulayan Gezeravcı, "Görünürde bir Türk vatandaşı bu görevde yer almış olsa da işin özünde ve merkezinde aslında siz genç kardeşlerimiz yer almaktaydınız" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Uzay Programı kapsamında gerçekleştirdiği insanlı ilk uzay misyonunu ve gelecek hedeflerini anlatan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun Türk gençliği için bir ilham kaynağı ve özgüven tazeleme süreci olduğunu belirtti. "Önyargıları yıkmak için önemli bir eşikti" Türkiye’nin zorlu bir jeopolitik konumda güçlü bir devlet olarak bu görevi icra ettiğini hatırlatan Gezeravcı, "Bizden önce 600’ün üzerinde astronot zaten uzaya gitmişti. Ama bu görev, hepimizin zihinlerinde o kadar kemikleşmiş hale gelmiş bir önyargının yıkılmasına vesile oldu. Zihinlerimizde uzunca yıllardır yapılamayacağı iddia edilen bir işin, devlet iradesi olduğu sürece yapılabileceği net şekilde kanıtlanmış oldu" şeklinde konuştu. "13 özgün deneyle bilimsel literatüre katkı sağladık" Uzayda gerçekleştirilen 13 deneyin sadece "yapılmış olmak için" yapılmadığını, her birinin özgün ve Türk bilim insanlarının emeği olduğunu vurgulayan Gezeravcı, "Götürdüğümüz bu deneyler sadece Türk bilim tarihine değil; Ay Misyonu, Mars Misyonu ve insanlığın uzaydaki varlığına vesile olacak yaşam destek üniteleriyle ilgili bilimsel çalışmalara ışık tutacak niteliktedir. NASA tarafından müthiş derecede sorgulanan bu deneylerin sonuçları, halen uluslararası ajanslar tarafından ilgiyle takip ediliyor" diye belirtti. "Yüzde 100 yerli ve milli bir motor" Milli Uzay Programı’nın diğer hedeflerine de değinen Gezeravcı, TÜRKSAT 6A ile yakalanan başarıyı 2027 yılında Ay’a yapılacak seyahatle taçlandırmak istediklerini belirtti. Hibrit motor teknolojisinde Türkiye’nin dünyadaki sayılı ülkelerden biri olduğunu ifade eden astronot, son olarak şunları söyledi: "Aya gidecek olan uzay aracımızın motoru Delta V firmamız tarafından geliştiriliyor ve yüzde 100 yerli ve milli bir motor. Bu motor sıvı oksijen ve parafin, yani bildiğimiz mum kullanıyor. Eğer bu motorla Ay’a erişebilirsek, bu teknolojiyi uzay tarihçesine kazandırmış ve ticari bir ürün haline getirmiş olacağız. 2027’nin ilk yarısında gerçekleştireceğimiz ilk görevde Ay yüzeyine sert iniş yapmayı, ardından elde ettiğimiz verilerle yumuşak iniş gerçekleştirmeyi hedefliyoruz." Söyleşi katılımcıların soruları ve plaket takdiminin ardından son buldu.
Kocaeli Yüzde 100 doluluğa ulaşan Yuvacık Barajı’ndan 9 kamyon atık çıkarıldı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, son yağışlarla birlikte yüzde 100 doluluk oranına ulaşan kentin en önemli içme suyu kaynağı Yuvacık Barajı’nda, su kalitesini ve ekosistemi korumak amacıyla yüzeyden 125 metreküp atık topladı. "Sıfır Kirlilik" ilkesiyle yürütülen çalışmalar kapsamında kentin su kaynakları ve Marmara Denizi’nin geleceği koruma altına alınıyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, İSAŞ koordinasyonuyla Yuvacık Barajı’nda kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Son yağışların etkisiyle tam doluluk kapasitesine ulaşan barajda, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için fazla su Sapanca Gölü’ne kontrollü şekilde aktarılmaya başlandı. Amfibi araçlarla 9 kamyon atık çıkarıldı İçme suyu kalitesini en üst seviyede tutmak için harekete geçen ekipler, yüksek teknolojili amfibi araçlarla göl yüzeyinde biriken ve doğadan gelen atıklara müdahale etti. Titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda, yaklaşık 9 kamyon dolusuna denk gelen 125 metreküp atık havzadan uzaklaştırıldı. Bu müdahaleyle hem bölgenin içme suyunun saflığı güvence altına alındı hem de doğal ekosisteme nefes aldırıldı. Atıklar kaynağında engelleniyor, ekonomiye kazandırılıyor Kirlilikle kaynağında mücadele eden Büyükşehir Belediyesi, Kumla ve Kilez dereleri gibi stratejik noktalara yerleştirdiği sabit bariyerlerle son 5 yılda 692 metreküp atığın denize ulaşmasını engelledi. Ayrıca 7 gün 24 saat esasıyla görev yapan deniz süpürgeleri, aynı dönemde yaklaşık 107 bin metreküp sıvı atığı toplayarak İZAYDAŞ aracılığıyla bertaraf etti. Toplanan atıklar enerji ve ekonomiye geri kazandırıldı. İzmit Körfezi’nde doğal yaşam yeniden canlanıyor Avrupa’nın en büyük çevre yatırımlarından biri olan "İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği" projesine ilişkin verilerin de paylaşıldığı açıklamada, bugüne kadar 270 futbol sahası büyüklüğündeki 195 hektarlık alanın temizlendiği bildirildi. Deniz tabanından yaklaşık 120 bin kamyona denk gelen 1 milyon 800 bin metreküp çamur çıkarıldı. Bu devasa temizlik harekatının ardından İzmit Körfezi’nde yunuslar yeniden görülmeye başlanırken, denizin filtreleri olan pinalar ve deniz çayırları ekosisteme geri döndü.
İzmir Görme engelliler, tandem bisikletle sınırlarını aşıyor İzmirli gönüllüler ve görme engelli bisikletseverler, düzenli şekilde bir araya gelerek şehirde ve doğada tandem bisikletlerle pedal çeviriyor. Bisiklet sürmeyi büyük bir tutku haline getiren katılımcılar, birlikte hareket ederek sosyal hayata aktif rol sağlıyor. Engelli ve engelsiz bireyler arasında kapsayıcı bir yaşam kültürü oluşturmayı amaçlayan Eşpedal Derneği, sporun birleştirici gücüyle önyargıları yıkıyor. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve yerel yönetimlerin desteklediği projelerle ve bağışlarla erişilebilir ulaşım için çalışan dernek, Türkiye’yi temsil edecek Paralimpik tandem bisiklet sporcuları yetiştirmeyi hedefliyor. Yürütülen uzun soluklu savunuculuk çalışmaları sonucunda tandem bisiklet (B kategorisi), resmen tanınarak yarışlara dahil edildi. Gönüllü görme engelli bireylerin spora erişimi açısından dönüm noktası olan bu gelişmeyle birlikte dernek üyeleri; hafta içi 25-30 kilometrelik şehir turları, hafta sonları ise 50-100 kilometrelik doğa turları gerçekleştiriyor. Ulusal ve uluslararası yarışların yanı sıra çeşitli farkındalık sürüşleri de düzenleyen dernek, bisikletin dönüştürücü gücüyle herkesin eşit şekilde hareket edebildiği bir toplum inşa etmeyi amaçlıyor. Özgürleştiren yolculuk Türkiye genelinde yaklaşık 3 bin 500 gönüllüsü olan derneğin başkanı Burcu Yıldız, "Aslında biz sadece bisiklet sürmüyoruz, birlikte hayatı paylaşıyoruz. Bisiklet üzerinde başlayan yolculuğumuz, gittiğimiz yerlerde ve hayatın her alanında devam ediyor. Bu kadar insanı bir araya toplamak maddi imkanlarla sağlanabilecek bir şey değil. Burada bir aile, arkadaşlık ve yol arkadaşlığı ruhu var. Gören ve görmeyen bireyler olarak hiçbir ayrımcılık yapmadan eşit bir şekilde yaşamı paylaşıyoruz. Bisiklet sürmek bizi özgürleştiriyor, hayata bağlıyor ve sosyalleştiriyor. Birbirimize olan ön yargılarımızı pedallarken aşıyoruz ve bisikletin bizim için böyle büyük bir birleştirici gücü bulunuyor" dedi. Etkinlik ve sürüşleri sosyal medya sayfalarından duyurduklarını ifade eden Yıldız, katılmak isteyenlerin çarşamba ve pazar günleri düzenledikleri turlara gelebileceklerini söyledi. Yol arkadaşlığı misyonu İzmir Demokrasi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Eşpedal Derneği Eğitim Sekreteri Öznur Öztunç Kaymak, organizasyonun 10 yıl önce kurulduğunu ve 14 ilde temsilcilikleri bulunduğunu belirtti. Kaymak, "Temsilciliklerimizde çok sayıda bisikletli, gönüllü ve üyemiz yer almaktadır. Dernek olarak hafta içi ve özel günlerde İzmir’de ve farklı şehirlerde sürüşler düzenliyoruz. Hafta sonları yaptığımız uzun sürüşlerde, görme engelli bireylerle gören bireyler tandem bisikletlerle bir araya gelerek yol arkadaşlığı yapıyoruz Belki de en önemli misyonumuz ve bizi burada tutan amacımız budur. Birlikte hareket etmenin gücü gerçekten çok etkileyici" dedi.
Kahramanmaraş Büyükşehir’den saha personellerine iş sağlığı ve güvenliği eğitimi Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, saha personellerine yönelik temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi düzenledi. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından verilen eğitimlerde, personellerin sahada karşılaşabileceği riskler ve bu risklere karşı alınması gereken önlemler detaylı şekilde ele alındı. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, kurumsal kapasitesini güçlendirme ve vatandaşlara sunulan hizmet kalitesini artırma hedefi doğrultusunda hizmet içi eğitim faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile İtfaiye Dairesi Başkanlığı personeline yönelik "Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi" düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitim programı, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları koordinasyonunda kapsamlı bir içerikle hayata geçirildi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda, özellikle sahada aktif görev yapan personelin karşılaşabileceği riskler ve bu risklere karşı alınması gereken önlemler detaylı şekilde ele alındı. Eğitim süresince katılımcılara; iş kazalarının önlenmesine yönelik temel prensipler, güvenli çalışma yöntemleri, kişisel koruyucu donanımların doğru kullanımı, acil durumlarda izlenmesi gereken prosedürler ve risk analizi gibi başlıklarda teorik ve uygulamaya dönük bilgiler aktarıldı. Ayrıca itfaiye ve yol yapım ekiplerinin görev alanlarına özgü tehlike unsurları da örnek vakalar üzerinden değerlendirilerek, senaryolar karşısında doğru müdahale yöntemleri anlatıldı. Programda iş sağlığı ve güvenliği kültürünün kurumsal yapının ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekilirken, çalışanların bilinç düzeyinin artırılmasının hem personel güvenliği hem de hizmet kalitesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Eğitimin interaktif bölümlerinde personellerin soruları yanıtlanarak sahada karşılaşılan durumlar üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.