KÜLTÜR SANAT - 26 Mayıs 2024 Pazar 10:06

‘Balıkesir Liseli Keşşaflar Müzesi’ açıldı

A
A
A
‘Balıkesir Liseli Keşşaflar Müzesi’ açıldı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi le Balıkesirliler Derneği iş birliğinde Birinci Dünya Savaşı’nda şehit olan 94 Balıkesir Liseli Keşşafın hatıralarının yaşatılacağı ‘Balıkesir Liseli Keşşaflar Müzesi’ müzesinin açılışı gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Başkan Ahmet Akın “Tarihimize, kültürümüze sahip çıkmak için seferberlik başlattık. Kuvayı Milliye’nin başşehri olan Balıkesir’i, Türkiye’nin parlayan yıldızı yapacağız” dedi.


Birinci Dünya Savaşı’nda gösterdikleri üstün cesaret ve kahramanlıkla hem Balıkesir’in hem de Türk Milleti’nin gurur vesilesi olarak tarihte unutulmazlar arasında yerlerini alan Balıkesir Liseli Keşşafların onuruna ‘Balıkesir Liseli Keşşaflar Müzesi’nin açılışı gerçekleştirildi. İsmail Hakkı Özmumcu ve ailesinin, Balıkesir Liseliler Derneği’ne bağışladığı Anıtlar Kurulu tarafından tescillenen bina, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde restore edilerek müze haline getirildi. Şehrin en eski tarihi yapılarının bulunduğu Karaoğlan Mahallesi’nde yer alan ‘Balıkesir Liseli Keşşaflar Müzesi’ Birinci Dünya Savaşı’nda şehit olan 94 Balıkesir Liseli Keşşafın hatıralarını yaşatacak.


“Balıkesir’e, önemli bir değer kazandırıldı”


1885 yılında kurulan, şehirde koca okul lakabıyla hatırlanarak herkes tarafından bilinen ve Ulu Önder Atatürk’ün de şehre geldiğinde ziyaret ettiği Balıkesir Lisesi’nin ülkenin en köklü okullarından olduğunu söyleyen Balıkesir Liseliler Derneği Başkanı Esin Balıbek “Kentimizin köklü ailelerinden İsmail Hakkı Özmumcu ve ailesi, Anıtlar Kurulu’na kayıtlı çocukluklarının geçtiği evlerini bizlere emanet ettiler. Derneğimiz yönetiminin Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne, 2022 yılında sunduğu ‘Balıkesir Lisesi Keşşafları Müzesi’ olması yönünde protokol kabul edilerek hemen yapımına başlandı. Binamız aslına uygun yapılarak tarihi ve mimarisiyle Balıkesir’e; kültür ve sanat anlamında da önemli bir değer kazandırdı. 139 yaşındaki Balıkesir Lisemizin mezunları olarak Balıkesir Büyükşehir Belediyemize; tarihe, kültüre, sanata, eğitime, gençlere verdiği katkılardan dolayı teşekkür ediyorum” dedi.


“Vefa borcumuzu ödeyeceğiz”


Çok özel ve önemli bir açılış vesilesiyle bir araya geldiklerini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın “Kuvayı Milliye Şehri Balıkesir’imizin vatanın bütünlüğü konusunda tarihi rolü büyük. Uzun zamandır hak ettiği ‘İstiklal Madalyası’nı neden hak ettiğini, Türk Milleti’ne göstermek için her gün yeni adımlar atıyoruz. Bizler, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak tüm çalışma arkadaşlarımızla beraber; tarihimize, kültürümüze sahip çıkmak için bir seferberlik başlattık. Kuvayı Milliye’nin başşehri olan Balıkesir’i, tüm Türkiye’nin parlayan yıldızı yapacağız. Bu şekilde Kuvayı Milliyeci büyüklerimize vefa borcumuzu hep birlikte ödeyeceğiz” dedi.


“Vatansever insanların torunlarıyız”


Birinci Cihan Harbi geldiğinde Türk Milleti’nin dünyada çok ender rastlanan bir fedakârlık ve cesaret gösterdiğini dile getiren Başkan Ahmet Akın “Bu şanlı direnişte daha sonra Kuvayı Milliye Şehri adını alacak Balıkesir’imizin evlatları da en önde yer aldılar. Karesi Sultanisi olarak bilinen Balıkesir Lisemizin keşşafları büyük bir kahramanlık göstererek cepheye koştular. Vatanımızın; varlık, yokluk mücadelesini verdiği en kilit nokta olan Çanakkale’de canlarını feda ettiler. Bu sebeple 1916-1917 ve 1917-1918 yılları arasında mezun verilemedi. İşte; bizler bu vatansever, fedakâr, cefakâr insanların torunlarıyız. İşte, bizler onun için Kuvayı Milliyeciyiz hemşehrim. Bu müzenin şehrimize kazandırılması da bu verilen önemin ve liyakatin bir göstergesidir” dedi.


“Mili Mücadele’yi Yiğit Balıkesirlilerin başlattığını anlatın”


Tüm hayatını İstiklal Madalyalı bir dedenin torunu olduğunun bilinciyle kurduğunu vurgulayan Başkan Ahmet Akın, “Her zaman onlara layık olmak için çalışıyoruz. Sizlerden ricam şu: Balıkesir’in bütün evlatlarına; 15 Mayıs’ta İzmir işgal edildiğinde, 16 Mayıs’ta Milli Mücadele’yi Yiğit Balıkesirlilerin başlattığını anlatın. Bunları anlatmak bizim atalarımıza borcumuz. Bizlerde; Balıkesirliler olarak, Kuvayı Milliyeciler olarak hem Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hem şehitlerimize ve gazilerimize hem de bu toprakları bize vatan yapan tüm kahramanlarımıza vefa borcumuzu ödemek için gece gündüz çalışacağız” diye konuştu.



‘Balıkesir Liseli Keşşaflar Müzesi’ açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.
Şanlıurfa Görüntüleri izleyen Viranşehir’e akın etti: Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde konuşamayan insanların ağzına anahtar koyarak tedavi ettiğini iddia eden şahsın sosyal medyada gündem olan görüntülerinin ardından evi vatandaşların akınına uğradı. Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi’nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir’e akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi’nin yanına getirdik. Allah’a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana’dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana’da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya’dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi. Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah’tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah’ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, ’Eğer onlar isterse Allah da ister.’ Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah’ı arayacaksınız. Allah’ın kanunu Kur’an-ı Kerim’dir. Hazreti Muhammed’in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.