EĞİTİM - 05 Ocak 2024 Cuma 10:23

Balıkesir Üniversitesi projeleri ile kente değer katıyor

A
A
A
Balıkesir Üniversitesi projeleri ile kente değer katıyor

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde Kaz Dağları Bal Ormanı ve Bal Köyü Projesi yeni bir projeyle büyüyor.


BUBFA Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, yeni nesil bal arısı kovanlarının tasarımı ve geliştirilmesi projesini Türkiye’ye yaymayı hedeflediklerini söyledi.


Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban ve Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Serkan Akça’nın öncülüğünde başlayan ve şehrin önemli kurumlarıyla ortaklaşa devam eden Kaz Dağları Bal Ormanı ve Bal Köyü Projesi “Yeni Nesil Bal Arısı Kovanlarının Tasarımı, Araştırılması ve Geliştirilmesi ile Varroosis ve Nosemosis’le Mücadele İçin Yeni Yöntemlerin Araştırılması” projesi ile entegre edildi. Projelerle Balıkesir’in arıcılık sektöründe öncü konuma gelmesi hedefleniyor.


Proje kapsamında; Balıkesir Üniversitesi TEKNOKENT A.Ş. bünyesinde Prof. Dr. Özkan Demirbaş, Doç. Dr. İhsan Kısadere ve Dr. Öğr. Üy. Mehmet Özüiçli öncülüğünde kurulan ve MİOBAL Teknoloji Ar-Ge ve Danışmanlık Ltd. Şti’nce geliştirilen ve KOSGEB tarafından da desteklenen “Yeni Nesil Bal Arısı Kovanlarının Tasarımı, Araştırılması ve Geliştirilmesi ile Varroosis ve Nosemosis’le Mücadele İçin Yeni Yöntemlerin Araştırılması” projesinin de içinde bulunduğu çalışmalarla Kaz Dağları Bal Ormanı ve Bal Köyü Projesini geliştirerek ve büyüterek bal alanında Balıkesir ilinin farklı bir konuma gelmesi amaçlanıyor. Projeler çerçevesinde geliştirilen ve Türk Patent Enstitüsü’nde Patenti de alınan “Yeni Nesil Bal Arısı Kovanı” ve “Kaz Dağları Bal Ormanı ve Bal Köyü Projesi” birbirine entegre olduklarında Balıkesir ili Türkiye’de ve dünyada organik bal üretimi başta olmak üzere, organik arı sütü, propolis ve polen üretimi ile de çığır açacak seviyeye gelecek.


BUBFA Dekanı Mehmet Oğuzhan İlban yaptığı değerlendirmede; “ Bu proje balcılık sektörüne güç katan yenilikçi bir proje. Bu vesile ile projeyi Balıkesir Üniversitesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yürütücülüğünü yaptığım Kaz Dağları Bal Ormanı ve Bal Köyü Projesi ile entegre ederek Balıkesir ilini çok önemli bir noktaya getirmeyi hedefliyoruz. Balıkesir artık bu ve benzeri projelerle balcılık alanında bir numara yapmak için birlikte çalışacağız. Balını, ballı ürünlerini, apiterapi uygulamaları ve eğitimiyle birlikte, arıcılıkta öne çıkan varroa ile mücadele noktasında birlikte hareket edeceğiz. Bu proje Balıkesir özelinde bir Türkiye projesidir aslında. Kaz Dağları Bal Ormanı ve Bal Köyü Projesine bu benzeri çalışmaları entegre ederek bütün ülkeye yaymayı düşünüyoruz. Projelere katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı



120 bin bitki toprakla buluşacak


Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir Üniversitesi, Edremit Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, Edremit Orman İşletme Müdürlüğü, S.S. Kazdağları Dereli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Balıkesir Arı yetiştiricileri Birliği iş birliğinde yürütülen ve Türkiye’nin en büyüğü olma özelliği taşıyan bal ormanı Edremit Kazdağları’nda Dereli mevkiinde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından kuruluyor. 2 bin dekar alan üzerinde uygulanacak Kazdağı Bal Ormanı ve Bal Köy Projesi kapsamında Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı Çiftçi Eğitim Merkezi’nde (BAÇEM) yetiştirilen 120 bin adet tıbbi ve aromatik bitki ve arı bitkilerinin dikimi gerçekleştiriliyor. Bitki dikimleri Büyükşehir ekipleri ve üniversite öğrencileri tarafından yapılıyor.



Balıkesir Üniversitesi projeleri ile kente değer katıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.