SAĞLIK - 24 Mart 2026 Salı 16:03

Balıkesir’de kan bağışına ilgi arttı

A
A
A
Balıkesir’de kan bağışına ilgi arttı

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde Ramazanda düşen kan bağışı, bayram sonrası normale döndü. Bayram ertesi Cumhuriyet Meydanında konuşlanan Türk Kızılayı Kan Bağışı otobüsünü dolduran vatandaşlar kan verirken, kan bağışının yararına inandıklarını söyledi.


Türk Kızılayı ekipleri ilgiden memnun olurken, Ramazan da günlük 15-20 dolayında olan bağışın bayram sonrası 50’yi bulduğunu açıklandı. Öte yandan kan veren vatandaşlarda, kan vermenin sağlık kazandırdığını kaydetti. Kan vermeye devam edeceğini kaydeden 55 yaşındaki Selahattin Karakuş, " 23 seferdir kan veriyorum. Kan vermeye devam edeceğim. Kan verince rahatlıyorum. Milletimize devletimize yararım dokunsun. Yani faydam dokunsun. Kan vermeye devam edeceğim. Teşekkür ederim" dedi. 22 yaşındaki Deniz Demir de, " İlk kez kan veriyorum. İnsanların kan bağışı yapmasını tavsiye ediyorum. Kan bağışı hayat kurtarır" diye konuştu.



Balıkesir’de kan bağışına ilgi arttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Erol Köse son yolculuğuna uğurlandı İstanbul’un Sarıyer ilçesinde 16’ncı kattan düşerek hayatını kaybeden yapımcı Erol Köse, Zincirlikuyu Camii’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Sarıyer ilçesi Maslak Mahallesi’nde dün 40 katlı bir binanın 16’ıncı katından düşerek hayatını kaybeden yapımcı Erol Köse için Zincirlikuyu Camii’nde bir cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine şarkıcı Hande Yener, Ömür Gedik, Ferhat Göçer, Hakan Peker katılırken, törene sanat dünyasından katılımın az olduğu görüldü. Babasını son yolculuğuna uğurlayan Dijan Nazlan Köse gözyaşlarına hakim olamadı. Hande Yener, Dijan Nazlan Köse’ye sarılarak sakinleştirmeye çalıştı. Köse için ikindi namazının ardından cenaze namazı kılındı. Köse’nin cenazesi, namazın ardından defnedilmek üzere Feriköy Mezarlığı’na götürüldü. "İyi de kötü de olsa insanlığa düşen hakkımızı helal ederek, mekanı cennet olsun diyerek uğurlamaktır" Müzik yapımcısı ve Erol Köse’nin yakın arkadaşı Şahin Özer, "Erol’un hayata, müziğe başladığı ve albüm çıkardığı ilk günden itibaren ona yardımcı olan birisiyim. Ne olursa olsun bir arkadaşımızı bir meslektaşımızı kaybettik. İyi de kötü de olsa insanlığa düşen hakkımızı helal ederek, mekanı cennet olsun diyerek uğurlamaktır. Aramızda olsaydı çok iyi olurdu. Ama maalesef şu anda onun hakkında dua etmekten başka yapacağımız bir şey yok. Mekanı cennet olsun" dedi. "Erol Köse’nin ölümüne dair kamuoyunda paylaşılanlara üzülüyorum" Şarkıcı Ferhat Göçer, "Erol Köse’nin ölümüne dair kamuoyunda paylaşılanlara üzülüyorum. Bu konuda yorum yapmak bizim haddimize değil. Ahirete ve ilahi adalete inanıyorsak bu konuda gerekli taksiratı yapılacaktır diye ümit ediyorum bu nedenle de üzülerek izliyorum. Ancak bu bir vesile olmalı, yaşadığımız sektörde yorumcusundan, yapımcısına, eser sahibinde sektörün tüm bileşenlerine herkesin bir oturup düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Günlük hırslarımız uğruna, kimleri küstürüp üzüyoruz, hak adalet ve hukuk meselelerinde nerelerde empati kurmalıyız bence tüm sektör bunu değerlendirmeli. Güç geçici bir durum, bugün güçlüsünüz yarın değilsiniz. Kimseyi üzmeden, ardınızda güzel şeyler bırakarak gitmek bizim için en büyük ödül. Allah’tan rahmet diliyorum. Ekmeğini çok yediğim, çok büyük bir prodüktördü. Beni 15 gün önce aramıştı. Şirket haklarını kızına devretmek istiyordu. Sesi yorgundu. Kalp hastası olduğunu biliyordum ama ALS hastalığını bilmiyordum. Benden de sakladı. Çok yorgundu ama aklı başında ve sağlıklıydı. En kısa sürede görüşmeyi diledik. Kızının hak meselesini de halletmiştik. Böyle bir şey hiç beklemiyordum. Bir hekim olarak hep takip ederdim ama ALS zor bir hastalık" dedi. Ömür Gedik ise, "Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin. Biz en son Erol ile mesajlaştığımızda kediler ve köpekler üzerinden konuşmuştuk. Erol nerede yaralı bir hayvan görse beni arar ’şu hayvana yardım edelim’ derdi. O yüzden ben kendisini böyle hatırlıyorum. Gerçekten bu yönünün çok yüksek olduğunu biliyordum. Giderken de ’kedime iyi bakın diye’ not bıraktı. Ailesi mutlaka bakacaktır. Aksi bir halde biz sahip çıkarız. Sosyal medyada yazılan kötü şeylere yorum yapmak istemiyorum. Onu hayvansever olarak hep iyi hatırlayacağım" diye konuştu.
Manisa Kayıp dağcıdan sevindiren haber: 4 gün sonra bulundu Manisa’nın Salihli ilçesinde 4 gün önce kaybolan amatör dağcı Umut Tanrıkulu (53), İzmir’in Kiraz ilçesinde bir bağ evinde sağ olarak bulundu. İlk müdahalesi Kiraz Devlet Hastanesi’nde yapılan Tanrıkulu, daha sonra Salihli Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Edinilen bilgilere göre, amatör dağcı Umut Tanrıkulu 21 Mart’ta Salihli’nin Burhan Mahallesi mevkiinden zirve tırmanışı için Bozdağ’a hareket etti. Bölgede etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle yönünü kaybettiği değerlendirilen Tanrıkulu, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım talebinde bulundu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. Kar yağışı nedeniyle bir süre ara verilen çalışmalar, havanın düzelmesiyle yeniden başlatıldı. Arama çalışmalarına 100’ün üzerinde personel, yaklaşık 30 araç ve 5 dron ekibi katıldı. Ekipler, sahada yürüttükleri titiz çalışmalar sonucu Tanrıkulu’nun izini İzmir’in Kiraz ilçesine kadar takip etti. Kiraz ilçesi Çatak Mahallesi Muhtarı Eyüp Çoban da arama çalışmalarına destek verdi. Çoban, sabah saatlerinde kendi bağ evinin de bulunduğu Akçay mevkiine gittiği sırada bir evin bacasından duman yükseldiğini fark etti. Durumdan şüphelenen Çoban, eve girdiğinde Umut Tanrıkulu ile karşılaştı. Hemen ekiplere haber verilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Tanrıkulu’nu Kiraz Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Buradaki ilk muayenesinin ardından Salihli’ye sevk edilen Tanrıkulu’nun, Salihli Devlet Hastanesi’nde tedavisinin sürdüğü ve 72 saat gözlem altında tutulacağı öğrenildi. Hastane önünde gazetecilere konuşan eşi Nuray Tanrıkulu ise, "4 günlük bu zor süreçte yanımızda olan herkese çok teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Şu anda durumu gayet iyi. 72 saat gözlem altında tutulacak" ifadelerini kullandı. (BA-AY-
Kastamonu 12 farklı ildeki öğrenciler Kur’an-ı Kerim’i en güzel okuyabilmek için yarıştı Kastamonu’da 12 farklı ildeki öğrenciler Kur’an-ı Kerim’i en güzel okuyabilmek için yarıştı. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü koordinesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılı Genç Sada Kur’anı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması 4’üncü Bölge Finali Kastamonu’da gerçekleştirildi. Halk Eğitim Merkezi Salonu’nda yapılan bölge finali, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kastamonu Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Eray Köse tarafından okunan Kur’an-ı Kerim sonrası geçmişten günümüze İmam Hatipleri anlatan video filmi izlendi. Programın açılışında konuşan İl Milli Eğitim Müdür Vekili Yaşar Dolapcı, "Güzel bir etkinlik için buradayız. Bu etkinlik Kur’an ahlakı, insanın geleceği, gözyaşının dinmesi, muhabbet, merhamet, sevgiyi insan hayatına ilke edinmek amacıyla bin 400 yıldan beri ve geleceğe iletecek elçileri, öğrencilerimizi dinlemek için bir aradayız. Onlar kelimeleri seslere dönüştürecekler. Dönüştürecek sesler, bin 400 yıldır hayatımızdaki ahlakın, edebin, adaletin, merhametin sese dönüşmüş, Allah’ın yaradılış gayesindeki, insanın hayat şeklini tarif eden Kur’an-ı Kerim’i sese dönüştürecekler. Bu bizim için, insanlık için, gelecek için çok kıymetli" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü Din Öğretimi Şube Müdürü Doğan Yıldız ise, "Bugün burada yapılacak olan yarışmada sadece derece alanlar değil, Kur’an’a gönül veren herkes kazanacaktır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) bir hadisi şerifinde ‘sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğretinizdir’ buyurarak, Kur’an-ı öğrenmenin, öğretmenin, anlamanın ve hayata tatbik etmenin ne kadar önemli olduğunu ifade etmiştir. Burada yarışacak gençlerimiz bu müjdeye talip olan gençlerdir. Onlar Kur’an’ın kelimelerini sadece dilleriyle, söz ve kelimeleriyle değil, gönülleri okumaya çalışan, Kur’an’ın sesini yüreklerinde taşıyan gençlerdir" diye konuştu. "Kur’an-ı okurken, anlamıyla da buluşmak bizim en görevimizdir" Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü YKS-LGS Koordinatörü Hüseyin Kazan da, "Kur’an-ı okurken, anlamıyla da buluşmak bizim en görevimizdir. Kur’an’ın amacı insanlara doğru yolu göstermek, Hak ile batılı ayırmak, bireyi bilinçlendirmek, toplumu dönüştürmektir. Adalet, merhamet ve sorumluluk temelli bir hayat kurmaktır. O hayatı değiştirmek için bir hitaptır, bir inkılaptır, bir devrimdir. Kur’an şirke, zulme, emek hırsızlarına, sömürgeye itirazdır. Kur’an tevhidi, eşitliği inşa eder. Kur’an sadece okunacak bir kitap değildir, canlı bir hitaptır. Okumak yetmez, anlamak gerekir" şeklinde konuştu. Genç Sada Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Bölge Finaline Kastamonu’nun yanı sıra, Ordu, Samsun, Zonguldak, Tokat, Sinop, Çorum, Bartın, Karabük, Bolu, Amasya ve Çankırı illerinden ortaokul ve lise düzeyinde il birincisi öğrenciler katıldı. Yarışma sonunda ortaokulları arsında Samsun 15 Temmuz Şehitler İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Emin Kayra Eke birinci, Kastamonu Seydiler Seyid Zülfikar M. Naim Karaman İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Abdussamet Beltekoğlu ikinci ve Zonguldak Devrek Anadolu İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Muhammed Kerim Bakır üçüncü seçildi. Liseler arasında yapılan yarışmada da Ordu Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Harun Karataş birinci, Samsun Çarşamba Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Muhemmet Keleş ikinci ve Çorum Şehit Erol Olçok Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Tunahan Yücel ise üçüncü oldu. Bölge Finallerine birinci seçilen Samsun 15 Temmuz Şehitler İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Emin Kayra Eke ve Ordu Yusuf Bahri Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Harun Karataş, 30 Nisan tarihinde Adana’da yapılacak olan Türkiye finallerinde yarışmaya katılmaya hak kazandı. Yarışma, ödül töreniyle sona erdi.
Niğde Niğde’de 120 hemşire adayı üniforma giydi Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Zübeyde Hanım Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü tarafından düzenlenen Üniforma Giyme Töreni gerçekleştirildi. Törende 120 öğrenci, üniformalarını giyerek mesleklerine ilk adımlarını attı. Törene katılan Rektör Hasan Uslu, yaptığı konuşmada hemşirelik mesleğinin önemine vurgu yaptı. Uslu, geleceğin sağlık neferleri olacak öğrencilerin heyecanını paylaştıklarını belirterek, "Üniforma sadece bir kıyafet değil; hem fiziksel hem de vicdani temizliğin simgesidir. Öğrencilerimizin bu bilinçle yetişerek ülkemizin güçlü sağlık sistemine önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi. Üniversitenin sağlık alanındaki yatırımlarına da değinen Uslu, Diş Hastanesi ve Tıp Fakültesi bünyesinde sunulan hizmetlerle bölgenin önemli bir sağlık merkezi haline gelindiğini ve Hemşirelik Bölümü öğrencilerinin de uygulamalı eğitimlerini hastanede tamamlayarak mesleğe deneyimli şekilde hazırlandığını söyledi. Törende Fakülte Dekanı Prof. Dr. Yeliz Akkuş, Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Figen İnci ve öğrenci temsilcisi İclal Toker de birer konuşma yaptı. Konuşmalarda hemşirelik mesleğinin kutsallığı, insan hayatındaki yeri ve öğrencilerin üstleneceği sorumluluklar vurgulandı. Program, öğrencilerin üniformalarını giymesi ve aileleriyle birlikte bu anlamlı anı paylaşmalarıyla sona erdi.
Samsun Aynı kuyumcudan iki kez altın çalan kadın tutuklandı Samsun’da bir kuyumcudan 4 gün arayla iki kez toplam 500 bin TL değerinde ziynet eşyası çalan kadın tutuklandı. Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Kale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, G.Ş. (50) adlı kadın, 19 Mart tarihinde müşteri gibi girdiği kuyumcudan altın çaldı. Aynı kadın 23 Mart’ta da yine aynı kuyumcuya gidip yine altın çaldı. Yaklaşık 500 bin TL değerinde ziynet eşyasının çalınması üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Yapılan araştırmalarda hırsızlık olayını G.Ş. (50) isimli kadının gerçekleştirdiği belirlendi. Şüpheli G.Ş.’nin çaldığı altınları, kardeşi E.Ş. (40) ile birlikte başka bir kuyumcuya satmak istediği sırada kuyumcunun altınların çalıntı olduğunu fark etmesi üzerine olay polise ihbar edildi. Harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Güven Timleri Büro Amirliği ekipleri, iki kardeşi çalınan altınlarla birlikte yakaladı. Ele geçirilen ziynet eşyaları ise müştekiye eksiksiz şekilde teslim edildi. Gözaltına alınan E.Ş. ve G.Ş., işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi. Polisteki sorgulaması tamamlanan kız kardeşler bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren E.Ş. tutuklanarak Samsun T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilirken, G.Ş. ise elektronik kelepçe takılmak suretiyle ev hapsi uygulanmasına karar verildi.