EKONOMİ - 22 Ocak 2026 Perşembe 23:03

Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı

A
A
A
Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı

Balıkesir’de Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.


Biyoteknoloji Merkezi’nde düzenlenen toplantının açılış konuşmalarını Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş ile Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç yaptı. Birlik Başkanı Maltaş, Türkiye’de yıllık 8 bin tonun üzerinde çiftlik midyesi üretildiğini ve bunun tamamına yakınının midye dolması şeklinde tüketildiğini söyledi. Maltaş, Türkiye’de çiftlik midyesi üreten çiftlik sayısının giderek arttığını ifade ederek, yıllardır kontrolsüz olan üretimin daha iyi şartlarda, kontrollü ve sağlıklı şekilde yapılmaya başlandığını kaydetti. Maltaş, toplantı kapsamında midye yetiştiriciliğinde sağlıklı tüketimin yaygınlaştırılması, sektör algısının güçlendirilmesi ve üreticilerin tek çatı altında daha güçlü bir yapı oluşturması konularının ele alınacağını söyledi. Maltaş, özellikle ortak hareket etme kültürünün geliştirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.


Yavru üretim tesisleri, tanıtım faaliyetleri ve alternatif uygulamaların sektör için kritik başlıklar olduğunu ifade eden Maltaş, birlik olarak temel hedeflerinin üreticinin emeğini koruyan, bilimsel verilerle desteklenen ve kamuoyunda güven oluşturan bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. Maltaş, yapılacak görüş alışverişlerinin birlik için önemli bir yol haritası oluşturacağını kaydetti.



"Tarımsal üretim bir ülkenin gücüdür"


Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç ise, enstitünün Türkiye’de ırk ıslah programına alınan ilk kuruluşlardan biri olduğunu hatırlatarak, bu alanda önemli bir noktaya gelindiğini belirtti. Tarımsal üretimin bir ülkenin bağımsızlığını ve gücünü temsil eden en temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Kılınç, enstitünün geniş arazi varlığı ve güçlü kurumsal yapısıyla sektöre önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Son yıllarda TÜBİTAK destekli projelere ağırlık verildiğini aktaran Kılınç, koruma altındaki hayvan varlığının ıslah edilerek geliştirildiğini, bu süreçte bilimsel çalışmaların yanı sıra tanıtım ve proje faaliyetlerinin de sürdürüldüğünü söyledi. Kılınç, yaklaşık 2 bin baş civarındaki hayvan varlığının korunarak ve iyileştirilerek sektöre kazandırıldığını kaydetti.


Açılış konuşmalarının ardından Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü bünyesinde yetişen manda sütünden katılımcılara sütlaç ve öğle arasında midye dolma ikram edildi. Aradan sonra toplantı, midye yetiştiriciliği sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı sunum ve panellerle devam etti.


Program kapsamında midye üretim ve analiz laboratuvarı faaliyetleri, midye ve midye ürünlerinin tüketimine toplumun bakış açısı, midye tüketimiyle ilgili imajın düzeltilmesi, sağlıklı midye tüketiminin yaygınlaştırılması, üretici birliği altında ortak hareket etme yöntemleri, yavru üretim tesislerinin kurulmasının teşvik edilmesi ve doğal üretim alanlarının korunması gibi başlıklar ele alındı. Gün boyu süren toplantı, sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri ve kapanış oturumuyla sona erdi.



Bandırma’da midye yetiştiriciliği sektörü masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır’da baharla birlikte araç kiralamaya talep de arttı Diyarbakır’da son dönemlerde artan ziyaretçi yoğunluğu, araç kiralama sektörünü hareketlendirdi. Firmalar taleplere yetişmekte zorlanıyor. Diyarbakır’da hem Ramazan Bayramı hem de Nevruz dolayısıyla farklı illerden gelen vatandaşlar araç kiralamaya yöneldi. Artan talep, araç kiralama işletmelerinde yoğunluğa neden oldu. Ocak ayında kış şartlarının sert geçmesiyle birlikte işlerinin durma noktasına geldiğini belirten esnaf, bayram döneminde ise tam tersine yoğunluk yaşadıklarını ve araç yetiştirmekte zorlandıklarını ifade etti. 6 yıldır araç kiralama işletmecisi olan Fırat Eser, özellikle yaz mevsimi dönemlerinde işlerinin daha yoğun olduğunu söyleyerek, "Ancak bu yıl ocak ayına oldukça kötü bir başlangıç yaptık. Ocak ayı beklenenden çok daha karlı geçti ve yaklaşık 15 gün boyunca karlar erimedi. Bu durum işlerimizin ciddi anlamda durgunlaşmasına neden oldu. Şubat ayı da benzer şekilde geçti. Hem kısa süreli kiralamalar hem de Ramazan ayının gelişi ve yağışlı hava şartları bu yıl işlerimizi olumsuz etkiledi. Mart ayıyla birlikte baharın gelmesi, Ramazan Bayramı ve Nevruz’un aynı döneme denk gelmesiyle işlerimiz yeniden açıldı. İki bayramın bir arada olması sektör açısından oldukça olumlu bir etki oluşturdu. Şu an bayram sonrası olmasına rağmen filomuzdaki tüm araçlar dolu ve hiçbir aracımız boşta değil. Yılbaşından bu yana bizimle iletişimde olan müşterilerimiz rezervasyonlarını önceden yaparak araçlarını sorunsuz şekilde teslim alıyor. Biz de tamamen rezervasyon sistemiyle çalışarak müşterilerimizin mağduriyet yaşamamasını sağlıyoruz" dedi. Araç kiralayacak vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulunan Eser, şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle mümkünse maksimum 3-4 yaşındaki araçları tercih etmeleri, güvenilir ve kurumsal firmalardan kiralama yapmaları büyük önem taşıyor. Ayrıca mutlaka kaskolu araç kiralanmasını öneriyoruz. Kaskosuz araçlar ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Araç teslim alınırken video kaydı alınması, aracın mevcut durumunun kayıt altına alınması ve herhangi bir hasarın belgelenmesi oldukça önemli. Bunun yanı sıra araç çalıştırıldığında herhangi bir arıza lambasının yanıp yanmadığı da mutlaka kontrol edilmelidir. Filomuzda şu an 10 araç bulunuyor. Yaz aylarında artan talebe bağlı olarak araç sayımızı artırıyoruz, kış aylarında ise azaltıyoruz. Ayrıca emniyetin sağladığı KABİS sistemini aktif olarak kullanıyoruz. Tüm müşterilerimizi bu sisteme anlık olarak bildiriyoruz. Bu sayede hem müşteriler hem de biz güvence altına alınmış oluyoruz. Yazılan trafik cezaları doğrudan kiralayan kişinin e-devlet hesabına düşüyor. Önceki yıllarda cezalar bize geldiği için müşteriye ulaşmakta zorluk yaşıyorduk, ancak bu sistemle birlikte bu sorun büyük ölçüde ortadan kalktı. Araç kiralama fiyatlarımız ise aracın modeline, yaşına, markasına ve vites türüne göre değişiklik gösteriyor. Günlük kiralama ücretleri ortalama bin 500 lira ile 3 bin TL arasında değişiyor. Manuel ve otomatik araçlar arasında da fiyat farkı bulunuyor." Araç kiralayan müşterilerden Murat Yolcu ise güvenilir işletmelerden araç kiralamanın çok önemli olduğunu aktararak, "Merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerden kesinlikle araç kiralamamayı öneriyorum. Kurumsal işletmelerde kiralanırsa daha sağlıklı olur. Ben memnun kaldım hiçbir sıkıntım olmadı. 3 günlük kiraladım aracı, bayram öncesi ve bayramda da 8 günlük kiralamıştım" ifadelerini kullandı.