KÜLTÜR SANAT - 21 Mart 2026 Cumartesi 08:54

Burhaniye’de kadın muhtarlar bayramlaşma programına katıldı

A
A
A
Burhaniye’de kadın muhtarlar bayramlaşma programına katıldı

Burhaniye ilçesinde, Şehit Turhan Bayraktar Parkında düzenlenen bayramlaşma programı ilgi gördü. Kaymakam Cumali Atilla ve Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler’in de katıldığı programda yer alan Bahçelievler mahallesi muhtarı Yasemin Kozan ve Börezli mahalle muhtarı Güler Yavuz ilgi odağı oldu.


Her törene birlikte katılan Yasemin Kozan ve Güler Yavuz, Kaymakam Cumali Atilla’nın da takdirini kazandı. Kadın muhtarlara teşekkür eden Kaymakam, muhtarların fotoğraf çektirme teklifini de geri çevirmedi. Muhtarlar Derneği Başkanı Hasan Dayı da, muhtarlar arasındaki birlik ve beraberliğin çok iyi olduğunu kaydederken, kadın muhtarların başarılı olduklarını söyledi.



Burhaniye’de kadın muhtarlar bayramlaşma programına katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde kaleme dönüştü Kocaeli’de çobanlıktan belediyede temizlik işçiliğine uzanan hayatında sanatı yaşatan 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, süpürgenin çalısını kalem gibi kullanarak konteynerlere Türk sinemasının unutulmaz isimleri ile çizgi roman karakterlerini resmediyor. Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal için mikrofon olan süpürge, onun elinde adeta kaleme dönüşüyor. Kocaeli’de yaşayan 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, yokluklar içinde başladığı sanat yolculuğunu yarım asırdır sürdürüyor. İki çocuk babası olan Gündoğdu, ilkokul yıllarında tanıştığı resim tutkusunu çobanlık yaptığı dönemlerde bile elinden bırakmadı. Bugün İzmit Belediyesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Gündoğdu, sokakları süpürürken sanatından da vazgeçmiyor. Yanında gezdirdiği plastik çöp konteynerini adeta bir tuvale çeviren Gündoğdu, çöpten bulduğu boyaları kullanıyor; süpürgenin çalısını kalem gibi kullanarak Türk sinemasının sevdiği isimlerini resmediyor. Büyüteçle güneş ışığını kullanarak bastonlara resim işleyen Gündoğdu, tüm imkansızlıklara rağmen üretmeye devam ediyor. En büyük hayali ise öğrenci yetiştirmek ve kalıcı eserler bırakmak. Gündoğdu ayrıca eldivenlerine de resim çiziyor. Daha önce yaptığı eldivenlerini Londra’da bir müzeden istendiğini ancak pandemi dolayısıyla gönderemediğini söyledi. Gündoğdu hayatını, "Sanatım hayvan sopası ile başladı, süpürge ile devam ediyor" diye özetledi. Çöpçüler Kralı filminde Kemal Sunal’ın süpürgeyle sahnede şarkı söyleyerek sanatını sergilediğini hatırlatan Gündoğdu, kendisinin de sokakta süpürgeyi kalem gibi kullanarak resim çizdiğini ve sanatını bu şekilde ortaya koyduğunu söyledi. "İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında sanatla tanıştım" Hayatını anlatan Selami Gündoğdu, "Hayata, baba ocağında hayvan peşinde koşarak; çiftçilik, rençberlik ve köy işleriyle başladım. İlkokula giderken bir arkadaşım çizgi roman getirmişti, o çok hoşuma gitmişti. Daha sonra ben de kitaplarla ilgilenmeye başladım ve resim çizmeye başladım. İlkokulun birinci ve ikinci sınıflarında sanatla tanıştım. Zamanla bu ilgim gelişti. Küçükken çobanlık yaparken yanımda kitaplarımı da götürürdüm. Kitaplar benim yol arkadaşım, günlük dostum oldu. Onlarla vakit geçirirdim. Bazen kendi çizgi romanlarımı yazar, çizer; kalemimi ve defterimi alıp giderdim. Hayvanlar otlandığı sürece ben de böyle vakit geçirirdim" diye konuştu. "Büyüteçle resim yapmaya başladım" Büyüteçle de sopa, değnek ve bastonlara resim çizdiğini söyleyen Gündoğdu, "Güneş ışığını büyüteçle bir noktada toplayarak resim çizmeye başladım. Büyüteci kalem gibi kullanmaya başladım. Taşların üzerine resimler de çiziyordum. Kataloglarından görselleri seçiyor, sonra taşlara işliyordum. Bu şekilde kendimi geliştirmeye çalıştım. İlkokulu bitirdim ama devam edebileceğim başka okul yoktu. Maddi imkansızlıklar vardı, köyde okul da yoktu. Ailemi bırakmadım, köy hayatına devam ettim ama sanatı da bırakmadım. Daha sonra evlendim. Annemden ve babamdan izin alarak İzmit’e geldim. 2008 yılında belediyede çalışmaya başladım. O zamandan beri belediyede çalışıyorum" şeklinde konuştu. "Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim" Çöpe atılmış malzemeleri, konteynerlerde bulduğu boyaları ve kalemleri değerlendirerek resimler yaptığını söyleyen Selami Gündoğdu, "Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim. Bu benim için bir hayaldi ancak hala bunu gerçekleştirmek isterim. Eskiden gazetelerde çizgi romanlar olurdu, ben de resimli roman yazarı olmak isterdim. Heykeltıraş olmak isterdim. Çizgi roman kahramanlarını ve Türk sinemasının sevdiğim aktörlerini çizmeye çalıştım. Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney, Tarık Akan gibi isimleri resmettim. Eski filmler, yaşadığım hayatla birleşiyor. Eskiye olan özlemim, hayal dünyamdan sanata yansıyor" ifadelerini kullandı. "Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu" 50 yıldır resim çizdiğini aktaran Gündoğdu, "Kalıcı bir sanatçı olmak isterdim. Yıllarımı bu işe verdim. Ömrüm bitse bile geride güzel hatıralar ve öğrenciler bırakmış olurum. Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu. Belediyede ressam olarak çalışmak isterdim. Çünkü resim çizmek, sokak süpürmekten farklı. Temizlik yapıyoruz ama kısa süre sonra yine kirleniyor. Oysa sanat kalıcıdır. Sanat, hayal dünyamızın dışa vurumudur. Yüzlerce farklı resim yaptım. Kemal Sunal gibi karakterleri çizdim. Sevdiğim eski dizi ve filmlerden esinlendim" dedi. "Süpürgenin çalısı benim için bir kalem" "Süpürgenin çalısı benim için bir kalem" diyen Selami Gündoğdu, "Büyüteç de görünmeyen bir kalem gibi. Ama bu şekilde yapılan resimler kalıcı oluyor. Bu şekilde, imkanlarım ne olursa olsun sanatı bırakmadan devam ettim. Elimde ne varsa onu kullanarak üretmeye çalıştım. Çünkü sanat benim için sadece bir uğraş değil, aynı zamanda hayatın kendisi oldu" diye konuştu.
Bursa 2 yaşında bisiklete binince, hedefini büyüttü Bursa’da daha 2 yaşındayken denge bisikletini rahatlıkla kullanmayı, 4,5 yaşındayken ise motosiklete binen 8 yaşındaki Kerem Aydın, ailesinin de desteği ile ileride pistlere çıkmaya hazırlanıyor. Bursa’da ailesi tarafından 3-4 yaşına geldiğinde kullansın diye aldığı denge bisikletini 2 yaşında binmeye başlayan Kerem Aydın, babası İrfan Aydın’ın da desteği ile kısa sürede motosiklet kullanmaya başladı. Şuan hobi olarak yaptığı sporu ileride resmi olarak yapmayı düşünen Kerem’ ailesinin de desteği tam oldu. Her fırsatta oğullarını antrenman yapsın, motora binsin diye trafiğe kapalı alana getirerek destek oluyor. Diğer yaşıtlarından farklı olduğunu gördüklerini belirten İrfan Aydın, "İki yaşında pedalsız denge bisikletiyle başladı. 3 yaşında pedallı desteksiz olarak bisiklet kullanabildiğini gördük. Yani yaşıtlarına göre gayet erken bir süreçte uyum sağlamıştı. 4,5 yaşındayken İnegöl’de yapılan bir motocross festivalinde, şu anda kullandığı motosikleti orada kiralık olarak bindi denedi. Kullandığını görünce bizde, bir fırsat oldu motosikleti aldık. Hani şu anda açıkçası bu süreçte hobi olarak kullanıyor. Açıkçası bir herhangi bir müsabaka, yarış mantığında herhangi bir adımımız olmadı. Ama olabilir, değerlendirilebilir. Ancak, Bursa’da bu imkanlar biraz kısıtlı. Biraz daha İstanbul ve Yalova tarafları, Düzce tarafları bu konuda biraz aktif" dedi. İkinci sınıfa giden Kerem ise, "İlk başta pedalsız denge bisikleti, sonra yan desteği olmadan bisiklet kullanmaya başladım. 4,5 yaşından beridir de motosiklet kullanıyorum. Arazi, doğa, spor yapmak çok güzel. Takip ettiğim yerli ve yabancı bir çok ismini bilmediğim sporcu var. Yakından takip ettiğim ise Kenan Sofuoğlu abi. İnşallah ben de motosiklet yarışçısı olurum. Bisiklet dahi kullansanız, korumalıkları takın" diye konuştu.
Amasya Şadırvanda saklı 150 yıllık minyatür: İstanbul, Viyana ve Amasya işlenmiş Amasya’nın Merzifon ilçesinde bir camiinin şadırvanına 150 yıl önce işlenmiş saklı minyatürde İstanbul, Viyana ile Amasya’dan kesitler yer alıyor. Asya ve Avrupa’yı buluşturan eser, görenleri hayran bırakıyor. 360 yıllık Kara Mustafa Paşa Camii’nin avlusundaki ahşap şadırvanın külah bölümüne 1865 yılında nakkaş Zileli Emin tarafından işlenen eser, geç dönem Osmanlı resim sanatının seçkin örnekleri arasında gösteriliyor. Ramazan ayının coşkusu da yansıtılmış Üç tarihi şehirden yerlerin resmedildiği eserde Galata ve Bayezid kuleleri arası, Haliç ile Galata köprüleri, Sultanahmet, Ayasofya, Süleymaniye camileri ve Çemberlitaş görülüyor. Bir caminin minaresine mahya asılmasıyla da Ramazan ayının coşkusu eserde yansıtılıyor. Viyana kuşatması tasvir edilmiş Eserin Amasya’ya benzetilen ikinci sahnesinde kale, Yeşilırmak nehrindeki su değirmenleri ve Sultan II. Bayezid Camii’ne benzer yapılar görülüyor. Üçüncü sahnede ise Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Viyana önlerindeki kuşatması tasvir ediliyor. "Mutlaka görülmesi gereken bir eser" AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, "Zileli Emin ustanın elinden İstanbul’un camileri, Viyana Kuşatması ve Amasya manzarası eklenince doyumsuz bir eser ortaya çıkmış. Özellikle sanatseverlerin Merzifon’a geldiklerinde mutlaka görülmesi gereken bir eser olduğunu düşünüyorum" dedi. Cami cemaatinden 80 yaşındaki Bedir Ak, şadırvandaki eserin ilk yapıldığı gibi korunduğunu anlattı. 85 yaşındaki Abdurrahman Morgöz de, avludaki camiyle yaşıt ikiz çınar ağaçların sembol niteliği taşıdığını söyledi.