ÇEVRE - 02 Ağustos 2024 Cuma 15:06

Deniz çayırlarının korunması için Erdek’te halk çalıştayı ve kıyı temizliği yapıldı

A
A
A
Deniz çayırlarının korunması için Erdek’te halk çalıştayı ve kıyı temizliği yapıldı

Türkiye İş Bankası ve TÜDAV iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ projesi kapsamında Balıkesir’in Erdek ilçesinde, Erdek Kaymakamlığı ve Erdek Belediyesi ev sahipliğinde halk çalıştayı ve kıyı temizliği gerçekleştirildi.



Kuruluşunun 100. yılını kutlayan Türkiye İş Bankası, denizleri ve deniz kaynaklarını korumak, ekolojik dengeye ve sürdürülebilirliğe destek olmak amacıyla yürüttüğü çalışmalarına devam ediyor. Bankanın, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) iş birliğiyle geçen yıl hayata geçirdiği ‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ projesi kapsamında Erdek’te halk çalıştayı gerçekleştirildi. Halkın ilgi gösterdiği çalıştaya yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, çevre alanında çalışan sivil toplum örgütleri ve yerel halk katıldı. Ardından Narlı plajında kıyı temizliği yapıldı.


Çalıştayda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. M. İdil Öz ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ferhat Yalgın deniz çayırlarının, deniz canlılarının yaşamsal devamlılığı için önemine dikkat çekti. TÜDAV ‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ proje sorumlusu Su Ürünleri Mühendisi Zeynep Gülenç ise projenin ayrıntılarını ve projenin başlangıcından bu yana yapılan çalışmaları aktardı.


Halk çalıştayında denizlerimizin oksijen deposu olan deniz çayırları hakkında farkındalık eksikliği olduğuna işaret edilirken, deniz çayırlarının oksijen üretim kapasitesine sahip oldukları için denizlerin akciğerleri konumunda bulunduğu belirtildi.


Deniz çayırlarının denizdeki canlılara barınma, beslenme ve üreme noktasında yaşam ortamı sağladığı ve denizlerin biyoçeşitliliği için kritik öneme sahip olduğu anlatılırken, ayrıca karbon tutma özellikleri sayesinde iklim değişikliği ile mücadele eden özelliklerinin de altı çizildi. Deniz çayırlarının günümüzde birçok tehditle karşı karşıya olduğu belirtilirken, bunun kaynakları başta gemilerin ve teknelerin attıkları çıpalar, evsel ve endüstriyel atıklar olmak üzere yoğun kıyı kullanımı sonucu tahribat ve yasadışı balıkçılık faaliyetleri olarak sıralandı. Çalıştayda ayrıca deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmaların etkili olması için konuya ilişkin farkındalığın ve bilincin artırılmasının önemi vurgulandı.


Bölge halkının katılımıyla yapılan kıyı temizliğinde 80 kg çöp toplandı


‘Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları’ projesi halk çalıştayının ardından Erdek ilçesine bağlı Narlı Köyü’nde yerel halkın ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla kıyı temizliği yapıldı. Çöplerin çoğunluğunu sigara izmariti ve plastik atıklar oluştururken, toplanan 80 kg ağırlığındaki çöpler Erdek Belediyesi görevlilerine teslim edildi.


(BD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.