GÜNDEM - 01 Kasım 2025 Cumartesi 22:12

Deprem Araştırmacısı Ahmet Yakut, Sındırgı’da 36 saat geçirdi, depremlerin karakteristiğini anlattı

A
A
A

Deprem Araştırmacısı Ahmet Yakut, yaşanan depremlerin ardından Balıkesir’in Sındırgı ilçesine gelerek 36 saatini Sındırgı’da geçirdi. Yakut, elde ettiği verileri araştırma sonunda Balıkesir İtfaiye Daire Başkanı Nazım Ergelen ile paylaştı.

Deprem Araştırmalarında bulunan Ahmet Yakut, Balıkesir’in Sındırgı ilçesine gelerek 36 saatini bölgede geçirdi. Sındırgı ilçe merkezinden başlayan incelemelerin ardından kırsal bölgelerle devam Yakut, sıcak suyun çıkış noktası olan Hisaralan, Emenere gibi noktalarda ölçümler yaptı. Ardından Simav Fay zonunun bulunduğu bölgeye giden Yakut, araştırmalarını tamamladı. İHA’ya konuşan Yakut, "Yaşanan depremlerin ardından Sındırgı’ya geldim, yerdeki jeomanyetik ve elektromanyatik verileri çözümleyerek bölge içinden veri toplamak istedim. En son 6.1 yaşanan depremden bir gün öncede bölgede 6.2’lere varabilecek yeni bir deprem olabileceğini ifade etmiştim. Ertesi gün de bu deprem meydana geldi" dedi.

"Aktifleşmemiş faylar aktifleşiyor"

Yakut, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Hem Bayraklı köyünde hem Işıklar köyünde, Yukarı Dağdere köyünde inceleme fırsatım oldu. Olay bölgenin güneydoğusuna kayıyor. Bu kayma devam ederse Bayraklı, Emendere yine bir kırılma yaşayabilir. İkinci deprem de bu şekilde geldi. Elimdeki veriler gösteriyor ki, Şapçı Osmanlar, Devletlibaba ve devamında Simav Fay zonu dediğimiz bölgenin son depremle beraber yüklendiğini görmekteyiz. Bu artçılar kendini sonlandırmıyor ve geniş bir alanda dağılarak devam ediyor. Yaşanan 2 tane 6.1’lik deprem sonrası orada kırılmayan 15-20 kilometrelik bir hat var. 6.3’e kadar bir deprem üretebilir. Sındırgı olsun, Kütahya Simav olsun, Manisa Gördes olsun bu bölgelerin dikkatlice daha detaylı incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kasım ayının bu bölgede daha dikkatli ve tedbirli geçirilmesi lazım. Özellikle dün Bayraklı bölgesine gittiğimde (Bölge Simav Fay zonu ile etkileşime girdiği için graben dediğimiz sistemler var) burada dağlar yükseldikçe ovalar açılıyor. Burada yeni faylanma hareketleri olduğuna bizzat şahit olduk. Yeni faylar demeyelim de daha önce olmuş ama aktifleşmemiş faylar şimdi aktifleşmiş gibi gözüküyor. Bu yüzden dikkat edilmesi lazım" dedi.

Bahadır Demirçeviren - Murat Seyman



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.