EKONOMİ - 13 Mayıs 2025 Salı 12:39

GMKA desteğiyle hem kurumsallık arttı hem üretim güçlendi

A
A
A
GMKA desteğiyle hem kurumsallık arttı hem üretim güçlendi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA), "Yönetim Danışmanlığı Teknik Destek Programı" kapsamında Güney Marmara Bölgesi’nde yürütülen projelerle, verimlilik odaklı ve sürdürülebilir başarılı uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyor.


Baykan Mobilya (BAYMOB), GMKA’nın Teknik Destek Programı kapsamında başarılı bulunarak gerçekleştirdiği "Yalın Üretim Sistemi Kullanılarak Üretim Süreçlerinin İyileştirilmesi" isimli projesi ile köklü bir dönüşüme imza attı. Firma, yalın üretim, dijitalleşme ve organizasyonel yapıdaki değişikliklerle verimlilik ve rekabet gücünü önemli ölçüde artırdı.



"Bu destek sadece verimliliği değil, kurumsal kültürü de ileriye taşıyan bir adım oldu"


Almış oldukları desteğin firmada ciddi bir dönüşüme vesile olduğunu aktaran BAYMOB firma yöneticisi Emre Baykan, "Gerçekleştirilen uygulamalar sayesinde üretim ve depo alanlarımızda ciddi bir düzen sağladık. Gereksiz malzemeleri ayıkladık, ekipman erişimini hızlandırdık. Aynı zamanda üretimdeki israfları tespit edip ortadan kaldırarak hem zaman hem maliyet açısından kazanç sağladık. Kritik ekipmanlarda performans artışı elde ettik. En önemlisi ise çalışanlarımızın sürece aktif şekilde katılması oldu. Eğitimler ve saha uygulamalarıyla 57 personelimizi sürece dahil ettik. Bu katılım, ekip içinde sahiplenmeyi ve motivasyonu büyük ölçüde artırdı."


Yönetici kadrosunun da bu süreçten olumlu etkilendiğini dile getiren Baykan, "Görev tanımlarının netleşmesi ve dijital sistemlerle süreç takibinin kolaylaşması, karar alma hızımızı artırdı. Ayrıca üretim planlama ve maliyetlendirme gibi operasyonel süreçlerimizi dijital ortama taşıdık, böylece hem raporlama hem veri doğruluğunda ciddi gelişmeler sağladık. Kısacası, bu teknik destek süreci Baykan Mobilya’da sadece verimliliği değil, kurumsal kültürü de ileriye taşıyan bir adım oldu. Şimdi daha organize, daha bilinçli ve daha sürdürülebilir bir üretim anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz."



"Çok verimli, planlı ve sürdürülebilir bir üretim modeline geçiş yaptık."


Daha önceki yıllarda GMKA’dan aldıkları mali destekle de önemli bir yatırım gerçekleştirdiklerinden bahseden Baykan, "Bu destek ile edindiğimiz makine ve ekipmanlarla ikinci bir üretim bandı kurduk. Bu yeni hat sayesinde üretim kapasitemiz arttı, iş süreçlerimiz hız kazandı. Aynı dönemde istihdam sayımızı da artırarak hem üretim gücümüzü hem de bölgedeki ekonomik katkımızı büyütme fırsatı yakalamıştık. Bugün ise aldığımız teknik destekle bu fiziksel kapasiteyi güçlü bir organizasyon yapısı, dijital sistemler ve yalın yönetim anlayışıyla tamamlayarak, çok daha verimli, planlı ve sürdürülebilir bir üretim modeline geçiş yaptık" diye konuştu.


GMKA, bu yıl da "Yönetim Danışmanlığı", "Beşeri ve Sosyal Gelişim" ile "Yatırım Ortamının İyileştirilmesi" başlıkları altında üç farklı konuda Teknik Destek Programı ile bölgeye katkı sunmaya devam ediyor. Desteklerden faydalanmak isteyenler başvurularını www.gmka.gov.tr adresi üzerinden gerçekleştirebiliyor.



GMKA desteğiyle hem kurumsallık arttı hem üretim güçlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.