ÇEVRE - 26 Mart 2025 Çarşamba 15:09

Kapıdağ Yarımadası sakinleri meraya panel konulmamasını, alanda hayvanların otlatılmasını istedi

A
A
A
Kapıdağ Yarımadası sakinleri meraya panel konulmamasını, alanda hayvanların otlatılmasını istedi

Balıkesir’in Erdek ilçesine bağlı Narlı, İlhan ve Doğanlar bölgelerinde kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) için bugün Narlı Mahallesi’nde düzenlenen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısında vatandaşlar, meraya panel konulmamasını, alanda hayvanların otlatılmasını istedi.


Erdek Muhtarlar Derneği Başkanı Semra Baycan, bölgenin tarım, hayvancılık, balıkçılık ve turizm açısından büyük öneme sahip olduğunu vurgulayarak, projenin yaşatacağı olumsuz etkileri dile getirdi. Baycan, GES’in kurulmak istendiği alanın köy merası olduğunu ve kullanım hakkının köylülere ait olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:


"Burası aynı zamanda ekolojik turizm alanıdır ve burada beton yapılaşma mümkün değildir. Daha önce kurulan rüzgâr enerjisi santralleri sonrası tarım ürünlerinde verim kaybı yaşandı. İklim değişikliği nedeniyle sel ve taşkınlar arttı. Şimdi GES ile birlikte bitki örtüsünün tamamen ortadan kalkması, bu riskleri daha da artıracaktır. Ayrıca, bu proje arıcılık faaliyetlerine de zarar verecek. Erdek’te sanayi tesisleri ve büyük enerji tüketimi olmadığı için burada üretilen enerjinin taşınması gerekecek ve devlet teşvikleri boşa harcanacaktır. Bunun yerine, yerleşim alanlarının çatılarına güneş panelleri kurulması daha uygun olacaktır."



Vatandaşlardan tepki


Toplantıya katılan vatandaşlar da projeye tepki gösterdi. CHP Erdek Gençlik Kolları Başkanı ve Narlı Mahallesi sakini Ataberk Güzeller, "Kapıdağ niçin hep turizm alanı olarak değil de enerji santralleriyle dolduruluyor? Dağlarımıza radyasyon yayıyorsunuz" sözleriyle itirazını dile getirdi. Güzeller’in sözleri, katılımcılardan büyük alkış aldı.


Bir diğer vatandaş ise proje kapsamında hazırlanan haritaları inceleyerek, "Bu proje köy merkezine kuş uçuşu 160 metre mesafede. Burnumuzun dibine kadar geldiler" diyerek tepkisini dile getirdi. Bir başka köylü de, "Bu bölge mera alanı olarak geçiyorsa buraya nasıl çivi çakacaksınız? Ağaçları keserken vicdanınız sızlamayacak mı" ifadeleriyle projeye karşı çıktı.


Arıcılık yapan bir kadın üreticinin, projenin tarıma ve arıcılığa zarar vereceğini belirterek, "Rüzgâr türbinlerinden önce daha çok bal üretiyorduk. Şimdi polenler kuruyor, tarımsal verim düşüyor. Neden bu santraller bozkır alanlara değil de bizim doğamızın içine yapılıyor" sözleri, salondan büyük destek aldı.



Firma yetkilisinden açıklama: "Proje uygun değilse zaten yapılamaz"


Firma yetkilisi kadın mühendis, projenin yalnızca bir yatırım planı olduğunu ve gerekli değerlendirmelerin resmi kurumlar tarafından yapılacağını söyledi. Yetkili, "Biz sadece ÇED raporunu hazırlıyoruz. Tarım ve Orman Müdürlüğü, DSİ ve Milli Parklar gibi ilgili kurumlar projeyi değerlendirecek. Eğer uygun bulunmazsa bu proje zaten yapılamaz" ifadelerini kullandı.



Toplantıda gergin anlar yaşandı


Toplantı sırasında bazı vatandaşların seslerini yükseltmesi ve ayağa kalkarak tepki göstermesi üzerine ortam gerildi. Yetkililer, katılımcıları sakinleştirmeye çalışırken toplantı tartışmalar eşliğinde sona erdi.


Vatandaşlar, projenin çevreye ve yerel ekonomiye zarar vereceğini savunarak santralin başka alanlara yapılması gerektiğini söyledi. Yetkililer de sürecin resmi kurumların değerlendirmesine bağlı olduğunu ifade etti.



Kapıdağ Yarımadası sakinleri meraya panel konulmamasını, alanda hayvanların otlatılmasını istedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli TEM’de otomobil devrilen tır dorsesinin altında kaldı: Karı-koca hayatını kaybetti TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 2 tır, LPG yüklü tanker ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle uzun araç kuyruklarının oluştuğu Ankara istikametinde trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor. Kaza, saat 15.30 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Malta Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan İzzet Kaysi idaresindeki 34 VE 5842 plakalı otomobil ile sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 34 HG 9019 plakalı mıcır yüklü tır, 06 FH 8538 plakalı tır ve 02 EB 786 plakalı LPG yüklü tanker zincirleme kazaya karıştı. Çarpışmanın şiddetiyle 34 HG 9019 plakalı tırın dorsesi devrildi, yüklü mıcırlar yola savruldu. Devrilen dorsenin altında kalan otomobilde bulunan sürücü İzzet Kaysi (78) ile eşi Mesude Kaysi (73) araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla araçtan çıkarılan İzzet ve Mesudiye Kaysi çiftinin, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu’nun Ankara istikameti bir süre ulaşıma kapanırken, bölgede kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Jandarma ekipleri, sürücüleri Kurçeşme (Batı) TEM gişelerinden D-100 kara yoluna yönlendirdi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından trafik akışı kontrollü olarak sağlanmaya başladı. Öte yandan, otoyol dron ile havadan da görüntülendi.
Ankara Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.