EKONOMİ - 02 Nisan 2026 Perşembe 12:37

Kuzey Ege’de Lisanslı Depoculuk ve Tarım A.Ş’nin kuruluşu tescillendi

A
A
A
Kuzey Ege’de Lisanslı Depoculuk ve Tarım A.Ş’nin kuruluşu tescillendi

Kuzey Ege Zeytinyağı ve Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi’nin kuruluşuna yönelik ilk imzalar, geçtiğimiz 12 Şubat’ta Ayvalık Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen törenle atılmıştı. Türkiye’de zeytinyağı sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralayan girişimin şirketleşme süreci, ilgili mevzuat gereği, Ticaret Bakanlığı onayının alınmasının ardından 1 Nisan 2026 Çarşamba günü Ayvalık Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde tescilin gerçekleştirilmesi ile tamamlandı.


Uzun süredir bölge gündeminde yer alan lisanslı depoculuk yatırımı, Ayvalık’ta önümüzdeki Haziran ayında Ayvalık Ticaret Odası’na tahsis edilen yaklaşık 14 dönümlük alanda hayata geçirilecek. Proje, 6 bin ton depolama kapasitesine sahip olacak şekilde planlandı. Teknik altyapısı ve depolama standartlarıyla zeytinyağının kalite ve güvenliğini esas alan tesis, bölgedeki üretim hacmi dikkate alınarak kurgulandı. Hayata geçirilmesi planlanan sistemle birlikte zeytinyağı, teknik ve hijyenik standartlara uygun şartlarda muhafaza edilecek; üreticiler ürünlerini hasat dönemindeki piyasa dalgalanmalarına bağlı kalmadan değerlendirme imkânı bulacak. Elektronik ürün senedi uygulaması sayesinde ürünün ticareti daha güvenli ve şeffaf bir zemine kavuşacak. Bu gelişmenin, Kuzey Ege zeytinyağının hem iç piyasada hem de ihracatta daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sağlaması bekleniyor.


Oluşum güçlü ortaklık yapısıyla öne çıkıyor


Balıkesir Ticaret Odası, Balıkesir Ticaret Borsası, Balıkesir Sanayi Odası, Çanakkale Ticaret Borsası, Bergama Ticaret Odası, Menemen Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası, Edremit Ticaret Borsası, Burhaniye Ticaret Odası, Erdek Ticaret Odası, Karacabey Ticaret Borsası, Susurluk Ticaret Odası, Susurluk Ticaret Borsası, Bandırma Ticaret Odası, Bandırma Ticaret Borsası ve Ayvalık Ticaret Odası’nın paydaşı olduğu Türkiye zeytinyağı sektöründe ilk ve emsali olmayan bu proje yapısı sektörel dayanışmanın güçlü bir örneği olarak değerlendiriliyor. Bu adımın, Kuzey Ege’de zeytinyağı ticaretinde yeni bir kurumsal altyapı oluşturması ve sektörde uzun yıllar referans gösterilecek bir model ortaya koyması öngörülüyor.


Proje süreci, Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın (GMKA) desteğiyle hazırlanan fizibilite çalışmasıyla teknik bir zemine kavuştu. Fizibilite kapsamında yapılan saha çalışmaları ve paydaş görüşmeleri, yatırımın bölgesel ihtiyaçlara dayandığını ortaya koydu. Süreç boyunca oda ve borsaların kurumsal sahiplenmesi ile Ajansın teknik destek ve koordinasyon katkısı birlikte ilerledi. Gelinen aşama, bu iş birliğinin somut çıktısı olarak görülüyor.


Yatırım konusu 2026 yılı yerel kalkınma hamlesi kapsamında


Zeytinyağı lisanslı depoculuk yatırımı konusu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Balıkesir için belirlenen öncelikli yatırım alanları arasında yer aldı. Bu gelişme, bölgede planlanan zeytinyağı lisanslı depo yatırımlarının hayata geçirilmesine önemli bir imkân ve politika zemini oluşturuyor.


Yerel Kalkınma Hamlesi Programı çerçevesinde 2026 yılı için söz konusu yatırım başlığının ilan edilmesi, projenin kamu politikalarıyla uyumlu bir çerçevede değerlendirilmesini sağlarken programın finansman, teşvik ve uygulama süreçleri açısından da bölgeye yeni fırsatlar sunması bekleniyor. Şirket kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından yatırımın, inşaat izinlerinin alınması ile uygulama aşamasına geçilmesi planlanıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Glütensiz proje büyüyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, glütensiz ürünlere erişimde zorluk yaşayan çölyak hastaları için 2026 yılında 7 bin destek kolisini ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak hem yaşamı kolaylaştırmayı hem de ekonomik yükü hafifletmeyi hedefliyor. Belediye, tüm çölyak hastalarına ulaşmayı ve bu desteği sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, proje kapsamında vatandaşlar ürünlere daha kolay eriştiklerini belirtti. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, çölyak hastalığı ile mücadele eden vatandaşların en büyük sorunu olan "pahalı ve kısıtlı gıda" bariyerini aşmaları için sürdürdüğü projede bu yıl hedef çıtasını yükseltti. Çölyak hastaları için glütensiz beslenme bir tercih değil, zorunluluk. Ancak bu zorunluluk, beraberinde ciddi bir ekonomik yük ve erişim sorunu getiriyor. Market raflarında sınırlı sayıda bulunan glütensiz ürünler, çoğu zaman yüksek fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürlüğü, bu olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla 2026 yılında 7 bin adet destek kolisi dağıtacak. Çölyaklı bireylerin yaşam kalitesini doğrudan artırmayı amaçlayan proje kapsamında ekipler, 2026’nın ilk çeyreğinde bin 750 kişiye gıda kolisi ulaştıracak. Yıl içinde 4 aşamada devam edecek dağıtımlarla toplamda 7 bin destek kolisinin ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılması hedefleniyor. Proje hakkında bilgi veren Nadir ve Kronik Hastalıklar Şube Müdürü Sevda Erdem Ateş, ilk etapta bin 750 vatandaşa ulaşmayı planladıklarını, yıl içinde bu sayıyı 7 bin koliye tamamlamayı hedeflediklerini belirtti. Ateş, çalışmaların ilçe belediyeleriyle iş birliği içinde yürütüldüğünü vurgulayarak, "Dağıtımlarımızı koordineli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Amacımız ihtiyaç sahibi tüm çölyak hastalarına ulaşmak ve bu desteği sürdürülebilir hale getirmek" dedi. 2026 yılı boyunca glütensiz gıda kolilerinin 4 ayrı aşamada dağıtılmasının planlandığını aktaran Ateş, glütensiz ürünlerin hem temininde yaşanan zorluklara hem de yüksek maliyetlerine dikkat çekti. Ateş, "Bu ürünlerin erişilebilirliğini artırmak ve maliyet yükünü azaltmak bizim için çok önemli. Özellikle gelişim çağındaki çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi önceliğimiz. Bu nedenle kolilerde çocuklara yönelik atıştırmalıklara da yer veriyoruz" ifadelerini kullandı. Diyarbakır Çölyak Glutensiz Derneği Başkanı Ekrem Varli, piyasadaki fiyat farkına dikkat çekerek belediyenin desteğinin önemini şu sözlerle anlattı: ’’Normal bir unun kilosu 15-20 lira iken, çölyak hastalarının kullanmak zorunda olduğu unun kilosu 250 TL’yi buluyor. Bir paket normal makarna 20-30 lira iken, glutensiz bir paket makarna 200 lira. Bu durum, dar gelirli bir ailenin bu gıdalara ulaşmasını imkansız hale getiriyor. Belediye tarafından verilen bu koliler, sofralarımıza sadece gıda değil, aile bütçemize de ciddi destek sağladı.’’ Yüksek fiyatların yanı sıra Diyarbakır’da glütensiz ürünlere erişimde de zorluk yaşadıklarını belirten Varli, ürünleri internet üzerinden temin ettiklerini, ancak belediyenin sağladığı destekle bu erişimin kolaylaştığını ifade etti. Belediyenin desteğinin kendilerini mutlu ettiğini ve güçlendirdiğini dile getiren Varli, projenin devam etmesi temennisinde bulundu. Çölyak hastası iki çocuk annesi Zekiye İçlek, çocuklarına 5 yıl önce teşhis konulduğunu ve o dönemde glütensiz ürün bulmakta büyük zorluk yaşadıklarını belirtti. Daha önce glütensiz ürünlere ulaşmak için market market dolaştıklarını ancak ürün bulamadıklarını ifade eden İçlek, belediyenin desteği sayesinde ürünlere artık daha rahat ulaştıklarını kaydetti. Ürünlerin yüksek fiyatları nedeniyle geçmişte ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadıklarını vurgulayan İçlek, düzenli yapılan yardımlar sayesinde aile bütçelerinin rahatladığını ve çocuklarının daha sağlıklı beslenebildiğini söyledi. Çölyak hastası çocuğu bulunan bir diğer vatandaş Şeyhmus Palamut da hastalıkla ilk karşılaştıklarında sürecin oldukça zor geçtiğini ifade etti. Zamanla belediyenin sağladığı destekler sayesinde bu sürecin daha yönetilebilir hale geldiğini belirten Palamut, özellikle son iki yılda yapılan çalışmaların önemli katkılar sunduğunu söyledi. Palamut, ilerleyen süreçte kentin farklı noktalarında glütensiz ürünlerin satılabileceği büfe veya marketlerin açılmasının faydalı olacağını belirterek, desteklerin artarak devam etmesini istediklerini ifade etti.
Antalya Dünyaca ünlü şelale, yağmur sonrası denizi kahverengiye bürüdü Antalya’da etkili olan sağanak yağışın ardından dünyaca ünlü Düden Şelalesi’nden denize dökülen çamurlu su, falezler bölgesinde görsel bir değişime neden oldu. Denizin masmavi renginin yerini kahverengiye bıraktığı o anlar, turistler tarafından merakla izlendi. Antalya’da dün akşam saatlerinde etkisini gösteren şiddetli yağış, kentin simgelerinden Düden Şelalesi’nin debisini ve rengini değiştirdi. Yağmurla birlikte yüksek kesimlerden taşınan toprak ve sediment, şelale vasıtasıyla Akdeniz’e boşaldı. Çamurlu suyun denize karışmasıyla birlikte falezler hattı boyunca denizin rengi bir anda kahverengiye döndü. Etkisi 500 metreyi buldu Kıyı şeridinde oluşan renk değişiminin yer yer açık denize doğru 500 metreye kadar ulaştığı gözlendi. Masmavi suların çamur rengine boyandığı falezlerde oluşan bu tezat görüntü, bölgedeki yerli ve yabancı turistlerin odağı oldu. Manzarayı görenler şaşkınlıklarını gizleyemezken, o anları ölümsüzleştirmek için cep telefonlarına sarılarak fotoğraf ve video çekti. "Doğal bir olay, yapılacak çok bir şey yok" Bölgeyi gezmeye gelen vatandaşlardan İsmail Köprülü, karşılaştığı tabloyu şu sözlerle anlattı: "Gelirken falezler tarafında fark ettim, deniz tamamen kahverengiye dönmüş. Muhtemelen yoğun yağışla birlikte dağdan gelen çamurlu su buraya ulaştı. Yaklaşık 500 metrelik bir alanda denizin rengi değişmiş durumda. Sonuçta doğal bir olay, yapılacak çok bir şey yok. Antalya her haliyle güzel ama bu görüntü alışık olduğumuz manzarayı biraz değiştirmiş." Bir diğer vatandaş Caner Çınar ise Antalya’nın güzelliğine vurgu yaparak, "Yağmurlu havalarda bu durum zaman zaman yaşanıyor. Düden Parkımız ve Antalya’mız her zaman çok güzel" ifadelerini kullandı. Uzmanlardan "doğal süreç" açıklaması Konuyla ilgili görüş bildiren uzmanlar, yoğun yağışlar sonrası dereler, kanallar ve şelaleler aracılığıyla taşınan mil ve toprak karışımının denize dökülmesinin rutin bir doğa olayı olduğunu belirtti. Yetkililer, çamurlu suyun akıntıyla birlikte kısa sürede dağılarak denizin eski rengine döneceğini kaydetti.
Manisa Şehzadeler Belediyesi personeline kanserde erken teşhis uyarısı Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde Kanserle Savaş Haftası kapsamında belediye personeline yönelik düzenlenen seminerde, kanserde erken teşhisin hayati önemi vurgulandı. Şehzadeler Belediyesi tarafından düzenlenen seminerde konuşan uzmanlar, kanserde erken tanının tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını belirterek düzenli tarama ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Şehzadeler Belediyesi tarafından Kanserle Savaş Haftası kapsamında belediye personeline yönelik "Erken Tanı ve Farkındalık Semineri" düzenlendi. Sağlık alanında farkındalık oluşturmayı amaçlayan seminer tarihi Bedesten’de gerçekleştirildi. Seminere konuşmacı olarak katılan Şehzadeler İlçe Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Yaşam Hekimi Dr. Şebnem Güvenç, kanserle mücadelede bilinçli olmanın ve erken teşhisin önemine dikkat çekti. Dr. Güvenç, "Kanserde erken teşhis tedavi başarısını ciddi oranda artırır. Düzenli taramalar sayesinde hastalık henüz belirti vermeden tespit edilebilir." dedi. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kanser riskini azaltmada büyük rol oynadığını ifade eden Güvenç, sigara ve alkol kullanımından uzak durulması, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin önemine değindi. Seminerde ayrıca kanserin yaygın belirtileri, risk faktörleri ve tarama programlarının önemi hakkında katılımcılara bilgiler verildi. Programın sonunda belediye personelinin soruları da yanıtlandı. Katılımcılar, bilgilendirici seminer sayesinde sağlık konusunda daha bilinçli hale geldiklerini ifade ederken, yetkililer toplum sağlığını korumaya yönelik bu tür eğitim ve farkındalık çalışmalarının devam edeceğini belirtti.