ASAYİŞ - 31 Aralık 2025 Çarşamba 22:34

Marmara Denizi’nde iş adamı Halit Yukay’ın ölümüyle ilgili dava başladı

A
A
A
Marmara Denizi’nde iş adamı Halit Yukay’ın ölümüyle ilgili dava başladı

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos’ta ’Graywolf’ isimli teknesi ile Marmara Denizi’nde seyreden iş adamı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı.


Mazu Yachts firmasının sahibi olan Halit Yukay, 4 Ağustos’ta ’Graywolf’ isimli tekne ile ayrıldığı Yalova’dan sonra Marmara Denizi’nde seyrederken bir daha kendisinden haber alınamamış ve günler süren araştırmalar sonucu cenazesinde Marmara Denizi’nin derinliklerinde ulaşılmıştı. Yapılan araştırmalar sonucunda aynı güzergahta seyreden yük gemisi ’Arel -7’ nin kaptanı Cemal T. (61) gözaltına alınarak tutuklanmıştı ve itiraz sonrası serbest bırakılmıştı.


Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, kazadan 100 gün sonra Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve Cemal T.’nin 3 yıldan 9 yıla kadar hapsi istendi. Soruşturma kapsamında, Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ isimli yük gemisi mercek altına alındı. Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemelerinde geminin baş kısmında belirgin sürtme ve darbe izleri bulundu. Kazadan bir gün önce çekilen görüntülerde gemide herhangi bir tahribat bulunmazken, İzmit Limanı’na yanaştığı 5 Ağustos tarihli görüntülerde bariz hasar tespit edildi. Bu fotoğraflar ve güvenlik kamerası kayıtları soruşturma dosyasına girdi.


Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gemi kaptanı Cemal T.’nin ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla 3 yıldan 9 yıla kadar, şirket yetkilisi Arda G. (45) ile gemi mürettebatı Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B.’nin (60) ‘Yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi.



Dava başladı


Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin dava Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Mahkemeye Sanıklar’ın yanı sıra taraf avukatları da katıldı. Duruşmada savunma yapan gemi kaptanı Cemal T., "2005 yılından beri bu firmada kaptan olarak görev yapıyorum. Daha önce başıma böyle bir olay gelmemişti. Olay günü saat 16.45’de vardiyayı teslim almaya gittim. Vardiyayı teslim aldıktan sonra cihazları kontrol ettim. Radar ve AİS ve telsizde bir problem yoktu. 3 gemi arka arkaya seyir halindeydik. Aramızda yaklaşık 1,5 saatlik mesafe vardı. Bu sırada herhangi bir radar veya telsizde ikaz gelmedi. Radarda 20 kilometre çapında alanda önündeki 2 gemi ile uzakta birkaç geminin drift attığını gördüm. Seyir sırasındayken geminin sol tarafında çöp gibi şeyler gördüm. Denize atılmış çöp parçaları olarak değerlendirdim. Daha sonra geminin sağ tarafında tahta parçalarını görünce manevra yaptım. Manevra yaparken can simidine benzer bir şey gördüğümü hatırlıyorum. Ama ben hiçbir cisme çarpmadım. Emin olmak için manevra yaptığım sırada tahta parçaları gördüm. Bende herhangi bir kaza kanaati oluşmadı" dedi.


Halit Yukay’ın ailesinin avukatı Emine Selam Esen, "Özellikle biz bugün müşteki taraf olarak, sanıkların mahkemede verdiği ifadeler nedeniyle kamu vicdanının yaralandığını düşünüyoruz. Sanıklar belgeleri inkar etmekte, öyle ki sanki mağdurlarmış gibi bugün onları dinledik. Sanıklar inkara dayanarak vicdanlı bir insanın olması gerektiğinin aksi şeklinde davranmaktadırlar. Bu bağlamda dosyaya sunulan uzman mütalaasında tespitler dikkate alındığında Sanık Cemal T.’nin ticari gemilerin seyretmesi gereken rotadan ayrılarak riskli alanda 2 gözcü bulundurması gerekirken, hiçbir gözcü bulundurmaksızın gemiyi sevk ve idare etmiştir. Halit Yukay’ın ölüm nedenini boğulma olarak tespit edilmiştir. Bu tespit soruşturma aşamasında alınan ve bizce yeterli olmayan bilirkişi raporundaki tespit ve iddiaların gerçekliğinin bulunmadığını net bir şekilde göstermiştir. Zira bu rapor dosyanın tekemmül etmemiş olduğu, bu aşama itibarıyla hatalı olarak kabul edilmelidir. Çünkü Halit Yukay, kamara kısmında olsaydı ölüm sebebi travmaya bağlı olurdu. Yukay teknenin dümen kısmındadır ve çarpmanın etkisiyle denize savrulmuştur. Tüm bu olgular dikkate alındığında sanık Cemal T.’nin bir nevi ‘Ne olursa olsun’ düşüncesiyle merhumun ölümüne sebebiyet vermekle, en azından bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verdiğinin kabulünü gerekli kılmaktadır. Aynı şekilde diğer sanıklar da yardım ve bildirim yükümlülüğünü ihlal etmişlerdir. Bu nedenle biz kamu vicdanı gereğince bütün sanıkların tutuklu olarak yargılanmalarını talep etmekteyiz" dedi.


Sanıklar ve taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, müşteki vekilinin tutuklamaya yönelik talebini şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddederken, Cemal T.’nin yurt dışı çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla, diğer sanıkların da tutuksuz yargılanmalarına, eksik evrak ve tanıkların dinlenilmesi için duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.



Marmara Denizi’nde iş adamı Halit Yukay’ın ölümüyle ilgili dava başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Makam odasında sahur geleneği Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’nın her yıl geleneksel hale getirdiği gençlerle makam odasında sahur programı bu Ramazan ayında da yoğun katılımla devam etti. Nevşehir Belediyesi makam odasında düzenlenen sahur programına yaklaşık 250 genç katıldı. Yoğun ilgi nedeniyle gençler zaman zaman makam odasına sığmazken, sahur programı samimi ve renkli görüntülere sahne oldu. Gençlerle birlikte sahur yapan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Ramazan ayının Nevşehir’de farklı bir atmosferde yaşandığını söyledi. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı yaptığı açıklamada, "Ramazan’ın ilk günü şöyle bir ifade kullanmıştım; her yerde Ramazan güzeldir ama Nevşehir’de bir başka güzeldir diye. Bu güzelliği yaşatmak maksadıyla gerçekten Nevşehir’de çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. Ramazan’ın gündüzü ayrı güzel, akşamı ayrı güzel. İftar sofraları ayrı güzel ama bir de geleneksel hale getirdiğimiz belediyede iftar ve sahur yapma organizasyonumuz vardı. Bu gidişle gördüğünüz gibi yüzlerce gencimizle birlikte belediyenin makam diye tarif ettiğimiz odasını gençlerimizle birlikte sahur sofrasına çevirdik. Gençlerimizle çok keyifli bir sahur yapıyoruz. Bu da Nevşehir’in ve Nevşehir Belediyesi’nin her şehirden farklı olduğunun bir göstergesi. İnanılmaz keyifli bir ortam. İnşallah gençlerimiz de mutludur ama biz de gençlerimizle beraber sahur yapmanın mutluluğunu, keyfini ve o farkını hissediyoruz. Bu da bize mutluluk olarak yetiyor" dedi. Sahur programına katılan Nazlı Hilal Zeren ise etkinlikten memnun kaldıklarını belirterek, "Sahur çok güzel, yemekler çok güzel, ortam çok güzel. Baya kalabalık bir arkadaş grubuyla geldik. Güzel bir şekilde sahur yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Sayit Budak da organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Başkanımız her yıl bu organizasyonu düzenli olarak yapıyor. Bugün yine sahurda birlikteyiz. Ortam çok güzel, arkadaşlarımızla birlikte keyifli bir sahur yapıyoruz" diye konuştu.
İstanbul Kadıköy’de ’Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği’ uygulamasında, yüksek sesli müzik sistemi olan araç sürücüsüne ceza yağdı Kadıköy Bağdat Caddesi’nde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulamasında, kurallara uymayan sürücülere göz açtırılmadı. Denetimler kapsamında yüksek sesle müzik yayını yapan bir araç sürücüsüne 21 bin TL para cezası kesilirken, araç 30 gün süreyle trafikten menedildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla Kadıköy Şaşkınbakkal mevkii Bağdat Caddesi üzerinde "Aranan araç-şahıs ve trafik güvenliği" uygulaması gerçekleştirdi. Denetim noktalarında şüpheli görülen araçlar tek tek durdurularak arandı, sürücülerin kimlik kontrolleri yapıldı. Uygulama sırasında durdurulan bir otomobilde, çevreye rahatsızlık verecek şekilde yüksek sesli müzik sistemi olduğu tespit edildi. Ekipler, ilgili kanun maddesi uyarınca araç sürücüsüne 21 bin TL idari para cezası uyguladı. Ceza işleminin ardından otomobil, çekici yardımıyla yediemin otoparkına çekilerek 30 gün süreyle trafikten menedildi. Emniyet güçlerinin, bölgedeki huzur ve asayişi korumaya yönelik denetimlerinin kararlılıkla devam edeceği öğrenildi. Yetkililer, bu tür denetimlerin temel amacının kesinlikle cezai işlem uygulamak veya gelir elde etmek olmadığını, aksine İstanbul halkının sokağa çıktığında kendini güvende hissetmesini sağlamak olduğunun altını çizdi. Devletin tüm imkanlarıyla vatandaşın huzurunu tesis etmek için sahada olduğu belirtildi.
Edirne Edirne’de imece usulü iftar: Okul içinde Ramazan bereketi Edirne’de Ramazan ayının manevi atmosferi okul içerisinde düzenlenen imece usulü iftar programıyla yaşadı. Öğrenciler, veliler ve öğretmenler aynı sofrada buluşarak hem oruçlarını birlikte açtı hem de paylaşmanın bereketini hep birlikte hissetti. İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen programda, velilerin evlerinde hazırladığı yöresel yemeklerle kurulan iftar sofraları, eski mahalle kültürünü aratmayan görüntüler oluşturdu. Okulun salon ve koridorlarında kurulan masalarda öğrenciler aileleriyle birlikte iftar saatini bekledi. Samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen programda Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. 12. sınıf öğrencisi Damla Nur Öz, organizasyonun kendileri için farklı bir deneyim olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir ortam var. Herkes evinde hazırladıklarını getirdi. Aile arasında yapıyorduk ama burada arkadaşlarımızla birlikte olmak çok güzel. Kendi aramızda büyük bir etkinlik oldu" dedi. İftar öncesinde yapılan duada katılımcılar hep birlikte ellerini açarak, "Milletimizi her türlü belalardan, musibetlerden uzak eyle. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cennet olan Ramazan’ı hayırlı eyle Ya Rabbi" duasına amin dedi. Okul yönetimi ve velilerin iş birliğiyle gerçekleştirilen imece usulü iftar programı, yalnızca bir yemek organizasyonu olmanın ötesine geçerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan ayının manevi ikliminde aynı çatı altında buluşan öğrenciler ve aileler, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiledi.