EKONOMİ - 13 Mayıs 2025 Salı 12:35

Sındırgı’da yerel kalkınma masada değil sahada şekilleniyor

A
A
A
Sındırgı’da yerel kalkınma masada değil sahada şekilleniyor

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde Yerel Kalkınma Stratejisi vatandaşların talepleri ile şekillendiriliyor.


Sındırgı Yerel Eylem Grubu Derneği, ilçenin kalkınma hedeflerine yön verecek Yerel Kalkınma Stratejisi (YKS) hazırlıklarına aralıksız devam ediyor. Avrupa Birliği ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen Leader yaklaşımı kapsamında yürütülen çalışmaların önemli bir ayağını oluşturan Yerel Kalkınma Stratejisi (YKS) hazırlıkları, odak grup toplantıları farklı toplumsal kesimlerden katılımcılarla yoğun bir şekilde sürdürülüyor.


Kırsal mahallelerde gerçekleştirilen toplantılarda çiftçiler, kadınlar, gençler ve özel sektör temsilcileri bir araya gelerek Sındırgı’nın kalkınmasına dair görüşlerini paylaşıyor. Her bir hedef grubun görüşlerinin ayrı ayrı ele alındığı bu toplantılar sayesinde, strateji taslağı sahaya dayalı, gerçekçi ve uygulanabilir bir zemine oturtuluyor. Her grup özelinde yapılan bu görüşmeler, ilçenin önceliklerinin ve ihtiyaçlarının doğrudan sahadan alınmasına imkan sağlıyor. Toplantılarda, yerel halkın ihtiyaç, beklenti ve önerileri doğrudan alınarak katılımcı ve kapsayıcı bir planlama süreci yürütülüyor.


"Toplumun sesi stratejiye yön veriyor: Sındırgı’da katılımcı kalkınma süreci"


Dernek yetkilileri, bu katılımcı yaklaşımın stratejinin daha uygulanabilir ve gerçekçi olmasına önemli katkı sunduğunu belirtiyor. Toplantılarda öne çıkan başlıca konular arasında tarımsal üretimin desteklenmesi, kırsalda istihdam imkanların artırılması, kadın girişimciliği, gençlerin ilçede tutulması ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri yer alıyor.


Yerel halkın süreçte aktif rol almasının, uygulanacak projelerin başarısını ve yerel sahiplenmeyi güçlendireceğini vurgulayan Doğal Şehir Sındırgı YEG Derneği, Yerel Kalkınma Stratejisi ile ilçeye kazandırılacak projelerin önemli bir kalkınma ivmesi oluşturmasını hedefliyor.


Odak grup toplantılarının önümüzdeki günlerde farklı mahalle ve hedef gruplarla devam etmesi planlanıyor. Dernek, süreç sonunda hazırlanacak Yerel Kalkınma Stratejisi ile ilçede kalkınmayı destekleyecek projelere kaynak sağlanmasının önünü açmayı hedefliyor.



Sındırgı’da yerel kalkınma masada değil sahada şekilleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.