POLİTİKA - 27 Ekim 2025 Pazartesi 19:08

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu sefer süreci zehirlemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz"

A
A
A

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Balıkesir’de sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Terörsüz Türkiye sürecine değinen Kurtulmuş, "Bu sefer süreci zehirlemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" dedi.

 

Balıkesir’deki temasları kapsamında Öğretmenevi’nde STK temsilcileriyle buluşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş "Dünyanın ve Türkiye’nin çok önemli bir kavşak noktasından geçtiğini hepimiz biliyoruz, görüyoruz. Her gün daha fazla da dünyanın ne kadar önemli bir geçiş sürecinde olduğunu yeni olaylarla daha yakından anlamış oluyoruz. Dünya ekonomik olarak, siyasi olarak güç dengeleri bakımından belki de uzun yıllar boyunca görmediği kadar büyük bir türbülansın içinde, büyük bir değişim sürecinin içerisinde. Tabiri caizse yeni bir altüst oluşun içerisindedir" dedi.

Türkiye’nin yarım asırdır terörle mücadele ettiğini hatırlatan Kurtulmuş, "Türkiye’nin yaklaşık 50 yılı terörle geçmiştir. Cumhuriyetimizin hemen hemen yarısı terör belasıyla geçmiştir. Bu ülkenin ayaklarına prangalar vurulmuştur. Bendeniz birtakım üniversite yönetim üyesi arkadaşlarımızla beraber 2013 yılında o zaman terörün maliyeti nedir, sadece askeri harcamalar, sadece askerimize yaptığımız yatırımlar değil, bunun dışında alternatif maliyetleriyle birlikte terör nedir, maliyeti nedir diye çalışmıştık. O günün rakamlarıyla 1.3 trilyon dolar. Herhalde bugünün rakamlarıyla da en az 2 trilyon dolar Türkiye maalesef terör vesilesiyle kaybetmiştir. Ayrıca binlerce evladımızı genç yaşta şehit vermiş olan bir milletiz. Bu milletin on binlerce genç insanı gencecik yaşta terör yüzünden kaybolmuştur. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Gazilerimize de hayırlı, bereketli uzun ömürler versin. Şimdi Türkiye bütün bunlardan kurtuluyor" dedi.

Terörle mücadelenin zor bir kavram olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Dünyada çatışma çözümleri bakımından en zor şey devletlerle terör örgütleri arasındaki bu terörü bitirme süreçlerinin yönetimidir. Birçok ülkede bu işin nasıl sonlandırıldığını biliyoruz. Önümüzdeki müktesebat Asya ülkeleri, Latin Amerika ülkeleri, Avrupa’daki bazı ülkeler, Afrika’daki bazı ülkelere baktığımız zaman inanın onların 5-6 yılda, 7 yılda geldiği noktaya Türkiye’de biz bir yılda geldik. Geldiğimiz nokta nedir; terör örgütü lideri bildiğiniz gibi ’Örgütü dağıtıyoruz. Artık örgüt silahlarını bırakıyor’ diye açıklama yapmıştı. Ondan sonra biz de bu süreci ciddi bir şekilde takip ediyoruz. Devletin kurumları takip ediyor. Bir açıklama daha yapıldı ve en son bildiğiniz gibi dün artık örgütün Türkiye’den tamamen çekildiği, Türkiye’deki faaliyetlerini tamamen sona erdiğini ifade eden bir açıklama geldi. Bunun önemli bir adım olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin güvenlik ve istihbarat birimleri hakikaten örgütün silah bıraktığını ve kendisinin fesih sürecini sürdürdüğünü ya da sonlandırdığını tespit ve tescil ettikten sonra Türkiye’de terörle bu yeni dönemle ilgili, terörsüz Türkiye’yle ilgili birtakım yasal düzenlemeler dönemine geçilecektir" dedi.

Terörsüz Türkiye için milli iradenin TBMM çatısı altında çalıştığına değinen Kurtulmuş, "Güvenlik birimlerimiz süreci yönetirken, yürütürken Türkiye Büyük Millet Meclisi de sizin adınıza, milli irade adına bu sürecin devam etmesi, sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için Mecliste bir komisyon kurdu. Mecliste görev yapan 11 siyasi partimizin hepsinin buraya katıldığını, bir parti dışında bütün partilerin komisyonda yer aldığını hepimiz biliyoruz. 51 milletvekili arkadaşımız komisyon üyesi ve 16 toplantı yaptık. Çok yoğun bir mesaiyle toplumun farklı kesimlerinden, farklı siyasi kanaatlerden insanların bir araya gelerek en başta şehit yakınları ve gazilerimizle başladık. Bütün farklı toplumsal kesimlerin görüşlerini, bu sürece katkılarının nasıl olabileceğiyle ilgili fikirlerini almaya gayret ettik. Büyük bir müktesebat ortaya çıktı. Ve inşallah bunun üzerinden Türkiye önemli bir mesafe aldı, almaya devam edecektir" diye konuştu.

"Bu halklar arasında bir savaş değil, terör örgütünün devlete karşı bir ayaklanmasıydı"

Kurtulmuş, "Bu bir bölünme, parçalanma meselesi değil. Bu bir ayrılık, gayrılık meselesi değil. Tam tersine birleşme, bütünleşme, hep beraber daha güçlü Türkiye için el ele, gönül gönüle verme sürecidir. İftiharla ifade edebiliriz ki 50 yıllık bu terörle geçen süreçte Türkiye’de Türklerle Kürtler savaşmamıştır. Terör örgütü devlete karşı savaş ilan etmiştir. Bütün bu mücadele 40 yıllık, 50 yıllık birikimde hiçbir Kürt’ün hiçbir Türke karşı, hiçbir Türk’ün de hiçbir Kürt’e karşı yan gözle baktığı baki olmamıştır. Bu halklar arasında bir savaş değil, terör örgütünün devlete karşı bir ayaklanmasıydı" şeklinde konuştu.

Türkiye’nin liderliğinde tüm bölgenin ileriye doğru yürüyeceğine değinen Kurtulmuş, "Emperyalizm ne yapıyor? Bakın koskoca Osmanlı Cihan Devleti 20 yılda yıkılmıştır. Şu andaki 786 bin kilometrekareye çekilmek zorunda kalmıştır. Allah’a çok şükür ecdadın hamiyetperverliği, vatanseverliği, bağımsız bir cumhuriyetle yolumuza devam ediyoruz. Değerli kardeşlerim, 6 asır boyunca hiçbir ihtilafın olmadığı Balkanları ırkçılık üzerinden 20 yılda paramparça yaptılar. Sen Bulgarsın, sen Arnavutsun, sen Boşnaksın, sen Türksün vesaire diyerek yan yana aynı mahallelerde yaşayan insanları hem etnik anlamda hem dini anlamda bölerek Balkanları paramparça ettiler. Emperyalizm bizi 20 yılda paramparça edip bu noktaya getirdiyse biz ondan daha güçlü bir iradeyle Allah’ın izniyle çok kısa bir süre içerisinde yeniden bu coğrafyanın halklarını bir araya getireceğiz ve daha güçlü bir Türkiye’nin önderliğinde ileriye doğru yürüyeceğiz" dedi.

Mazlum ve mağdur halkların gözünü Türkiye’ye çevirdiğini ifade eden Kurtulmuş, "Yeryüzünün en uzak noktalarındaki mazlum ve mağdur milletlerin tamamı Türkiye’nin gözünün içine bakmaktadır. Türkiye’nin güçlü olması, Türkiye’nin sağlam yere basması ve Türkiye’nin birlik beraberlik merkezi olarak ileriye doğru aydınlık bir ufukla yürümesi sadece 86 milyon olarak bizim değil, dünyanın bütün mazlumlarının da beklentisi ve bütün mazlumlarının da neredeyse yegane çaresidir. Bunun için bu süreci hep beraber birlikte sahipleneceğiz. Bu sürecin sonunda bir daha bu topraklarda kimse terör eylemi için eline silah almayacak. Ümit ediyoruz ki terörsüz Türkiye süreci aynı zamanda terörsüz bir bölge süreci olacak. Yani Türkiye’de terörün bitmesi Irak’ta, Suriye’de, İran’da da terörün bitmesinin yolunu açacak. Bunun için hep beraber kendi imkanlarımızı bir araya getirerek güçlü bir bölge ve güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam edeceğiz" dedi.

Bahadır Demirçeviren - Emrah Elmas

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Maalesef 160 kız çocuğu daha ilk günden öldü" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Haymana Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Özel, "İlçedeki 27 bin 300 çiftçiye 111 milyon liralık destek sağlamış olarak geldi. 3 bin haneye 44 milyon liralık sosyal destek sağlamış olarak geldi. Her gün 110 haneye ücretsiz ekmek dağıtmış olmanın, 1416 emekli hanesine 34.2 milyon liralık destek veriyor olmanın, 650 hanenin doğalgaz desteği 2 bin 260 haneye kömür desteği yapıyor olmuş olmanın, 461 gencin sınava hazırlanmasını üslenmiş olmanın ve 26 bin nüfuslu Haymana’ya toplam sosyal yardım tutarı olarak 200 milyon lira sosyal yardım yapmış olmanın verdiği mutlulukla, iç huzuruyla ve güvenle geldi. Biz genç belediye başkanımıza inandık, suyu sıcak, havası sert, insanı mert Haymana ona inandı" ifadelerini kullandı. İran’da yaşanan çatışmalara ve Gazze’deki soykırıma değinen Özel, "On bir aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen Ramazan’ın ortasındayız. Bu Ramazan dünyaya barış getirsin dedik. Çünkü Filistin’deki 71 bin Gazzeli’nin ölümünden sorumlu Netanyahu’yla eli kanlı Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" diye konuştu. Programa; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
Uşak Bakan Işıkhan: "Türkiye olarak, sulhun ve sağ duyunun hakim olduğu bir diplomasi ortamının tesisi için çalışmaya devam edeceğiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Uşak’taki çeşitli ziyaretlerinin ardından "Dünya Yetimler Günü" dolayısıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere Uşak’a geldi. Program kapsamında ilk olarak Uşak Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Işıkhan, Vali Serdar Kartal ile bir araya geldi. Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Işıkhan’a, Vali Serdar Kartal tarafından Hüsnü Kazım Özler tarafından çekilen "Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık" adlı simge fotoğrafı hediye edildi. Valilik ziyaretinin ardından Bakan Işıkhan, AK Parti Uşak İl Başkanlığı’nda partililerle buluştu. Partililerle sohbet eden Bakan Işıkhan, ardından Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı’nın "Dünya Yetimler Günü" dolayısıyla düzenlendiği iftar programına katıldı. "Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir" Bakan Işıkhan yaptığı konuşmada, "Yetim ve öksüz yavrularımız başta olmak üzere geleceğimiz, umudumuz olarak gördüğümüz çocuklarımıza sahip çıkmak sadece görevimiz değil, aynı zamanda insanlığımızın bir gereğidir. Çocuklarımızın vatana, millete ve ümmete hayırlı birer insan olarak yetişmelerini sağlamak, onları ilimle, irfanla, çalışacak, üretecek bilgi ve becerilerle donatmak devlet ve toplum olarak her birimizin öncelikli vazifesidir. Bizim bu konudaki hassasiyetimiz, gerek devlet kurumlarımız, gerek sivil toplum kuruluşlarımız, gerekse millet olarak, hamdolsun ki en üst noktadadır" dedi. Her zaman dünyanın her bir köşesinde ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye devam edeceklerini vurgulayan Işıkhan, "İnancımızdan ve tarihi misyonumuzdan kaynaklanan bu şuur, bugün de hala sosyal devlet anlayışımızın merkezindeki yerini korumaya devam ediyor. Geçmiş dönemlerde sadece anayasada yer alan ancak pratikte kayda değer bir karşılığı olmayan sosyal devlet ilkesi son çeyrek asırda sahada tüm varlığıyla hissedilen, gözle görülen bir gerçek haline dönüştü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde özellikle aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı gibi özel politika gerektiren tüm vatandaşlarımızın geleceğini güvence altına alan büyük dönüşümleri, ’insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla gerçekleştirdik. Sadece ülkemiz sınırları içerisindeki vatandaşlarımızın yardımına değil, ’kimsesizlerin kimsesi biziz’ diyerek, dünyanın her bir köşesindeki ihtiyaç sahibinin yardımına koştuk, koşmaya da devam ediyoruz" dedi. "Saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor" Türkiye’nin etrafında ateş çemberi olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşlik sofralarında bir araya gelmenin en büyük emeği olduğu vurgulayan Işıkhan, "Bu iyilik ve hayır ikliminin, ateşkesi ihlal eden katil İsrail’in zulmü altında bu yıl yine Ramazan’a buruk bir şekilde giren Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm İslam coğrafyasında mazlum ve mağdur kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olmasını diliyorum. Bölgemizde yakılmak istenen ateşin daha da büyüyerek yayılmaması ve karşılıklı saldırıların bir an önce son bulması için Cumhurbaşkanımız liderliğinde ilgili tüm arkadaşlarımız bölgede yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Biz Türkiye olarak, sulhun ve sağ duyunun hakim olduğu bir diplomasi ortamının tesisi için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da defaten ifade ettiği gibi Türkiye, arabulucu rolüyle, coğrafyamızı huzura kavuşturacak her türlü girişimin yanında yer almaya devam edecektir. Bizler de bu anlayışla 86 milyon Türkiye olarak, etrafımızdaki ateş çemberine rağmen, hala güvenle şu kardeşlik sofralarında bir araya gelebilmemizde büyük emekleri olan büyük ve güçlü Türkiye davamızın lideri, saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a en derin şükranlarımı sunuyoruz" dedi.
Samsun Kardeşlik Buluşması İftar Programı Samsun’da düzenlenen "Kardeşlik Buluşması İftar Programı"nda protokol üyeleri, devlet koruması altındaki çocuklar, aileler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri aynı sofrada buluştu. Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen program, Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. İftar programına Samsun Valisi Orhan Tavlı ve eşi Ayşe Tavlı ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan da katıldı. Programda özellikle devlet koruması altındaki çocuklar başta olmak üzere çok sayıda aile ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi yer aldı. İftar programında konuşan Vali Orhan Tavlı, kardeşlik bağlarını güçlendirmek amacıyla düzenlenen buluşmada çocuklarla aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Asırlar boyunca merhamet ve şefkat anlayışıyla dünyaya yön veren bir medeniyetin mirasçıları olduklarını ifade eden Vali Tavlı, devletin ve milletin her şartta çocukların yanında olmaya devam ettiğini belirtti. Ailesinden çeşitli nedenlerle uzak kalan çocuklara sahip çıkmanın köklü bir devlet geleneği olduğunu vurgulayan Tavlı, eğitimden psikolojik desteğe, spor ve sanattan istihdama kadar pek çok alanda çocukların gelişimi için çalışmaların sürdürüldüğünü dile getirdi. Çocukların yüzündeki bir tebessümün kendileri için dünyalara bedel olduğunu ifade eden Tavlı, onların sevinçlerine ve sıkıntılarına ortak olmanın en önemli sorumluluklardan biri olduğunu kaydetti. Çocukluk döneminde sevgi ve saygıyla büyüyen bireylerin özgüveni yüksek, ülkesine ve milletine faydalı insanlar olarak yetişeceğine inandıklarını belirten Tavlı, bu anlayışla çocukların her zaman desteklenmeye devam edeceğini söyledi. Programın düzenlenmesine katkı sağlayan Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür eden Tavlı, iftar sofrasına katılan çocuklara ve ailelere de şükranlarını iletti. İftar programına kurum temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının üyeleri de katıldı.