GÜNDEM - 19 Kasım 2025 Çarşamba 10:42

Üniversiteyi okudu, baba ocağına dönüp sürü sahibi oldu

A
A
A

22 yaşındaki Furkan Aşık, mimarlık bölümünü okuduktan sonra hayvancılık yapmak için baba ocağı Balıkesir’in Dursunbey ilçesine geri döndü. ’Kendi işimi yapmak istiyorum’ diyen Furkan, 10 kuzu ile başladığı hayvancılık macerasında 40 başlık bir sürüye ulaştı. Kulağındaki küpeler nedeniyle ’Küpeli Çoban’ olarak tanınan genç, hayvancılıkta para kazanmamanın imkansız olduğunu belirterek, hayvancılığa girdiğine pişman olmadığını söyledi.

Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Sağırlar köyünde yaşayan 22 yaşındaki Furkan Aşık, girişimcilik hikayesi ile dikkat çekiyor. Üniversitede mimarlık bölümünü okuduktan sonra kendi işini yapmak isteyen genç, baba ocağı Sağırlar köyüne dönerek hayvancılığa başladı. Yaklaşık 1 yıl önce 10 kuzu ile başladığı hayvancılık macerasında genç girişimci bugün 40 başlık bir sürüye ulaştı. Aşık’ın en yakın arkadaşı ise babası Hüseyin ve Akbaş cinsi köpeği Kral. Kendine özgü tarzı ve taktığı küpeler nedeniyle Dursunbey’de ’Küpeli Çoban’ olarak tanınan genç girişimci, İHA muhabirine girişimcilik hikayesini anlattı. Hayvancılığın çocukluk hayali olduğunu anlatan Furkan Aşık, "15 yaşındayken de aklımda hayvancılık vardı. Ailem istemiyordu bu işi yapmamı. Benim kararlı olmam dolayısıyla ailem de bir yerden sonra bana destek vermeye başladı. Liseyi Dursunbey’de okuduktan sonra Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Mimari Restorasyon Bölümünü okuyup bitirdim. Okul sonrası ailemle konuştum ve köyümüze dönerek hayvancılık yapmaya başladım" dedi.

Üniversiteyi okudu, baba ocağına dönüp sürü sahibi oldu

"Hayvancılıkta zarar etmek zor"

Şu an dışarıdan veterinerlik okuduğunu söyleyen Aşık, "Ben bir mesai içinde saatli çalışmaktansa, kendi işimi yapmak istedim. Başkasının emrinde olmak istemedim. Hayvanları da çok seven birisiyim. Doğayı seviyorum, hayvanları yetiştirmeyi, bir şeyler katmayı çok seviyorum. Geldiğimiz noktada da şu an 40 başlık bir sürüm var. Herkes bana işin getirisini soruyor. Bence getirisi güzel, kar bırakan bir iş hayvancılık. Bazı insanlar kar edemediklerini söylüyor. Ben böyle düşünmüyorum. Belki de ben çok pozitif bakıyorum ama şu anki rakamlarla zarar etmek zor" dedi.

Üniversiteyi okudu, baba ocağına dönüp sürü sahibi oldu

"Veterinerlik en yüksek gider"

Hayvancılık sektörünün sorunlarını da dile getiren Furkan Aşık, "Hayvancılık yapıyoruz ve en yüksek giderimiz veteriner masrafımız. Mesela hayvanların doğum zamanlarında ücretsiz veterinerlik desteği devletimiz verebilir. Ben kırsal mahallede yaşıyorum ve bizim köyümüz merkeze 40 kilometre civarında. Veteriner çağırırken korkuyorum, çünkü çok masraflı oluyor. Yine SGK primleri yüksek tutuyor" dedi.

Üniversiteyi okudu, baba ocağına dönüp sürü sahibi oldu

En yakın arkadaşları babası Hüseyin ve köpeği Kral

Aşık, kendisine ’Küpeli Çoban’ denildiğini ifade ederek, "Üniversiteyi bitirip köye döndüğümde saçlarım oldukça uzundu, küpelerim vardı. İnsanlar beni çok yadırgadı. Zamanla alıştılar, köyde de ’Küpeli Çoban’ diye bir lakabım oldu" şeklinde konuştu. Furkan Aşık’ın babası Hüseyin Aşık ise, "Üniversiteye gitti, köye bir geldi saçlar uzun, kadın saçı gibi olmuş. Kulaklarında da küpe vardı. İlk önce bir tedirgin oldum, bu çocuk nasıl yapacak buralarda diye. Ama fazla tınmadım (takmadım). Ama oğluma da niye böyle yaptın demedim. Bir gün kestirir dedim. Hayvancılık yapacağım dedi, bize de destek olmak düşer" dedi.

Üniversiteyi okudu, baba ocağına dönüp sürü sahibi oldu

Bahadır Demirçeviren - Pınar Camak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.