EKONOMİ - 14 Ağustos 2025 Perşembe 11:46

"Yüzen Ahır" yine Bandırma’da: Çelebi Limanı’na tepkiler büyüyor

A
A
A

 Balıkesir’in Bandırma ilçesinde halkın yıllardır tepki gösterdiği ve 'Yüzden ahır' olarak adlandırdığı canlı hayvan gemileri yeniden gündemde. İspanya’nın Cartagena Limanı’ndan yola çıkan ve kamuoyunda "yüzen ahır" olarak bilinen Norland isimli gemi, gece geç saatlerde Bandırma Çelebi Limanı’na yanaştı.

Gemide bulunan 1.220 adet Angus cinsi büyükbaş hayvan, limana demirlemesinin ardından ilçede adeta nefes almayı zorlaştıran ağır bir koku yaydı. Kuvvetli poyraz nedeniyle özellikle Paşabayır ve Paşakent Mahallelerinde oturan vatandaşlar, sıcak havada kapı pencere açamaz hale geldi.

Bandırma’ya her gelişinde çevreye yaydığı koku ve hayvan dışkılarının denize karışmasıyla bilinen bu gemi, geçmişte de çevreci grupların ve halkın tepkisini çekmişti. Bandırma Demokrasi Platformu, daha önce yaptığı basın açıklamasında, bu gemilerin vatandaş sağlığını tehlikeye attığını belirterek ithal hayvan tahliyelerinin başka limanlara yönlendirilmesi çağrısında bulunmuştu.


Paşabayır Mahallesi’nde yaşayan Ercan Çelik adlı vatandaş, İHA muhabirine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bandırmalı gerçekten bunu mu hak ediyor? Yani bu Çelebi Limanı’nın Bandırma Limanı’na, Bandırma Denizine verdiği kirlilik yetmezmiş gibi yani bir de yüzen ahır dediğimiz angus gemileri yanaşmaya başladı. Bu liman artık Bandırma’da, şehir içinde kaldı. Yani bu limana, bu hayvanın getirilmesi bu Bandırma halkına bir zulümdür. Gerçekten bu zulme artık bir son verin. Nefes alınamaz derecede bir koku var. Nefes alınamaz derecede bir hava var şu anda. Zaten rüzgar şu anda Bandırma içine doğru esiyor. Poyraz var ve bu koku gerçekten Bandırma halkına reva değil. Lütfen buna bir çözüm bulunsun. Artık bu işten vazgeçilsin." dedi.

Geçtiğimiz yıl Çelebi Holding Genel Müdürü Gürkan Bayır ve TCDD Liman İşletme Müdürü Orhan Kılıç, dönemin Bandırma Belediye Başkanı Av. Tolga Tosun’u ziyaret ederek konuyu masaya yatırmış ancak herhangi bir somut adım atılamamıştı.

Tahliye işlemleri günlerce sürdüğü için Bandırma’da hava kalitesi düşerken, Gürkan Bayır’ın konuyla ilgili sessizliğini koruması ve Bandırma halkının tepkisine kulak tıkaması dikkat çekiyor. Vatandaşlar, Bayır’ın halkın sağlığını hiçe sayarak yalnızca ticari kazancı öncelediğini savunuyor.

Uzmanlar, Çelebi Limanı’nın artık şehir merkezine çok yakın kaldığını ve bu tür ağır koku, çevre ve sağlık riski taşıyan tahliyelerin şehir dışındaki limanlara kaydırılması gerektiğini vurguluyor. Ancak aradan geçen onca yıla rağmen değişen tek şeyin kötü koku ve deniz kirliliğinin artması olması, Bandırma halkında "Yetkililer bizi duymuyor" tepkisini büyütüyor.

Bandırmalılar, Gürkan Bayır’ın aylar hatta yıllardır kamuoyuna tek bir açıklama yapmamasını, "sorunları görmezden gelme" politikası olarak değerlendiriyor. Halk, "Liman kazanç kapısı olabilir ama bu kazanç Bandırma’nın sağlığına mal olmamalı" diyerek, Bayır’ı halkın sesini duymaya ve Bandırma’nın çıkarlarını ticari hesapların önüne koymaya davet ediyor.

Gökhan Dağlı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.