POLİTİKA - 03 Nisan 2024 Çarşamba 10:50

Amasra’da itiraz gerginliği

A
A
A
Amasra’da itiraz gerginliği

Bartın’ın Amasra ilçesinde gayri resmi sonuçlara göre CHP’nin Belediye Başkan Adayı Recai Çakır’ın 122 oy ile seçimi kazanmasının ardından Ak Parti ve MHP’i yöneticiler, sonuçlara itiraz ederek, oyların sayılmasını istedi. İlçe Seçim Kurulu tarafından oyların sayımı reddedilirken, İl Seçim Kurulu ise Sandık Sonuç Tutanaklarının incelenmesi yönünde karar verdi. Kararın ardından ise CHP’liler ilçe Adliye Sarayı önünde nöbet tutmaya başladı.


31 Mart Yerel seçimlerinde tamamlanan oy sayım işleminde resmi olmayan rakamlara göre Ak parti belediye meclisi seçiminde 1531 oy alırken, Belediye Başkan adayı Ahmet Reis’e bin 700 oy aldı.


Aynı sonuçlara göre belediye meclisinde CHP’ye 1875 oy verilirken, Belediye Başkan Adayı Recai Çakır ise 1822 oy aldı. Belediye başkanlığı seçiminde 138 oy geçersiz sayılırken, Belediye Meclisi seçiminde ise 184 oy geçersiz sayıldı. Sonuçların ardından Ak parti ve MHP ilçe teşkilatları, hem belediye başkanlığı hem de belediye meclis üyesi seçimlerinde geçersiz oyların fazlalığı ve tutarsızlığı gibi nedenlerden ilçe seçim kuruluna itirazda bulunarak, oyların yeniden sayılmasını istedi. İlçe seçim kurulu ise somut ve yeterli gerekçe olmaması nedeniyle itirazı reddetti. Bunun üzerine ise her iki partinin temsilcileri, Bartın İl Seçim Kurulu’na başvuruda bulunarak, oyların sayılmasını istedi. İl Seçim Kurulu itirazı değerlendirmeye alarak, ilçede bulunan sandık sonuç tutanaklarının incelenmesi kararını aldı. Sandık Sonuç tutanakları Bartın Adliyesi’ne getirilerek, yeniden incelenmeye başlandı.



Adliye önünde nöbete başladılar


İlçede gündüz saatlerinde yaşanan yaklaşık 1.5 saatlik elektrik kesintisi ve İl Seçim Kurulu’nun sandık sonuç tutanaklarını inceleme kararı üzerine ise CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Amasra mevcut Belediye Başkanı ve CHP’nin Belediye Başkan Adayı Recai Çakır ile CHP’li yöneticiler, partililer ve vatandaşlar Adliye binası önüne gelerek, nöbet tutmaya başladı.


CHP’li heyet, gelişmelerin ardından adliyeye gelen İlçe Seçim Kurulu yetkililerine sosyal medyada dolaşan oylara müdahale edildiği yönündeki iddiaları ve endişelerini ifade etti. Şüpheler üzerine Kurul üyeleri nezaretinde Milletvekili Bankoğlu, Belediye Başkanı Çakır ve CHP İlçe Başkanı Ogün Basançelebi ve Ak Parti İlçe Başkanı Şenol Rıdvan Sert, mühürlü oy çuvalların bulunduğu oda ve çevresindeki güvenlik kamerası ve güvenlik önlemleri gösterildi.


Adliye önünde nöbet tutan CHP’liler, diğer taraftan da mühürlü oy çuvalların tutulduğu kilitli odayı gösteren güvenlik kamera görüntülerini adliye binasının girişindeki ekranlardan sürekli izleyerek, müdahalenin olup olmadığını takip ediyor.



"Evet kuşkularımız var"


Recai Çakır, itirazla ilgili süreç tamamlanana kadar Adliye Binası önündeki nöbete devam edeceklerini belirterek, amaçlarının ise ilçe halkının iradesine sahip çıkmak olduğunu ifade etti. İlçede gündüz saatlerinde yaşanan yaklaşık 1.5 saatlik elektrik kesintisi ve ilçe seçim kurulunun verdiği ret cevabına rağmen İl Seçim Kurulu’nun itirazı değerlendirmeye alması gibi gelişmelerin şüphelere neden olduğunu ifade eden Çakır, "Soyut, dayanaksız iddialarla itiraz yapıldığı için ilçe seçim kurulu tarafından 5’e 2 oy çokluğu ile oyların sayılması için yapılan başvuru reddedilmiş. Ancak tüm sandık kurulu üyelerinin imzasına rağmen, her iki partinin ilçe seçim kurulu üyelerinin itirazı olmamasına rağmen, daha sonra ilçe başkanları tarafından yapılan bir itiraz bu. Bu itiraz da ilçe seçim kurulu tarafından reddedildi. Daha sonra İl Seçim Kurulu’na itiraz ediliyor. YSK’ya kadar itiraz edeceklerinden bahsediliyor. Burada, yani arkamızdaki adliyede, şuanda Amasra halkının iradesi duruyor. Aynı zamanda Ak Partili, MHP’li seçim kurulu üyeleri, sandık müşahitlerinin emekleri de burada. İlçe seçim kurulunda görev yapan her partinin imzaları ile tutanak altına alınmış, ilçe sonuçları ortadadır. Buna rağmen soyut iddialarla itiraz edilmiş. Bence demokratik hak kapsamına girmiyor. Ülkede bugüne kadar yaşananları, yada sosyal medyada gördüğümüz iddiaları dikkate alarak, biz de burada bir araya geldik. Az önce ilçe seçim kurulu başkanı olan hakime hanım refakatinde, oyların bulunduğu kilitli odayı ziyaret ettik. Demir değil, ahşap kapı var. Tek dişle kitlenen bir kapı. Biz buraya gelene kadar geçen süreçle ilgili kuşkularımız var mı? Herhangi bir oynama olmuş mudur? Evet kuşkularımız var. Gündüz, yaklaşık 1.5 saatlik bir elektrik kesintisi oluyor. Bu arada jeneratör devreye girdi mi. Devreye girmesi ne kadar sürdü. Bu sorulara cevap arıyoruz. Bu şüphelerimizin sebebi, tüm sandık kurulu üyelerine, sandık müşahitlerine rağmen, ilçe seçim kurulu üyelerine rağmen, ilçe seçim kurulu başkanın da aralarında bulunduğu heyetin, itirazın reddetmesine rağmen bu süreci zorlayan iradedir. Buradaki bürokratlara, kamu görevlilerine bir itirazımız yok. Nasıl manipülasyonlar yaşandığını çok iyi biliyoruz. Yarın en azından bu saate, yani biz buraya gelene kadar yapılmış kamera kayıtlarının tarafımıza verilmesini isteyeceğiz. İl seçim kuruluna yapılan itiraz sonuçlanana kadar, hatta, YSK’ya da itiraz ederlerse, o da sonuçlanana kadar nöbet tutmaya devam edeceğiz. Biz demokratik haklarımızı savunmak için buradayız" dedi.



"İtiraz hakkını kullanan partilere saygımız sonsuz"


Türk yargı sistemine ve emniyet teşkilatına güvendiklerini belirten Milletvekili Aysu Bankoğlu ise, "Amasra halkının demokratik haklarının, iradesinin, oylarının yanında olmak, sahip çıkmak için buradayız. Seçim sonuçlarına itiraz hakkına, tüm siyasi partiler, yasal süre içerisinde sahiptirler. Buna hiçbir itirazımız yok. İlçe seçim kuruluna İtirazlarını yapan partiler oldu. Ardından il seçim kurullarına itirazını yapan partiler oldu. Demokratik haklarını kullanan siyasi partilere, saygımız sonsuz. Bizim geçmişteki kötü tecrübelerimiz var. Bu tecrübeler nedeniyle endişe duyuyoruz. Vatandaşımızın da endişe duyduğunu görüyoruz. Amasra belediye başkanımız, ilçe örgütümüz, milletvekili ve hukukçunuz olarak bizzat kendim, Amasra’da demokratik hakkını kullanan ve bu hakkın sonucuna sahip çıkmak isteyen tüm hemşehrilerim buradalar. Amasra halkının müsterih olmanızı isterim. Türk yargı sistemine, hakimlerimize, savcılarımıza, emniyet teşkilatımıza güveniyorum. Kendi oylarımıza sahip çıkmak için, adliyenin önünde vatandaşlarımızla birlikte nöbet tutmaya devam edeceğiz. İl seçim kurulunun, ilçe seçim kurulumuzun verdiği kararın aynısını vereceğine inanmak istiyorum" şeklinde konuştu.


Oyların sayılması için Ak Parti ve MHP’nin yaptığı itiraz dilekçesini gördüğünü ve oyların yeniden sayılmasını gerektirecek somut bir delil yada durumun olmadığını ifade eden Bankoğlu, "İtiraz dilekçelerini gördüm. Somut bir delil olmadıkça, itirazlar reddediliyor. Aynı karar il seçim kurulunda da verilecektir. İtiraz etmelerinin gerekçesi, yani oyların yeniden sayılması için gösterdikleri bir ek yok. Oyların yeniden sayılmasını isterken, neye dayanarak istiyorsunuz. Bunu kanıtlamanız gerekiyor. Kanıt yoksa, oyların yeniden sayılması da mümkün olmamalıdır" ifadelerine yer verdi.



Ak Parti’den iddialara cevap


Ak Parti İlçe Başkanı Şenol Rıdvan Sert ise oylara müdahale edildiği gibi iddiaların doğru olmadığını belirterek, oyların yeniden sayılması için yaptıkları itirazın en doğal demokratik hakları olduğunu kaydetti. İtirazın farklı anlamlara çekilmek istendiğini vurgulayan Sert, "31 Mart itibariyle bir seçim yaptık. Milletimizin tercihlerine saygı duyuyoruz. Ama biz de demokratik hakkımızı kullanıyoruz. Konuyla ilgili afaki ifadeler nedeniyle bu açıklamayı yapmak istedim. Kamu kurumları yıpratan, oyların çalınacağı, değiştirileceği gibi iddialar, ifadeler nedeniyle bu açıklamayı yapmak istedim. Seçim sonrasında en demokratik hakkımız olan itiraz hakkını kullanmak istedik. Bunun tam tersi olsaydı. Onlar bu haklarını kullanmayacak mıydılar, tabi ki kullanacaktılar. Türkiye’nin 81 ilinde 900’ü aşkın ilçesinde yaşanabilecek bir süreç yaşanıyor. Bu süreç tamamlana, bitene kadar da gerekli haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Sonuçta, İl Seçim Kurulunun, Yüksek Seçim kurulunun vereceği kararlar muteber olacaktır. Biz bu kararlara saygı duyacağız. Yine sonuç değişmezse, rakibimizi tebrik etmekten de geri durmayacağız. Demokratik hakkımızın farklı bir anlama, manaya getirilmesini de hayretle karşılıyoruz. Çünkü en fazla demokrasiyi savunduklarını ifade edenler, demokratik hakkımızı kullanmamız nedeniyle bizi yadırgıyorlar. Yapılan yorumlarda da alakasız yazılar yazılıyor" dedi.



Oy çuvalları devamlı gözlenen odada


Sert, oy çuvallarının bulunduğu odanın kilitli olduğunu ve 2 güvenlik kamerası ve 2 polis tarafından sürekli gözetlendiğini ifade ederek, odaya hiç bir şekilde sivil erişimin bulunmadığını kaydetti.


İlçe Başkanı Sert, "Az önce seçim kurulu reisi hakimi, ilgili müdürle birlikte, bize seçim tutanakları ve oy torbalarının bulunduğu odayı bize gösterdi. Hiçbir şekilde oraya sivil kişilerin erişimi olmadığını, 2 kamera ve 2 emniyet mensubu tarafından oranın devamlı gözlendiğini gördük. Seçim kurulu hakimi ve ilgili müdür nezaretinde, hem belediye başkanı, hem CHP ilçe başkanı hem de CHP milletvekili Aysu Bankoğlu da baktı, gördü. Tüm seçmenlerin, tüm vatandaşların içleri rahat olsun. Demokratik sürecin tamamlanmasını beklesinler. Sonuca herkesin kani geleceğini düşünüyorum" diye konuştu



Amasra’da itiraz gerginliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.
Niğde Niğde’de "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" sergisi açıldı Niğde’de Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yılı dolayısıyla "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" adlı sergi açıldı. Niğde Halk Eğitimi Merkezi tarafından hazırlanan "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" adlı sergi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergide ebru, tezhip ve hüsn-i hat sanatlarıyla hazırlanan toplam 65 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ebru atölyesinde "sabır", tezhip atölyesinde "adalet", hüsn-i hat çalışmalarında ise "tevazu" temaları işlenerek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin "erdem-değer-eylem" anlayışı sanat yoluyla ifade edildi. Niğde Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Orhan Çetin yaptığı konuşmada, Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yılı nedeniyle düzenlenen serginin önemli bir anlam taşıdığını belirterek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin erdem, değer ve eylem anlayışı çerçevesinde sabır, tevazu ve adalet gibi değerleri hayatımızın her alanına yansıtmak ve Peygamber Efendimizin güzel ahlakını toplum hayatında canlı tutmak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Çetin, merkez olarak hayat boyu öğrenme anlayışıyla her yaştan vatandaşa yönelik kültürel, sanatsal ve mesleki kurslar düzenlediklerini ifade ederek, geleneksel sanatların yaşatılması ve değerlerin yeni nesillere aktarılması için çalışmaların sürdüğünü vurguladı. İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek ise serginin hazırlanmasında emeği geçen öğretmenlere, kursiyerlere ve katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, serginin hayırlı olmasını temenni etti. Açılışa Niğde Valisi Nedim Akmeşe’nin eşi Hacer Akmeşe, Niğde Vali Yardımcısı Baha Büyükkaymakçı, Niğde Jandarma Alay Komutanı Gürol Okyar, Niğde Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Çiftçibaşı, İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek, şube müdürleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Diyarbakır Başkan Gündüz: ’’Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın net ve kararlı duruşunu destekliyoruz’’ Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyetinin gücünü ve devletin itibarını hedef alan sorumsuz söylemlere karşı ortaya koyduğu net ve kararlı duruşu güçlü şekilde desteklediklerini söyledi. Son dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından yapılan açıklamaların siyasi eleştiri sınırlarını aşarak doğrudan Türkiye Cumhuriyeti devletini ve milletin iradesini hedef alan bir söylem haline geldiğini belirten Gündüz, ’’Özgür Özel’in Türkiye’yi farklı bir durumda göstermeye çalışması, gerçeklerle bağdaşmadığı gibi aynı zamanda ülkemizin uluslararası itibarı açısından da son derece talihsiz bir yaklaşımdır. Bir siyasetçinin kendi ülkesini bu şekilde karalaması kabul edilebilir değildir. Özgür Özel, yaptığı açıklamalarla Türkiye’yi zayıf, aciz ve çaresiz bir ülke gibi göstermeye çalışmakta, bu söylemlerle hem devlet kurumlarını hem de milletimizin ortaya koyduğu büyük mücadeleyi görmezden gelmektedir. Oysa Türkiye Cumhuriyeti güçlü devlet geleneği, sağlam kurumları ve aziz milletimizin desteğiyle her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek kudrete sahiptir. Bugün savunma sanayiinden güvenliğe, diplomasiden altyapıya kadar pek çok alanda Türkiye’nin elde ettiği başarılar ortadayken, Özgür Özel’in ısrarla karamsar bir tablo çizmeye çalışması yapıcı bir muhalefet anlayışından uzak bir yaklaşımın göstergesidir. Muhalefet görevi ülkesini dünyaya karşı zayıf göstermek değildir. Ancak Özgür Özel, yaptığı açıklamalarla adeta Türkiye’yi kötülemek üzerinden siyaset üretmeye çalışmaktadır. Ne yazık ki Özgür Özel’in söylemleri, Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmekten çok siyasi polemik üretmeye dayanmaktadır. Bu yaklaşım, milletimizin beklentilerine cevap vermekten uzak olduğu gibi Türkiye’nin büyüme ve güçlenme sürecini de görmezden gelmektedir. Türkiye’yi sürekli kriz ve çöküş söylemleriyle anlatmaya çalışan Özgür Özel, aslında kendi siyasi anlayışının ne kadar vizyonsuz olduğunu da ortaya koymaktadır. Gerçek şudur ki Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve her alanda ilerlemeye devam etmektedir. İçler acısı bir tablo varsa, bu tablo Türkiye’deki sorumsuz muhalefet anlayışıdır. Türkiye’yi zayıf göstermek için her fırsatı değerlendiren bu anlayışın başında ise bugün Özgür Özel bulunmaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın devletimizin gücünü ve milletimizin onurunu savunan açıklamalarını destekliyor; Türkiye’yi hedef alan sorumsuz söylemlerin karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Hiç kimse siyasi hesapları uğruna Türkiye Cumhuriyeti’ni küçük gösteremez, milletimizin iradesini itibarsızlaştıramaz. Özgür Özel ve benzeri sorumsuz söylemler karşısında Türkiye’nin gücünü ve devletimizin itibarını savunmaya devam edeceğiz’’ dedi.
Antalya ALKÜ, ÜNİDES’te bölgenin zirve üniversitesi oldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin (ALKÜ) 12 projesi, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. dönemde destek almaya hak kazandı. ALKÜ, bölgedeki üniversiteler arasında en fazla projesi kabul edilen üniversite oldu. ALKÜ, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen ÜNİDES 6. dönem sonuçlarında büyük bir başarıya imza attı. ALKÜ’lü öğrenci topluluklarınca hazırlanan 12 proje destek almaya hak kazanırken, üniversite bu sonuçla bölgedeki üniversiteler arasında en fazla projesi kabul edilen üniversite oldu. Elde edilen bu başarı, ALKÜ’de gelişen proje kültürünü, öğrenci topluluklarının üretkenliğini ve üniversitenin genç odaklı vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. ALKÜ’nün destek almaya hak kazanan projeleri, dijital okuryazarlık, gıda güvenliği, sürdürülebilir tarım, sağlık, gastronomi, bilim, münazara, zekâ oyunları, siber güvenlik ve eğitim gibi farklı alanlara yayıldı. Rektör Türkdoğan: "ALKÜ öğrencileri güçlü bir potansiyele sahip" ÜNİDES’te 12 projenin kabul edilmesiyle büyük bir gurur yaşadıklarını söyleyen ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Bu tablo, ALKÜ öğrencilerinin yalnızca akademik alanda deği,; sosyal fayda üretme, çözüm geliştirme ve yenilikçi bakış açısı ortaya koyma noktasında da güçlü bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi. ALKÜ, öğrenci topluluklarının geliştirdiği projelerle hem üniversite içinde hem de şehir ve bölge ölçeğinde etkisini artırmayı sürdürürken, ÜNİDES 6. dönem sonuçları üniversitenin üretimi teşvik eden, gençlerin fikirlerini destekleyen ve toplumsal katkıyı önceleyen yaklaşımının güçlü bir yansıması oldu. Elde edilen bu başarıyla ALKÜ, proje odaklı öğrenci topluluklarıyla bölgesinde örnek gösterilen üniversiteler arasında yerini bir kez daha sağlamlaştırdı. Öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu başarıların arkasında emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve ALKÜ ailesine teşekkür eder, öğrencilerimizi yürekten tebrik ederim" dedi.