POLİTİKA - 25 Mart 2025 Salı 21:01

Bakan Tunç’tan Özel’e: "(Otel yangını) Bilir kişi rapor geldi, rapor karşısında susuyorsanız o zaman ikiyüzlüsünüz"

A
A
A

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bolu’daki otel yangınına ilişkin İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun tamamlandığını açıkladı. Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek, "Şimdi bakıyorlar ki raporda itiraz edilecek sadece kendi arkadaşları var. Belediyede, itfaiyede sorumlu olmuş. Ama onlar zannettiler ki birileri sorumluluk dışına çıkarılacak. Şimdi sesleri çıkıyor mu? O zaman çıkın. Evet biz yanlış yapmışız. Biz size bu yönde haksızlık yapmışız. Rapor karşısında susuyorsanız o zaman ikiyüzlüsünüz" dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da AK Parti İl Başkanlığı’nın geleneksel iftar yemeğinde konuştu. Tunç, Türkiye’nin fiziki ve demokratik kalkınmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, ülkenin dört bir yanının büyük projelerle donatıldığını belirterek, yapılan yatırımların yanı sıra demokratik reformlara da büyük önem verildiğini vurguladı. Bakan Tunç, sadece altyapı ve üst yapı çalışmalarına odaklanmadıklarını belirterek, "Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. Reformlar yaptık, kanunlarımızı yeniledik. Anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmak ve darbecilere geçit vermemek adına milletimizin onayıyla önemli anayasa değişiklikleri gerçekleştirdik" dedi.

"Türkiye’nin kalkınmasını istemeyenler hep engellemek istedi"

Bakan Tunç, Türkiye’nin ilerlemesini istemeyenlerin çeşitli yollarla iktidarı devirmeye çalıştığını ifade ederek, "Ülkemizin her bir yanı eserlerle donatıldı. Büyük eserlerle, hayal dahi edemeyeceğimiz dünyanın en büyük havalimanları, dünyanın en büyük köprüleri, enerji projeleri. Organize sanayi bölgelerini dolduran fabrikalar, üniversiteler, okullar, barajlar, sanayi tesisleri, limanlar, her yeri eserle donattık. Türkiye’nin fiziki kalkınmasını sağlarken sadece altyapı, üst yapı çalışmalarıyla, fiziki kalkınmayla yetinmedik. Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. Reformlar yaptık. Kanunlarımızı yeniledik. Anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmak darbecilere bir daha geçit vermemek için milletimizin onayıyla önemli anayasa değişiklikleri, reformlar gerçekleştirdik. Yargı birliğinin sağlanmasından tutun da temel hak özgürlüklerinin daha da kuvvetlendirilmesine varıncaya kadar her alanda büyük reformlara milletimiz sayesinde imza attık. Ve anayasamızı darbeci anlayıştan, vesayetçi anlayıştan arındırmanın gayreti içerisinde olduk. Ülkemizi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturma mücadelesi yaparken bunu hazmedemeyenler oldu. Türkiye’nin gelişmesini, kalkınmasını istemeyenler hiç boş durmadılar. Partimize kapatma davası açtılar. Hem de iki kere, üç kere dava başladı. Kurucu üyelerimiz var burada. AK Parti’nin kurucu üyeleri arasında başörtülü var diye bu partiye kapatma davası açtı o günkü vesayetçi yargı anlayışı. Biz bunları unutmadık. 367 krizleri. E-Muhtıralar. MİT krizi, Gezi olayları, ekonomide en parlak olduğumuz dönemde faizlerin yüzde 5’e düştüğü, enflasyonun yüzde 5’e düştüğü, dünya projelerinin temellerinden atıldığı bir parlak dönemde sokak olaylarıyla iktidara devirebileceklerini zannettiler. Başarabildiler mi? Başaramadılar. Sonrasında masa başında acaba yaşarabilir miyiz? 17-25. Emniyet yargı darbesiyle acaba Recep Tayyip Erdoğan’ın önünü kesebilir miyiz diye çabaladılar. Onu da başaramadılar. Sonrasında terörü azdırdılar ve sonrasında da 15 Temmuz hain kalkışmasıyla bu ülkenin istiklaline ket vurmak istediler. Bu ülkenin yönetimini yabancılara peşkeş çekmek istediler. Orta Doğu’daki planlarını bozmak isteyen bir yönetimi artık burada sona erdirmek istediler. Adeta güneyimizde bir terör devletinin kurulması için Türkiye’yi engel olarak görenler Türkiye’deki taşeronlarını kullanarak 15 Temmuz ayı kalkışmasını sağladılar. Başardılar mı? Milletimizin o kahramanlığıyla o gece karartılmak istenen Türkiye’miz milletimiz sayesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle aydınlığa kavuştu" dedi.

"Terör belasını ülkemizden köküyle sökeceğiz"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yola devam ettiklerini belirterek, Cumhur İttifakı’nın Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme sürecine girdiğini vurguladı. Bakan Tunç, bu süreçte milletin birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini ifade etti. Bakan Tunç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçen ekim ayında yaptığı grup konuşmasının ardından "Terörsüz Türkiye" sürecinin başladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu sürece kararlılıkla destek verdiğini söyleyen Tunç, milletin etnik köken gözetmeksizin birlik içinde olması gerektiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle yolumuza devam ediyoruz. İnşallah Cumhur İttifakı’yla Türkiye yüzyılının temellerini attık, şimdi inşa süreci başladı. Ve bu inşa sürecinde millet birlik ve beraberlik içerisinde olacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz. Sayın Bahçeli’nin Ekim ayında yaptığı grup konuşmasından sonra başlayan bir süreç var. Terörsüz Türkiye süreci. Sayın Cumhurbaşkanımızın da koyduğu iradeyle inşallah 40 yıldan bu yana bu ülkenin başına musallat olan gelişmemizin kalkınmasının önünde en büyük engel olan binlerce insanımızın, binlerce askerimizin, polisimizin, sağlık memurumuzun, öğretmenimizin, hakimimizin, savcımızın şehit olmasına neden olan o terör belasından da milletimizi kurtaracağız inşallah. Ülkemizi o beladan kurtaracağız. Onun eşiğindeyiz ve inşallah milletçe etnik kökeni ne olursa olsun hiçbir ayrım gayrım yapmadan birliğimizi kuvvetlendireceğiz. Terörü ülkemizden milletimizin arasından o fitne yuvasını çıkarıp atacağız. Ülkemizi huzurlu bir geleceğe kavuşturacağız. Çocuklarımızın, gençlerimizin daha huzurlu ve daha güvenli bir Türkiye’de, Türkiye Yüzyılını inşa etmelerinin yolunu açacağız inşallah. Bunu hep beraber yapacağız. Bu yöndeki kararlılığımız hız kesmeden devam ediyor."

"Dünya soykırıma sessiz kalıyor"

Adalet Bakanı Tunç, Ramazan ayında Filistin’de yaşanan trajediye dikkat çekerek, uluslararası sistemin adaletsizliğini vurguladı. Tunç, Gazze’de yaşananların uluslararası sözleşmelere aykırı bir soykırım olduğunu belirtti. Gazze’de 500 günü aşkın süredir devam eden saldırılarda binlerce masum insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Bakan Tunç, şunları söyledi:

"Mübarek Ramazan ayındayız. Yaklaşık 500 gün geçti. Gazze’de, Filistin’de maalesef bir dram yaşanmaya devam ediyor. Dünyanın gözü önünde bir soykırım işlemeye devam ediyor. Soykırım sözleşmesi, uluslararası sözleşmedeki bütün unsurları ihlal eden bir terör devleti var karşımızda. Mübarek Ramazan’a girdiğimizde bir gecede 400 Filistinli kadın demeden, çocuk demeden, şehit eden katiller var maalesef. İşte dünyanın maalesef sesi çıkmıyor. Uluslararası hukuku tanıyan yok. Uluslararası Adalet Divanı tedbir kararları verdi. Uygulanan yok. Uluslararası Ceza Mahkemesi o katillerle ilgili, o soykırımcılarla ilgili yakalama kararları çıkardı. Uygulama kabiliyeti yok. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız her defasında her kürsüde, Birleşmiş Milletler Kürsüsü’nde dahil olmak üzere uluslararası sistem adil değil. Uluslararası sistem mutlaka revizyona tabi olmalıdır, tutulmalıdır. Daha adil bir dünya mümkündür derken işte bunu kastediyorum. Bunu başarabilmek için de Türkiye’nin daha güçlü olması lazım. Daha çok çalışmamız lazım. 23 yılda çok mesafeler aldık. Darbeci, vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Her alanda tarihe gömdük. Bugün Türkiye’nin önü her zamankinden daha parlak ve aydınlık. Geleceğimize güveniyoruz. Gençlerimize güveniyoruz ve Türkiye’yi inşallah rahmet ve Özal’ın dediği gibi. Çağ atlayan bir Türkiye. Türkiye yüzyılının inşa edildiği Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu iradeyle Türkiye Yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz inşallah. Bundan hiç şüpheniz olmasın. 2028’e kadar çok çalışacağız. Seçimsiz geçecek önümüzde bir üç yıllık bir süre var. Milletimiz için eser üreteceğiz. Geçmiş sıkıntılardan kaynaklanan, çevremizdeki savaşlardan kaynaklanan, pandemiden kaynaklanan, 6 Şubat depremleriyle 11 vilayetimizin yerle bir olmasından kaynaklanan ekonomideki azalmayı, halkımızın alım gücündeki azalmayı artıracağız. Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara nasıl indirmişsek yine indireceğiz ve işçimizin, memurumuzun, emeklimizin alım gücünü artırarak yolumuza devam edeceğiz inşallah. Ve 2028’e geldiğimizde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhur İttifakı ile birlikte Türkiye’nin lideri, dünya lideri olarak devam etmesini sağlayacağız."

"Bartın, kalkınma hamlesinden payını almaya devam edecek"

Bakan Tunç, Bartın’ın AK Parti döneminde büyük yatırımlar aldığını belirterek, şehrin her köşesinde önemli eserler bulunduğunu söyledi. Tunç, eğitimden ulaşıma, sanayiden altyapıya kadar birçok alanda Bartın’a yatırım yapıldığını vurguladı. Bartın’ın AK Parti’nin eser siyasetinden nasibini almaya devam edeceğini belirten Bakan Tunç, "Bu gelişme ve kalkınma hamlesinden Bartın’ımız nasibini almaya devam edecek. Çok eserler ürettik. Bartın’ın her bir köşesine, neresine baksanız AK Parti’nin eserleri vardır. Okullar var, üniversiteler var, tüneller var, barajlar var, limanlar var. Organize Saray Bölgesi’nde fabrikalar var, köprüler var, yollar var, köyde çalışmalar var, belde çalışmalar var. Saymakla bitmez. AK Parti siyaseti eser siyaseti" dedi.

"Amasra kazası için yargı süreci işliyor"

Amasra’da 43 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin yargı sürecinin devam ettiğini hatırlatan Tunç, şehit madencilerin aileleriyle yakından ilgilenmeye devam edeceklerini belirtti. Tunç, "Bazıları her olay üzerinden siyaset yapıyor. Amasra’da bunu yaptılar, şimdi Kartalkaya’daki otel yangınında da aynısını yapıyorlar. Ancak biz hizmet üretmeye ve halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz." Birileri şunu demiş. Birileri bunu karalamış. Hiç bizim umurumuzda değil. Yerel siyasette bir takım laflar atılıyormuş. Yargı kararları üzerinden işte Amasra’daki kazayla ilgili verilen kararla ilgili olarak; yargının verdiği kararla ilgili olarak ne yapabilirsiniz? Tarafsız da bağımsız yargı. Deliller ortada. Ve ona göre bir karar veriyor. 43 madencimizi şehit verdik. Amasra kazasında. Rabbim mekanlarını cennet eylesin. Yakınlarına, ailelerine bir kez daha baş sağlığı diliyoruz. Her birini evlerinde ziyaret ettik. Her zaman onlar bizim başımızın tacı. Yakından ilgilenmeye hep devam edeceğiz. Bir daha böyle elim kazalar ülkemizin başına gelmesin. Bütün temennimiz, duamız bu. Çok dikkatli katli olunması gereken bir çalışma. Yargı süreci devam ederken, henüz yerel mahkeme karar vermiş. Bu kararın denetimi bir üst mahkemede, istinaf mahkemesinde. 3 yıldan 17 yıla kadar hapis cezaları alan sorumlular var. Sayın Cumhurbaşkanımız kaza gününün hemen sabahında Bartın’a geldiğinde, Amasra’ya geldiğinde sorumlulardan hesap sorulacak demişti. Evet sorumlulardan kim hesap soracak? Yargı hesap soracak. Ve yargı bir sonuca vardı. Şimdi bu sonucu denetleyecek olan bir üst mahkeme. Onun da bir üstü Yargıtay. Dolayısıyla bu süreçleri bağımsız ve tarafsızca sürdüren bir yargı ortadayken gelip burada milletvekillerimize, siyasete, AK Parti’ye çamur atmak onlara hiçbir şey kazandırmaz. Biz şehit madencilerimizin hakkını, hukukunu sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz inşallah. Hiç şüpheli olmasın. Biz onlar bizim kardeşlerimiz. O şehitlerimizin mesajlarını ben silmiyorum. Öncesinde görüştüğümüz kardeşlerimiz cep telefonumda duruyor hala. Görüştüğümüz, birebir irtibatlı olduğumuz Allah rahmet eylesin. Kim onların hakkını savunamaz? Böyle bir şey düşünülebilir mi? Ama birileri işte bunun üzerinden siyaset yapıyor. Sadece Amasra ile ilgili değil" ifadelerini kullandı.

"Bu ülkenin ana muhalefetinin genel başkanı alçakça bir tutum içerisine girdi"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kartalkaya’daki otel yangınında hayatını kaybeden 78 kişi üzerinden siyasi polemik yapılmasını sert bir dille eleştirdi. Tunç, ana muhalefet partisi liderinin, yargıya müdahale edilmek istendiği yönündeki açıklamalarını "alçakça bir tutum" olarak nitelendirdi. Kartalkaya’daki facianın ardından İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporunun hazırlandığını ve sorumluların tespit edildiğini belirten Tunç, şu ifadeleri kullandı:

"Aynı siyaseti Kartalkaya’daki otel yangınında da yaptılar. Hala değil mi? Kazadan bu yana hep onun üzerinden, 78 canımız üzerinden polemik yapmaya utanmadan, sıkılmadan bu ülkenin ana muhalefetini genel başkanı grup kürsülerinden birilerinin yargıdan kaçırılmak istendiğini ima ederek alçakça bir tutum içerisine girdi. 78 canımız, 36’sı çocuk. Ucu nereye dokunursa dokunsun diyoruz. Ama o hayır diyor. Ucu şuraya dokunmasın. Oraya dokunursa ben bu raporu kabul etmem diyor. Sen mi karar vereceksin ona. Ona yargı karar verecek. Ona mahkeme karar verecek. Bilirkişi raporu geldi. Bilirkişi raporu. Kimlerin, hangi kurumların sorumlu olduğunu belirledi. Neredeyse bir hafta oluyor. Neden hiç sesiniz çıkmıyor? Ucu nereye dokunursa dokunsun dedik. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bilirkişileri raporu ortaya çıkardı ve şimdi bakıyorlar ki raporda itiraz edilecek sadece kendi arkadaşları var. O da dahil olmuş. Belediyede, itfaiyede sorumlu olmuş. Ama onlar zannettiler ki birileri sorumluluk dışına çıkarılacak. Şimdiki sesleri çıkıyor mu? O zaman çıkın. Evet biz yanlış yapmışız. Biz size bu yönde haksızlık yapmışız. Rapor geldi. Evet detaylı bir şekilde incelenmiş. 200’den fazla sayfa var, bütün mevzuat incelenmiş ve buna göre bir rapor oluşmuş ve mahkemede bunu takdir edecek. İtirazlar olabilecek. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan rapor karşısında susuyorsanız o zaman ikiyüzlüsünüz. İşte bunlar böyle. İşlerine geldikleri zaman yargı iyi, işlerine gelmedikleri zaman kötü."

"Adli soruşturmalar üzerinden, propaganda yaparak, sokakları terörize ederek marjinal grupları polisimizle karşı karşıya getirerek bir yere varılamaz"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul’daki soruşturmalar üzerinden siyasi algı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek, bu sürecin tamamen hukuki çerçevede ilerlediğini vurguladı. Bakan Tunç, İstanbul’da yürütülen soruşturmaların siyasi bir operasyon değil, hukuki bir süreç olduğunu belirtti. Tunç, soruşturmaların adil bir şekilde yürütüldüğünü ve delillere dayanarak karar verileceğini ifade ederek, bazı grupların soruşturmaları bahane ederek kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını belirtti ve ülkenin huzurunu bozma girişimlerine karşı devletin kararlı duruş sergileyeceğini söyledi. Tunç, "Aynı şekilde İstanbul’daki soruşturmalarla ilgili de öyle. Adli soruşturmaların üzerinden sanki böyle bir siyasi soruşturmaymış gibi bir algı oluşturma çabası içerisindeler. Bu tamamen adi bir olay. Terör soruşturması var, bir de yolsuzluk soruşturması var. Bu ülkenin insanlarının hakkını, hukukunu, İstanbul’unun 16 milyon, İstanbul’lunun hakkını, hukukunu kim savunacak? Eğer onun parası çalınıyorsa onun imkanları bir yerlere peşkeş çekiliyorsa ve bu konudaki kuvvetli şüphe, ihbarlar yargıya intikal ediyorsa ve yargı savcılar, cumhuriyet savcıları onlara hasır altı edecek? İnceleyecek, soruşturacak ve bir karara varacak. Dolayısıyla biz burada kim suçlu, kim suçsuz diyebiliyor muyuz? Buna yargı karar verecek. Sen daha dosyanın içerisindeki delillere vakıf olmadan, dosyayı görmeden kişilerin savunması alınmadan, iddiaları görmeden direkt hüküm vererek peşin bir yargıyla, yargıyı suçluyorsun, tehdit ediyorsun ve Sayın Cumhurbaşkanımızla bu soruşturmaları ilişkilendiriyoruz. Bekleyeceksin, sabırla bu ülkenin hakim ve savcıları dosyaya göre karar verir. Delillere göre karar verir. Varsa bir suç davayı açar. Yoksa da gereğini yapar. Dolayısıyla burada adli soruşturmalar üzerinden, propaganda yaparak, sokakları terörize ederek marjinal grupları polisimizle karşı karşıya getirerek bir yere varılamaz. Bu ülkenin huzurunu ve güvenliğini bu millet size bozdurmaz ve bozdurmayacak" ifadelerini kullandı.

Rıdvan Bostancı - Onur Altındağ

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Büyükşehir ekipleri gece boyunca temizlik çalışması gerçekleştirdi Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların güne temiz bir kentte başlaması için gece saatlerinde cadde ve kaldırımlarda kapsamlı temizlik çalışması yürüttü. 24 saat esasına dayalı mesaiyle sürdürülen çalışmalarla kent genelinde sokaklar sabaha kadar titizlikle yıkandı ve düzenlendi. Aydın Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sürdürdüğü temizlik çalışmalarıyla Aydın’ın dört bir yanında titiz bir çalışma yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin planlı ve koordineli programı kapsamında cadde ve bulvarlardan kent mobilyalarına kadar her nokta düzenli olarak temizleniyor. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, vatandaşların her sabah temiz bir Aydın’a uyanabilmesi için 24 saat esasına dayalı mesai gerçekleştiriyor. Rutin temizlik uygulamalarının yanı sıra detaylı bakım ve kapsamlı temizlik çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm ilçelerde çalışmaların devam edeceğini belirtti ve "Pırıl pırıl bir Aydın için çalışmaya devam ediyoruz. Mesai mefhumu gözetmeksizin sürdürdüğümüz çalışmalarımızı tüm ilçelerimizde eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Ancak kentimizi temiz ve düzenli tutmak yalnızca belediyenin değil, tüm hemşehrilerimizin ortak sorumluluğudur. Aydınımız için güç birliğiyle hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Tekirdağ Tekirdağ’da 4 araçlı zincirleme kaza: 5 yaralı Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde çevreyolunda meydana gelen 4 araçlı zincirleme trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Kaza, Süleymanpaşa ilçesi çevreyolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre M.K. idaresindeki 59 RA 276 plakalı otomobil, Malkara istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeyken yol üzerinde bulunan bir kutuyu fark ederek durakladı. Bu sırada aynı yönde ilerleyen O.M. yönetimindeki 59 YL 858 plakalı araç, öndeki otomobilin arka kısmına çarptı. Zincirleme şekilde devam eden kazada, yine aynı istikamette seyreden S.İ.S. idaresindeki 59 KL 594 plakalı araç da çarpışmaya karıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç refüjü aşarak karşı şeride geçti ve İstanbul’dan Malkara yönüne seyir halinde olan B.B.G. yönetimindeki 34 ESM 084 plakalı araçla kafa kafaya çarpıştı. Kaza anı çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde araçların peş peşe çarpıştığı ve bir aracın refüjü aşarak karşı şeride geçtiği anlar yer aldı. Kazada O.M., B.B.G., S.G., S.İ.S. ve D.Y. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Tekirdağ Şehir Hastanesi ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralıların görünüş itibariyle hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kazaya karışan araçlar çekici yardımıyla kaldırıldı. Kaza nedeniyle kara yolunda trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
Eskişehir "İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü tarafından 3 Mart Dünya İşitme Günü kapsamında "İşitme Kayıplı Çocukla Çalışmak: İşitme Kaybı ve Eğitsel Müdahaleler" başlıklı seminer düzenlendi. Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon yaptı. Seminere konuşmacı olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz katıldı. Etkinliğe çok sayıda öğretim elemanı ve öğrenci katılım gösterdi. Dr. Öğr. Üyesi Öz: "İşaret diline dayalı ve sözel dile dayalı iki temel yaklaşım var" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz konuşmasında işitme kayıplı çocuklara yönelik yaklaşımları şu sözlerle anlattı: "İşaret diline dayalı yaklaşımlar ve sözel dile dayalı yaklaşımlar olmak üzere iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Ülkemizde geçmişte işaret diline karşı ciddi bir önyargı vardı ancak son yıllarda bu önyargının büyük ölçüde kırıldığını söyleyebiliriz. Buna rağmen alanda yeterli sayıda uzman bulunmaması önemli bir sorun olarak devam etmektedir. İşitme kayıplı çocukların erken dönemde taranması ve tanılanmasıyla birlikte sözel yaklaşımlar günümüzde daha baskın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. İşitsel-sözel terapi aslında aile merkezli bir yaklaşımdır. Haftada iki saatlik bir eğitimle ana dil öğretmenden öğrenciye kazandırılamaz. Bu nedenle aileyi sürece aktif olarak dahil ediyoruz. Ailelerin, çocuklarının dil, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirirken birincil kolaylaştırıcı olmalarına rehberlik ediyoruz. Günlük rutinler içinde bu becerileri destekleyecek ortamların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz." İşitsel-sözel terapi stratejileri ele alındı Seminerde işitsel-sözel terapi kapsamında kullanılan stratejiler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Hata analizi sürecinde "Ne duydun?" sorusunun kullanılmasının ve çocuğun kendi işitmesine güveninin desteklenmesinin önemine değinildi. Yeni bilgilerin çocuğun mevcut bilgileri üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulanırken, özellikle eylem ve kavramların öne çıkarılmasının dil gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Dil gelişiminde önce alıcı dilin (anlama), ardından ifade edici dilin geliştiğini belirten Öz, çocuğun çıkardığı sesleri taklit etme, genişletme yöntemiyle ifadeye yeni kelime ekleyerek modeli zenginleştirme ve hataları doğrudan eleştirmek yerine doğru biçimi model olarak sunma gibi stratejilere dikkat çekti. Ayrıca yansımalı kelimelerle ses-nesne ilişkisi kurma, uygun mesafe ve gürültü kontrolü sağlama, sözel yönlendirme yapma, işitsel tamamlama etkinlikleri uygulama, duraklama ve beklenti oluşturma yoluyla ortak dikkati destekleme, gerektiğinde görsel stratejilerden yararlanma ve nesneye işaret ederek ortak dikkat başlatma gibi uygulamalara da yer verildi.
İstanbul Bakan Gürlek’ten Sultangazi etkinlik çadırı ziyareti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sultangazi etkinlik çadırında vatandaşlarla bir araya gelerek Ramazan coşkusuna ortak oldu. İlçe sakinleriyle bol bol sohbet eden Bakan Gürlek, toplumsal huzurun teminatının adalet duygusu olduğunu vurguladı. On bir ayın Sultanı Ramazan’da Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i ağırladı. Bakan Gürlek, Belediye Başkanı Dursun ile ilçedeki çalışmalar ve projeler üstüne verimli bir görüşme gerçekleştirdi. Ardından Bakan Gürlek ve Başkan Dursun, İstanbul 2 Nolu Barosunun iftarına katıldı. Etkinlik Çadırı’nda Ramazan coşkusu Bakan Gürlek daha sonra her akşam birbirinden renkli faaliyetlerin olduğu Ramazan etkinlik çadırına geçerek Sultangazililerle bir araya geldi. Bakan Gürlek ve Belediye Başkanı Dursun ile karşılaşan ilçe sakinleri bol bol hatıra fotoğrafı çekildi. Bakan Gürlek, özellikle minik misafirleriyle yakından ilgilenerek onlarla sohbet etti. İyilik Kumbarası İyilik Kumbarası’nda biriken iyilikler, her akşam olduğu gibi çocukların ismiyle birlikte okundu. Çocukların günlük hayatta yaptıkları iyilik, ‘İyilik Kumbarası’nda karşılık buldu. İyilikler, bisiklet ile ödüllendirildi. Çocukların bisikletlerini Bakan Akın Gürlek takdim etti. Ardından alanı gezen Bakan Gürlek, atölye etkinliklerine katılan ailelerle sohbet etti. "Kapımız herkese açık" Toplumsal huzurun teminatının adalet duygusu olduğuna işaret eden Bakan Gürlek, "Adalet Bakanlığı olarak adalet terazisinin şaşmaması içindir. Bizim sorumluluğumuz hukukun herkese eşit uygulanması içindir. Benim Adalet Bakanlığımda hukukun herkese eşit uygulandığını göreceksiniz. Kim mağdursa beni bulsun. Kapım her zaman açık. Toplumsal huzurumuzu kalıcı kılacak şey adalet duygusudur. Bu mübarek ay kalplerimizi yumuşatsın, dilimizi güzelleştirsin, saflarımızı sıklaştırsın, sofralarımızı bereketlendirdiği gibi inşallah ülkemizin de yarınları bereketlensin" diye konuştu. Dayanışma ayı Ramazan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Ramazan’ın tüm güzel duygularını birlikte paylaşıyoruz. Etkinlik çadırımızda sevilen isimleri komşularımızla buluşturarak "Aile Sıcaklığında Bir Ramazan" geçiriyoruz. Hemşehrilerinin dertleriyle dertlenen, Ramazan’ı güzel geçirmemizde katkısı olan sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz. Sultangazi’nin herhangi bir köşesinde bir garip varsa ve biz bundan haberdar değilsek sorumluluk bize aittir. Bizler belediye olarak üzerimize düşen görevleri yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Bursa Vakıfköy ruhu yeni destanlar yazacak Vakıfköy Orhan Özselek Tesisleri’nde incelemelerde bulunan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor’u yeniden zirveye taşıyacak sporcuların buradan yetişeceğini söyledi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Bursaspor Gençlik Geliştirme Program Sorumlusu Mesut Ünal ve yöneticilerle birlikte Vakıfköy Orhan Özselek Tesisleri’nde devam eden yenileme çalışmalarını inceledi. Bursaspor’un şehrin en önemli değerlerinden birisi olduğunu vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursaspor, şehrimizin kimliğinin en önemli parçalarından birisi. Dolayısıyla bu sevda, bu şehir ve bu arma her zaman en iyisini hak ediyor. Bu farkındalıkla Bursaspor’a her zaman destek olmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi takımımız ile her türlü kampanyaya, projeye, öncülük etmeyi sürdüreceğiz. Özellikle kalıcı iyileştirmeler ile Bursaspor’umuzun geleceğine katkı sağlıyoruz" dedi. Vakıfköy Orhan Özselek Tesisleri’nin sadece Bursa’nın değil Türkiye’nin en önemli sporcu yetiştirme merkezlerinden birisi olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Türk Futbolunda Anadolu devrimini gerçekleştirerek şampiyonluk kupasını şehrimize getiren çocuklarımız buradan yetişti. Buradan yetişecek evlatlarımızın yeni bir destan yazacağına, Bursaspor’un ikinci şampiyonluğunun mimarları olacağına inancımız tam. Bundan dolayı sporcularımızın imkânlarını iyileştirmek, tesislerimizi daha verimli ve konforlu hale getirmek için yürüttüğümüz çalışmalar devam ediyor. Suni Çim Sahası’nı yeniledik. Bununla birlikte tesislerimizin tamamında bakım onarım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bursaspor’un hak ettiği yere gelmesi için yoğun çaba sarf eden bir yönetimi var. Biz de bu süreçte Bursasporumuza her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz" diye konuştu. Vakıfköy’ün Türk futboluna yeni yıldızlar yetirmeye devam edeceğini vurgulayan Bursaspor Başkanı Enes Çelik, "Yıldırım Belediyesi’nin öncülüğünde tesislerimizde muhteşem bir yenilemeler yapılıyor. Tesislerimizin çehresi değişiyor, konforu artıyor. Ben, Oktay Yılmaz’a Bursaspor’umuza ve ülke sporunun geleceğine yaptığı katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Yeni şampiyonların buradan çıktığını hep birlikte göreceğiz" dedi.