ASAYİŞ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 20:17

Bartın’da sel alarmı ucuz atlatıldı: Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı

A
A
A
Bartın’da sel alarmı ucuz atlatıldı: Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı

Bartın’da sarı kodla yapılan sağanak uyarısının ardından il genelinde 5 anayol su altında kalırken, sağlık ocağı ve bir araçta mahsur kalan toplam 32 kişi kurtarıldı. 15 ev ve iş yerinin su basmasına ve bir yolda çökmeye neden olan yağışların faciaya dönüşmesini ise kentteki boş barajlar ve tersi bentlerinde suyun hızının düşürülmesi önledi.


Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından öğlen saatlerinde Bartın için sarı kodla sağanak yağış uyarısının ardından Bartın Valisi Nurtaç Arslan önderliğinde koordinasyon sağlanarak, harekete geçildi. AFAD, DSİ, Karayolları, İl Özel İdaresi, polis, jandarma ve belediye çalışanlarından oluşan toplam 150 araç ve 7000 personelden oluşan ekipler, alarma geçti. Öğleden sonra şiddetini arttıran sağanak yağışlar nedeniyle Bartın ırmağını besleyen dere ve çaylarda taşma yaşandı. Yaka sellerinin de etkisiyle Kozcağız Belde merkezinde, Bartın’ın Terkehaliller ve Topalali köyleri ile Arıt bölgesinde yaka selleri yaşanırken, çok sayıda tarım arazileri, ormanlık alanlar ve meyve bahçeleri, mahalle ve karayolları su içerisinde kaldı.


Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı


Ekipler, artan yağışla birlikte peş peşe gelen toplam 27 ihbara müdahale etti. Bartın ve Kozcağız beldesi ile Amasra ilçesinde yaşanan toplam 5 anayol, 15 ev ve işyerine su baskını ve, Ulus ilçesinde 1 yol çökmesi yaşanırken, ekipler Kozcağız Sağlık Ocağı’nda ve Bartın Dırazlar Köyü’nde araç içerisinde bulunan toplam 32 kişiyi ise sağ salim kurtarmayı başardı.


Koordinasyon merkezinden ihbarları ve müdahaleleri takip eden Bartın Valisi Nurtaç Arslan, su baskınlarının yaşandığı bölgelerde inceleme yaptı. Vali Arslan, Kozcağız Sağlık Ocağı’nda mahsur kalan 30 sağlık çalışanı ve hastanın başarılı şekilde tahliye edildiği bölgede inceleme yaparak, olayın sebebi ve yürütülen çalışmalar konusunda bilgi aldı.


Vali Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, metrekareye saatte 45 kilogram yağmurun düştüğünü belirtrek ’’Hepimize geçmiş olsun. Meteorolojinin bize saat öğlen saat 12:00 sıralarında sarı kodla uyarı vermesinin ardından bizde hızlıca gereken uyarılarımızı yaparak, koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Yaka selinden kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz. Şuan 27 ihbar var. Yaklaşık 700 personel ve 150 araçla sahadayız. AFAD, DSİ, karayolları, İl Özel İdaresi, belediyelerimiz, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla sahadayız. Şuan için büyük bir sıkıntı söz konusu değil, bir araç mahsur kalmıştı onu da kurtardık. Vatandaşlarımızın ihtiyaç yaşaması durumunda Kredi Yurtlar Kurumu’nda misafir olabilirler. Allah beterinden korusun’’ diye konuştu.


Faciayı barajlar ve tersib bentleri önledi


Meteorolojik verilere akşam saatlerinde yağışın sona ermesini beklediklerini kaydeden Vali Arslan, faciaya yol açacak sel, su baskını ve taşkınların oluşmamasında ise daha önceden yapılan barajlar ve tu tersib bentlerinin etkisi olduğunu kaydetti.


Yağış beklenmiyor, taşkın tehdidi sürüyor


Yağışa rağmen şehirdeki 3 barajın da doluluk oranının yüzde 25-30 olduğunu ifade eden Arslan, barajlarda ve tersib bentlerinde tutulan suyun debisinin düşürülmesi ile yıkım ve hasarın en aza indirildiğini de sözlerine ekledi.


Öte yandan akşam saatlerinde yağmurun şiddeti azalırken, yağış durma noktasına geldi. Şehrinin ortasından ikiye bölen Bartın Irmağını besleyen Avu, Arıt, Karaçay gibi derelerin yüksek su seviyesi ve debi nedeniyle sel riski henüz geçmezken, ekipler tarafından ırmak ve derelerdeki su seviyesi sürekli gözetim altında tutuluyor. Yarım saatte bir ırmak çevresinde devriye atan ekipler, su seviyesini kontrol edip, fotoğraflayarak, koordinasyon merkezine bilgi veriyor


(SD-SD-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ziraat Türkiye Kupası: Trabzonspor: 1 - Konyaspor 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor ile Konyaspor, Antalya’da karşı karşıya geliyor. Mücadelenin ilk yarısı Trabzonspor’un 1-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 1. dakikada Konyaspor tribünlerinden sahaya atılan meşaleler nedeniyle hakem Halil Umut Meler, oyunu kısa süreli durdurdu. 6. dakikada Konyaspor’da Gonçalves’in savunma arkasına gönderdiği topta Bardhi, kaleciyle karşı karşıya kaldı. Bardhi’nin şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 10. dakikada Trabzonspor’da Zubkov’un pasında ceza sahası dışında topla buluşan Muçi’nin şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 18. dakikada Trabzonspor, sağ kanattan gelişen atakta Pina’nın ortasında Onuachu’nun kale alanı önünden yaptığı vuruşla golü buldu. 1-0 25. dakikada Konyaspor atağında Uğurcan’ın sağ taraftan ortasında Bardhi’nin uzak direk dibinden yaptığı vuruşta meşin yuvarlak az farkla üstten auta çıktı. 36. dakikada Trabzonspor’da Onuachu’nun kafa vuruşunda kaleci Bahadır gole izin vermedi. Stat: Corendon Airlines Park Hakem: Halil Umut Meler, Çağlar Uyarcan, Bersan Duran Trabzonspor: Onana, Pina, Nwaiwu, Savic, Mustafa Eskihellaç, Folcarelli, Bouchouari, Zubkov, Muçi, Augusto, Onuachu Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Anthony Nwakaeme, Ozan Tufan, Lovik, Onuralp Çakıroğlu, Umut Nayir, Oulai, Salih Malkoçoğlu, Boran Başkan Teknik Direktör: Fatih Tekke Konyaspor: Bahadır, Uğurcan, Adil, Nagalo, Berkan, Jevtovic, Melih, Deniz, Gönçalves, Bardhi, Muleka Yedekler: Deniz Ertaş, Yasir Subaşı, Jo Jin-Ho, Rayyan Baniya, Yusuf Andzouana, Arif Boşluk, Sondre Svendsen, Bjorlo, Olaigbe, Kramer Teknik Direktör: İlhan Palut Gol: Onuachu (dk. 18) (Trabzonspor) Sarı kartlar: Bouchouar, Savic (Trabzonspor), Uğurcan Yazğılı, Jevtovic (Konyaspor)
Ankara Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Türkiye’ye dönüşlerinin ardından HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından karşılandı. Gazze’ye insani yardım götürmek için Global Sumud Filosu ile çıktığı yolculuğunda İsrail saldırısıyl alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, diplomatik girişimler sonucunda Türkiye’ye getirildi. HAK-İŞ’e bağlı sendika başkanları ve üyeleri tarafından karşılanan Arslan, yaptığı konuşmada, dünyanın Sumud Filosu’nda yaşananları bilmesi gerektiğinin altını çizdi. Arslan, "Bunu teşkilatlarımızın dünyanın bilmesi gerekiyor. Gerçekten Sumud için Siyonist devletinin yapmış olduğu hazırlıklar bir plan dahilinde yapılmış. Gemilere müdahaleden başlayarak sınır dışı edildiğimiz saate kadar her şey planlanmıştı. Bir dakikası bile boş geçmeyen işkenceler, hakaretler, aşağılanmalar, bir insana yapılmaması gereken ne varsa hepimize uygulandığı bir süreç yaşadık. Bunların böyle olduğunu biliyorduk. Ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Geçen yıl Sumud 1’de yaşananların on katı değil yüz katını yaşattılar. Neden? Sumud onlar için büyük bir baş belası. Sumud bir ateşkesin kısmen de olsa sağlanmasını gerçekleştirmişti. Yardımların kısmen de olsa gitmesini sağlamıştı. Uluslararası toplumun Filistin konusunda inanılmaz duyarlılık oluşturmuştu. Ve bütün dünya ayağa kalkmıştı" dedi. "Amacımız, bir duruş ortaya koymak ve bunun karşılığında onurumuzu, yerlere süründürmeden dik durabilmekti" Sumud’un İsrail güçlerine karşı olan duruşuna değinen Arslan, "Ama Sumud’un ilkesi şu; ‘asla karşılık vermeyeceğiz, asla şiddete eğilim göstermeyeceğiz, asla gözlerine bakmayacağız, asla onlarla bir münakaşaya girmeyeceğiz’. Çünkü bunları yaparsanız Fatma gibi daha çok dayak yiyorsunuz. Daha fazla hakaret görüyorsunuz. Daha fazla işkence görüyorsunuz. Bizim oradaki amacımız, bir duruş ortaya koymak, o duruşumuzun karşılığında onurumuzu, haysiyetimizi, kişiliğimizi asla yerlere süründürmeden dik durabilmekti" ifadelerine yer verdi. Sumud 2 misyonunun daha Gazze’ye ulaşamadan uluslararası kamuoyunda büyük etki oluşturduğunu ifade eden Arslan, dünyanın birçok ülkesinde halkların Filistin için meydanlara çıktığını söyledi. Arslan, Batılı halkların hükümetlerinin baskılarına rağmen Filistin için ses yükselttiğini belirterek, Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığına dikkati çekti. "Şov yapmak için değil, Filistin için gittik" Arslan, Sumud yolculuğunun herhangi bir gösteri amacı taşımadığını ve kamuoyuyla önceden paylaşmadığını söyleyerek, "Amacımız Filistinli kardeşlerimizin acılarını dindirmek. Onların yaşadığı zorlukları görüp bunu sizinle paylaşıp daha fazlasını yapmayı istemek. Derdimiz bu, şov yapmak değil. Şov yapmak istesek bir ay önceden propaganda yapardık. Ailemin dışında kimseye paylaşmadık. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza son gün söyledim. Neden? Çünkü bu istismar edilsin istemedik" diye konuştu. "Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" Filistin halkının yaşadığı zulmün tüm insanlığın ortak meselesi olduğunun altını çizen Arslan, "Filistin için kim bir tuğla koymuşsa kendimizi ondan ayrı görmüyoruz. Ama HAK-İŞ herkesten daha fazlasını yapmak zorunda. Herkesten daha fazla fedakarlık, herkesten daha fazla mücadele etmek zorunda. Çünkü konfederasyonumuzun bu konuda kararları var. Bulunduğumuz illerde, il başkanlıklarımızda, şube başkanlıklarımızda, sendikalarımızda Filistin’i ve Gazze’yi girinti gündeminiz yapın. Gazze tamamen düşerse biliniz İstanbul düşer arkadaşlar. Bu siyonist katillerin esas hedefi Türkiye. O yüzden Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arslan, Gazze’de yaşanan insanlık dramının yalnızca konuşularak geçiştirilemeyeceğini belirterek, herkesin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Gazze’de yaşananların yerinde görüldüğünde çok daha derinden hissedilebildiğini söyleyen Arslan, "Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı acıları yerinde görünce daha fazlasını yapmamız gerektiğini anladık. Lafla değil, bizzat mücadele ederek Filistin davasının yanında olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Filistin konusunda dünyanın birçok ülkesinde büyük bir vicdani uyanış yaşandığını kaydeden Arslan, özellikle Batı toplumlarında Filistin’e destek gösterilerinin giderek büyüdüğünü ifade etti. Arslan, Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan Latin Amerika’ya kadar milyonlarca insanın Filistin için meydanlara çıktığını ve Batılı halkların kendi hükümetlerinin baskılarına rağmen Gazze halkının yanında durduğunu söyledi. Ayrıca Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığını ifade eden Arslan, farklı inanç ve kültürlerden insanların Gazze için ortak vicdanda buluştuğunu belirtti. Arslan, Gazze halkının Türkiye’ye büyük umut bağladığını belirterek, "Türkiye bu sorumluluğunun farkında olmak zorunda. Biz farkındayız çok şükür. Devletimiz farkında, milletimiz farkında daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Onun için biz Sumud’a katılarak bu hainlerin, bu katillerin Gazzeli, Filistinli kardeşlerimize 80 yıldır neler yaptıklarını deneyimledik. Bizi iki gün dayanamayan arkadaşlarımız iki üç gün sabredemeyen arkadaşlarımızın yerinde 80 yıllık Gazze’de yaşayan biri olsanız nasıl olur?" dedi. Arslan, süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu diplomatik irade ve dayanışmanın uluslararası aktivistler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Ketziot Hapishanesi’nden çıkarıldıktan sonra havalimanında ilk olarak Türk Hava Yolları uçaklarını gördüklerini ifade eden Arslan, bu tablonun kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu söyledi. Türk Hava Yolları’nın yalnızca Türkiye vatandaşlarını değil yüzlerce aktivisti ülkelerine ulaştırdığını belirten Arslan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türk Hava Yolları’na bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye’nin Filistin meselesindeki tarihi sorumluluğuna dikkat çeken Arslan, Türkiye’nin hem diplomatik hem de insani anlamda daha güçlü olması gerektiğini ifade etti. HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin ise, yaklaşık 40 gün önce İtalya’dan yola çıktığını belirterek, Sumud misyonunun sabır, direniş ve kararlılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce aktivistle birlikte Filistin halkına destek olmak için mücadele ettiklerini söyleyen Zengin, bu süreçte vicdan sahibi insanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ortak bir dayanışma ortaya koyduğunu belirtti. Zengin, süreç boyunca uluslararası aktivistlerin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu belirterek, Türkiye’nin Filistin meselesindeki duruşunun dünya kamuoyunda büyük bir karşılık bulduğunu söyledi. Zengin, farklı ülkelerden aktivistlerin, "Ne olursa olsun Türkiye bizi kurtarır" diyerek Türkiye’ye duydukları güveni dile getirdiklerini ifade etti. Türk Hava Yolları uçaklarını gördükleri an büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Zengin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet yetkililerine ve Türk milletine teşekkür etti.