ÇEVRE - 25 Aralık 2024 Çarşamba 12:45

İklim değişikliğinin toplum sağlığına etkileri masaya yatırıldı

A
A
A
İklim değişikliğinin toplum sağlığına etkileri masaya yatırıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) gerçekleştirilen programda iklim değişikliğinin toplum sağlığı üzerindeki etkileri farklı boyutlarıyla ele alınırken bu etkilerin azaltılmasına yönelik sürdürülebilir çözümler değerlendirildi.


Bartın Üniversitesi (BARÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen “2. Uluslararası Değişen Dünyada Çeşm-i Cihan Sağlık Kongresi”nde farklı kurum ve kuruluş ile üniversitelerden alanında uzman konuklar bir araya geldi. Çevrim içi olarak gerçekleştirilen programda “Küresel İklim Değişikliğinde Sağlıklı Yaşam: Sürdürülebilir Çözümler” ana temasında yeni yönelimler paylaşıldı.



“Küresel iklim değişikliği ve sağlık konusundaki farkındalığı artırmak için çalışıyoruz”


Program açılışında konuşan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevim Çelik, “Son yıllarda yaşadığımız pandemi, afetler ve bunların sonuçları, iklim değişikliğinin sadece çevresel değil, aynı zamanda sağlık ve sosyal açıdan da önemli olduğunu gösterdi. Küresel iklim değişikliği ve sağlık konusundaki farkındalığı artırmak, bilimsel bilgiyi yaymak ve yeni politikalar üretmek için hepimiz rol üstlenmeliyiz. Biz de bu kapsamda düzenlediğimiz kongre ile bilimsel bir çerçevede iklim değişikliğiyle mücadelede nasıl sürdürülebilir çözümler üretebileceğimizi, bireysel ve toplumsal düzeyde nasıl daha sağlıklı bir yaşam sürdürebileceğimizi tartışacağız” dedi.



İklim değişikliğinin çevre ve halk sağlığına etkileri konuşuldu


Ardından geçilen etkinlikte “İklim Değişikliğinin Küresel Sağlık Üzerine Etkileri” başlıklı oturumun moderatörlüğünü BARÜ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Elif Karahan yaparken konuşmacı olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ofisinden Doç. Dr. Tufan Nayir yer aldı. Doç. Dr. Nayir, iklim değişikliğinin halk sağlığına etkisi ve gıda kaynaklı hastalıklar hakkında bilgiler vererek iklim değişikliğinin Türkiye’de gelecek yıllarda sağlık alanındaki etkilerine yönelik yapılan araştırmanın detaylarını aktardı.


BARÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç. Dr. Zeynep Turhan ile Doç. Dr. Hacer Yalnız Dilcen’in moderatörlüğündeki “İklim Değişikliğinin Kadın ve Fetal Sağlık Üzerine Etkileri ve Sürdürülebilir Çözümler” oturumunda bilgiler verildi. Bu konuda Tayvan Ulusal Cheng Kung Üniversitesinden Dr. Sriyani Padmalatha iklim değişikliğinin kadın kanserlerine etkilerini, Aydın Adnan Menderes Üniversitesinden Prof. Dr. Sevgi Özsoy kadın üreme sağlığına etkilerini ve İtalya Perugia Üniversitesinden Prof. Dr. Gian Carlo Di Renzo ise maternal-fetal sağlığa etkilerini kapsamlı bir şekilde anlattı.


Öğleden sonraki oturum “İklim Değişikliğinin Mental Sağlık Üzerine Etkileri” konu başlığında BARÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç. Dr. Özge Özgür ile Doç. Dr. Ayfer Öztürk başkanlığında yapıldı. İngiltere Greenwich Üniversitesinden Doç. Dr. Panagiotis Pentaris “Pandemi Kaynaklı Kayıp ve Yas”ı incelerken Çukurova Üniversitesinden Doç. Dr. Çiçek Ediz “Toplum Ruh Sağlığına Yansımaları”ndan bahsetti. Aynı oturumda Kafkas Üniversitesinden Prof. Dr. Nihal Bostancı Daştan ise “Mental Sağlığın Sürdürülmesinde Küresel Çözüm Önerileri”ni katılımcılarla paylaştı.


İlk günün son oturumunda “İklim Değişikliğinin Çevre Sağlığına Etkileri ve Uyum Stratejileri” BARÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç. Dr. İlknur Dolu ve Doç. Dr. Sinan Acar moderatörlüğünde ele alındı. Konuşmacı olarak ise Üsküp Kiril ve Metodi Üniversitesinden Prof. Dr. Mihail Kochubovski iklimin çevre sağlığına etkisi; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Çevre Mühendisi Zeynep Sayaroğlu Karaboğa sağlıklı çevre ve atık yönetiminde sıfır atık uygulamaları ve BARÜ’den Doç. Dr. Abid Ustaoğlu yenilenebilir enerji kullanımı hakkında sunumlar yaptı.



Yeni yaklaşımlar ve sürdürülebilir çözüm önerileri aktarıldı


Kongrenin ikinci gününde sabah oturumu “İklim Değişikliğinin Kırılgan Gruplar Üzerine Etkileri ve Sürdürülebilir Çözümler” temasındaki sunumlar ile başladı. BARÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden Prof. Dr. Ayfer Bayındır Çevik ile Dr. Öğr. Üyesi Burcu Küçükkaya moderatörlüğünde, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşadan Doç. Dr. Nejdiye Güngördü ve Prof. Dr. Serap Balcı iklim değişikliğinin yaşlılarda solunum sistemi sorunları ile çocuk sağlığındaki etkilerine yönelik sürdürülebilir çözüm önerilerini inceledi. Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Emine Özmete ise göçmenler üzerindeki etkilerine değindi.


Daha sonra BARÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Hanifi Dülger ile Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Çakır Koçak moderatörlüğünde Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Sultan Ayaz Alkaya “İklim Değişikliğine Uyumda Sağlık Okuryazarlığı” hakkında bilgilendirmelerde bulundu.


“Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyumda İnovatif Çözüm Önerileri” de BARÜ Sağlık Bilimleri Fakültesinden Doç. Dr. Hilal Uysal oturum başkanlığında, konuşmacı olarak Aydın Adnan Menderes Üniversitesinden Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz tarafından güncel yaklaşımlar çerçevesinde anlatıldı.


Son olarak “Sağlık Hizmetlerinde Yapay Zekâ Kullanımı İklim Değişikliğine Çözüm Olabilir Mi?” konusu Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevim Çelik başkanlığında Amerika Alabama Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Aylin Akça Sümengen tarafından farklı perspektiflerle değerlendirildi.


İki gün boyunca uluslararası katılımla devam eden kongre sözlü bildirilerin sunulmasıyla sona erdi.



İklim değişikliğinin toplum sağlığına etkileri masaya yatırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın, Okan Buruk’a karşı üstün Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın ile Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk bugüne kadar 10 kez karşı karşıya geldi. Bu maçlarda Yalçın 5, Buruk da 2 kez galip geldi. Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında 7 Mart Cumartesi günü saat 20.00’de evinde Galatasaray ile karşılaşacak. Son haftalarda performansını yükselten ve ligde 13 maçtır mağlubiyet almayan siyah-beyazlılar, bu gidişatını ezeli rakibi karşısında da sürdürmek istiyor. Sergen Yalçın ile Okan Buruk 11. randevuda Bu müsabakayla birlikte Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın ile Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk da 11. kez rakip olacak. Geride kalan mücadelelerde Yalçın; Gaziantepspor, Sivasspor, Alanyaspor, Yeni Malatyaspor, Beşiktaş ve Antalyaspor’u çalıştırırken, Buruk ise Elazığspor, Gaziantepspor, Rizespor, Başakşehir ve Galatasaray’ın başındaydı. Söz konusu karşılaşmalarda Sergen Yalçın’ın takımları 5, Okan Buruk’un ekipleri de 2 kez kazandı. 3 maçta ise taraflar 1’er puana razı oldu. Derbide ikinci kez rakip Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, derbide ikinci kez rakip olacak. Süper Lig’de 4 kez şampiyonluğa ulaşan Buruk ile 1 kez bu sevinci yaşayan Yalçın arasındaki ilk derbi berabere sona ermişti. İki teknik adam ilk kez bir debide birbirlerine üstünlük kurmak için mücadele edecek. Sergen Yalçın ile Okan Buruk arasında oynanan müsabakalar şöyle: Süper Lig - 4 Ekim 2025 (Okan Buruk) Galatasaray: 1 - Beşiktaş: 1 (Sergen Yalçın) Süper Lig - 26 Şubat 2024 (Okan Buruk) Galatasaray: 2 - Antalyaspor: 1 (Sergen Yalçın) Süper Lig - 21 Kasım 2020 (Sergen Yalçın) Beşiktaş: 3 - Başakşehir: 2 (Okan Buruk) Süper Lig - 14 Şubat 2020 (Okan Buruk) Başakşehir: 1 - Beşiktaş: 0 (Sergen Yalçın) Süper Lig - 18 Ağustos 2019 (Sergen Yalçın) Yeni Malatyaspor: 3 - Başakşehir: 0 (Okan Buruk) Süper Lig - 19 Mayıs 2019 (Sergen Yalçın) Alanyaspor: 1 - Rizespor: 1 (Okan Buruk) Süper Lig - 15 Aralık 2018 (Okan Buruk) Rizespor: 1 - Alanyaspor: 1 (Sergen Yalçın) Süper Lig - 31 Ocak 2015 (Okan Buruk) Gaziantepspor: 1 - Sivasspor: 3 (Sergen Yalçın) Türkiye Kupası - 28 Ocak 2015 (Okan Buruk) Gaziantepspor: 0 - Sivasspor: 2 (Sergen Yalçın) Süper Lig - 24 Kasım 2013 (Sergen Yalçın) Gaziantepspor: 3 - Elazığspor: 1 (Okan Buruk)
Isparta Maaşına zam istedi, işinden oldu: Taksi şoförü kadın neye uğradığını şaşırdı Isparta’da taksi şoförlüğü yaparak ailesinin geçimini sağlayan 39 yaşındaki üç çocuk annesi kadın, yevmiyesine zam talep etmesinin ardından işten çıkarıldığını iddia etti. Topal, işverenin çalışma süresini üç saat uzatıp yevmiyesinden 200 lira kesinti teklif ettiğini, bu şartları kabul etmeyince işsiz kaldığını öne sürdü. Araç sahibi ise Ramazan ayı nedeniyle işlerin azalmasından dolayı sürücüyü işten çıkarmak zorunda kaldığını, süreci bir süre kendi çocuklarının direksiyon başına geçerek idare edeceğini ve Ramazan ayının ardından şartların uygun olması halinde yeniden birlikte çalışabileceklerini söyledi. Isparta’da taksi şoförlüğü yaparak geçimini sağladığını belirten 39 yaşındaki üç çocuk annesi Hacer Topal, günlük yevmiyesine zam talep etmesinin ardından çalıştığı taksi sahibiyle anlaşmazlık yaşadığını ve işine son verildiğini iddia etti. Topal, daha önce 9 saatlik çalışma karşılığında bin 200 TL yevmiye aldığını, asgari ücrete yapılan zamların ardından çalışma şartlarının yeniden değerlendirilmesini istediğini ifade etti. Topal’ın iddiasına göre kendisine bin TL karşılığında 12 saat çalışma teklif edildi, ancak taraflar bu şartlarda anlaşamayınca iş ilişkisi sona erdi. Üç çocuk annesi olan Topal’ın herhangi bir ek gelirinin bulunmadığı, iki çocuğunun eğitim hayatına devam ettiği ve küçük oğlunun üstün yetenekli olarak özel bir kursa gittiği öğrenildi. Şoförlüğü meslek olarak sürdürmek istediğini belirten Topal’ın, yetkililerden yardım beklediğini söyledi. "Kabul etmediğim için işsiz kaldım" Hacer Topal, mesleğinin zorluklarını dile getirmek amacıyla verdiği röportaj sonrası işinden ayrılmak zorunda kaldığını söyleyerek, "Mesleğimizin zorluklarını anlatmak ve Isparta halkına daha iyi hizmet verebilmek adına bir röportaj verdim. Bu röportajdan sonra ücretimin fazla olduğu söylendi. Bin 200 lira yerine bin liraya 12 saat çalışmam istendi. Kabul etmediğim için işsiz kaldım" dedi. "Şu an hiçbir gelirim yok" İşsiz kaldığını ve herhangi bir destek almadığını belirten Topal, yaşadığı ekonomik sıkıntıyı, "Şu an işsizim ve hiçbir gelirim yok. Devletten ya da başka bir yerden herhangi bir destek almıyorum. Bu durum araştırılabilir. Ramazan ayındayız ve evime götürdüğüm ekmeğin kesilmesi beni çok üzdü" sözleriyle dile getirdi. "Çocuklarımın hayalleri var, onların peşinden gitmek zorundayım" İki çocuğunun eğitim hayatına devam ettiğini belirten kadın, özellikle üstün yetenekli olarak seçilen oğlunun eğitimi için mücadele ettiğini ifade etti. Topal, "Ortanca kızım lise 3’e gidiyor, maddi sıkıntılar nedeniyle hafızlığı bırakmak zorunda kaldı. Küçük oğlum üstün yetenekli olarak seçildi ve özel bir kursa gidiyor. İki hafta önce İzmir’de yarışmaya katıldı ve madalya aldı. Çocuklarımın hayalleri var, onların peşinden gitmek zorundayım" diye konuştu. "Ben kimseden para değil, iş istiyorum" Şoförlüğü meslek olarak benimsediğini ve çalışmak istediğini dile getiren Topal, yetkililere çağrıda bulunarak, "Ben kimseden para istemiyorum, sadece iş istiyorum. Şoförlük benim mesleğim ve araba kullanmayı çok seviyorum. Ambulans, otobüs ya da tır şoförü olmayı hayal ediyorum. Güvenlik sertifikam da var. Çalışmak istiyorum ve sesimin duyulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Taksi aracı sahibi işler azaldı diye çıkarmış Araç sahibinden edinilen bilgiye göre, Ramazan ayı nedeniyle işlerin azalması sebebiyle sürücüyü işten çıkarmak zorunda kaldığını ifade etti. Süreci bir süre kendi çocuklarının direksiyon başına geçerek idare edeceğini belirten araç sahibi, Ramazan ayının ardından şartların uygun olması halinde yeniden birlikte çalışabileceklerini dile getirdi.
Bursa "Meraklı Baklavacı"nın 66 yıllık sırrı: Ramazan helvası Bursa’da "Meraklı Baklavacı" olarak tanınan Mehmet Ali Baba tarafından ilk kez 1960 yılında yapılan ve sadece Ramazan ayında satışa sunulan Ramazan helvası, farklı lezzetiyle iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sadece un, su ve yağdan ibaret olan ancak yapılış tekniği sır gibi saklanan Ramazan helvası, sofraya ulaşana kadar meşakkatli bir süreçten geçiyor. Birçok aşamadan geçirilen ve yapımı saatler süren bu eşsiz lezzeti Bursa’da birçok yer yapmaya çalışsa da sır gibi saklanan hazırlanışı nedeniyle sadece mucidi olan Ali Baba’nın dükkanında ulaşılabiliyor. Baklavacı Ali Baba’nın üçüncü kuşak temsilcisi olan Güven Baba (36), 1960 yılından beri bu tatlının sadece Ramazan ayına özel çıktığını belirterek, "Mucidi rahmetli dedem Ali Baba’dır. Bursa’da iftar sofralarının vazgeçilmezi olmuş, 66 yıldır tüketiliyor" dedi. Taklitlerinden kaçının Eski kuruluş isimlerinin "Meraklı Baklavacı Ali Baba" olduğunu dile getiren Güven Baba, "Dedem çok meraklı, yeniliklere açık biriymiş. Farklı tatlıları çok denemiş o dönemde. O yüzden ’Meraklı Baklavacı’ olarak biliniyormuş. Baklava dışında bir şeyler yapmak istemiş. Deneye deneye bunu bulmuş. Adını Ramazan helvası koymuş. 1960’tan bu yana Ramazan helvası olarak sadece Ramazan ayında satılıyor. Eskiler bilir bu tatlıyı ve iftar sofrasından eksik etmez" ifadelerini kullandı. Kendileri dışında bazı yerlerde de yapıldığını ancak formülü bilinmediği için istenen lezzetin yakalanamadığını aktaran Baba, "Tüketiciler başka yerlerden alıyorlar ve birçoğu ’yağ içinde’ şikayeti yüzünden bir daha yemiyorlar. Çünkü kötü yapılıyor. Biz bunun mucidiyiz ve hazırlarken 66 yıllık emeği, lezzeti, duyguyu koruyoruz" diye konuştu. Yapımı saatler süren lezzet damakları şenlendiriyor Ramazan helvasının hazırlanışının saatler sürdüğünü ve kendi yaptıklarının ağızda dağıldığını anlatan Güven Baba, şunları söyledi: "Un, yağ ve su içeriyor ama el emeği önemli olan. Yapılışı çok zor. Elde tek tek işleniyor. 50 kilo Ramazan helvası yapana kadar 150 tepsi baklava yaparsın. Ramazan ayına özel işçi alıyoruz. Onlar tek tek işliyor. Hamur yoğruluyor. Çıkınca hamur dinleniyor. Tatlı olana kadar 3-4 kez periyotlar halinde dinlendiriliyor. Elde yuvarlanır, işlenir. Bütün aşamalarından sonra yağda kızartılıyor ve şekere batırılıyor. 15 kişi çalışıyor, sabah 08.00 gibi başlıyor, akşam 18.00’e kadar bununla ilgileniyorlar." Kargoyla ülkenin dört bir tarafına gönderiliyor Tatlının ikinci kuşak temsilcisi Yaşar Baba, 65 yaşında olduğunu ve 12 yaşından bu yana 53 yıldır Ramazan helvası yaptığını belirterek, üçüncü kuşak oğluna devrettiğini ancak halen yardım için yanında olduğunu söyledi. Bursa’nın eskilerinin bu tatlıyı ve en iyisinin nerede yapıldığını bildiğini vurgulayan Baba, "Sadece un, yağ ve sudan ibaret ancak asıl sırrı yapılışında. Ramazan helvası sadece bizden alınır. Diğer yerlerden de alsınlar, bizden de, aradaki farkı tüketiciler belirlesin. Kargoyla isteyenler oluyor başka illerden, oralara da gönderiyoruz. Ülkenin dört bir yanına kargoyla ulaştırıyoruz" dedi.