EKONOMİ - 11 Temmuz 2025 Cuma 01:00

Srebrenitsa Soykırımı’nda hayatını kaybedenler Türkiye’de "Bosna Milli Marşı" ile anıldı

A
A
A
Srebrenitsa Soykırımı’nda hayatını kaybedenler Türkiye’de "Bosna Milli Marşı" ile anıldı

Bartın’da düzenlenen ekonomik işbirliği programında, Srebrenitsa katliamında öldürülen 8 bin 372 kişi, Bosna ve Türk Milli Marşları eşliğinde anıldı. Programda katılan Bosna Hersek Zenica Doboj Kantonu Ekonomi Bakanı Samir Sibonjic, "Srebrenitsa katliamı Birleşmiş Milletler ve Türkiye’ye büyük mesajdı" dedi.


Bartın Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen Türkiye-Bosna Ekonomik İşbirliği toplantısına Bosna Hersek Ekonomi Bakanı Bakan Samir Sibonjic, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Balık ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.


"BM elinin uzanmadığı yere düşman askerini giremezdi"


Srebrenitsa katliamın 30. yıl dönümünde katledilen 8 bin 372 kişinin anma adına, toplantı Bosna ve Türk Milli Marşlarının okunmasıyla başladı. Programda konuşan Bakan Sibonjic, konuşmasında ise Srebrenitsa katliamında yaşananları anlattı.


Sibonjic, "Srebrenitsa, Birleşmiş Milletler Kontrolünde gerçekleşen en vahşi, en derin yara açan bir soykırımdır. Bu Birleşmiş Milletler kontrolü altında yapılan bir soykırımdır. Ben de o günlerde Bosna’daydım. Birleşmiş Milletler’in girmediği, elinin uzanamadığı hiç bir yere düşman askerleri de giremedi" dedi.


"73 karardan 2’si uygulandı"


Birleşmiş Milletler’in Bosna ile ilgili 73 karar aldığını ama sadece 2 karar uygulandığını kaydeden Bakan Sibonjic, uygulanan kararlarla ilgili ise, "Birincisi Bosna Hersek’in silahsızlandırılması ve silah ambargosu uygulanması kararı. İkincisi de, Bosna Hersek’in üzerinde uçuş yasağı. Bunlar da, yeni bir devlet olarak kurulan Bosna Hersek’in hiçbir yerden silah alamasın, uçaklarla düşmanlarımızın üzerine gitmemizi engellemek istenen kararlardı" ifadelerini kullandı.


"BM’nin güvenli bölge ilan ettiği yerde katledildiler"


BM’nin güvenli bölge ilan ettiği 4 yerden biri olan Srebrenitsa’da katliamın yapıldığını vurgulayan Boşnak Bakan, "Birleşmiş Milletler Bosna’da 4 güvenli yer ilan etti. Srebrenitsa’da o zaman Sırbistan sınırından kaçanların da aralarımda bulunduğu yaklaşık 100 bin sivil yaşıyordu. Birleşmiş Milletler’in aldığı kararla önce silahların teslim etmesi istendi. O karara karşıydım. Olanları çok iyi hatırlıyorum. O zaman biz de, arkadaşlarımız da, ’Ancak şehit olursak, silahlarımızı başka birisi alabilir’ diyorduk ama biz o zamanlar açlığı görüyorduk, yaşıyorduk. İnsanlar aç kalınca, öleceğini bile bile bile mermilerin üzerine gidiyordu. Sonra Birleşmiş Milletler askerleri ağır silahlarla, tanklarla geldi. ’Biz sizin savunmanızı yapacağız’ dediler. Şu anda Avrupa’nın en büyük mezarlığı olan yerde, karargah kurdular. Binlerce asker geldi, komutanları başlarında. ’Güçlü bir orduyla geldik, sizi koruyacağız’ dediler. Herkes teslim etmese de, insanların çoğu silahını teslim etti. Silahlar toplandıktan sonra, Sırplar saldırıya geçiyor. Srebrenitsa’ya giriyorlar. Halk da, Birleşmiş Milletler’e sığınmak istiyor. Orası güvenli olduğu için, kimse bir şey olmayacağını düşündükleri için oraya gidiyorlar. Oraya giden insanlar, toplu olarak Sırplara teslim ediliyorlar" dedi.


"Katliam Türkiye’ye de, BM’ye de mesaj"


Katliamı gerçekleştiren Sırp komutanın o zaman söylediklerine de dikkat çeken Samir Sibonjic, "Sırp komutan kapıya geldiğinde gazetecilerin sorusu üzerine, ’Artık Türklerin hesap günü gelmiştir’ diyor. ’Boşnakların hesap günü gelmiştir’ demiyor. Bu Türkiye’ye de, Birleşmiş Milletler’e de büyük bir mesajdı aslında. Bunu dünya izledi" ifadelerine yer verdi.


"Sırplar’dan BM’nin koruyacağını düşünüyordular"


Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını vurgulayan Sibonjic, "Bu sizlere mesaj olsun, gençlerimize mesaj olsun. Bizim kendimizi savunmamız, güçlü olmamızı, çok çalışmamız lazım. Bu dünyada hiç kimse bizi savunmaz. Katliamda ölen o 8 bin 372 kişinin hepsi, ’Birleşmiş Milletler bizi koruyacak’ diye bekliyordu, düşünüyordu. Bizi bizden başka kimse korumaz. Bizler mücadele ettik. Srebrenitsa katliamından 2-3 ay sonra, Bosna’yı şehir şehir fethetmeye başladık. En sonunda bizi NATO durdurdu. Dayton Anlaşması yapıldı." dedi.


Bosna Savaşı’nı bitiren Dayton Anlaşmasının ağır koşullarına rağmen imzalamak zorunda olduklarını da anlatan Sibonjic, şöyle devam etti:


"Bizim için çok kötüydü. Ama orda her gün yüzlerce kişi şehit oluyordu. Belki bugün ben de burada olmazdım. Gençlerimiz kalmayacaktı. Benim arkadaşlarımın çoğu o zaman şehit oldu ya da ağır yaralandılar. Yani bizim genç neslimiz, savaş nedeniyle yok olmak üzereydi. Biz o zaman, düşman askerini öldürüp, onun silahını alarak savaşabiliyorduk. Çünkü silah ambargosu vardı. Allah’a şükür devletimiz kazandı"


Bosna Hersek’in ekonomik cazibesi


Bosna Hersek’in son 10 yılda iş dünyasının için de Avrupa’nın en cazip yeri olduğunu da anlatan Bakan Sibonjic, "Avrupa’nın çok stratejik bir yeri. Avrupa’nın ortasındayız. Son 10 yılda Avrupa’nın en istikrarlı, en hızlı büyüyen ekonomisiyiz. Bizim para birimimiz yani Bosna Hersek markı sabit. Hemen hemen 2 Mark’ı, 1 Euro’ya sabitledik. Bu hep böyle sabit duruyor. Bu da işletmeler için büyük kolaylık. İkinci hamlenin enerji üretiminde oldu. Bizim oradaki madenlerimizi enerjiye çeviriyoruz" diye konuştu.


Soru cevap bölümünde Türk iş adamlarının sorularını da cevaplayan Sibonjic, gelir vergisi, gümrük vergisi, nakliye ve lojistik, devlet destekleri, Türk yatırımcılara sağlanan ayrıcalıklar gibi konularda da detaylı bilgiler verdi.


Sibonjic, 10-13 Eylül tarihlerinde her yıl düzenlenen fuarın da tüm dünyada ilgi gördüğünü de vurgulayarak Türk iş adamları için fuarın büyük bir fırsat olabileceğini de kaydetti.


Bartın TSO Başkanı Halil Balık da, ticari ilişkilerini gelişmesi ve karşılıklı yatırımların yapılabilmesi için koordineli çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de kadın emeği atölyelerde hayat buluyor Mezitli Belediyesinin kadın atölyelerinde verilen ücretsiz kurslarla üretime katılan kadınlar hem sosyalleşiyor hem de ekonomik kazanç elde ederken, Başkan Ahmet Serkan Tuncer kursiyerlerle bir araya geldi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Viranşehir Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Atölyesini ziyaret ederek kursiyer kadınlarla bir araya geldi. Kadınların üretime katılımını artıran ve sosyal yaşamda daha aktif rol almalarını sağlayan atölyelerde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Tuncer, kursiyerlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Ücretsiz kurslarla hem meslek edinme hem de sosyalleşme imkanı sunan atölyelerin, Mezitli’de kadınların güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Kadınların kendilerini geliştirmeleri amacıyla Mezitli’nin birçok mahallesinde hayata geçirilen atölyelerde verilen ücretsiz kurslar büyük ilgi görüyor. El emeği üretimden kişisel gelişime kadar birçok alanda eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayacak üretimler gerçekleştiriyor. Gerçekleştirilen ziyarete belediye meclis üyeleri de katıldı. Heyet, atölyede yürütülen çalışmaları ilgiyle takip ederken kursiyerlerin taleplerini de dinledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren kadın atölyeleri, gönüllü eğitmenlerin desteğiyle farklı alanlarda eğitimler sunarak her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyor. Yoğun talep gören atölyelerde kadınlar, üretim, meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında kendilerini çok yönlü olarak geliştirme fırsatı yakalıyor. "Kadınların güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Ahmet Serkan Tuncer, kadınlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirterek, "Mezitli Belediyesi olarak kadınların hayatın her alanında daha güçlü bireyler olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Atölyelerimizde kadınlar hem yeni beceriler kazanıyor hem de üretime katılarak ekonomik özgürlüklerini güçlendiriyor. Kadınların güçlenmesi, toplumun güçlenmesi demektir. Bu anlayışla daha fazla kadına ulaşmak için projelerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi. Atölyede eğitim alan kadın kursiyerler ise sunulan imkanlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Burada sadece bir meslek öğrenmiyoruz, aynı zamanda sosyalleşiyoruz, kendimize güvenimiz artıyor. Üreterek aile bütçemize katkı sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kayseri Sanat Melikgazi Kayseri Kent Konseyi’ni ağırladı Dedeman Parkı’nın içinde, birbirinden keyifli etkinlikleri, söyleşileri ve yetenekleri gün yüzüne çıkaran farklı atölyeleri ile vatandaşları sanatın kalbine dokunmaya teşvik eden Sanat Melikgazi, Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ ile Kültür Sanat ve Kadın Çalışma Gruplarını ağırladı. Kent Konseyi ziyaretine ev sahipliği yapan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Sanat Melikgazi’nin kazandırılması ile çok önemli bir eksikliğin giderildiğini, verilen eğitimlerin güzel sonuçlar vereceğini dile getirerek şunları söyledi; "Kent Konseyi Başkanımız Serdar Altuntuğ’a, kent konseyinin değerli üyelerine teşekkür ediyoruz. Şehrimizin farklı açılardan birçok pozitif yanı var. Bu özelliklerini keşfettikçe, bunlara yatırım yaptıkça bizim de şaşıracağımız sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanat merkezimizle birlikte insanların ne kadar bu konuda istekli olduklarını; sanatla ilgili birçok eğitim almak isteyen, uygulama yapmak isteyen, hatta burada eğitim vermek isteyen kişiler olduğunu gözlemledik. Burada yaklaşık 14-15 farklı alanda atölye çalışmaları, eğitimler verilecek. Önümüzdeki günlerde burada sergiler yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla Kayseri’deki büyük bir açığı inşallah burayla birlikte bir nebze de olsa gidermiş olacağız. Sanat Melikgazi’nin kurs takvimlerini lütfen sanatseverler yakından takip etsin. Burası farklı bir formatta çalışacak ve buradan eğitim alanlar bir müddet sonra bu işten ekmek kazanacak, para kazanacak, istihdam sahibi olacak duruma gelecekler. Bir nevi uygulamalı bir akademi gibi çalışacak. Emeği geçen mesai arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun." Sanat Melikgazi’de eğitim alan insanların kültür- sanat hayatına katkı sunacağını belirten Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ; "Kent Konseyi olarak Melikgazi Belediyemizin şehrimizde kazandırdığı sanat merkezini ziyarete geldik. Başkanımızı ve ekibini kutluyoruz. Kayseri’de şehrimizin kültür-sanat hayatına veya toplum yaşantısına katkı sunabilecek bütün projeleri, Kent Konseyi olarak ilgili çalışma gruplarıyla ziyaret edip desteklemek istiyoruz. Buraya Güzel Sanatlar Fakültemiz, lisemiz ve ilgili bütün sanatla uğraşan, kültürel faaliyetlerle uğraşan arkadaşlarımızı davet ettik. Daha önce biliyorsunuz Gön Han gibi çok önemli bir projeyi de ziyaret etmiştik. Bu tip projeler şehrimizin geleceği için çok önemli. İnşallah burada eğitim alan insanlar şehrin kültür- sanat hayatına da katkı sunacaktır. Güzel Sanatlar Fakültelerine, lisesine gitmek isteyen insanlara eğitimler de verilebilir diye Başkanımızla da görüştüm. Katılımcılara da çok teşekkür ediyoruz. Hepsi ilgili insanlar, sağ olsunlar, güzel bilgilendirme oldu. Bu tip çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz" dedi.
Bursa "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel lise öğrencilerini ağırlıyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Türkiye’de bir ilk olan ve isim tescili alınan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi kapsamında bu defa Bursa genelindeki özel liselerden 11. ve 12. sınıf öğrencilerini ağırlamaya başladı. Projenin ilk günüde oryantasyona katılan öğrenciler, bir ay boyunca BTÜ’de ders, laboratuvar, kütüphane ve sosyal yaşamın tüm imkânlarını deneyimleme fırsatı bulacak. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesine BTÜ internet sitesi üzerinden başvuran öğrenciler, lise not ortalamalarına göre bölümlere yerleştirildi. Öğrenciler, ilk günlerinde düzenlenen oryantasyon programı ile üniversiteyi, kampüs imkanlarını ve akademik yaşamı tanıma fırsatı elde etti. BTÜ hakkında öğrencilere bilgilendirme sunumu yapan Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Mehmet Zahid Ecevit, üniversitenin öğrenciyi merkeze alan ve şehirle, toplumla bütünleşmiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ecevit, ayrıca üniversitenin sunduğu imkânlar, mezun ve öğrenci başarıları ile sektörel fırsatları aktararak, öğrencilere "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin amacı ve işleyişi hakkında da ayrıntılı bilgilendirme yaptı. Öğrencilerden teşekkür Nisan ayının sonuna kadar her salı BTÜ’de derslere katılacak öğrenciler, üniversite yaşamını ve akademik ortamı yakından deneyimlemenin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi. "Derslere aktif katılmak, laboratuvarları kullanmak, hangi bölümü seçeceğimiz konusunda daha net bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor" diyen öğrenciler, üniversiteyi birebir yaşayarak kararlarını bilinçli şekilde verebileceklerini belirtti. Projenin bir parçası olmaktan dolayı heyecanlı olduklarını ifade eden öğrenciler, böyle bir fırsatı sunan BTÜ’ye teşekkür etti. Rektör Çağlar: Geleceğinizi şekillendirecek bir deneyim BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilere "hoş geldiniz" diyerek, "Bu proje, sizlerin ilgi ve yeteneklerinizi keşfetmeniz, güçlü yönlerinizi fark etmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor. Üniversite yaşamını deneyimleyerek, gelecekte alacağınız önemli kararlar için daha bilinçli adımlar atabileceksiniz. Bu deneyimin bir parçası olan öğrencilerimize başarılar diliyor, verimli ve keyifli bir ay geçirmenizi diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Meclis toplantısında gündem Gümrük Müdürlüğü DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Tanju Acar’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıda Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesi konuşuldu. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası olağan Meclis Toplantısı, Şehit Emniyet Müdürü Ufuk Baysan Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Tanju Acar’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantının ilk gündem maddesi yapılması planlanan Gümrük Müdürlüğü binası oldu. Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesiyle ilgili meclis üyelerine bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, bakanlığa verilen taahhüt gereği en kısa sürede Gümrük Müdürlüğü binasının bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Gümrük Müdürlüğü sunumunun ardından oda faaliyetlerine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, mart ayında gerçekleşen faaliyetleri meclis üyelerine aktardı. Toplantının devamında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat yeni hizmet binasının son durumu ve önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, Turizm Komisyonu adına Meclis Üyesi Hasan Arslan da hazırlıkları devam eden fuar hakkındaki son gelişmeleri meclis üyelerine aktardı. Toplantıda ayrıca aylık mizanlar ve ekonomik raporlar da görüşülerek karara bağlandı.
Niğde Çanakkale ruhunu taşıyan mobil müze tırı Niğde’de ziyarete açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesinde yürütülen ’Çanakkale Savaşları Mobil Müze’ projesi kapsamında hazırlanan mobil müze tırı Niğde’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Çanakkale ruhunu Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı amaçlayan mobil müze, özellikle Çanakkale’yi ziyaret etme imkanı bulamayan vatandaşlara tarihi yerinde hissettirmeyi hedefliyor. Niğde’de yoğun ilgi gören müze tırında, Çanakkale Savaşı’na ait fotoğraflar, belgeler, çeşitli görsel materyaller ve videolar yer alıyor. Toplam 7 vitrinden oluşan müzede, Çanakkale Cephesi’nden günümüze ulaşan savaş objeleri de sergileniyor. Ziyaretçiler, dönemin atmosferini yansıtan içerikler sayesinde tarihi deneyimleme fırsatı buluyor. Niğde’deki açılışa Vali Yardımcıları Soner Divli ve Baha Büyükkaymakcı’nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrenciler, rehberler eşliğinde müzeyi gezerek Çanakkale Savaşı’nın önemine dair bilgi aldı. Mobil müze hakkında açıklamalarda bulunan tır görevlisi Ali Pınar, projenin altı yılı aşkın süredir aktif olarak sürdürüldüğünü belirtti. Pınar; müzenin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp Balkan ülkeleri ve Azerbaycan’da da ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. Pınar açıklamasında; "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen mobil müzemiz, Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Amacımız, Çanakkale’yi görme imkanı bulamayan vatandaşlarımızın ayağına bu ruhu taşımak. Müzemiz bugüne kadar Türkiye’yi defalarca dolaştı ve ulaşılmadık ilçe bırakmamayı hedefliyor. ‘Al sancağın dalgalandığı her yer Çanakkale’dir’ mottosuyla yola çıktık. Bu ruhu çocuklarımıza, gençlerimize, gazilerimize ve tüm vatandaşlarımıza aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. Niğde’de belirli bir süre ziyarete açık olacak müzenin, özellikle öğrenciler tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi DMD hastasına ergoterapi desteğini sürdürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezinde, DMD hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen’e yönelik ergoterapi desteği ile günlük yaşam becerilerinin korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Aile Danışma Merkezi, 0-7 yaş aralığındaki tanılı çocuklara yönelik destek hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Merkezde serebral palsi, otizm, down sendromu, gelişimsel gerilikler ve çeşitli genetik mutasyonlara sahip çocuklara ergoterapi, duyu bütünleme ve özel eğitim hizmetleri sunulurken, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen de bu destekten faydalanan çocuklar arasında yer alıyor. DMD hastası minik Koray’a destek Kaslarda ilerleyici zayıflamaya neden olan genetik hastalık DMD ile mücadele eden minik Koray, Otizm Aile Danışma Merkezinde ergoterapi desteği alıyor. Ergoterapi ile mevcut becerileri korumaya ve kayıpları geciktirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda Koray’ın günlük yaşam becerilerinin korunması, bağımsız hareket edebilme becerisinin desteklenmesi ve ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulabileceği yardımcı cihazların kullanımına yönelik hazırlıklar yapılıyor. Aynı zamanda aileye de ev içi düzenlemeler, destekleyici ekipman kullanımı ve çocuğun bağımsızlığını artırmaya yönelik eğitimler veriliyor. Bu çalışmalar sayesinde Koray’ın hareket kabiliyetinin, mümkün olan en uzun süre korunması hedefleniyor. Öte yandan Koray Özmen için valilik onaylı yardım kampanyası da devam ediyor. Yaklaşık 8 aydır süren kampanya şu anda yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’de tedavisi bulunmayan genetik hastalıklarla mücadele eden Koray gibi çocuklar için, toplumsal desteğin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Minik Koray’ın tedavi sürecine destek olmak isteyen vatandaşlar, ‘DMD Koray Özmen’ isimli sosyal medya hesabı üzerinden kampanyayı takip edebilir. "Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak" Otizm Aile Danışma Merkezinde görev yapan Ergoterapist Kutlay Karakoyun, DMD hastalığı hakkında bilgi vererek, "DMD ilerleyici bir kas hastalığı. Bu çocuklar küçükken yürüyebiliyor, koşabiliyor ve oyun oynayabiliyorlar. Fakat ilerleyen süreçte yürüme kabiliyetleri yavaşlamaya başlıyor. Daha sonra merdiven inmeleri zorlaşıyor ve bir süre sonra yürüme becerisini kaybetmeye başlıyorlar. Zıplama becerileri gidiyor. 8-12 yaş civarında bu çocuklar, tekerlekli sandalyeye geçiyorlar. Ailelerin de bu süreçte desteğe ihtiyacı oluyor" dedi. 3,5 yaşındaki DMD hastası minik Koray’ın ergoterapi sürecini anlatan Karakoyun, "Koray, şu an merdiven inip çıkmakta yavaş yavaş zorluklar yaşamaya başladı. Çok küçük olduğu için durumun pek farkında değil ama ailesi bu süreci elinden geldiğince desteklemeye çalışıyor. Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak ve kaybetmeyi geciktirmek. Belki tamamen durduramayacağız ama bu süreçteki kaybı olabildiğince erteleyebiliriz" diye konuştu. "0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz" İlerleyen süreçte Koray’ın yardımcı cihazlara da ihtiyacı olabileceğini kaydeden Karakoyun, "Bunların nasıl kullanılacağını, aileye ve Koray’a öğretmek gerekecek. Ev içerisinde tutunma barları, ışıklandırma gibi, Koray’ı bağımsızlık yönünde destekleyecek çalışmalar olacak. Bunları da aileye öğreteceğiz. Koray’ın valilik onaylı kampanyası devam etmekte. Bu konuda da herkesten az çok demeden destek bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezi olarak, 0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımız başvurularını yapıp, buradan ücretsiz hizmet alabilir" ifadelerine yer verdi. Anne Özmen Mersinlilere seslendi: "Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin" Anne Sezin Özmen, oğlu Koray’ın DMD hastalığına dair sürecinden bahsederek, "Koray 3,5 yaşında ve 2 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 4 Ağustos’ta valilik onaylı başlayan kampanyamız 8 aydır sürüyor ve şu anda yüzde 12’deyiz. Buradan bir anne olarak herkese sesleniyorum. Çok yavaş ilerliyoruz. Koray Mersin’in evladı. Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin. Lütfen oğlumu görmezden gelmeyin. ‘DMD Koray Özmen’ isimli instagram sayfamızdan da takip edebilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim" dedi.