- 16 Eylül 2022 Cuma 14:41

Batman’ın dev karpuzu ’Sevgi Evi’nde bulunan çocuklara hediye edildi

A
A
A
Batman’ın dev karpuzu ’Sevgi Evi’nde bulunan çocuklara hediye edildi

Batman’a bağlı Balpınar beldesinde çiftçilik yapan 47 yaşındaki Şafi Kandemir, yetiştirdiği 53 kilo 300 gramlık dev karpuz valilikte ağırlandı.

Batman’a bağlı Balpınar beldesinde çiftçilik yapan 47 yaşındaki Şafi Kandemir, yetiştirdiği 53 kilo 300 gramlık dev karpuz valilikte ağırlandı. Dev karpuz, Vali Ekrem Canalp’ın talimatıyla Sevgi Evleri’nde bulunan çocuklara hediye edildi.


Batmanlı çiftçi, Şafi Kandemir, özenle yetiştirdiği karpuzu 53 kilo 300 gramı bulunca yoğun ilgi görüp Diyarbakır karpuzuna rakip oldu. İhlas Haber Ajansı’nın servis ettiği haberle ilgi gören karpuz, Batman Valisi Ekrem Canalp’ında ilgisini çekti. Dev karpuz, valilik makamında ağırlandı.



Dev karpuzlarla ilgili konuşan Vali Canalp, karpuzların hiçbir şekilde suni gübre kullanmadan tamamen doğal yöntemlerle yetiştirilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Memleketin güzelliği ve zenginliği olduğunu belirten Vali Canalp, "Bu karpuzları Batman’da yetiştirmekten memnuniyet duyuyoruz. Ata tohumu ile yetişen karpuzu devletimizin sevgi evlerinde bulunan evlatlarımıza hediye ediyoruz” dedi.


Karpuzu Sevgi Evleri’ndeki çocuklara hediye edeceklerini belirten Canalp, “Devletimizin sevgi evleri var. Devletin şu anda yetiştirmiş olduğu evlatlarımız var. Biz onlara sıcak aile ortamı sağlıyoruz. Aynı zamanda onların her türlü yeme-içme ihtiyaçlarını, giyinme, barınma ihtiyaçlarını, her şeylerini karşılıyoruz. İl Tarım Müdürümüzle beraber düşünerek bu karpuzu devletimizin Sevgi Evleri’nde bulunan evlatlarımıza hediye ediyoruz. Doğal gübreyle yetişmiş karpuzu evlatlarımız afiyetle yesinler. Diyarbakır Dicle’de de yetişen karpuzların güzelliği var. Ama Batman’ın da aynı şekilde güzellikleri var. Bu karpuz alüvyon toprakları çok sever. Nehir kenarlarında, çay kenarlarında alüvyon topraklarda çokta güzel yetişiyor, çokta kendine yer buluyor. Bu da onlardan bir tanesi. Bu, memleketimizin güzelliğidir, memleketimizin zenginliğidir. Bu karpuzu Batman’da yetiştirmekten memnuniyet duyuyoruz. Çiftçimizi tebrik ediyoruz” diye konuştu.



Batman’ın gerek sebzeciliğiyle gerekse de meyveciliğiyle öne çıkan bir il olduğunu ve sebzecilikte 11 bin dönüm civarında bu sene karpuz ekmiş olduklarını hatırlatan Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aydın, ata tohumu karpuzların yetiştirildiği söyledi. Aydın, "Tamamen doğal hayvan gübresiyle yetiştirilmiş ve kimyasal kullanılmamıştır. Karpuzumuzu Vali Beye arz ettik. Valimiz de Sevgi Evleri’nde bulunan yavrularımıza götürmek üzere talimat verdi. Karpuzu çocuklarımıza getireceğiz. Çiftçilerimizin böyle güzel, değerli karpuzlarının görülmesi, tanıtılması bizim için de önemlidir. Batman karpuzu da Diyarbakır karpuzundan aşağı değildir. Çitçimizde tebrik ediyorum” ifadelerinde bulundu.



“Kesinlikle orijinal ata tohumudur ”


Dev karpuzun mimarı üretici Şafi Kandemir ise karpuzun orijinal ata tohumu olduğunu söyledi. Kandemir, "Valimize organik karpuzumuzu getirip hediye ettik. Karpuzlarımızı Sevgi Evleri’nde bulunan çocuklarımıza hediye ettik. Karpuzlarımızı Vali Bey gördükten sonra Sevgi Evleri’ndeki çocuklarımıza bağışlıyoruz ve onlara göndereceğiz. Çocuklarımız afiyetle ata tohumu organik karpuzu yesinler” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.