- 01 Haziran 2023 Perşembe 13:57

Araç dolandırıcıları artık noterleri geçemeyecek

A
A
A
Araç dolandırıcıları artık noterleri geçemeyecek

Batman 1’nci noterliği hayata geçirdiği “Yeni Ön Büro Ve Form” sistemiyle Türkiye’de bir ilke imza attı.

Batman 1’nci noterliği hayata geçirdiği “Yeni Ön Büro Ve Form” sistemiyle Türkiye’de bir ilke imza attı. Noter, bu uygulama ile birlikte dolandırıcılığın önüne geçmeyi hedefliyor.


Batman 1’nci noterliği, özelikle araç devirlerinde dolandırıcılık olaylarının önüne geçmek için “Yeni Ön Büro Ve Form” sistemiyle Türkiye’de bir ilke imza attı. Uygulama ile satışlar noterlik huzurunda güvenli hale geldi. Ön bürodaki çalışanın alıcı ve satıcıyla iletişim kurup satış sonuna kadar bütün adımları forma yazmasıyla beraber bütün işlemler resmi olarak kayıt altına alınıyor.


Bu uygulama ile dolandırıcılardan korunmayı hedeflediklerini belirten Batman 1’nci Noteri Mehmet Şirin Erdoğan, “Bilindiği üzere öncelikle bizim gelen vatandaşları korumamız da gerekiyor. Biz bir güven kurumuyuz. Güven kurumu olmamız nedeniyle bize gelen vatandaşların dolandırıcılara karşı uyanık da olmaları gerekiyor. Kimisi tabii uyanık olamayabiliyor, dolandırılabiliyor. Biz, geçmişte bunu hem noterliğimizde hem diğer noterliklerde yaşadık. Bu sebeple de vatandaş bize müracaat ettiğinde bir ön büro sistemi kurduk" dedi.



"Ön sözleşmeyi hayata geçirdikten sonra bizim noterliğimizde dolandırıcılık vakalarına rastlanmaz oldu"


Ön büro sisteminde vatandaşın önce meramını dinlediklerini aktaran Erdoğan, "Vatandaşın işlemi nedir? Vatandaşın genellikle bizim noterliğimizde araç satış işleminin yoğun olduğunu görüyoruz. Araç satışlarında da vatandaşların bilemeyeceği üçüncü kişiler gelen vatandaşları dolandırabiliyorlar. Bunun önüne geçmek için bir form uygulaması yani ön sözleşme dediğimiz bir sözleşmeyi hayata geçirmeye çalıştık ve başarılı da olduk. Bu ön sözleşmeyi hayata geçirdikten sonra bizim noterliğimizde dolandırıcılık vakalarına rastlanmaz oldu. Bu ön sözleşmede neden bahsediyoruz? Özellikle araç satıcısı veya araç alıcısı kim, para kimin hesabına geliyor bunu sorguluyoruz. Para şayet satıcının değil de üçüncü kişinin hesabına gidiyorsa risk başlıyor. Veya para bizzat alıcı tarafından değil de bir başkası tarafından gönderiliyorsa yine risk başlıyor" diye konuştu.



"Bu riskleri bertaraf edebilmek için biz formumuzda öncelikle ilk soru olarak para nereden geliyor sorusunu soruyoruz" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Eğer para üçüncü kişinin hesabından geliyorsa bunu forma yazıyoruz. Kim gönderiyor, adı, soyadı, TC kimlik numarası, telefon numarası ve IBAN numarası. Yine eğer para üçüncü kişinin hesabına gidiyorsa, bu üçüncü kişi kimdir. Adı, soyadı, TC kimlik numarası, IBAN numarası ve telefon numarası. Biz, bu bilgileri forma aldıktan sonra tarafların imzalarını da alıyoruz. Taraflar bu ön sözleşmeyi bir anlamda kabul etmiş oluyorlar. Arkasından diğer bilgileri soruyoruz. Diğer bilgiler nedir. Bir önemli bilgi aracın kilometresi. Vatandaş aracın kilometresini daha sonra değiştirme imkanına sahip olabiliyor veya noteri suçlayabiliyor. Kilometresi 100 değil de 110’du veya 55’ti. Bunun da önüne geçmek için kilometre bilgisini alıyoruz."


Satış verilerini aldıklarını kaydeden Erdoğan, "Satış verisi derken satış meblağı yani aracını kaça satmış. 500 bine mi satmış, 600 bine mi satmış. Geçmiş dönemde yaşadığımız vakalarda örneğin araç 900 bin lira bedelle satılıyor, daha sonra bu bedelin yüksek olmasının sebebi bankalara gidip bankalardan kredi almak. Kredilerini aldıktan sonra vatandaşlar satış sözleşmesini muhasebecilerine gönderdiklerinde muhasebecilerin fazla vergi ödeyebileceği uyarısı karşısında tekrar noterlere müracaat edip, ’biz bu satış bedelini yanlış söyledik lütfen bunu düzeltin’ diyorlar. Bunun da önüne geçebilmek için forma, satış bedelini biz yazıyoruz ve vatandaş daha sonra geldiğinde ya ben yanlış söylemiştim şeklinde şikayetlerde bulunsa bile bunun bir anlam ifade etmediğini söylüyoruz" diye konuştu.



Kendi beyanlarını yazılı olarak ön sözleşmeye yazdıklarını aktaran Erdoğan, "Ön sözleşmede yazmış olduğumuz satış bedeli dışındaki diğer bilgileri ve özellikle de üçüncü kişinin hesabına para gidiyorsa bu üçüncü kişinin bilgilerine biz satış sözleşmesinin içine de yazıyoruz. Yani taraflar satış sözleşmesinin içinde satış bedelinin kime gittiğini, adı, soyadı, telefon numarası ve IBAN numarasıyla görüyorlar, teyit ediyorlar ve imzalarını ona göre atıyorlar. Biz bunu yaptıktan sonra ileride sonrasında ya satış bedelini sen bana göndermedin amcamın oğluna gönderdin. Veyahut satış bedelini yanlış yerden geldi şekli itirazların bir anlamı olmuyor" şeklinde konuştu.



"Lütfen satış sözleşmesini imzalamadan tarafların IBAN’ına para göndermeyin"


Erdoğan, sözlerini şöyle dürdürdü: "Aslında buradaki amacımız dolandırıcıların dolandırabilecekleri kişileri dolandırmaması için engel oluşturacak bir ön çalışma. Burada da başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Formu başlattığımız tarihten bu yana dolandırıcılık vakaları bizim noterliğimizde yaşanmadı. Özellikle bizim personelimiz bu konuda çok hassas, çok dikkatli. Her gelen vatandaşı uyarmakta. Bizim bir başka önceliğimiz de vatandaşa para ödemesi yapmadan önce uyarıda bulunuyoruz. Lütfen satış sözleşmesini imzalamadan tarafların IBAN’ına para göndermeyin. Önce satış sözleşmesini imzalayın, imzalandıktan sonra para transferlerinizi yapın ve para transferi yapıldıktan sonra da bize onay verin. Transfer yapılmıştır işlemi noter bey imzalayabilir diye. Bu işlemler bittikten, para transferi de gerçekleştikten sonra noter olarak ben veya yanımdaki imza yetkili arkadaşlarımız satış sözleşmesini imzalayabiliyorlar.”



“Taraflar değil, 3’ncü kişiler dolandırıyor”


Araç alım ve satımında çoğu dolandırıcılık vakalarında tarafların değil, 3’ncü kişilerin tarafları dolandırdığını söyleyen Erdoğan, “Haftada ortalama 3 defa dolandırıcılık vakalarıyla karşılaşıyorduk. Vatandaş dışarıda dolandırılıyor, içeriye geliyor işlemi bitiriyoruz bir bakmışsınız 500 bin lira 900 bin lira gibi rakamların uçtuğunu, gittiğini görüyoruz. Bu dolandırıcılık vakalarında aslında taraflar bir birini dolandırmıyor. Üçüncü kişiler tarafları dolandırıyor. 3. Kişiler nasıl dolandırıyor, telefondan arayarak örneğin 500 bin liralık bir aracı 300 bin liraya satacağı vaadiyle bir tarafı dolandırıyor. Diğer tarafı da arayarak 500 bin liralık aracı 700 bin liraya alacağım vaadiyle dolandırıyor. Her iki tarafa da tarafların akraba olduğunu ama birbirlerine bu rakamları söylememeleri gerektiği şeklinde baskılarla iki tarafı da su istimal ediyor. Taraflar da kısa sürede para kazanma hırsı ve arzusuyla 400 bin liralık aracı 600 bin liraya satabilecek duygusuyla hareket ediyor satıcı, alıcıda 500 bin liralık 350 bin liraya alacağım hayaliyle hareket ediyor. Maalesef iki tarafta dolandırılıyor. Bu vakalar adliyeye intikal ediyor ama neticede dolandırıcılar parayı aldıktan sonra telefonlarını kapatıyorlar, aldıkları parayı da anında başka hesaplara dağıtarak ortadan yok oluyorlar” ifadelerinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Hemşehrilerimizin sağlığı için bayram öncesi denetimlerimizi artırdık" Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla denetim çalışmalarını artıran Kocasinan Belediyesi, ilçe genelinde faaliyet gösteren kasaplara yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirdi. Vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, işletmelerin titizlikle kontrol edildiğini belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Hemşehrilerimizin güvenilir, sağlıklı ve hijyen şartlarında hizmet alabilmeleri için Kurban Bayramı öncesinde denetimlerimizi artırdık" dedi. Vatandaşların gönül rahatlığıyla hizmet alabilmeleri, huzurlu ve sağlıklı bir bayram geçirmesi için belediye ekiplerinin sahada yoğun mesai harcadığının altını çizen Başkan Çolakbayrakdar; "Kurban Bayramı, paylaşmanın, bereketin ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı mübarek günlerdir. Bizler de hemşehrilerimizin sağlığını korumak adına bayram öncesi denetimlerimizi artırarak sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla hizmet alabilmeleri, alışveriş yapabilmesi için ekiplerimiz sahada büyük bir hassasiyet ve özveriyle çalışıyor. Sağlıklı ve güvenilir gıda konusunda taviz vermeden denetimlerimize devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Denetimlerin yalnızca bayram dönemleriyle sınırlı olmadığını belirten Başkan Çolakbayrakdar, vatandaş sağlığının her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayarak, "Şehrimizde vatandaşlarımızın sağlıklı, kaliteli ve güvenilir hizmet alabilmesi adına denetimlerimizi yıl boyunca aralıksız sürdürüyoruz. Kurallara uygun şekilde hizmet veren tüm esnafımıza teşekkür ediyor, yaklaşan Kurban Bayramı’nın ilçemize huzur, sağlık ve bereket getirmesini diliyorum" diye konuştu. Öte yandan Kocasinan Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü koordinasyonunda zabıta ekipleri ile gerçekleştirilen denetimlerde, işletmelerin genel hijyen durumu, et ve et ürünlerinin muhafaza şartları, kullanılan ekipmanların temizliği, çalışanların kişisel hijyen yeterliliği, ustalık belgesi ve ürünlerin mevzuata uygunluğu detaylı şekilde incelendi. Ayrıca işletme sahiplerine hijyen ve gıda güvenliği konusunda bilgilendirmelerde bulunuldu.
Gaziantep Bakır su takımı 350 bin çekiç darbesiyle hazırlanıyor Gaziantep’te geleneksel yöntemlerle özellikle büyük boy kazanlar ve özel tasarım el işlemeli tepsi, vazo ve su takımı eserleri üreten ustalar, bakır levhayı şekillendirmek ve işlemek için binlerce kez çekiç kullanıyor. Bakır işlemeciliğinin coğrafi patentini elinde bulunduran Gaziantep’te el emeği göz nuruyla üretilen bakır eşyaları, Türkiye’nin yanı sıra dünya pazarında da büyük bir ilgi görüyor. Geleneksel bakırcılık sanatında ustaların bin bir emek ve zahmetle binlerce çekiç darbesiyle şekillendirdiği bakır eşyaların hazırlanma süreçleri ürünün büyüklüğüne bazen günlerce bazen de aylarca sürüyor. Yoğun çekiç darbeleri bakırın dövülerek sertleşmesini, daha dayanıklı hale gelmesini ve üzerindeki motiflerin de derinlik kazanmasını sağlarken, genellikle el işçiliğinin üst düzey olduğu, turistik veya özel sipariş ürünlerin hazırlanma süreci için ustalar büyük emek sarf ediyor. 350 bin çekiç vurarak ortaya çıkardığı bakır su takımları beğeniliyor Tarihi Yeni Han’daki iş yerinde 43 yıldır bakıra şekil veren 51 yaşındaki Ali Aytekin, her gün binlerce çekiç darbesiyle şekil verdiği bakır ürünleri özel sipariş ve talebe göre hazırlıyor. 7 yaşında başladığı mesleğini yıllardır severek sürdüren Aytekin’in binlerce çekiç darbesiyle hazırladığı ürünler görenleri mest ediyor. En küçük bir bakır ürüne bile 3-4 bin çekiç vurarak şekil veren Aytekin’in 350 bin çekiç vurarak ortaya çıkardığı bakır su takımları oldukça beğeniliyor. 6 bardak, bir sürahi ve bir tepsiden oluşan su takımını bir ayda hazırlayan Aytekin, su takımlarını 50 bin TL’den satıyor. Aynı zamanda koleksiyonerliğiyle tanınan Aytekin, iş yerinin bir bölümünde sergilediği koleksiyonuna gözü gibi bakıyor. Mesleğe 7 yaşında başladığını belirten Aytekin, "Bir ustamızın tavsiyesiyle mesleğe başladık. çırak ve kalfalık dönemi derken usta olduk. Mesleğe halen devam ediyoruz. Mesleğimiz ve imkanlarımız eski dönemlerde daha zordu. Şu an imkanlarımız zor da olsa biraz kolaylaştı. Kendi işimizi yapıyoruz. Ağır parça içerikli çalışıyorum. 43 yıldır mesleğin içerisindeyim. Mesleğimden çok memnunum. Mesleğimi severek yapıyorum. Çok güzel parçalar çıkarıyoruz. Ustalarımızdan Allah onlardan razı olsun. Bizlere bu mesleğin inceliğini öğrettiler" dedi. Özel siparişler üzerine çalıştığını belirten Aytekin, "Kişiye özel tepsi, ayran takımı, su takımı, fincan ve sürahi takımı yapıyorum. Çekiç sesini duymayız. Akşama kadar çekiç sesi eşliğinde siparişlerimizi hazır ederiz. Çekici sesleri bir müzik gibi kulaklarımıza hoş geliyor. Sürahi takımının başlama ve bitimi bir ay sürüyor. Hemen hemen 250-300 bine yakın çekiç sallıyoruz. Biz tek tek çekiç darbelerini sayamıyoruz ama tahminen 300 binden de fazladır. Küçük bir alan yüzlerce çekiç darbesiyle oluşuyor. Bir saniyede 30 çekiç darbesini dakikalarca hesapladığımızda binlerce kez çekiç sallamışız demektir" diye konuştu.
Erzurum Her hafta cami ziyaretleriyle 100’üncü camide yatsı namazı kıldılar Erzurum’un Yakutiye ilçesinde bulunan Tevfik İleri Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri tarafından yaklaşık 4 yıldır sürdürülen tarihi cami buluşmaları programı, bu hafta 100’üncü cami ziyaretine ulaştı. Her hafta Perşembe veya Cuma günleri gönüllü olarak bir araya gelen öğretmen, öğrenci, veli ve mezunlar, bu kez programın başladığı Erzurum Ulu Camii’nde yatsı namazı kıldı. Okul dönemleri boyunca gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenciler, Erzurum’daki tarihi camilerde hem ibadet ediyor hem de camilerin tarihi ve manevi geçmişi hakkında bilgi alıyor. Yatsı namazının ardından cami imamları tarafından öğrencilere camilerin mimarisi, yapılış süreci, dini ve tarihi önemi anlatılırken dualar edilerek program tamamlanıyor. İlk yıllarda sınırlı katılımla başlayan programın zamanla büyüdüğü, bugün ise yalnızca öğrencilerin değil ailelerin ve okul mezunlarının da etkinliklere katıldığı öğrenildi. Gönüllülük esasına göre sürdürülen program sayesinde öğrencilerin okul dışında manevi ve sosyal bir ortamda bir araya geldiği belirtilirken, velilerin de etkinlikten memnun olduğu ifade edildi. Kentteki tarihi camileri ziyaret eden öğrenciler, bir yandan Erzurum’un kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı bulurken diğer yandan dini bilgiler edinerek manevi yönden gelişim sağlıyor. Program kapsamında bugüne kadar 100 farklı camide yatsı namazı kılındı, yüzlerce öğrenci tarihi camiler hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. "Asıl önemli olan yaşayarak öğrenmek" Bu çalışmaya okuldaki öğrencilerle beraber başladıklarını belirten Tevfik İleri Anadolu Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muhammet Yarbaşı, "Tarihi camileri yani milli manevi değerlerimizi öğrenmek, yaşayarak öğrenmek için çocuklarla böyle başladık. İlk camimiz de Ulu Camii’mizdi. Bu yüzüncü camimiz de Ulu Camii oldu. Çocuklar gönülden kendileri, kendi istekleriyle beraber, aileleriyle beraber katılmaya başladılar. İlk önce böyle ÇEDES programı var, onun dahilinde başladık, devam ettik. Üç, beş derken işler ilerledi böyle. Aileler de karışınca artık işler kendiliğinden ilerlemeye başladı. Camilerdeki tarihi mimarileri gördük. Orada yaşanan, o caminin yapılışındaki manevi duygular da var. Mesela abdestsiz hiçbir taşı bir yere koymamış oradaki ustalar. Bu gibi meselelerle başladık. Allah razı olsun. Burada asıl önemli olan benim öğrencilerimin, talebelerimin bu işte azimli olması. Onlar azimli olunca biz de onların peşine takılıyoruz. Aslında bunu nasip eden Mevlam’a şükürler olsun. Talebelerin isteği çok önemli. Bu çocuklar böyle okul dışı bir programa kendileri katılıyorlar. Bir WhatsApp grubumuz var. Oradan hangi camiye gidelim diye konuşuyoruz. Çocuklar kendileri tercih ediyorlar, ‘Hocam şu camiye gidelim’ diyorlar. Burada asıl önemli olan yaşayarak öğrenmek. Çocuklar yaşayarak öğreniyorlar. Biz her bir camiye gittiğimizde her hocamızdan bir şeyler öğreniyoruz. Her camide yeni tecrübelerimiz oluyor, yeni duygularımız gelişiyor. Bu şekilde devam ettik, yüzüncü camimize geldik. Dördüncü senemiz. Allah nasip ederse inşallah gittiği kadar götürmeye çalışacağız" ifadelerini kullandı. "Bugün hoş bir sürpriz oldu" Erzurum Ulu Cami İmam Hatibi Emrullah Kaçar ise, " Bugün hoş bir sürpriz oldu. Tevfik İleri Anadolu Lisesi’nin öğrencileri her hafta bir cami buluşması programı yapmışlar. Bugün de bizi tercih ettiler. Şehrin en eski camilerinden bir tanesi olan Ulu Cami’de genç bir nesille yatsı namazı kılma fırsatı bulduk elhamdülillah. Namazdan sonra kendilerine cami ile ilgili, cami adabı ile ilgili ve tarihi ile ilgili bilgiler verdik. Ardından dua ederek onları yolculadık. Rabbim bu gençlerimizi toplumumuzdan eksik eylemesin. Bu gençlerimizin ve bütün ülkemizin gençlerinin bahtını açık eylesin inşallah" diye konuştu. "Camiler hakkında yeni bilgiler öğreniyoruz" 12’nci sınıf öğrencisi Zeynep Küçükuğurlu ise bu okul dışı programda çok iyi şeyler öğrendiklerinin altını çizerek, "Camiler hakkında yeni bilgiler öğreniyoruz, yeni camileri keşfediyoruz. Hocalarımızın ettiği duaları alıyoruz ve manevi olarak da bize çok şey katıyor. Bu program kapsamında 100 tane cami gezdik. 100 tane yeni yer keşfettik. Bilmediğimiz camileri gezdik. Dinimiz hakkında çok daha iyi şeyler öğrendik. Bilmediklerimizi öğrendik, bildiklerimizi de tazeledik" şeklinde konuştu. "Her hafta yeni bir camiye gidiyoruz" Bu programda 100 tane cami gezdiklerini belirten 9’uncu sınıf öğrencisi Huzeyfe Albayrak da, "Yeni yerler öğreniyoruz. Hocamız da bize destek oluyor sağ olsun. Her hafta yeni bir camiye gidiyoruz. Tarihimiz hakkında, kültürümüz hakkında yeni bilgiler öğreniyoruz. İnşallah devam edeceğiz. Yeni camiler gezmek istiyoruz" dedi.
Kayseri Talas’ta internet üzerinden vergi kolaylığı Talas Belediyesince tahsil edilen emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ile ilan ve reklam vergilerinin 2026 yılı birinci dönem taksit ödeme sonu yaklaşırken, belediyeden önemli bir duyuru yapıldı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, söz konusu vergilerin ilk taksitleri için son ödeme tarihinin 1 Haziran 2026 olduğunu belirterek, vatandaşlara özellikle internet üzerinden ödemelerini yapabilecekleri hatırlatmasında bulundu. 2026 yılı Emlak, Çevre Temizlik ve İlan Reklam Vergilerinin birinci taksit ödemeleri devam ediyor. 1 Haziran Pazartesi gününün ödemeler için son tarih olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Yalçın, vatandaşlara ödemelerini son güne bırakmama çağrısı yaptı. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Başkan Yalçın, vergi ödemelerinin hem internet üzerinden hem de belediye hizmet binasında ve Mevlana Mahalle Meydanında bulunan veznelerden yapılabileceğini söyledi. Vezneden nakit veya kredi kartıyla yapılabilecek olan ödemelerin internet üzerinden de gerçekleştirilebileceğini ifade eden Başkan Yalçın, mükelleflerin www.talas.bel.tr adresinden giriş yaparak ‘ödeme işlemleri’ menüsünü tıklamaları gerektiğini kaydetti. Başkan Yalçın, şu ana kadar vergilerini ödeyerek Talas’ın gelişmesine katkı sağlayan mükelleflere de teşekkür etti. Vezne önlerinde yoğunluk yaşanmaması ve vatandaşların mağdur olmaması için her türlü hazırlığı yaptıklarını belirten Başkan Yalçın, bu kapsamda veznelerin çalışma saatlerinde düzenlemeye gittiklerini ve vatandaşların hafta sonu da ödeme yapabileceklerini ifade etti. Buna göre 25-30 Mayıs tarihleri arasındaki Kurban Bayramı dışında 20 Mayıs’tan itibaren hafta içi 08.00-19.00 saatleri arası açık olacak vezneler, hafta sonları da 10.00-16.00 saatleri arasında hizmet vermeye devam edecek. Mevlana meydanında vezne Bununla birlikte mükelleflerin vergi ödemelerine kolaylık sağlamak amacıyla Mevlana Meydanındaki vezne de açık olacak. 20 Mayıs Çarşamba gününden itibaren hizmet vermeye başlayacak olan vezne, hafta içi 13.30-19.00, hafta sonu 10.00-16.00 saatleri arasında çalışacak. Öte yandan mükellefler için Talas Belediyesi internet sayfasında da yeni düzenlemeler yapıldı. Buna göre vatandaşlar belediyeye gelmeden "E-Emlak Vergisi Bildirim" ve "E-Emlak Vergisi Rayiç Belgesi" sekmelerinden işlemlerini kolayca yapabilecekler.
Samsun Havza’da selin yaraları sarılıyor: Esnaf ve vatandaşlara destek paketleri Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen sel ve su taşkınından etkilenen esnaf ve vatandaşlara yönelik destek kararları açıklandı. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, kredi ertelemelerinden fatura desteklerine kadar birçok konuda önemli adımlar atıldı. Toplantıda sel ve su taşkınının ardından vatandaşlardan gelen ihbarlar ile kamu kurumları ve belediyelerin yaptığı tespitler doğrultusunda müdahale, hasar tespit, onarım, temizlik, gıda temini ve psikososyal destek çalışmalarının kesintisiz sürdürüldüğü belirtildi. Selden etkilenen esnaf ve vatandaşlara yönelik hayata geçirilecek desteklerin değerlendirildiği toplantıda alınan kararlar kapsamında, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) ile banka tarafından kullandırılan esnaf kredilerinin 1 yıl faizsiz erteleneceği açıklandı. TESKOMB veya bankadan kredi kullanmayan zarar gören esnafa ise 1 yıl ödemesiz kredi imkanı sağlanacağı bildirildi. Bankalarda ticari kredisi bulunan 385 esnafın da kredilerini uygun şartlarda 1 yıl erteleyebileceği belirtilirken, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından zarar gören iş yeri ve konutlarla ilgili çalışma yürütüleceği kaydedildi. Ayrıca yıl sonuna kadar su giderlerinin SASKİ, elektrik giderlerinin ise YEDAŞ tarafından karşılanacağı ifade edildi. İlan ve reklam giderlerinin de Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Havza Belediyesi tarafından yıl sonuna kadar erteleneceği belirtilen açıklamada, afetin ilk saatlerinde kurulan zarar tespit komisyonlarının çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı. Havza Kaymakamlığı bünyesinde oluşturulan 7 kişilik zarar tespit komisyonunun yapacağı incelemeler sonucunda 385 esnaf ve 70 konutun zararlarının devlet imkanları çerçevesinde karşılanacağı vurgulandı. Öte yandan zarar gören esnafın vergi ve SGK borçlarının başvuru halinde 3 ay erteleneceği açıklanırken, 1988-1989 yıllarında üzeri beton yapıyla kapatılan Hacı Osman Deresi’nin kapalı bölümlerinin açılması çalışmalarına DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından başlandığı, derenin ıslah çalışmalarının ise DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılacağı bildirildi. Toplantıya TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ersan Aksu, Orhan Kırcalı ve Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Havza Kaymakamı Mustafa Ayvat, AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Havza Belediye Başkanı Murat İkiz ile ilgili kurum müdürleri katıldı.