POLİTİKA - 27 Mart 2024 Çarşamba 17:45

Cumhurbaşkanı Erdoğan Batman’da halka hitap etti

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün siyaset arenasına baktığınızda cumhur ittifakı kararlı bir şekilde devam ederken 6’lı masa yerle bir oldu. Şimdi birbirlerine kurdukları kumpasları gördükçe bizde hicap duyuyoruz. Allah Türkiye’nin yüzüne bakmış da bunlar iktidara gelmemiş" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batman Valiliği önündeki Turgut Özal Bulvarı Adalet Caddesi’nde halka hitap etti. Batman ilçeleri ve köylerini selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 ay sonra yeniden Batman’a gelmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Batman’a olan muhabbetlerinin karşılıksız olmadığını söyleyen Erdoğan, “Şu anda Batman’daki katılım bunu gösteriyor. Meydana gelmeden önce sorun dedim katılım ne kadar, 50 bin olduğunu söylediler. Meydanlara sığmayan sevdanız için her birinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Batman’da halka hitap etti

“Birileri devletimize iftara atsa da yarım asırdır hep mazluma yardım eli uzattık”

Türkiye Cumhuriyeti devletinin Filistin’e sahip çıkmadığını ileri sürüp iktidarı hedefe alanlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terör devleti İsrail’in Filistin halkına yönelik katliamları yüreğimizi yakıyor. 173 gündür İsrail Filistin halkının direnişini kıramadı. Yapılan müzakerelar sonucu ateşkes ilan edildi. Filistin halkı tüm dünyaya bu destansı direnişiyle kendini göstermiştir. Gazzeli kardeşlerimizin barışa kavuşması için her türlü çabayı sergileyeceğiz. Varsın birileri devletimize iftira atacak kadar gözünü karartsın. Biz yarım asrı bulan siyasi hayatımızın her döneminde olduğu gibi dün de bugün de yarın da zalimlere boyun eğmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Batman’da halka hitap etti

“Altılı masadan eser kalmadı”

Birilerinin zorla, milleti bilmediği ve istemediği siyasi tercihlere zorladığını dile getiren Erdoğan, 6’lı masanın da böyle yaptığını ancak darmadağın olduğunu söyledi. Erdoğan, “Altılı masa dediler şu anda hiç birisi parlamentoda değil. Masanın altına birilerini soktular ne çıktı hiç. Bugün siyaset arenasına baktığınızda Cumhur İttifakı kararlı bir şekilde devam ederken 6’lı masa yerle bir oldu. Şimdi birbirlerine kurdukları kumpasları gördükçe bizde hicap duyuyoruz. Allah Türkiye’nin yüzüne bakmış da bunlar iktidara gelmemiş. Zaten ne diyor bunlar, iyi ki kazanmamışız diyorlar. Bunları millete pazarlayanlar, bunların içlerinin boş olduğunu çok iyi biliyorlar. Benim Kürt kardeşlerime dahi o masaya oy verdirdiler. Aynı küstahlığı aynı milli irade simsarlığını bu seçimde de sürdürüyorlar. CHP ve DEM’li bir avuç dışında kimse bir şey bilmiyor. Milletimize dayatma yapıyorlar. Batmanlı kardeşlerim inanıyorum ki iradelerine ipotek koydurmayacaklardır. Vatandaşlarımız bunlara artık yeter diyecektir. Karar da tercih de benim diyen insanlarımızı meydanlarda görüyorum. İradesini pazarlık masasında meze etmeyecek Batmanlı kardeşlerimi karşımda görüyorum. İdaresine ve geleceğine sıkı sıkı sahip çıkanlar işte bu meydanlarda var. Sandıkta cumhur ittifakına verilen her oyun çok değerli olduğunu herkese izah edeceğiz, kırılan varsa gönlünü alacağız, bir şekilde her kesin sandığa gitmesini sağlayacağız. Hiçbir projesi olmayan siyasilere oyunu verip boşa gitmelerini engelleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Batman’da halka hitap etti

“Terör örgütünün yurt içindeki varlığı bitme noktasına geldi”

Açıklamalarında terör örgütlerine vurulan darbelerden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke sınırları içerisinde hiçbir terör örgütünün barınamaz hale geldiğini söyledi. Erdoğan, “Türkiye olarak etrafımız çatışmalar ve savaşlarla çevrili olmasına rağmen hedefimize doğru kararlılıkla ilerliyoruz. Biz oyunlara gelmedik. Türkiye’yi bölgesindeki birçok ülkeyi saran ateşten uzak tuttuk. Bölücü örgütünün topraklarımızdaki varlığı bitme noktasına geldi. Suriye ve Irak’tan ülkemize tehditler bitmek üzere. Bölücü terör örgütünün buradaki varlığı bittikçe bölge ayaklandı turizm arttı, bölgedeki insanlarımızın tamamı kazandı. İnşallah bunu muhafaza edeceğiz. Ağır bedeller ödeme pahasına bundan taviz vermeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Batman’da halka hitap etti

“Enflasyon rakamları yılın ikinci yarısından sonra düzelme eğilimi gösterecektir”

Dünyayı etkileyen enflasyonun Türkiye’yi de olumsuz etkilediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu yenmek için güçlü bir kadro kurduklarını ve bu kadronun başına da Mehmet Şimşek’i getirdiklerini söyledi. Erdoğan, “Eski karanlık günleri kimse geri getiremeyecek. Bölgemizde bu kritik adımları atarken dünyayı etkileyen ve ülkemizi de etkileyen enflasyon meselesini göz ardı etmiyoruz. Güçlü bir kadro kurduk, bu kadronun başında da Batman’ın evladı Mehmet Şimşek var. Mehmet Şimşek’e tam itimadımız var İnşallah yılın ikinci yarısından sonra göstergeler düzelmeye doğru eğilimde olacaktır. Tüm hanelere sağladığımız 25 metreküplük ücretsiz doğalgaz desteğimiz bu yıl da devam ediyor. Enflasyon düştükçe ve deprem yükümüz düştükçe bunu daha çok programlı olarak halka destek sunacağız. Biz ne kimlik ne istismar siyaseti yapıyoruz sadece millete hizmet etmeye çalışıyoruz bu amaçla son 21 yılda Batman’a 91 milyar lira yatırım yaptık” diye konuştu.

Osman Arslan - Selman Tur - Ekrem Aktaş



Cumhurbaşkanı Erdoğan Batman’da halka hitap etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Ömrünü adadığı 3 engelli evladına gözü gibi bakıyor Hatay’da yaşayan Edibe Koçak, akraba evliliğinden dolayı engelli doğan 3 çocuğuna 52 yıldır bıkmadan ve usanmadan gözü gibi bakıyor. Evlatlarının engelli olması nedeniyle her Anneler Günü’nü buruk geçiren Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek son nefesine kadar evlatları için yaşayacağını söyledi. Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan Edibe Koçak ile Kemal Koçak çiftinin çocukları; 51 yaşındaki Orhan, 48 yaşındaki Melek ve 46 yaşındaki Yusuf akraba evliliği nedeniyle zihinsel ve bedensel engelli olarak doğdu. Koçak çifti, engelli evlatlarına 52 yıldır bıkmadan usanmadan bakıyor. Evlatlarının her birini ayrı seven fedakar anne Koçak, engelli evlatlarının bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Anneler Günü’nü buruk geçiren anne Edibe Koçak, engelli evlatlarının emekleyerek kendisine çiçek verip elini öpmesinden dolayı çok mutlu olduğunu belirterek tek isteğinin ise evlatlarına son nefesine kadar kol, kanat gerebilmek olduğunu söyledi. "Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" Evlatlarına gözü gibi baktığını ve her şeyleriyle kendisinin ilgilendiğini ifade eden Koçak, "Benim toplamda 3’ü engelli 2’si sağlıklı 5 çocuğum var. İbrahim ve Ayhan evlatlarım sağlıklı iken Orhan, Melek ve Yusuf ise engelli evlatlarımdır. Evlatlarım sabah kalktıklarında ellerini yüzlerini yıkarlar ve dişlerini fırçalarlar. Yusuf ile Melek dişlerini kendileri fırçalayabiliyor ancak Orhan’ın temizliğini ben yapıyorum ve ona ben bakıyorum. Kahvaltılarını yaptırıyorum ve ilaçlarını içirdikten sonra kendi evimin işlerini yapıyorum. Bazen zorlanıyorum ama yapacak bir şey yok, onlar benim canlarım seve seve bakıyorum" dedi. "Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin" Akraba evliliğinden dolayı 3 evladının engelli doğduğunu ifade eden fedakar anne Koçak, "Çocuklarımın engelli olmasının sebebi akraba evliliğiydi ama çocuklarımın hepsini çok seviyorum. Çocuklarım sağlıklı veya engelli olsun fark etmez. Çocuk, çocuktur. Her zaman çocuklarımın arkasında olacağım. Evlatlarıma tam 52 senedir bakıyorum. Biri 52, biri 48, diğeri ise 46 yaşında. Allah’tan tek isteğim, evlatlarımı Rabbime emanet edene kadar yaşamak. Rabbim bu emanetlerini teslim etmeyi nasip etsin. Hayatta kaldığım müddetçe onlara bakacağım. Canlarımı bırakmayı asla düşünmedim düşünmem de. Onlar benim hayattaki en değerli hazinem ve tatlı canlarım. Bazen kendi aralarında sürekli kavga ediyorlar ama en sonunda barışıyorlar. Bana bir çiçek getirip yanıma gelseler yeter, başka bir şey istemem yeter ki çocuklarım iyi olsun" ifadelerini kullandı.
Antalya Sosyal medyayı sallayan ikili: Anne ve 7,5 aylık kızı izleyenlerin yüzünde tebessüm bırakıyor Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer ile 7,5 aylık kızı Gökçe’nin günlük yaşamlarından paylaşılan görüntüler, sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Anne-kızın samimi anları izleyenlerin yüzünde tebessüm oluşturuyor. Gündoğmuş ilçesinde yaşayan Elif Özer Küçük (30) ile Hüseyin Küçük çiftinin 7,5 aylık kızları Gökçe’nin gezmeyi seven halleri sosyal medyada gündem oldu. Anne Özer’in, eşine kızını göstermek amacıyla çektiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşmasının ardından videolar kısa sürede viral oldu. Küçük Gökçe’nin sürekli dışarı çıkmak istemesiyle kızını sırtına alan anne, yeni yerler keşfetmek için sürekli geziyor. Anne-kızın doğal halleri sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlenip beğeni alıyor. "Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek" Kızının sürekli hareket halinde olmak istediğini belirten anne Elif Özer, "Aynı pozisyonda kalmak istemeyen bir bebek. Onu sürekli gezdirmek ve yeni şeyler keşfetmek zorundayız. Bu yüzden de köye geldik. Havanın güzel olduğu günlerde sabah, öğle ve akşam dışarıya çıkarıyorum. Hiçbir anı kaçırmıyoruz" dedi. "Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey" Anneliğin tarif edilmesi zor bir duygu olduğunu ifade eden Özer, Annelik insana doğduğu andan yüklenen bir şey. Onun ihtiyaçlarını anlayıp karşılık vermek durumunda kalıyorsunuz. Bu durumdan çok mutluyum. Kızımla inşallah daha güzel yerlere geliriz. Onunla birlikte güzel bir hayat yaşamayı istiyorum" diye konuştu.
İstanbul Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi İstanbul’da yaşayan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, karnındaki şişlik ve ağrının kabızlıktan olduğunu düşünerek doktora gitmeyi ihmal etti. Adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaşan Samanlı’nın karnındaki şişliği 22 kiloluk tümörden kaynaklandığı tespit edildi. Ameliyatla tümörü alınan Samanlı, "Nefes alamıyordum, taş gibi bir şeydi. Neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı, o korkuyla kendimi acile attım. Kabızlık diye düşündüm çünkü sık sık oluyordum. Hatam oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi. Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, ise "Devasa bir kitle saptadık, ameliyat 6 saat kadar sürdü. 50 cm civarında, yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi, üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz" şeklinde konuştu. İstanbul’da yaşayan 2 çocuk annesi 62 yaşındaki Şükran Samanlı, edinilen bilgiye göre bir süre önce karnında şişlik ve ağrı hissetmeye başlarken durumu zaman zaman yaşadığı kabızlık gibi problemlere bağladı. Samanlı, bu süreçte doktora gitmezken karnı adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaştı. Neredeyse nefes alamaz hale geldiğindeyse İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdu. Hastanın devasa şişkinlikteki karnını gören hekimler büyük şaşkınlık yaşadı. 13 Mart’ta yatışı yapılan hasta tetkiklerin ardından jinekolojik onkoloji bölümüne yönlendirildi. Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekibinin yaptığı incelemelerde Samanlı’da yumurtalıktaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile oluştuğu ifade edilen yumurtalık tümörü tespit edildi. Genellikle sinsi ilerlediği belirtilen kasık ağrısı, karında şişlik gibi durumlar oluşturabildiği aktarılan hastalığa karşı Op. Dr. Dönmez ve ekibi hemen harekete geçti. Hastanın hem hareket kabiliyetini sınırlandıran hem organlarına baskı yaptığı belirlenen kitle için ameliyat kararı alındı. Yapılan tüm hazırlıkların ardından 7 Nisan’da gerçekleşen başarılı operasyonla yaklaşık 50 cm ve 22 kilo civarındaki kitleden kurtulan hasta da rahat bir nefes aldı. Samanlı, 23 Nisan’da taburcu edilirken tedavisinin devam edeceğini belirten Op. Dr. Dönmez, hastasının durumu ve tedavisine ilişkin bilgi verdi. Dönmez, kişilerin bedenlerinde herhangi bir farklılık hissettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurması gerekliliğine dikkat çekti. Öte yandan hastanın karnındaki devasa şişlik ameliyat öncesi hali ve tıbbi görüntülemelere yansıyan görüntüsüyle gözler önüne serildi. "Kabızlık diye düşündüm, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı" Yaşadıklarını anlatan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, "Korkuyla geldim, ne çıkacak ne olacak diye panik yaptım. Gücüm kalmadı, nefes alamıyordum, acile yatırıldım. Ameliyata girdim, şimdi rahatım, nefesimi çok rahat alıyorum. Çok kötü bir şeydi, karnımda ne olduğunu anlayamadım, gebelik gibi değil. Gebelikte yine bir esneklik olur, bu taş gibi bir şeydi. Midemin üstüne çıkmıştı, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı. O korkuyla kendimi acile attım, böyle bir şeyle karşılaşacağım aklımın ucundan bile geçmedi. 2,5-3 ay bekledim, benim de hatam oldu. Karnımı görseniz korkardınız, taşınmaz hale geldi. Yusyuvarlak, şekilsiz yamulmalar oldu, yattığım zaman alt taraflarda göçme oluyordu, sonra taşlaşıyordu. Kabızlık falandır diye düşündüm çünkü sık sık kabız oluyordum. Bende de hata oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi. "Beni torunuma kavuşturun dedim" Samanlı, "Kişilerin şüphelendikleri zaman bir an önce hastaneye gitmelerini tavsiye ediyorum" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Doktor bey ameliyata karar verince beni torunuma kavuşturun hocam diye gözlerinin içine baktım, o günü hiç unutmuyorum. Öksüz torunum var, ona bakıyorum sadece onu düşündüm. 78 kilo civarlarındaydım şimdi 57 küsurlardayım. Halimi görenler ‘Neyi bekliyorsun, doktora git, git’ diyorlardı, neyle karşılaşacağımdan o kadar korktum ki o yüzden bu duruma geldim. Kimse korkmasın hele ki böyle bir hoca ile karşılaştığı zaman çok teşekkür ederim" "Kitlenin bir anda kaldırılması hayati risk ortaya çıkarabilirdi" Hastasına ilişkin konuşan Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, "İlk acil servisimize karında son 2 aydır giderek artan şişkinlik ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. İlk tetkiklerinde karnı dolduran kitle olması üzerine bize konsülte edildi, gerçekten pelvik bölgeden diyaframa kadar hatta akciğeri itecek kadar büyük, devasa bir kitle saptadık. MR ve ultrasonografik değerlendirmelerde kitlenin yumurtalık tümörü olduğunu düşündük. Her iki akciğerin alt loblarında sönme olmuştu, kanın oksijenlenmesi bozulmuştu. Bunun sebebi de kitlenin akciğere ve diyaframa yapmış olduğu baskı. Hasta o kadar büyük bir kitleyle gündelik işlerini yapmakta, yürümede, sağa sola dönmede zorluk çekiyor hatta rahat bir uyku bile uyuyamıyordu. Bizi zorlu bir süreç bekliyordu, farkındaydık. Ameliyat 6 saat kadar sürdü, tüm karnı dolduran yaklaşık 50 cm civarında bir kitle saptadık. Kitlenin bir anda damarların üzerinden kaldırılmasıyla hastanın hemodinamisi bir anda bozulabilir, dolaşımsal ve solunumsal hastanın hayati riskini ortaya çıkarabilecek komplikasyonlar olabilirdi" dedi. "Yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz" ‘Kontrollü şekilde yaklaşık 6-7 litresini ameliyat esnasında boşalttık’ diyerek ve hastanın tedavisinin sürdüğünü aktaran Op. Dr. Dönmez, "Kitleyi çevre dokulardan, yapışmış olduğu organlardan yavaş yavaş ayırarak total olarak çıkardık. Ameliyattan önce hastamızın kilosu yaklaşık 79 kilo iken ameliyattan sonra 57 kilo civarında. Kitlenin yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Farkındalık oluşturmak istediğimiz olay; bedenlerinde herhangi bir değişiklik saptadıklarında, bu kadar büyük bir kitleye ulaşmadan sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmaları. 10 cm’lik ile 50 cm’lik bir kitleyi ameliyat etmek aynı zorlukta olmayacaktır. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi ilerliyor, 70-80 kadında bir gözükebiliyor. Meme ve rahim kanserine göre sıklık olarak daha az ama klinik belirti vermediği için genelde yüzde 70-75’ini ileri evrelerde saptıyoruz. Daha mortal gidebiliyor" şeklinde konuştu. "Üçüz gebelik boyutunda hatta daha büyüktü" Hastalığın sinsi olduğunu ifade ederken dikkat edilmesi gereken belirtilere yönelik bilgi veren Op. Dr. Dönmez, ‘Hastamızda olduğu gibi karında büyüme, mideye baskı yaptığı için yemek yiyememe, erken doyma, hazımsızlık, bağırsaklara baskı yaptığı için gaz deşarjında ve büyük tuvalet alışkanlıklarında değişkenlik’ diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Bütün kadınlarımıza yıllık jinekolojik muayeneyi öneriyoruz. Hastamız şanslıydı çünkü tümör karın içerisine dağılmamıştı. Bazı tümörler 2 santim iken tüm karına yayılabilir, bazı tümörler de 50 santime kadar herhangi bir patlama olmadan büyüyebilir. Kitle dışarıdan görünüm olarak bir üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz. Gebelikte süreç birazcık daha uzun, yavaş yavaş karın büyüdüğü için toleransı biraz daha fazla olabiliyor. Yumurtalık tümörleri hızlı büyüdüğü, yaklaşık 2-3 ay içerisinde bu boyuta ulaştığı için toleransı biraz daha düşük oluyor"
Erzurum Down sendromlu annesinin sosyal alan ve anlayış isteği Erzurum’da yaşayan 52 yaşındaki Nuran Sağlam, 20 yaşındaki Down sendromlu oğlu Muhammet Hanifi Sağlam ile yaşadığı zorlukları anlattı. Anne sağlam, sosyal alan konusunda destek istedi. Üç çocuk annesi Sağlam, Anneler Günü’nü buruk geçirdiğini belirtirken, özel çocuk sahibi ailelerin yaşadığı sosyal sorunlara dikkat çekti. Oğlunun koyu bir Galatasaray taraftarı olduğunu söyleyen anne Sağlam, özel çocuklar için sosyal yaşam alanları yapılmasını istedi. "Çocuklarımızın aktivite yapacağı spor salonları açılsın" Anneler Günü’nde oğlunun da kendisine hediye almasını ve duygularını anlatmasını çok istediğini söyleyen Sağlam, "Konuşamadığı için, anlatamadığı için dışarı çıkaramıyorum. Haftada iki gün okula geliyoruz. Okulda da hocalarımız çok ilgileniyor. Ama çocuklarımızı götüreceğimiz yerler olsun. Oyunlar oynasınlar, toplar, havuzlar, yüzme yerleri olsun. Biz de isteriz ki öyle yerlerde çocuklarımızı da götürelim, dolandıralım. Sürekli evde oldukları için abur cubur çok yedikleri için sürekli kilo alıyorlar. Evde de sürekli oturtamıyorum. Dışarı çıkardığımda halkımız istemiyor. Parka götürüyorum, parkta diyorlar ki ‘Getirmeyin bu çocukları, içeri götürün.’ Biz bunları ne yapmalıyız? Büyüklerimiz yardımcı olsunlar. Zorluklarım, çocuğumu dışarı çıkardığımız zaman halkımızın istememesi. Parka, bir yerlere götürdüğüm zaman ‘Bunu içeri götür, içimize getirme’ diyorlar, oynatmıyorlar. Ben de büyüklerimizden benim çocuklarım ve tüm özel çocuklarımız için bir spor salonu yapılmasını rica ediyorum. Özellikle biz de serbest çocuklarımızı götürelim, oynatalım, enerjilerini atsınlar, ondan sonra da çıkıp evimize gelelim. Yoksa ben dışarı çıkaramıyorum. Çıkardığım zaman hiç kimse istemiyor parkta çocuğumu" diye konuştu. "Osimhen ve Icardi’den forma istiyorum" Çocuğunun bir Galatasaray sevdalısı olduğunu dile getiren Sağlam, "Victor Osimhen ya da Mauro Icardi forması sürekli üzerinde, hiç çıkarmıyor. Ben de onlardan imzalı forma ya da çocuğuma ulaşmalarını istiyorum" dedi.