ASAYİŞ - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 13:47

Kayıp Melike’den sevindiren haber: 12 saat sonra sağ olarak böyle bulundu

A
A
A
Kayıp Melike’den sevindiren haber: 12 saat sonra sağ olarak böyle bulundu

Batman’da dün akşam saatlerinde kaybolan 2,5 yaşındaki Melike için başlatılan arama çalışmaları, zorlu hava şartlarına rağmen sevinçle sonuçlandı.


Edinilen bilgilere göre Gercüş ilçesine bağlı Bağlıca köyünde evin önündeyken bir anda kaybolan Melike’den haber alamayan ailesi durumu 112’ye bildirerek yardım istedi. İhbar üzerine köye AFAD, Jandarma, sağlık ve İHH Arama Kurtarma ekipleri sevk edildi. Küçük çocuğun kaybolmasının ardından köye ulaşan AFAD, jandarma, sağlık ekipleri, İHH Arama Kurtarma ekipleri ve köy halkı seferber oldu. Sağanak yağış ve etkili olan fırtınaya rağmen ekipler gece boyunca aralıksız şekilde arama çalışmalarını sürdürdü. Zaman zaman zorlaşan arazi koşulları ve olumsuz hava şartları çalışmaları güçleştirse de ekipler, küçük çocuğu bulmak için arama çalışmalarına ara vermeden devam etti. Saatler süren yoğun arama kurtarma çalışmalarının ardından kayıp Melike, yaklaşık 12 saat süren arama kurtarma çalışmalarının adından sabah saat 08.00 sıralarında sağ olarak bulundu. Hipotermiye karşı özel battaniyeye sarılan küçük Melike, jandarma ekipleri tarafından kucaklanarak bulunduğu yerden getirildi. Sağlık ekiplerine teslim edilen Melike, köydeki ilk müdahalesinin ardından sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.


Küçük kızın bulunmasıyla birlikte bölgede köyde bir sevinç yaşanırken, arama çalışmalarına katılan ekipler ve vatandaşlar derin bir nefes aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD ile Benjamin Netanyahu yönetimi arasındaki ilişkilere sert sözlerle tepki göstererek, terörle mücadelede PKK’ya ‘şartsız silah bırakma’ çağrısı yaptı. Destici, çocukların eğitimi konusunda ise ailelere ve okullara büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Destici önemli mesajlar verdi. Sivas’ta yürütülen yerel çalışmalara değinen Destici, belediye yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların uyum içinde hareket ettiğini belirterek, bu birlikteliğin şehre olumlu yansıdığını ifade etti. Destici, konuşmasının Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ilişkilere değinerek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu üzerinden sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetiminin İsrail’in etkisi altında hareket ettiğini öne süren Destici, bu durumun küresel dengeleri olumsuz etkilediğini savundu. Bölgede süren gerilimlerin özellikle İslam dünyasını etkilediğini belirten Destici, savaşların sona ermesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. "Devlet bu tür tehditlere boyun eğmez" Terörle mücadele konusuna da değinen Destici, PKK’nın şartsız olarak silah bırakması gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün ve uzantılarının Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerini eleştiren Destici, devletin bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Destici, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tehdit edilemez" dedi. "Eğitim ailede başlıyor" Son yaşanan toplumsal konulara dikkat çeken Destici, çocukların eğitimi ve ailelerin sorumluluğuna vurgu yaptı. Eğitimin ailede başladığını ifade eden Destici, okulların ve rehberlik sisteminin de bu süreçte kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Destici, özellikle ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Maraş’ta yaşanan bazı üzücü olayın çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam" Mustafa Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girdiğini söyleyerek, "Gerçekten Sivas Belediyemiz, Belediye Başkanımız ekibiyle, meclis üyelerimizle, teşkilatımızla, Sivas halkıyla birlikte diğer siyasi partilerimiz, işte sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız bunların hepsiyle birlikte tam bir uyum içerisinde çok güçlü faydalı ve güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Kıymetli kardeşlerim Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam ve Soykırımcı Netanyahu’yla birlikte el ele vermişler. Netanyahu daha doğrusu bunların artık hangi sırlarına sahipse bunları istediği gibi kullanıyor ve istediğini yaptırıyor. Epstein dosyalarının baş faktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama başka herhalde sırlarına da vakıflar ki bu kadar kontrollerini alabilmiş vaziyetteler. Düşünün ki koskoca Amerika koskoca dünya ve 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girmiş vaziyette. Onun dediğini yapar hale gelmiş vaziyette. Onun için de her gün farklı bir açıklama yapıyor. Bir gün barıştan bahsediyor, ‘İran’la müzakereler sürüyor, barış sürüyor’ derken bile ‘Savaşı biz kazandık, liderlerini yok ettik, ordularını yok ettik’ gibi karşı tarafı kızdıracak ya da anlaşma masasından kaldıracak açıklamalarına devam ediyor. Ama tabi bizim dileğimiz ve temennimiz, Türkiye’nin de tıpkı kardeş Pakistan gibi bu savaşın bir an önce sona ermesi için uğraşmasıdır. Çünkü bedelini yine bizim bölgemiz ödüyor, bizim insanımız ödüyor. Müslüman kardeşlerimiz, İslam dünyası ödüyor" dedi. "Akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemeyeceğini ve tehdit edilemeyeceğini belirterek, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de devlet yetkililerimizin açıklamaları vardı. PKK baştan şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz olarak içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarıyla silah bırakacak ve tüm uzantıları kendini feshedecek. Ama bugün bakıyoruz ne silah bırakmış vaziyetteler ne de kendilerini feshetmiş durumdalar. Tam tersine Türkiye’ye parmak sallıyorlar. DEM parti eş başkanları ara ara açıklama yapıyor. Öcalan, daha önce bir barış havadisi gibi açıklamalar yaparken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne adeta parmak sallayarak, ‘Şunlar yapılmazsa bu iş farklı noktalara gidebiliriz’ şeklinde aracılarla beyanlarda bulunuyor. Dün en son Kandil’de bulunan karayılanın açıklamaları oldu. Türkiye, onların talep ettiği yasal değişiklikleri yapmazsa, genel af çıkmazsa gibi Türkiye’nin ve Türk milletinin asla kabul edemeyeceği şartlar ileri sürüyorlar ve silah bırakmayacaklarını ifade ediyorlar. Tam tersine, Türkiye’de var olan barış ortamının bozulacağını ya da uluslararası güçlerin burada kastettikleri İsrail ve Amerika Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlarda bulunacağını, hatta terör örgütünü de bu anlamda kullanabileceklerini söylüyorlar. Aslında kendi ağızlarıyla ne kadar kullanışlı aparatlar olduklarını da bu şekilde çok net ifade etmiş oluyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin adı Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemez, tehdit edilemez. Hele İsrail ve Amerika üzerinden bunlar hiç yapılamaz. Geçmişte de bunları yaptılar ve derslerini aldılar. Eğer şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz silah bırakmaz ve kendilerini feshetmezlerse, akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" diye konuştu. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Destici, Maraş’taki yaşanan olaya da değinerek, "Biz elbette her şeyin eğitimle başladığını, öncelikle ailede başladığını ifade etmek istiyoruz. Daha sonra bunun okulla devam ettiğini ve toplumsal hayatın da gençler üzerindeki etkisinden bahsediyoruz. Bu nedenle burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların takibi, yetiştirilmesi ve eğitilmesi önemlidir. Okullarımıza da elbette büyük sorumluluklar düşüyor. Maalesef Türkiye’de eğitim sistemimiz, bütün çabalara rağmen istediğimiz noktaya bir türlü gelemedi. Maraş’taki hadisenin acısı hala yüreğimizde. Bakın, baba emniyet müdürü, anne öğretmen ama çocuğa yeterince ilgi göstermemenin, sahip çıkmamanın sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Rehberlik öğretmenlerimiz çok önemli. Hem iyi yetiştirilmeleri hem de okullardaki tespit ve raporlarının idare tarafından uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Kayseri Yarım asırdır Türk kültürünü deri ve taşa işliyor Kayseri’de 10 yaşından bu yana ailesinin yolundan giden El Sanatları Ustası Yetiş Ayyıldız; 50 yıldır ahşap, taş, kil ve deri üzerinde Türk kültürü motifleri çizerek sanatını icra ediyor. Selçuklu Hükümdarı 1. Alaeddin Keykubat’ın karısı ve Sultan 1. Giyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından 1237 yılında inşa ettirilen Hunat Hatun Medresesi’nde sanatını devam ettiren El Sanatları Ustası Yetiş Ayyıldız, 50 yıldır ustalık yaptığını belirtti. 10 yaşında ailesinden görerek başladığını söyleyen Yetiş Ayyıldız; ahşap, taş, kil ve deri üzerine Türk kültürü motifleri çizerek sanatını icra ettiğini ifade etti. Ayyıldız; "Bu iş benim çocukluk hevesim ve kendimi bildim bileli yapıyorum. Yaklaşık 50 yıldır el sanatları ustalığı yapıyorum. Aslında benim ailemde var, benim dedem de ressamdı. Ailemde el sanatlarıyla uğraşan diğer akrabalarım vardı. Onlardan bakarak, görerek bu şekilde başladık. Üzerine katarak, 20 - 30 yıldır da internet var dünyada. Kim ne yapıyor, nasıl yapıyor, onları gözlemleyerek bilgi birikimlerimi icraata dökmeye başladım. Benim ana temam, konseptim Türk Mitolojisi. Türk Mitolojisi derken Göktürk’lerden başlıyor Selçuklu, Osmanlı ve coğrafyamızın dışında kalan diğer Türk topluluklarının kültürleri, simgeleri, damgalarını hayvan derisine işliyorum. Şuan elimdeki ürün Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânu Lugâti’t-Türk kitabı var, yazılmış ilk Türkçe Lügat. O kitaptaki dünya haritası bunu deri üzerine işliyorum. Kam davulu İslam öncesi Türk’lerde bendir, tefin ve diğer davulların atası olarak bilinir. Ritüel amaçlı kullanılmış davullardandır. Ben sanatlarımı icra ederken Göktürk alfabesini kullanıyorum, Orhun Abdilerinden bir alıntı var ve sağdan sola okunur şöyle yazar; ’Zamanı tanrı yaşar insanoğlu ölümlüdür’ der" ifadelerini kullandı.
Van Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla bütün dünyada herkesin çok yakından takip etetiği gelişmeler yaşandığını belirterek, "Eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor" dedi. Öğle saatlerinde havayoluyla Ankara’dan Van’a gelen Bakan İbrahim Yumaklı, Ferit Melen Havalimanı’nda Van Valisi Ozan Balcı ve kurum müdürleri tarafından karşılandı. Buradan Erciş yolu üzerinde bulunan Kırmızı Et Üreticileri Birliği’ne ait damızlık düve üretim merkezini ziyaret eden Bakan Yumaklı, 2024 yılında hayvancılık yol haritasını açıkladıklarını hatırlatarak, "Bunun temel amacı hem kırmızı et üretimimizi verimli ve kaliteli bir düzeye çıkarmak hem de halihazırda mevcut sürümüzün de yine verimli bir şekilde artırılmasını sağlamak, üretimi artırmak ve lazım. Bunu neden söylüyoruz? Bugün itibarıyla bütün dünyada hepimizin çok yakından takip etmiş olduğu gelişmeler, eğer üretim gücünüz yoksa aslında elinizdeki imkanların çok da önemli olmadığını gösteriyor bizlere. Biz de bu ülkeden yola çıkarak; yani ülkemizin üretim potansiyelini en üst seviyede harekete geçirmek vizyonundan yola çıkarak, özellikle anaç hayvanların sayısını artırmak ve buradan doğacak buzağılarla hem sürülerimizi artırmak hem de onların verimli ve kaliteli bir üretime konu olmasını sağlamak istedik. Ve bunun için yetiştiricilerimize, üreticilerimize, bu işin çilesini çekenlere avantaj sağlayacak ve onların belli bir dönem değil sürekli bir şekilde bu üretimi gerçekleştirebileceği ortamları hazırlamak adına çalıştık. Tabii ilk projemiz buydu. Yani Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi ve bu projenin ilk teslimlerini de 9 ay önce Iğdır’da gerçekleştirmişiz. Bugün burada dediğim gibi bir sivil toplum kuruluşumuzun yani sektörün temsilcisinin, sektörün hep birlikte bütün bileşenleriyle bir araya gelerek ikinci bir hem bir üretim alanı oluşturması hem de hayvanlarını dağıtacak olması bizler açısından gurur verici bir husus" dedi. Projenin amacından da bahseden Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Peki ne idi bu projenin ana amacı? Başvuruları aldık. Bunları yapabilecek kabiliyette olanların 18 kriterde bir yazılımla eşleştirmesini gerçekleştirdik. Gerçekten 200 bine yakın kardeşimiz bunlara başvurdu ve hak sahibi olma yolunda önemli bir mesafe kat etmiş oldu. Bu belli bir döneme ait bir proje değil. Devam edecek bir proje. Biz sadece 3 yıllık bir bölümünü açıkladık. Ancak çok önemli bir hususu da buradan belirtmeden geçemeyeceğim. Özellikle genç kardeşlerimizin ve kadın girişimcilerin bu üretimin içerisinde olabilmesi için de onlara ilave avantajlar sağlamış olduk. Eğer bir de meslek mensubuysa yani bunun eğitimini almışsa, halihazırda mevcutta o işi yapıyorsa onlara da ilave ek avantajlar sağladık. Değerlendirme sonunda 4 bin 351 kardeşimiz ilk etabın hak sahibi oldu. Bir rakam vermek istiyorum size. 4 bin 351 kardeşimizin yüzde 42’si kadın, yüzde 81’i genç, yüzde 90’ı da halihazırda aktif hayvancılık yapan kardeşlerimizden oluşuyor. Yani bu proje başından sonuna kadar hedeflemiş olduğu bütün unsurları bünyesinde barındırmış durumdadır." Projenin yetiştiricilere yönelik avantajlarından da bahseden Bakan Yumaklı, "Peki bu projenin yetiştiricilerine ne avantajı var? Bunu 4 başlıkta sayacağım. Birincisi TİGEM’in, yani Bakanlığımıza bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün çiftliklerindeki kaliteli etçi gebe düveleri uygun maliyetle ki burada Ziraat Bankası’ndaki arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum, 2 yılı ödemesiz toplam 7 yıllık bir sürede geri ödemek üzere üreticilere sağlamış olacağız. İkincisi, yani bu sağlanan kredinin en önemli unsuru da yüzde 85’e varan faiz indiriminin gerçekleşmesi. Yani önce hayvanlar sağlanacak. Bunun finansmanı da bunun bedeli de uygun şartlarda Ziraat Bankası tarafından sağlanacak. Üçüncüsü, hak sahibi kardeşlerimize 12 ay boyunca hayvan başına bin 500 lira bakım ve besleme desteği sağlayacağız. Bu bir asgari ücrete denk geliyor. Toplam itibarıyla şöyle söyleyeyim, bir yılda 15 hayvan almış olan bir yetiştiricimiz 270 bin liralık bir bakım ve besleme desteği almış olacak. Dördüncüsü de bu hayvanların sigortalanmış olmasıdır. Yani bir yıl boyunca bu hayvanları alan kardeşlerimiz bunlarla ilgili herhangi bir problem yaşadığında sigortanın bunu karşılamasını sağlamış durumdayız. Peki ilk proje böyleydi. Şimdi burada açacağımız ve ‘haydi bismillah’ diyeceğimiz Van’dan artık sadece devletin değil; yine altını özellikle çizerek ifade etmek istiyorum, sektörün, bir sivil toplum kuruluşunun ve yerel yönetimin, valiliğin ve üreticilerin bir arada olduğu bu projede ne olacak? Aynısı olacak. Aynı şartlarla devam edecek inşallah. Ben hem TİGEM’in Iğdır’daki Kazım Karabekir işletmesinde hem de Şanlıurfa Ceylanpınar’dan ülkemizin 4 yanındaki üreticilerimize, yetiştiricilerimize hayvanlarını verirken buna bir destinasyonun, bir merkezin daha ilave olacak olmasının gururunu yaşıyorum. Bunun asıl aktörü, asıl kahramanları bu işi yapacak olan sizlersiniz, üreticilersiniz. Ben hepinize buradan canı gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu. Geldiğimiz noktanın projenin özünü özetlediğini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Devlet yatırım yaptı. Yetiştirici sahip çıktı. Sürü büyüdü. Bir tarafta bir şeyin aksaması onun olmasına engel bir husustur. Ama Van’da hepsi oldu. Dolayısıyla ben Van’da 7’den 70’e kimler varsa bu projenin olması için kimler elini taşın altına koyduysa tekrar hepinize teşekkür ediyorum. Bakanlığımızla bu oluşumun arasındaki protokol kapsamında yaklaşık 2 bin düveyi burada Van’da teslim etmiş durumdayız. Dedik ki siz burada bunlara bakın, gebelik süreci tamamlansın ve yalnızca bu projedeki hak sahiplerine bizimle aynı şartlarda teslim edilsin. İnşallah bunları da bugün belli bir bölümünü teslim etmiş olacağız. ‘Kırsalda Bereket’ artık sadece devletin yaptığı bir proje değil; yetiştiricilerimizin ve üretici birliklerimizin de omuz omuza verdiği, birlikte yürütülen bir üretim hareketidir. Çünkü projede yola çıkarken hedefimiz şuydu: Etçi damızlık materyal ihtiyacımızı bizzat kendi yetiştiricilerimizden, kendi toprağımızdan karşılamak. Eğer üretim gücünüz yoksa sizler için önemli, kritik, stratejik alanlarda bağımlı haldeyseniz o zaman bağımsızlığınıza şüphelerin, lekelerin olması kaçınılmazdır. İşte bunu sağlamaya çalışıyoruz. Özellikle gıda arz güvenliği konusunda bugün dünyanın sadece savaşlarla değil, aynı zamanda ticaretin de çok başka hale geldiği bir ortamda inşallah biz bunu hep birlikte sağlamış olacağız" diye konuştu. Diğer illerde yapılacak çalışmalar için de çağrıda bulunan Bakan Yumaklı, "Ben buradan diğer, halihazırda çalışmalarına devam eden ve yakında kendileriyle birlikte de aynı şekilde bu projelerin açılışını yapacağımız illerimize de çalışmalarını hızlandırma, sadece fikir aşamasında, düşünce aşamasında olanlara da bunları bir an önce aktif hale getirme çağrısı yapmış oluyorum. Hedefimiz açık. Bir an önce bu projeyi hızlı bir şekilde yaygınlaştırmak, sadece kendi ülkemizin değil etrafımızda da bu üretim kabiliyetine sahip olmayan ülkelerin de ihtiyacını birlikte karşılamak. Kapımız herkese açık. ‘Ben üretirim’ diyen, ‘ben varım’ diyen bütün sivil toplum kuruluşlarına, bütün kurumlara kapımız açık. Bu adımın bir diğerini de küçükbaş hayvancılıkta da attık. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ projemizin adı. Tabii Van gibi hem küçükbaş hayvan rakamında 1. sırada, mera varlığında 1. sırada olan bir ilimizden bunu bütün Türkiye’ye duyurmak, tekraren aynı şekilde bugün yaptığımız modelin uygulanacağını söylemekten de büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sadece şöyle bir şey var. Ben buraya geldiğim zaman hayvan varlığımız yaklaşık 3.2 milyon civarındaydı, küçükbaş hayvan varlığı. Şimdi 3.5 milyon. Yani sadece 300 bin artmış. Şu 2-3 yıl içerisinde yeterli değil. Geldiğimizde de söylemiştik. Van’ın çok önemli bir potansiyeli var. İşte görüyorsunuz şöyle etrafımıza baktığımızda çok muazzam bir kaynağı var. Bunu harekete geçirmemiz gerekiyor ve tekrar küçükbaşla alakalı bu projenin kaynağı ve yine ihracat yapabilir bir hale gelecek unsuru da inşallah Van’ın çok önemli bir rol alacak olması sebebiyle önemli görüyorum" şeklinde konuştu. Daha fazla ve daha farklı projeler geliştirmeleri gerektiğini dile getiren Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Yaptığımız her işimizde bu ülke için gecesini gündüzüne katan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çok çok önemli bir etkisinin olduğunu ifade etmek istiyorum. Çok yakından bütün illeri takip ediyor elbette ama bu projeleri söylediğimizde bizlere verdiği cesaret ve destek bizlerin de sizlerin karşısında bu şekilde bu projeleri açıklamak ve açılışını yapmakla sonlanıyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum. Teşekkürlerimi arz ediyorum. Van çok önemli. Çünkü bu güzel ilin, bu güzel insanlarının üretimle alakalı bir şeyi tuttuğu zaman sonuna kadar devam ettirdiğini görüyorum. Sadece biraz daha gayret etmemiz gerekiyor. Daha fazla, daha farklı projeler geliştirmemiz gerekiyor. Onlardan bir tanesi de bu tesisin içerisinde bir çiftçi eğitim merkezi olacak. Bunun çok önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Yani Türkiye’de de bu işleri yapacak olan üreticilerimizin bunun nasıl yapıldığına dair bütün bilgileri de buradan yine bu Çiftçi Eğitim Merkezimizden elde edeceklerini söylemek istiyorum." Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından yetiştiriciye düvelerini teslik ettikten sonra AK Parti’nin İl Danışma Meclisi Toplantısına katılmak üzere buradan ayrıldı.
Kütahya Tarihi Emet Hanı’nda restorasyon çalışmaları sürüyor Kütahya’nın Emet ilçesinde bulunan tarihi Emet Hanı’nda restorasyon çalışmaları aralıksız devam ediyor. Emet Belediyesi tarafından 2021 yılında kamulaştırılarak İl Özel İdaresi’ne devredilen han için hazırlanan proje kapsamında, röleve ve raspa çalışmalarının tamamlanmasının ardından 21 Ocak 2025’te yapım ihalesi gerçekleştirildi. İhalenin ardından yüklenici firma çalışmalara başladı. Restorasyonun yılsonuna kadar tamamlanması hedeflenirken, tarihi yapının ilçenin kültürel ve turistik değerine önemli katkı sağlaması amaçlanıyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Kütahya İl Genel Meclisi üyeleri, proje hakkında yetkililerden bilgi aldı. İncelemelere, Kütahya İl Genel Meclisi ve İller Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Esra Balcı, Altıntaş İl Genel Meclisi Üyesi İsmail Şafak, Domaniç İl Genel Meclisi Üyesi Ercan Tekdemir, Kütahya İl Genel Meclisi Üyesi Ali Soycan, Tavşanlı İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Altınbay ile Emet İl Genel Meclisi Üyeleri Hüseyin Doğan ve Mustafa Çil katıldı. Emet İl Genel Meclisi Üyesi Hüseyin Doğan, restorasyon sürecinin planlanan şekilde ilerlediğini belirterek, hanın gelecekteki kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, proje kapsamında İl Özel İdaresi tarafından 9 milyon TL tutarında ek iş artışı yapıldığını ifade etti. Restorasyonda yapının özgün dokusuna uygun olarak kerpiç, tuğla ve ahşap malzemelerin kullanılacağını aktaran Doğan, çalışmaların 10 ay içinde tamamlanmasının planlandığını, ancak süreçte küçük gecikmeler yaşanabileceğini söyledi. Röleve, Restitüsyon ve Restorasyon (3R) projesi kapsamında hazırlanan çalışmaların Koruma Kurulu tarafından onaylanmasının ardından uygulama aşamasına geçildiğini belirten yetkililer, Emet Hanı’nın restorasyon sonrası yalnızca tarihi bir yapı olarak değil, aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından ilçeye değer katacak bir merkez haline getirileceğini ifade etti.