ASAYİŞ - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 09:23

Erzurum’da avukata yapılan bıçaklı saldırının dehşet dolu anları

A
A
A

Erzurum’da görev yapan Avukat Taha Bağaçlı, bürosunda bir şahsın bıçaklı saldırısına hedef oldu. İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne sığınan avukatı takip eden şahıs polisler tarafından yakalandı. Savcılık K.P.’yi "Görevi başındaki memura görevini yaptırmamak" suçundan mahkemeye sevk etti, mahkeme ise adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.

Erzurum’da bir hukuk bürosuna gelen K.P. isimli şahıs, avukatla görüşme esnasında belinden bıçak çıkararak tehditler savurdu. O anlar hukuk bürosunun güvenlik kameraları tarafından anbean kaydedildi. Avukat Taha Bağaçlı’nın karakoldaki şikayet ifadeleri ise dehşet dolu anları özetliyordu.

"Yüzüne kan gelmiş seni öldüreceğim"

Avukat Taha Bağaçlı, Yakutiye ilçesi Gürcükapı Şehit Abdulkadir Güngör Polis Merkezi Amirliği’nde verdiği şikayet ifadesinde; 30 Mayıs 2026 günü saat 12:20 sıralarında bir banka borçlusu olan K.P. isimli şahsın ofise gelerek tehditler savurduğunu belirterek, "Kendisini masama davet ederek, konuşmak istedim. "Taha ben seni buraya öldürmeye geldim" diyerek sol iç cebinden çıkardığı renkli bir bıçağı eli ile benim yakamdan tutup bıçağı boğazına yaklaştırdı ve "Yüzüne kan gelmiş seni öldüreceğim" diyerek bıçak ile öldürmekle tehdit etti. Daha sonra ofiste çalışan arkadaşlar şahsı sakinleştirmeye çalıştılar. Ancak şahıs sakinleşmeyince, bana zarar vermesinden korktuğum için ofisinin kapısını açarak burada kalmasını, rızamızın olmadığını beyan ederek şahsın ofisten çıkmasını istedim. Ancak şahıs çıkmamakta direnç gösterdiği için ofis kapısının dış kısmına çıkarak şahsın üzerine kapıyı çektim. Bunun üzerine ayağını araya koyarak engellemeye çalışsa da bunu bertaraf ettim" dedi.

"Yakutiye İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne sığındım"

Şahsın kapıyı zorlayarak tekrardan kendisini takip etmek istediğini fark ettiğini anlatan Avukat Taha Bağaçlı, "Biraz daha kapıyı çekerek yanıma gelmesine engel olmaya çalıştım. Mukavemetin bittiğini görünce olay yerinden ayrıldım. Bir zarar gelmesin diye Yakutiye İlçe Emniyet Müdürlüğüne sığındım. Şahsın beni yine peşimde takip ettiğini gördüm ve polis memurları beni içeriye aldıktan sonra olay yerine gelen diğer polis ekipleri şahsı da yakalayarak muhafaza altına aldılar. Hastaneden gerekli darp raporunu aldıktan sonra işlemler için polis merkezine geldim. Ben olay anında beni kasten öldürmeye teşebbüs eden, öldürmekle tehdit eden, rızamızın bitmesine rağmen iş yerimizi terk etmeyerek, konut ve iş yeri dokunulmazlığımı ihlal eden ve kamu görevimizi ifa ettiğimiz sırada görevimizi engelleyen K.P. isimli şahıstan davacı ve şikayetçi oldum. K. P. isimli şahıstan aile mahkemesinden uzaklaştırma istedim" şeklinde konuştu.

Avukat Taha Bağaçlı’nın şikayeti üzerine K.P. isimli şahıs gözaltına alındı. Savcılık şahsı "Görevi başındaki memura görevini yaptırmamak" suçundan mahkemeye sevk etti. Sulh Ceza Hakimliği K.P.’yi adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Erzurum Barosu, Avukat Taha Bağaçlı’nın ofisinde saldırıya uğramasının ardından tepki olarak Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Otomasyon Sistemi’ni kapattığını duyurdu. Baro yönetimi, görevlendirme taleplerinin artık yalnızca yazılı olarak kabul edileceğini açıkladı.

Erzurum’da avukata yapılan bıçaklı saldırının dehşet dolu anları

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da "Bıçak Festivali" coşkusu, ustalar hünerlerini sergiledi Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Bıçak Festivali, yerli ve yabancı katılımcıların yoğun ilgisiyle başladı. Festival kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelen bıçak ustaları el emeği ürünlerini sergilerken, festivale Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili, Şahin Biba, Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe ve vatandaşlar stantlara büyük ilgi gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, festival programında yaptığı konuşmada Bursa bıçakçılığının yüzyılların emeğini ve ustalığını taşıyan önemli bir zanaat olduğunu vurguladı. Festivalin amacının bu köklü mirası görünür kılmak ve dünyaya tanıtmak olduğunu ifade eden Binan, üç gün boyunca ziyaretçileri ağırlayacaklarını belirtti. Bu yıl "sürdürülebilirlik" temasıyla düzenlenen festivalde, teknolojiyle dönüşen bıçakçılık sektörü geniş bir çerçevede ele alınıyor. Yarışmalar ve atölye çalışmalarıyla Bursa bıçağının marka değerinin artırılması hedeflenirken, geri dönüşümden şef bıçağı yarışmasıyla zanaat ve çevre bilinci bir araya getiriliyor. Festival kapsamında düzenlenen uluslararası bıçak fuarında Rusya ve Almanya’dan gelen zanaatkarların yanı sıra Bursa başta olmak üzere Denizli, Eskişehir, Trabzon, Ankara, İstanbul, Sakarya, Kocaeli, İzmir, Bilecik ve Balıkesir’den katılan ustalar yer aldı. Fuarda yaklaşık 100 profesyonel stant ziyaretçileri ağırlıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yaşayan zanaatları koruma ve gelecek kuşaklara aktarma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Binan, 2017 yılında açılan Bursa Bıçak Müzesi’nin bu alandaki önemli adımlardan biri olduğunu ifade etti. Ayrıca 2027 yılında Dünya Bıçak Başkentleri Birliği buluşmasının Bursa’da gerçekleştirilecek olmasının kente ayrı bir değer kattığını söyledi. Festivalin hazırlanmasında emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür eden Binan, vatandaşları etkinliğin son günü olan 3 Mayıs’a kadar festivali ziyaret etmeye davet etti. Öte yandan, festival alanında kurulan stantlarda sergilenen el yapımı bıçaklar, ziyaretçilerden tam not alırken, etkinlik boyunca çeşitli gösteri ve atölye çalışmaları da düzenleniyor.
İstanbul Beykoz’da İSKİ kaynaklı su arızası eski İstanbul’u hatırlattı Beykoz Gümüşsuyu Mahallesi sakinleri, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ)’ye ait su hatlarında yaşanan arıza nedeniyle yaklaşık 4 gündür susuzlukla mücadele ediyor. Vatandaşlar günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelirken ortaya çıkan görüntüler eski İstanbul’un su kuyruklarını aratmadı. İSKİ’nin Beykoz’da şebeke arızası nedeniyle Gümüşsuyu Mahallesi sakinleri yaşanan mağduriyetin uzamasına isyan etti. Susuz kalan mahalle sakinleri, İSKİ’ye ulaşmak için defalarca çağrı merkezlerini aradıklarını ancak net bir bilgilendirme alamadıklarını söyledi. Mahallede yaşanan susuzluk nedeniyle vatandaşlar ellerinde bidon, damacana ve kovalarla sokaklara çıktı. Su tankerlerinin başında uzun kuyruklar oluşurken, bazı vatandaşlar taşıdıkları bidonlarla metrelerce yürüyerek evlerine su götürmek zorunda kaldı. Ortaya çıkan görüntüler, 1990’lı yıllarda İstanbul’da yaşanan su sıkıntısını hatırlattı. Mahallede yaşanan krizin büyümesi üzerine devreye Beykoz Belediyesi girdi. Belediye ekipleri mahalleye su tankerleri sevk ederek vatandaşların acil su ihtiyacını karşılamaya başladı. Tankerlerden bidon ve kovalarına su dolduran vatandaşlar, temel ihtiyaçlarını giderebildi. "Sabah tuvalete gittim su yoktu" Yaşadığı mağduriyeti dile getiren mahalle sakini İbrahim Özdemir, "Tankerlerden abdest suyu aldım, lavabolara da yağmur suyu kullanıyorum. Dün gelecek dediler sabah tuvalete gittim su yoktu, taharet musluğunu yağmur suyu ile doldurdum" dedi. "2026 senesinde doksanları yaşıyoruz, eski İstanbul’u yaşıyoruz" Mahalle sakini Eray Külyat ise beş gündür mağdur olduklarını söyleyerek, " Evimin 2 sokak üstünde su var ama burada su yok. Doksanları yaşıyoruz, böyle bir şey olamaz. İnsanların hastası var, doğalgaz yakamıyorsun kombiler arıza yaptı. İSKİ’yi arıyoruz birde gelecek diyor, sonra akşam 19.00’da gelecek diyor, gerçekçi olun. 2026 senesinde doksanları yaşıyoruz, eski İstanbul’u yaşıyoruz, ‘ herşey çok güzel olacak’ dedi, hani bekliyoruz. Büyükşehir görsün bunu yakışık almıyor." diye konuştu "Gece yarısı içme suyu ile abdest alıyorum" Kadir Özkaya ise "2026 yılında dijital çağ diyoruz, yapay zeka diyoruz ama ne hikmetse bir suyu veremiyorlar. Telefon açıyorum, basınç düşüklüğü hava var diyorlar. Çok büyük iletişim kopukluğu var. Tuvalete gitmeye korkuyoruz, ben namaz kılan bir vatandaş olarak gece yarısı içme suyu ile abdest alıyorum. Abdest aldıktan sonra yatmıyorum ki abdestim bozulmasın diye, camiye bile gidemiyorum. 185’i arıyorum onlardan da bilgi alamıyorum, durum vahim" ifadelerini kullandı.
Bolu Ailelerden basın mensuplarına tepki: "Allah belanızı versin, daha 18 yaşında, çekmeyin" Bolu’da konuşmak için çağırdıkları sokakta 2 genci silahla vurarak yaralayan 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyeye getirilişi sırasında aileleri, görüntü almak isteyen basın mensuplarına, "Allah belanızı versin, biz çekilmesini istemiyoruz. Daha 18 yaşında oğlum" diyerek tepki gösterdi. Olay, dün akşam saatlerinde Çıkınlar Mahallesi 20. Cadde üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, F.K. (22) ve Ç.G. (27), konuşmak üzere cadde üzerine çağrıldı. Buluşma noktasına gelen araçtan inen E.C., hiç vakit kaybetmeden F.K. ve Ç.G.’nin ayaklarına doğru ateş açtı. Meydana gelen silahlı saldırı sonucu F.K. ve Ç.G. kurşunların hedefi olarak yaralanırken, silahı ateşleyen E.C. ve olay esnasında yanında bulunan B.K. ile O.S. araçla olay yerinden kaçtı. Yaralılar hastanede tedavi altına alındı. Basın mensuplarına engelleme girişimi Olayın ardından kaçan şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan polis ekiplerinin iz sürmesi ve uzun süren kovalamacası sonucunda E.C., B.K. ve O.S. gece saatlerinde kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, bugün geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. "Allah belanızı versin" Şüphelilerin adliyeye çıkarıldığı esnada bina önünde bekleyen şahısların aileleri ve yakınları, haber takibi yapan ve görüntü almak isteyen basın mensuplarına, "Allah belanızı versin, biz çekilmesini istemiyoruz. Daha 18 yaşında oğlum" diyerek tepki göstererek zorluk çıkardı.
Gaziantep Prof. Dr. Erol Murat Yıldız SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, "Derin" isimli baskı resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, sergi açılışında yaptığı konuşmada sanatın birleştirici ve iyileştirici yönünün toplumlar açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Sanat ve bilim itibar görmediği toplumları terk eder" dedi. Eserlerinde Türkiye sahillerinde sıklıkla karşılaşılan terk edilmiş tekne ve kayıklardan hareketle insan-doğa ilişkisine ve toplumsal hafızaya dikkat çektiğini anlatan Prof. Dr. Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yalnızlığa bırakılan bu unsurları insan vefasızlığının bir yansıması olarak ele aldım. Gravür ve elek baskı teknikleriyle hazırladığım çalışmalarla Türk Baskı Resim Sanatına katkı sunmayı hedefledim. Kompozisyonlarımda yer verdiğim nesneler, deniz kültürü ve geçmiş yaşanmışlıklardan beslenen metaforik anlatımlar içeriyor. Her bir çalışmamı estetik bir bakış açısıyla günceli sorgulayan ve geçmiş ile gelecek arasında bağ kuran yüzeyler olarak kurguluyorum. Sosyal hayatın trajik yönlerine odaklanırken eserlerimde desen anlayışını korumaya özen gösteriyorum. Bu doğrultuda doku-biçim ilişkisi ve lekesel renk kullanımı gibi plastik unsurları ön plana çıkarıyorum." Dijital dünyanın imkanlarını üretkenliğe dönüştürmeliyiz Teknolojinin doğru ve verimli kullanımının sanatın gelişimi açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, özellikle gençlerin dijital dünyanın sunduğu imkanları üretkenliğe dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin sanata yönlendirilmesinin hem bireysel gelişim hem de toplumsal ilerleme açısından kritik olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yıldız, sanatla büyüyen nesillerin daha duyarlı, bilinçli bir toplumun temelini oluşturacağını kaydetti. Sanatın evrensel bir dil olduğuna işaret eden Yıldız, kültür ve sanat faaliyetlerinin artırılmasının toplumların kimliğine değer kattığını ve toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini söyledi. SANKO Sanat Galerisi 363 sergiye ev sahipliği yaptı Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Mehmet Aykanat da SANKO Sanat Galerisi’nin aktif çalışan ve seçkin sanatçılara ev sahipliği yapan kurum olduğuna işaret ederek, "Gaziantep’te nitelikli eserlere ev sahipliği yapması bakımından kültür ve sanatın gelişimi açısından önemli bir yere sahiptir" diye konuştu. SANKO Sanat Galerisi Seçici Kurul Üyesi ve Küratör Aslı Özen ise galerinin sanatçılar ile sanatseverler arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini hatırlatarak, bugüne kadar 363 sergide 728 sanatçıya ev sahipliği yaptıklarını bildirdi. Galerinin yalnızca bir sergi mekânı olmadığını vurgulayan Özen, "Burası aynı zamanda sanatçıların ve sanatseverlerin tanıştığı, buluştuğu ve etkileşim kurduğu bir platformdur" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Aslı Özen, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Prof. Dr. Erol Murat Yıldız’a takdim etti. Sergi açılışına; Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Yıldız, Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar Lisesi Resim Öğretmeni Hüseyin Yıldırım, SANKO Park AVM yöneticileri, sanatçı ve sanatseverler katıldı. SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan "Derin" isimli baskı resim sergisi, 22 Mayıs 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Erol Murat Yıldız Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü lisans programından 1994, Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim-İş Eğitimi yüksek lisans programından 1998 yılında mezun oldu. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilk ve orta dereceli okullarda 1994-2011 yılları arasında Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev yaptı, 2011’de Eğitim Bilimleri Enstitüsü Resim-İş Öğretmenliği Ana Bilim Dalı doktora programını tamamladı. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümü lisans programında 2011-2015 yılları arasında öğretim görevlisi olarak çalışan Erol Murat Yıldız, 2015 yılında Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Resim ve Baskı Sanatları Bölümünde öğretim üyesi olarak göreve başladı. Plastik sanatlar alanında 2019 yılında Doçent unvanı alan sanatçı, Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde 2020’de Doç. Dr., 2025’te Prof. Dr. kadrosuna atandı. Yurt içi ve yurt dışında sergi, sempozyum, kongre, panel gibi pek çok kişisel ve karma sanatsal ve bilimsel etkinliğe katılan ve gravür baskı alanında çalışmalarını sürdüren sanatçı, Giresun Üniversitesi Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktadır.
Gaziantep Gaziantep Büyükşehir’den bahar temizliği seferberliği Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte boş arazilerde kapsamlı ot biçme ve atık temizliği çalışmalarına hız verdi. Kent merkezi başta olmak üzere, çevre estetiğini olumsuz etkileyen ve halk sağlığını tehdit eden atıklar ile birlikte hızla büyüyen yabani otlara karşı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri, Fen İşleri Daire Başkanlığı’nın desteğiyle geniş çaplı bir çalışma başlattı. Boş arazi ve arsalarda yürütülen çalışmalar kapsamında, kaçak yollarla dökülen soba külleri, hurda eşyalar, evsel atıklar ve inşaat molozları gibi kentin görünümünü bozarak çevre kirliliğine yol açan unsurlar, 10 büyük kamyon, 2 greyder, 4 beko loder ve 1 lastikli ekskavatör ile en zorlu noktalara dahi ulaşılarak titizlikle temizleniyor. Toplanan atıklar yeniden kazandırılıyor Toplanan atıklar, Katı Atık Depolama Merkezi’ne sevk edilerek yeniden değerlendirilmek üzere işleme tabi tutuluyor. Ortaya çıkan geri dönüştürülebilir malzemeler ise başta kaldırım yapımı olmak üzere çeşitli altyapı çalışmalarında kullanılıyor. Ekipler, park ve yeşil alanlarda da bahar hazırlıklarını sürdürüyor Kent Estetiği ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri ayrıca parklar, yeşil alanlar sahalarında kapsamlı bakım, onarım ve yenileme çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, ağaçlarda form budaması yapılırken kuru dallar temizleniyor ve genel bakım çalışmaları titizlikle gerçekleştiriliyor. Ekipler, mevsime uygun gül ve süs bitkisi dikimleriyle kent estetiği daha da güçlendirirken park ve yeşil alanlarda çim biçimi, peyzaj düzenlemeleri, temizlik ve çevre düzenleme çalışmaları da aralıksız şekilde devam ediyor. Öte yandan teknik ekipler tarafından parklarda bulunan çocuk oyun grupları, kent mobilyaları ve donatı elemanlarının bakım ve onarımları da özenle yürütülüyor. Tespit edilen arızalar hızlı bir şekilde giderilerek, vatandaşların güvenli, konforlu ve modern alanlardan faydalanması sağlanıyor.
Mersin Bakan Uraloğlu: "Mersin’de yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti hükümetleri döneminde Mersin’e yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yapıldığını belirterek, "Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" dedi. Bakan Uraloğlu, Mersin programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Adem Aldemir ve partililerle bir araya geldi. Uraloğlu, buradaki konuşmasında Mersin’e yapılan yatırımları ve devam eden projeleri detaylı şekilde anlattı, ulaştırma alanında kentin çehresini değiştiren projelere imza attıklarını söyledi. "Mersin’e 1 trilyon liralık yatırım yaptık" Konuşmasına Mersin’de yapılan yatırımları anlatarak başlayan Uraloğlu, valilikte gerçekleştirilen değerlendirme toplantısına değinerek, "Biraz önce valiliğimizde Mersin ile ilgili yapılan işlerin bir kısmını istişare ettik. AK Parti hükümetlerimiz döneminde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Mersin’imize yaklaşık 1 trilyon liralık yatırım yaptığımızı özellikle ifade etmek isterim. Bunun 293 milyar liralık bölümünü de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik" diye konuştu. Bölünmüş yollar, sıcak asfalt çalışmaları, mevcut yolların iyileştirilmesi, liman yatırımları, demiryolu hatlarının yenilenmesi ve yeni hatların yapımı ile havalimanı projelerinin bir bütün halinde hayata geçirildiğini vurgulayan Uraloğlu, "Bunlar inanç işidir, ekip işidir. AK Parti teşkilatları da bunu en iyi yapan yapılardır" ifadelerini kullandı. "Mersin’i otoyollarla daha erişilebilir hale getirdik" Mersin’in ulaşım ağını güçlendiren projelere değinen Uraloğlu, Ankara-Niğde Otoyolu ile kentin ülkenin diğer bölgelerine daha güçlü bağlandığını belirtti. Bu projeyle yetinmediklerini kaydeden Uraloğlu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu çalışmalarının hızla sürdüğünü dile getirerek, "Projede yüzde 80-90 seviyelerine geldik. Bugün de heyetimizle sahada incelemelerde bulunduk" şeklinde konuştu. "Temmuzda kısmi açılış, yıl sonunda tamamı hizmette" Vatandaşların projelerin bitiş tarihine yönelik beklentilerine de değinen Uraloğlu, "Milletimiz, ‘Ne zaman bitireceksiniz?’ diye soruyor. Bu da bizim iş yapma kabiliyetimizin göstergesidir" dedi. Çalışmaların takvimine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Çeşmeli ile Erdemli girişi arasındaki bölümü temmuz ayında, yaz trafiğine hizmet edecek şekilde açacağız. 52 kilometrelik hattın tamamını da yıl sonu gelmeden, aralık ayında hizmete sunmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Projenin teknik detaylarına da değinen Uraloğlu, 52 kilometrelik hattın yaklaşık 13 kilometresinin tünel ve viyadüklerden oluştuğunu belirterek, seraların ve doğal yapının korunması için özel hassasiyet gösterildiğini vurguladı. Karaman-Konya yolunda zorlu coğrafyada çalışma Silifke-Mut-Sertavul güzergahında yürütülen Karaman-Konya yol çalışmalarına da değinen Uraloğlu, dün orada incelemelerde bulunduklarını hatırlatarak, bölgenin hem sert kayalık yapıya hem de heyelan riskine sahip olduğunu söyledi. Bu kapsamda Türkiye’nin en büyük köprülerinden biri olan II. Kılıçarslan Köprüsü projesinin sürdüğünü belirten Uraloğlu, çalışmaların sabır gerektirdiğini ancak tamamlanacağını ifade etti. "Çukurova Havalimanı gelişimini sürdürüyor" Mersin’e kazandırılan önemli yatırımlardan birinin de Çukurova Havalimanı olduğunu belirten Uraloğlu, havalimanının 2024 yılı Ağustos ayında hizmete açıldığını hatırlattı. Uraloğlu, "Her geçen gün daha da gelişiyor. Yolcu ve kargo taşımacılığıyla bölge için çok önemli bir merkez haline geliyor" dedi. Hızlı tren hattı Basra’ya kadar uzanacak Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattının da stratejik projeler arasında yer aldığını belirten Uraloğlu, Adana’ya kadar olan kısmın bu yıl tamamlanmasının hedeflendiğini ve önümüzdeki sene içerisinde hızlı tren testlerinin başlayacağını söyledi. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Uraloğlu, hattın ilerleyen süreçte Irak üzerinden Basra Körfezine kadar uzanacağını ifade ederek, "Bu hat Kapıkule’ye kadar uzanacak bağlantılarla Avrupa’ya entegre olacak. Sadece yolcu değil, yük taşımacılığı açısından da büyük bir imkan sağlayacak" diye konuştu. Mersin-Antalya arası 4,5 saate inecek Mersin ile Antalya arasındaki ulaşımın da önemli ölçüde iyileştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, mevcutta 483 kilometre olan mesafenin 440 kilometreye düşürüleceğini kaydetti. Projede büyük ilerleme sağlandığını belirten Uraloğlu, "Şu ana kadar yaklaşık 404 kilometrelik kısmı tamamladık. Tünel ve viyadüklerle devam ediyoruz. Tüm projeler bittiğinde Mersin ile Antalya arasındaki ulaşım süresi 4,5 saate kadar düşecek" dedi. Mezarlık Kavşağı için yeni çözüm Mersin’de uzun süredir gündemde olan Mezarlık Kavşağı hakkında da konuşan Uraloğlu, daha önce ihale yapılmasına rağmen çeşitli idari sorunlar nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini söyledi. Yeni bir planlama yapıldığını belirten Uraloğlu, "Eski projeyle çözüm mümkün görünmüyor. Yeni projeyi hızlı şekilde netleştirip bu yıl içerisinde çalışmalara başlamayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. "Gönül köprülerini de birlikte kuracağız" Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına seslenen Uraloğlu, fiziki yatırımlar kadar toplumsal bağların da önemli olduğunu vurguladı. Seçim sürecine girildiğini belirten Uraloğlu, vatandaşlarla birebir iletişimin artırılması gerektiğini ifade ederek, "Gönüllere giden yolları, köprüleri birlikte inşa edeceğiz. Mersin olarak Cumhurbaşkanımıza daha güçlü destek vereceğiz" dedi. Uraloğlu, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinin ardından MHP İl Başkanlığını da ziyaret ederek görüşmelerde bulundu.