YEREL HABERLER - 05 Mart 2012 Pazartesi 11:43

BAYBURT BELEDİYE BAŞKANI POLAT:

A
A
A
BAYBURT BELEDİYE BAŞKANI POLAT:

Karadeniz Tv de yayınlanan “Ne Var Ne Yok” programına Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Ulaştırma Anabilim Dalı Bşk. Prof. Dr. Fazıl Çelik katıldı.
Programda Bayburt’un sorunları ve gündemde olan demiryolu geçiş güzergâhı hakkında bilgiler verildi.
Belediye Başkanı Hacı Ali Polat yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Belediye Başkanı Hacı Ali Polat Bayburt’un turizm açısından gelişmesine önem verdiklerini belirterek Bayburt’un göç veren bir il olduğunu bunu tersine çevirmek için projeler hazırladıklarını ve bu projeleri uygulamaya aldıklarını belirtti.
Geleneksel örtünme giysisi olan ehramı anlatan Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ehramın şu anda giysi olarak kullanılmadığını ehram kumaşını unutturmamak için hazırlanan projelerle ehramı hediyelik eşya olarak üretip ehramı canlandırma çalıştıklarını belirtti. Açıklamalarının devamında Belediye çalışmalarından bahseden Belediye Başkanı Hacı Ali Polat Bayburt’un en önemli sorunlarından olan içme suyu sorununu çözdüklerini, alt yapı sorunu ile ilgili olarak projelerin hazır olduğunu en kısa zamanda hayata geçirileceğini belirterek ortasından nehir geçen istisnai şehirlerden biri olan Bayburt ‘u güzelleştirmek adına projeler hazırladıklarını; Çoruh nehrine önem verdiklerini bu avantajı iyi değerlendirmek adına çalışmalar yaptıklarını ayrıca turizm ve il dışında yaşayan hemşerilerimize daha iyi hizmet sunmak için konaklama tesislerine önem verdiklerini bunun içinde çeşitli projeler hazırladıklarını, bu projelerden olan Çoruh nehri kıyısına yapılacak Saklı Bahçe Projesi hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Fazıl Çelik ise demiryolu güzergâhı hakkında yaptığı açıklamada; dört yıllık çalışma soncunda en ekonomik ve uygun geçiş güzergâhının “ Bayburt’tan geçen güzergâh olduğunu bu güzergâhta (Erzincan - Bayburt - Of - Trabzon) Erzincan Erbaş istasyonundan başlayıp Bayburt ovasından geçen aynı zamanda ana istasyonun Bayburt ovasına kurularak Arsin – Araklı vadisi Yan bolu vadisinden Arsin’e Soğanlı dağından da Rize’ye geçiş verilmek suretiyle olacağını belirtti.
Demiryolu geçiş güzergahı hakkında Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ise “Hiç kimse rantabl olmasa da bizim buradan geçsin diye dememeli. Bu konuyu öncelikle teknik olarak çalışan arkadaşlar karar versin. Her güzergahın rantabilitesinin ve fizibilitesinin yapılmasını, fizibilite sonrasında en uygun olan projenin yapılması gerekir.” Dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık: "Hilalin tespitinde yetkili mercilerin kararı esastır" Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, Ramazan ayının başlangıcında hilalin görülmesine ilişkin değerlendirme yaptı. Şık, İslamiyet’e göre ayın farklı bölgelerde farklı zamanlarda görülebileceğini belirterek, bu konuda yetkili mercilerin verdiği kararın esas alınması gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamasına göre, On Bir Ayın Sultanı Ramazan 19 Şubat’ta başlayacak. Bazı kesimlerin "hilal göründü" yönündeki söylemleri üzerine Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin konuşan İl Müftüsü Şık, hilalin tespiti meselesinin hem fıkhi hem de bilimsel yönü bulunduğunu belirtti. Ayın hareketlerinin uzman heyetler tarafından takip edildiğine dikkat çeken İl Müftüsü Şık, "Dolayısıyla bulunduğumuz bölge itibarıyla yetkililerimiz, bu işin uzmanları olan kişiler, ayın hareketlerini gözetleyerek; bir taraftan şer’i kriterleri göz önünde bulundurup diğer taraftan bilimsel verilerden yola çıkarak bir karar vermişler ya da bir tespitte bulunmuşlarsa, o bölge halkının bu tespite uymasında herhangi bir sakınca yoktur. Hatta olması gereken de budur. Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki yetkili uzmanları tarafından oluşturulan heyet marifetiyle zaman zaman rasathanelerle yapılan görüşmeler çerçevesinde; hem bilimsel veriler hem de şer’i kaynaklar esas alınarak Ramazan ayının bu yıl ayın 19’unda başlayacağına dair bir tespit yapılmıştır. Dolayısıyla Türkiye olarak bu tespite uygun hareket etmemizde herhangi bir sakınca yoktur. Olması gereken budur" dedi. "Yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar" Dini konularda ihtilaf yaşanmasının toplumda kafa karışıklığına yol açabileceğini dile getiren Şık, "Diğer taraftan şu hususun altını çizmekte fayda var, eğer bir memlekette sadece bu konuda değil, herhangi bir dini meselede ihtilaf ve tartışma söz konusuysa, her ağızdan farklı bir söz çıkıyorsa, bu tür ihtilaflı meselelerde yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar. Bu nedenle böyle bir karar verilmişse, istisnai olarak kendi görüşünü sosyal medya mecralarında ya da kişisel hesaplarında ortaya koyan kimselere itibar etmekten ziyade, yetkili mercilere göre hareket etmek daha isabetli bir davranış olacaktır" diye konuştu. "Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir" Bu sene Ramazan’ın canlılığını artırabilmek adına farklı etkinliklerin planlandığını da sözlerine ekleyen Şık, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde özellikle anaokullarında Ramazan şuurunu çocuklara hissettirebilmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleneceğini kaydetti. Şık, "Yavrularımıza Ramazan’a ilişkin eğlenceli oyunlar ve aktiviteler sunularak dikkatleri bu mübarek aya çekilecektir. Diğer taraftan pansiyonlarda görevlendirilecek kardeşlerimiz vasıtasıyla hem teravih namazlarının kılınması sağlanacak hem de teravih sonrasında çay ve sohbet ortamları oluşturularak Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir. Ramazan ayının bir manevi kamp olduğunu herkesin bilmesinde fayda vardır. Bu kampa girerek bir taraftan takva derecesine ulaşmayı hedefleyecek, diğer taraftan hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirme gayreti içinde olacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan’ı en güzel şekilde idrak etmenin yollarını arayacağız" Ramazan ayının sadece yemeden içmeden kesilmek olmadığına dikkat çeken Şık, bu ayda ruhla, kalple, zihinle, gözle kulluk şuuruna ulaşmayı hedeflemek gereltiğini kaydederek, "Çünkü biz orucu tuttuğumuzu zannediyoruz. Oysa asıl olması gereken, orucun bizi tutmasıdır. Yani kalbimize hâkim olacağız, gözümüze hâkim olacağız, dilimize hâkim olacağız. Hatta zihnimizden geçenlere dahi hâkim olacağız ki biz orucu tutalım ve o da bizi tutsun."