POLİTİKA - 16 Aralık 2025 Salı 10:56

13 yıldır bitmeyen Kop Tüneli meclis gündeminde: "Patates deposu mu olacak?"

A
A
A

Bayburt-Erzurum sınırında 2012 yılında yapımına başlanan Kop Tüneli, aradan geçen 13 yıla rağmen tamamlanamazken, bölge halkı ve sürücüler yaşanan gecikmeye tepki gösteriyor. Özellikle kış aylarında dik ve virajlı yapısıyla ulaşımı zorlaştıran Kop Dağı Geçidi, ağır vasıta ve yolcu taşımacılığı yapan sürücüler tarafından "kâbus güzergâh" olarak nitelendiriliyor.

Bayburt Group İnşaat tarafından yapımı üstlenilen Kop Tüneli’nin tamamlanamaması, bölgenin ulaşımda can damarı olan güzergâhta ulaşımı adeta çileye dönüştürüyor. Sürücüler, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesini ve tünelin bir an önce hizmete açılmasını istiyor. Kop Tüneli’ndeki gecikme Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine de taşındı. Milletvekili Sadullah Kısacık, Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında Bayburt’un ulaştırma alanındaki sorunlarını Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na iletti.

13 yıldır bitmeyen Kop Tüneli meclis gündeminde:

Konuşmasına "Bir sahipsiz ilimiz daha var: Bayburt" sözleriyle başlayan Kısacık, Artvin-Rize Havalimanı ile Bayburt-Gümüşhane Havalimanı’nın temellerinin aynı dönemde atıldığını hatırlatarak, gelinen noktadaki farkı fotoğraflarla ortaya koydu. Kısacık, "Artvin-Rize Havalimanı’na uçak inerken, Bayburt-Gümüşhane Havalimanı’nın hali ortada" dedi. Kop Tüneli’nin yıllardır tamamlanamamasına da dikkat çeken Kısacık, Bayburtlu vatandaşların tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Geçmişte Bolu Tüneli için ‘patates deposu olacak’ deniliyordu. Şimdi aynı sözler Kop Tüneli için söyleniyor. Bayburtlu hemşehrilerimiz soruyor: Acaba Kop Tüneli de patates-soğan deposu mu olacak?" Kop Tüneli’nin akıbetiyle ilgili belirsizlik sürerken, bölge halkı ve sürücüler Bayburt Group İnşaat tarafından yapımı üstlenilen projenin daha fazla gecikmeden tamamlanmasını bekliyor. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.