GÜNDEM - 17 Mart 2025 Pazartesi 10:56

69’uncu kan bağışını yapan Bayburtlu vatandaş birçok insana umut oldu

A
A
A
69’uncu kan bağışını yapan Bayburtlu vatandaş birçok insana umut oldu

Bayburt’ta yaşayan Bilal Karaca isimli vatandaş, 69’uncu kan bağışını yaptı. Uzun yıllardır düzenli olarak kan bağışında bulunan, insanlara umut olan Karaca, "3 kişiye hayat vermek, doğaya bir fidan bağışlamak asıl prensibimiz, bunun için yaşıyoruz" dedi.


35 yıldır elektrik işiyle uğraşan jeneratör teknikeri Bilal Karaca, yaptığı kan bağışıyla onlarca insana can oldu. Erzurum, Gümüşhane, Bayburt illeri arasında Doğu’da en çok kan bağışında bulunan, 69’uncu kan bağışıyla Bayburt plakasını yakalayan Karaca’ya, Türk Kızılay Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Hümeyra Çelik ve Doğu Anadolu Kızılay Kan Bölge Müdürü Dr. Abdullah Üzer tarafından plaket verildi.



20’li yaşlarda kan vermeye başladı yıllardır kan bağışı yapıyor


60 yaşındaki Bilal Karaca, 20’li yaşlarının başında ihtiyaç sahibi insanlara ulaştırılmak üzere kan vererek, kan bağışçısı oldu. Düzenli olarak kan vermeye özen gösterdiğini belirten Karaca, hem insanlara yardım amaçlı, hem de sağlık açısından kan vermeyi önemli bulduğunu söyledi.



"3 kişiye hayat vermek, doğaya bir fidan bağışlamak asıl gayemiz"


Kan bağışı sonrası Kızılay’ın gönderdiği "Teşekkürler kan dostum. Bağışladığınız kan ihtiyaç sahibine ulaşmıştır. 3 kişiye umut, doğaya bir fidan armağan ettiniz" mesajıyla mutlu olduğunu dile getiren Karaca, "Kendi işletmemde insanlara enerji sağlamakla uğraşıyorum, bunun yanı sıra insanlar için, sağlık için Kızılay’a kan bağışında bulunuyorum. 3 kişiye hayat vermek, doğaya bir fidan bağışlamak asıl prensibimiz, bunun için yaşıyoruz. Kızılay’ın bize göndermiş olduğu mesajlar bizi motive ediyor. Buyurun gelin siz de kan verin, 3 hayatı kurtarın, bir fidan dikin. Gelecekte kan ihtiyacı olan insanlara yardımınız olsun" şeklinde konuştu.



"İstiyorum ki daha nice hayatlara can verebileyim, nice insanlara dokunabileyim"


İnsanlara kan bağışında bulunmaları için çağrıda bulunan Karaca, "Ben saymadım ama Kızılay’ın bilgi vermesi üzerine 69’uncu kan bağışım olmuş, Bayburt plakasını yakaladığıma da çok mutluyum. Bölgede tek olduğumu biliyorum, istiyorum ki daha nice hayatlara can verebileyim, nice insanlara dokunabileyim, doğaya bir fidan dikebileyim, ümidimiz bu yönde. Erkekler 3 ayda bir, kadınlar 4 ayda bir olmak üzere herkesi kan vermeye davet ediyorum" sözlerini kullandı.



69’uncu kan bağışını yapan Bayburtlu vatandaş birçok insana umut oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.