GÜNDEM - 09 Haziran 2025 Pazartesi 10:06

Sanayinin tek kadın çırağı 25 yıldır usta eşine çıraklık yapıyor

A
A
A

Bayburt’ta yaşayan 59 yaşındaki Hatice Kırlangıç, 40 senedir aynı yastığa baş koyduğu 64 yaşındaki eşi Mehmet Kırlangıç ile beraber 25 yıldır oto kaportacılığı yapıyor. Kalp ameliyatı olan, bel fıtığı tedavisi gören eşini yalnız bırakmayan, sanayinin tek kadın çırağı Hatice Kırlangıç, gençlere seslenerek, "Eşinizi ilk yokuşta bırakıp kaçmayın, destek olun. Hayat müşterektir" dedi.

Aslen Yozgatlı olan Kırlangıç çifti, 40 sene önce Bayburt’a yerleşti. O zamanlarda 24 yaşında olan oto kaporta ustası Mehmet Kırlangıç, Eski Sanayi Sitesi’nde oto tamir dükkanı açarak ekmeğini kazanmaya, evini geçindirmeye başladı. 40 yıldır sanayide oto tamiri yapan Mehmet Kırlangıç, ağır iş şartları nedeniyle rahatsızlandı, kalp ameliyatı geçirdi. Bir süre çalışamayan usta Mehmet Kırlangıç’ın en büyük destekçisi ise eşi Hatice Kırlangıç oldu. İyileştikten sonra işinin başına dönen eşi Mehmet Kırlangıç’ı yalnız bırakmayan Hatice Kırlangıç, sabahın erken saatlerinde eşiyle birlikte sanayideki dükkanın yolunu tutuyor, 25 yıldır eşiyle birlikte gece geç saatlere kadar mesai yapıyor. Tamirhanede yemek pişiren, çıkan bulaşıkları yıkayan, soba için odun kıran Hatice Kırlangıç, gelen müşterileri karşılayarak çay, kahve ikramında bulunuyor.

Sanayinin tek kadın çırağı 25 yıldır usta eşine çıraklık yapıyor

"Eşimin bir dağ gibi arkasındayım"

Tamirhanede bulunan soba üzerinde eşinin yemeğini pişiren, çayını demleyen Hatice Kırlangıç, hem yemek yapıyor, hem de eşinin elinden tutarak, işlerine yardım ediyor. 40 senelik hayat arkadaşının arkasında dağ gibi durduğunu söyleyen Kırlangıç, "Aslen Yozgatlıyız, 40 senedir Bayburt’ta yaşıyoruz. Eşim 25 sene önce rahatsızlandı, kalp ameliyatı geçirdi, bel fıtığı tedavisi gördü. Ben de yardım etmek zorunda kaldım. Yeri geliyor çıraklık yapıyorum, yeri geliyor yemeğini, çayını hazırlıyorum, yardımcı oluyorum. Bir dağ gibi arkasındayım" dedi.

Sanayinin tek kadın çırağı 25 yıldır usta eşine çıraklık yapıyor

"Beni burada görenler çok şaşırıyor"

Sanayi işinin toplumda erkek işi olarak görüldüğünü ifade eden Kırlangıç, dükkana gelen müşterilerin kendisini görünce şaşırdıklarını belirtti. Yeni evlenen, evlenmeyi düşünen gençlere çağrıda bulunan Kırlangıç, "Gençlere sesleniyorum, eşinizi ilk yokuşta bırakıp kaçmayın, destek olun. Hayat müşterektir. Buraya gelenler, beni burada görenler bayağı bir şaşırıyor" diyerek konuştu.

Sanayinin tek kadın çırağı 25 yıldır usta eşine çıraklık yapıyor

"Sanayi bana çok iyi geldi; okumam gelişti, ehliyet aldım, araba sürmeyi öğrendim"

Sanayide işe başladıktan sonra öğrendikleriyle ehliyet almaya karar veren Kırlangıç, ehliyet sınavı öncesi sorular çözdüğünü ve yavaş olan okumasını da bu vesileyle geliştirdiğini söyledi. Eşiyle birlikte birçok zorluğu birlikte göğüslediğini vurgulayan Kırlangıç, "Sanayi bana çok iyi geldi" ifadelerini kullanarak, "Burası bana ciddi anlamda çok iyi geldi, çok şey kattı. Okumam çok yavaştı, okumamı geliştirdim. Ehliyet sınavına girdim, sınavı kazandım. Arabayı güzel sürüyorum, sanayinin araba sürmeme çok faydası oldu, şoförlüğüm ilerledi" şeklinde konuştu.

Sanayinin tek kadın çırağı 25 yıldır usta eşine çıraklık yapıyor

"Eşim Hatice hanımla gurur duyuyorum"

Eşinin sadece sanayide çıraklık yapmadığını, yemeğini, çayını hazırladığını dile getiren Mehmet Kırlangıç, eşiyle gurur duyduğunu söyledi. Dükkana gelen müşterilerin çırak eşini görünce bir hayli şaşırdıklarını belirten Mehmet Kırlangıç, zamanla herkesin bu duruma alıştığını bildirdi. Çırak bulamadığı için eşiyle yola devam etmek zorunda kaldığını vurgulayan Kırlangıç, "40 yıldır evliyiz, eşim 25 yıldır bana sanayide yardım ediyor, birlikte çalışıyoruz. Yemek yapıyor, çayımızı çorbamızı hazırlıyor. Ben kendisiyle gurur duyuyorum. Tanıyanlar şaşırmıyor ama yabancılar görünce çok şaşırıyor. Biz de durumu açıklıyoruz, çırak bulamadığımızdan dolayı eşim 25 yıldır yardım ediyor diyoruz. Eşimden memnunum, gelen müşteriler titizliğinden, yaptığı işten son derece memnun. Bir sıkıntımız yok" dedi.

Öznur Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.