GÜNDEM - 02 Mayıs 2025 Cuma 11:25

Bilecik’te hastanede hakkında ’beyaz kod’ verilen baba konuştu

A
A
A

Bilecik’te geçtiğimiz gün Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bilgisayarlara vurarak, bir hemşireyi darp ettiği iddiasıyla sağlık çalışanlarının ’beyaz kod’ verdiği Turgay Arslan, "Hemşirenin beni tahrik etmesi ve eşime ettiği hakaretten dolayı istenmeyen bir tepki verdim" dedi.

Turgay Arslan, geçtiğimiz akşam ateşlenen çocuğunu Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Baba, o gün iddialara göre hemşirelerin çocuğu ile ilgilenmediği gerekçesiyle çevrede bulunan bilgisayarlara vurmaya başladı. Arbede sırasında hemşire Dilek Y.’nin de Turgay Arslan tarafından darp edildiği öne sürülürken, sağlık çalışanları olay sırasında beyaz kod verdi.

"Hekimlerin hepsi ilgilendi"

Olayla ilgili İHA’ya konuşan Turgay Arslan, "Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne tatsız bir olay yaşandı, hemşire ile bir tartışma yaşadım. Ama olay medya ve kamuoyuna lanse edildiği gibi tek taraflı değil. Ben çocuğumu 27 Nisan günü sabah saat 05.30’da 40 buçuk derece ile hastaneye götürdüm. Gerekenlerin hepsi orada yapıldı, hekimlerin hepsi ilgilendi. Yalnız eşim ve kayınvalidem çocuğumla birlikte yeni doğan ünitesine çıktığında ben de perdenin arkasında dinlenirken hemşirenin başka bir erkek personele eşim hakkında üslupsuz sözlerini duydum. Hemşirenin yanındaki erkek personele, ‘Bu adam bu kadını nasıl almış’ dediğini duydum. Dediği kişi ise, ’Adam arkada oturuyor sus, konuşma’ dedi. Ben de bunun üzerine yanına gittim, ’Nasıl böyle bir şey söylersiniz. Senin haddine mi?’ gibi sözler sarf ettiğim sırada bana ’Evet söyledim’ diye alaycı bir şekilde gülerek ’Beni mi döveceksin?’ dedi. Ondan sonra ben de kendimi kaybettim, bu tatsız görüntüler ortaya çıktı" dedi.

"Hemşirenin beni tahrik etmesi ve eşime ettiği hakaretten dolayı istenmeyen bir tepki verdim"

Arslan, "Hemşirenin beni tahrik etmesi ve eşime ettiği hakaretten dolayı istenmeyen bir tepki verdim, yani bilinçli yapılmış bir şey değildi. O sarf ettiğim sözler de sinir haliyle, öfke halinde sarf ettiğim sözler. Kimseyi de yani dışarıda ne vuracak kadar ne de dediklerimizi yapacak kadar birisiyiz. Bunu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Empati kurulmasını istiyorum, sizin eşinize böyle bir şey denilse ne yaparsınız?" dedi.

Turgay Arslan, söz konusu hemşirenin görevden alınmasını isteyerek, "Hiçbir hasta veya hasta yakınının mahremiyeti bu hemşire görevde olduğu sürece rahat değildir. Olaydan sonra gelen sendika baskıları ile birlikte ben gözaltına alındım. Hatta yüzde 200 tahrik olmasına rağmen. Bir sağlık çalışanının görevi mesai saati içerisinde hastalarla mı ilgilenmektir, yoksa hastaların yakınları ile ya da hastaların mahremiyeti ile ilgili birbirleri arasında dedikodu yapmak mıdır?" ifadelerini kullandı.

"Tanık da benim beyanımı doğruladı"

Arslan, emniyette hemşire Dilek Y.’nin eşi hakkındaki sözlerini diğer hastane personelinin de verdiği ifade ile doğruladığını anlatarak, "Görgü şahidi olarak tanık var, hatta tanık da hemşirenin konuştuğu kişidir. Ona da buradan bir kez daha teşekkür ediyorum orada doğruyu söylediği için ifadesinde. Tanık da benim beyanımı doğruladı. Dedi ki, ’Bu şahıs doğru söylüyor. Bu hemşire bana bu sözleri sarf etti’ dedi. Yani şimdi hastaneye hizmet almaya gitmişim, olmadık sözler, laflar duyunca ister istemez insan psikolojisi olarak benim de verdiğim tepki öyleydi. Abartılı mıydı, belki biraz abartılı gelebilir ama inanın kendimi kaybetmemle alakalı bilinçli yapılan bir şey değildir. Tabii ki orada işleyişi aksattıysam eğer diğer sağlık çalışanlarından özür diliyorum. Onlarla ilgili hiçbir problemim yok, hepsine buradan teşekkür ediyorum. Çünkü orada gerekenlerin hepsi yapıldı. Doktorundan hemşiresine kadar gerekeni yaptılar" dedi.

Cem Kaan Toka

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."