GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 10:08

Bilecik’te motosiklet ve motorlu bisikletlere sıkı denetim

A
A
A
Bilecik’te motosiklet ve motorlu bisikletlere sıkı denetim

Bilecik’in Bozüyük ilçesi ile merkez Pelitözü Göleti’nde motosiklet ve motorlu bisiklet denetimi gerçekleştirildi.


Bilecik İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler tarafından Bozüyük ilçesi ile merkez Pelitözü Göleti’nde motosiklet ve motorlu bisikletlere yönelik denetim yapıldı. Bozüyük İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince Bozüyük-Tavşanlı İl Yolu üzerinde, Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince ise Pelitözü Göleti mevkiinde gerçekleştirilen K5-Motosiklet ve Motorlu Bisiklet Denetimi kapsamında çok sayıda araç ve sürücü kontrol edildi.


Denetimlerde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince tespit edilen ihlallere yönelik gerekli idari işlemler uygulanırken, sürücü ve yolculara motosiklet kullanımı esnasında uyulması gereken kurallar hakkında bilgilendirme yapıldı.



Bilecik’te motosiklet ve motorlu bisikletlere sıkı denetim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi’de Ramazan coşkusu meydanlara taşıyor Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini geleneksel kültürle harmanlayarak ilçe sakinleriyle buluşturuyor. 19 Şubat-22 Mart tarihleri arasında düzenlenecek ‘Osmangazi Ramazan Sokağı’, Üftade Meydanı ve Osmangazi Meydanı’nda birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Osmangazi Ramazan Sokağı, birlik, beraberlik ve paylaşma duygularının en güzel şekilde yaşanacağı adreslerden biri olacak. Geleneksel sanatlar, sahne gösterileri, tasavvuf musikisi akşamı ve çocuklara özel etkinliklerle Osmangazi’de Ramazan akşamları adeta bir şenlik havasında geçecek. Program kapsamında Karagöz ve Hacivat gölge oyunları, canlı performanslar, meddah gösterileri, orta oyunları, vantrolog kukla oyunları, Aşuk ile Maşuk gösterileri izleyiciyle buluşacak. Ateş ve jonglör sirk gösterileri ise Ramazan gecelerine görsel bir şölen sunacak. Tasavvuf musikisi ve söyleşilerle manevi yolculuk Ramazan ayının ruhuna uygun olarak tasavvuf musikisi akşamı, ney konserleri ve Türk sanat müziği programları vatandaşlara manevi bir yolculuk yaşatacak. Ayrıca Üftade Meydanı’nda gerçekleştirilecek Osmangazi Ramazan Sohbetleri ve masal anlatıları, Ramazan’ın anlam ile değerlerini derinlemesine hissettirecek. Çocuklar için eğlence, aileler için huzur Özellikle çocuklar için hazırlanan kukla oyunları, gölge oyunları ve interaktif gösteriler, ailelerin Ramazan akşamlarını keyifle geçirmesine imkan tanıyacak. Etkinlik alanları, hem nostaljik Ramazan eğlencelerini yaşatacak hem de yeni nesillere kültürel mirası tanıtacak. Sofranın bereketi mahallelere yayılacak Paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek Ramazan ayında gönüllere dokunmaya devam edecek Osmangazi Belediyesi, her gün 3 bin 500 kişiye iftar bereketi ulaştıracak. Bunun yanı sıra ihtiyaç sahibi binlerce ailenin kapısını çalarak destekleriyle onlara yalnız olmadıklarını hissettiren Osmangazi Belediyesi, iftar sofralarını sadece bir noktada değil; Osmangazi Kent Lokantası, Soğanlı Kültür Merkezi ile Somuncu Baba Evi ve Fırını gibi gönülleri bir araya getiren mekanlarda da kuracak. Ayrıca Sakarya Mahallesi Muhtarlığı’na ulaştırılan iftar yemekleriyle sofraların bereketi yayılacak. Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayı boyunca düzenlediği bu kapsamlı programla, vatandaşları aynı sofranın, aynı duanın ve aynı sevinçlerin etrafında buluşturmayı amaçlıyor.
Zonguldak Zonguldak’ta rüşvetle usulsüz sağlık raporu operasyonunda doktor tutuklandı Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) işçilerine rüşvet karşılığında usulsüz sağlık raporu verdiği iddia edilen aile hekimi tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Merkez Bahçelievler Mahallesi’ndeki Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Aile Hekimi R.Y.’nin (58), TTK’da çalışan maden işçilerine para karşılığında, gerçeğe aykırı ve geçmişe dönük istirahat raporu düzenlediği bilgisi üzerine harekete geçti. Yaklaşık 6 ay süren fiziki takibin ardından ’rüşvet’ suçlamasıyla operasyon düzenlendi. Daha önce hakkında yürütülen idari soruşturma kapsamında Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sözleşmesi feshedilen doktor R.Y. ile rüşvet vererek rapor aldığı öne sürülen maden işçisi S.A. (26) gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında şüpheli olarak belirlenen bir diğer maden işçisi M.A.’nın (29) ise uyuşturucu suçundan cezaevinde olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanarak Zonguldak Adliyesi’ne sevk edilen şüphelilerden eski aile hekimi R.Y., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. S.A. ise adli kontrolle serbest bırakılırken başka suçtan tutuklu bulunan M.A. hakkında da adli kontrol hükümleri uygulandığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarının da incelendiği, doktorun banka hesap hareketleri ile elde edilen haksız kazancın boyutunun araştırıldığı öğrenildi.
Antalya AÜ Rektörü Prof. Dr. Özkan’dan Antalya’ya susuzluk uyarısı: "Şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir" Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya’nın karşı karşıya olduğu en kritik tehdidin su kıtlığı olduğunu belirterek, çevresel sürdürülebilirlik konusunda uyarılarda bulundu. Susuzluk riskiyle birlikte yeşil alan kaybına da dikkat çeken Özkan, "Her alanda şehre rehberlik yapacak yegane kurum üniversitedir. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı, göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var. Bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk. Yeşilliği katlediyoruz. Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tıp alanındaki yenilikler, üniversite hastanesinin mevcut durumu ve Antalya’nın öncelikli sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İhlas Haber Ajansı Antalya Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret eden Özkan, rahim naklinde dünya çapında elde edilen başarıdan yapay zekânın tıptaki rolüne, yeni hastane yatırımından su kıtlığına kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar verdi. Rahim naklinde dünya literatürüne giren başarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin 2011 yılında dünyadaki ilk kadavradan rahim naklini gerçekleştirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, bu yöntemin dünya genelinde birçok merkeze örnek olduğunu söyledi. Özkan, "Biz 2011 yılında ilk rahim naklini yaptıktan sonra dünyada birçok ülke bu alana yöneldi. Önce İsveç, ardından Amerika’yı takip eden Almanya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde rahim nakli deneyimleri gerçekleştirildi. Dünyada bugün 100’ün üzerinde rahim nakli yapıldı ve bu nakillerden doğan çocuklar var. Bunun öncüsü olmak bizim için büyük bir onur" dedi. Rahim nakli çalışmasının ilk dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını belirten Özkan, proje hazırlıklarının uzun süre göz önünde olmadığını vurgulayarak, "Çalışmalarımızın büyük bölümü bilimsel altyapı aşamasında ilerledi. Naklin gerçekleştirilmesi dünya genelinde güçlü bir etki oluşturdu" dedi. "Deneysel aşamadan klinik gerçekliğe ulaştı" Robotik, laparoskopik yaklaşımlar ile canlı ve kadavradan nakiller gibi yeni yöntemler gelişse de temel tekniğin aynı kaldığını ifade eden Özkan, "2011’de ilk deneysel aşamada olan rahim nakli, bugün klinik gerçeklik düzeyine ulaştı. Robotik cerrahi var, laparoskopik yöntemler var. Canlıdan ve kadavradan nakiller yapılıyor. Ancak kullanılan temel teknik hâlâ ’Özkan tekniği’" şeklinde konuştu. Üniversite bünyesinde bugüne kadar iki rahim nakli gerçekleştirildiğini söyleyen Özkan, her iki vakada da başarılı sonuçlar alındığını ve bir erkek ile bir kız çocuğunun dünyaya geldiğini kaydetti. Özkan, seri nakiller yerine hasta güvenliği ve yaşam kalitesine odaklandıklarını vurguladı. Kafa ve beyin nakli tartışmaları Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen kafa ve beyin nakli konularına da değinen Özkan, mevcut bilimsel sınırlamalara işaret ederek, "Bugün için en büyük engel sinir iyileşmesi. Merkezi sinir sistemindeki bir kesi sonrası iletimi yeniden sağlamak mümkün olmuyor. Hayati fonksiyonları ya da hareketi geri getiremiyoruz. Dünyada bu konuda yoğun çalışmalar var, ancak şu an için uygulanabilir bir tablo yok. Bilimsel engeller aşılmadan bu konular teorik düzeyde kalmaya devam ediyor" dedi. "Yapay zekâya hiçbir alan tamamen devredilmedi" Tıpta yapay zekâ kullanımının giderek arttığını belirten Özkan, özellikle veri analizi ve tanı süreçlerindeki katkıya dikkat çekti. Özkan, "Yapay zekâ bize en çok verileri analiz etme noktasında hız kazandırıyor. Doğru yönlendirme sağlıyor. Ancak sistem, girilen veri doğrultusunda çalışır. Veri olmadan doğru sonuç üretmesi mümkün değil. Onkoloji alanında ise bazı ‘pathway’leri, yani biyolojik yolakları tespit etmek amacıyla yapay zekâdan yararlanıyoruz. Yapay zekânın aktif kullanıldığı alanlar var ancak bugün itibarıyla hiçbir alanı tamamen yapay zekâya bırakmış değiliz" şeklinde konuştu. Özkan, yakın gelecekte yapay zekânın en yoğun kullanılacağı alanların radyoloji ve patoloji gibi görüntüleme temelli branşlar olacağını da sözlerine ekledi. Yeni hastane yatırımı Üniversite hastanesinde randevu ve ameliyat bekleme sürelerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özkan, nisan ayında yaşanan yangının kapasiteyi etkilediğini belirtti. Özkan, "Yangın sonrası küçülmeye gitmek zorunda kaldık. Akdeniz Üniversitesi sadece Antalya’ya değil, birçok şehre hizmet veren bir hastane. Bundan gurur duyuyorum. Ancak bu yer sıkıntısı bizi bir hayli üzüyor. 900 yataklı yeni hastaneyi 2026 sonunda devralabilirsek önemli bir rahatlama sağlanacak" dedi. MR çekim sürelerinde belirgin iyileşme sağlandığını söyleyen Özkan, hedeflerinin daha kısa bekleme süresi olduğunu vurgulayarak, "Göreve geldiğimizde MR için aylar süren randevular vardı. Şimdi birkaç güne indi. Hedefimiz aynı gün ya da ertesi gün çekim" diye konuştu. Hasta memnuniyeti ve ‘güler yüz’ hassasiyeti Sağlık hizmetinde insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade eden Özkan, hasta memnuniyetinin yalnızca tıbbi sonuçlarla sınırlı olmadığını söyleyerek, "Bizim işimiz insan. En doğru tedaviyi sunsanız bile iletişimde eksiklik varsa farklı algılanabiliyor. Güler yüzü bu nedenle çok önemsiyorum" ifadelerini kullandı. "Üniversite rehberlik yapmak zorunda" Akdeniz Üniversitesi’nin şehirle olan ilişkisine değinen Özkan, üniversitelerden yalnızca eğitim ve bilim üretmek konusunda faydalanılmaması gerektiğine işaret ederek, şu ifadelere yer verdi: "Üniversitelerin her zaman ifade ettiğim gibi iki temel görevi var: Birincisi eğitim, ikincisi bilim üretmek. Bilim üretirken de ortaya koyduğunuz çalışmanın havada kalmaması gerekir, insanlığa ve topluma somut fayda sağlaması gerekir. Üç yıl önce çok ciddi bir deprem yaşadık, ardından Covid süreci geçti. Covid döneminde çok iyi bilim insanlarımız, doktorlarımız vardı. Aynı şekilde çok nitelikli jeologlarımız, mimarlarımız, bölge planlamacılarımız var. Bu birikimin şehirde 7 gün 24 saat rehberlik yapması gerekiyor. Göç başta olmak üzere sosyolojiyle ilgili pek çok ciddi sorunla karşı karşıyayız. Bu noktada rehberlik yapacak yegâne kurum üniversitedir, bundan kaçış yok. Bizden başka bu rehberliği üstlenecek bir yapı da yok. Turizmle ilgili bir sorun varsa üniversite orada olmalı. Çünkü turizm paydaşlarımızla birlikte bu şehrin temel alanlarından biri. Göçle ilgili bir sorun varsa sosyoloji bölümümüz var; çocuk çalışmalarımız, çocuk hakları, hukuk, psikoloji, elimizde geniş bir uzmanlık alanı var." "En büyük tehlike susuzluk" Antalya’nın en önemli riskinin su kıtlığı olduğunu vurgulayan Özkan, çevresel sürdürülebilirlik çağrısı yaptı. Özkan, "Bence şu anda bölgemizde çok ciddi bir susuzluk riski var. Su sadece içmek için değil; tarım ve turizm için de zorunlu. Tarım kentiyiz, sulama gerekiyor. Turizm kentiyiz, su olmadan turizm olmaz. Bu nedenle imar planlamasını da bu gerçeğe göre yapmak zorundayız. Önümüzdeki dönemde en büyük tehlikenin susuzluk olduğunu düşünüyorum. Buna bir an önce çare bulmalıyız. Yeşilliği katlediyoruz. Kundu’da oturuyorum; Belek’te kesilen ağaçları gördükçe içim acıyor. Biz ne diyoruz, insanlar ne yapıyor açıkçası? Bu anlamda bence bizi en yakın zamanda tehdit edecek en önemli sorun susuzluk ve yeşilliği katletmemiz" dedi. Toplumsal konularda üniversitenin görüşlerinin zaman zaman alındığını ancak bu görüşlerin hayata ne kadar geçtiğinden emin olmadıklarını ifade eden Özkan, sorunların çözümünde herkesin sorumluluk alması ve ortaklaşa hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: "Eğer bu sürece hep birlikte katkı sunabilirsek ortaya çok daha güçlü sonuçlar çıkacaktır. Belki hemen değil, ancak yapılan bu çağrıların karşılığı ilerleyen dönemde mutlaka görülecektir. Burada hiç kimsenin kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Bazı konular zaman zaman gözden kaçabiliyor. Temennimiz geç kalınmaması. Biz her zaman iş birliğine hazırız. Bir adım atılsın, biz koşmaya hazırız."