GÜNDEM - 08 Ocak 2026 Perşembe 15:20

Bilecik’te yaşanan fırtınada çatılar uçtu, ağaçlar devrildi

A
A
A
Bilecik’te yaşanan fırtınada çatılar uçtu, ağaçlar devrildi

Bilecik’in Pazaryeri ilçesi etkisini artıran kuvvetli rüzgâr ve fırtınada çatılar uçtu, ağaçlar devrildi.


Pazaryeri’nde saatte 50-70 kilometre hızla esen rüzgâr, bazı bölgelerde 80-90 kilometreye ulaşarak çatıları yerinden söktü, ağaçları kökünden devirdi. İlçede korku dolu anlar yaşanırken, can kaybı ve yaralanma yaşanmaması teselli oldu. Fırtınanın en fazla etkili olduğu noktalardan biri Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Pazaryeri Meslek Yüksekokulu oldu. Yüksekokulun yemekhane bölümünün çatısı şiddetli rüzgârın etkisiyle uçtu. Aynı saatlerde Pazaryeri Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bir fabrikanın çatısı da fırtınaya dayanamayarak büyük hasar gördü. İlçe genelinde bazı ağaçlar devrilirken, çevrede maddi zarar meydana geldi.


Yetkililer, fırtınanın vatandaşlara çatı altları ve ağaçlık alanlardan uzak durmaları yönünde uyarılarda bulundu.



Bilecik’te yaşanan fırtınada çatılar uçtu, ağaçlar devrildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Koç Holding’in Ankara’mıza ve ülkemize katkıları son derece değerli" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Rahmi M. Koç’un sanayiden müzeciliğe, eğitimden kültürel mirasın korunmasına uzanan çok yönlü katkıları, yalnızca Ankara için değil, ülkemizin kalkınma yolculuğu açısından da son derece değerli" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Koç Holding Şeref Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi M. Koç ile Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel’i Ankara Ticaret Odası’nda konuk etti. ATO Başkanı Baran, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ile Yönetim Kurulu üyelerinin de yer aldığı ziyarette yaptığı konuşmada, Koç Ailesi ile Ankara Ticaret Odası arasındaki bağın köklü bir geçmişe dayandığını vurgulayarak, merhum Vehbi Koç’un Türk iş dünyası ve Ankara ticaret hayatındaki tarihsel rolüne dikkati çekti. Koç Grubu’nun hikayesinin yaklaşık bir asır önce Ulus’ta, Vehbi Koç’un çalışkanlığı, dürüstlüğü ve ileri görüşlülüğüyle başladığını hatırlatan Baran, "O gün atılan tohumlar bugün Türkiye’nin en büyük sanayi gücüne dönüştüyse, bu başarının temelinde Ankara’nın ticaret ahlakı ve Ahilik geleneğiyle yoğrulmuş bir vizyon vardır" dedi. Vehbi Koç’un Ankara Ticaret Odası’nda toplam 18 yıl Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunduğunu belirten Baran, Ulus’taki Oda binasının inşasında ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin kuruluş fikrinin hayata geçirilmesinde Vehbi Koç’un öncü rol üstlendiğini ifade etti. Baran, "Vehbi Koç, başarılı bir iş insanı olmasının yanı sıra, Türkiye’de özel sektörün kurumsallaşmasının, etik değerler üzerine inşa edilmiş bir ticaret anlayışının ve girişimciliğin toplumsal kalkınmayla buluşmasının öncü ismi olarak tarihe geçmiştir" diye konuştu. Rahmi M. Koç’un, babasından devraldığı mirası küresel ölçekte bir markaya dönüştürdüğünü vurgulayan Baran, Koç Ailesi’nin sanayi, kültür, eğitim ve sanat alanlarında Türkiye’ye ve özellikle Ankara’ya sunduğu katkıların büyük değer taşıdığını söyledi. Koç Holding tarafından Ankara’ya kazandırılan projelere de değinen Baran, "Çengelhan Rahmi M. Koç Müzesi başta olmak üzere, sanayi tarihimizin kayıt altına alınmasına ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmalar Başkentimiz açısından son derece kıymetlidir. Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi gibi projeler, Ankara’nın yalnızca idari değil; aynı zamanda fikri ve kültürel bir merkez olma kimliğini de güçlendiriyor" dedi. Rahmi M. Koç, ziyaretinde babasının görev yaptığı Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı makamında, koltuğuna oturarak bir de anı fotoğrafı çektirdi. "Koç Holding’in Ankara’mıza ve ülkemize katkıları son derece değerli" Baran yaptığı değerlendirmede, "Merhum Vehbi Koç’tan devraldığı bayrağı daha da yukarılara taşıyarak Koç Holding’i ülkemizin gurur kaynağı küresel bir marka haline getiren Rahmi M. Koç, babasının iz bıraktığı Ankara Ticaret Odası’nda, Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğunu bugün kısa süreliğine de olsa, şereflendirdi. Rahmi M. Koç’un sanayiden müzeciliğe, eğitimden kültürel mirasın korunmasına uzanan çok yönlü katkıları, yalnızca Ankara için değil, ülkemizin kalkınma yolculuğu açısından da son derece değerli. Semahat Arsel’in özellikle kültür, sanat ve toplumsal sorumluluk alanlarında ortaya koyduğu öncü yaklaşım ise topluma dokunan, gelecek kuşaklara ilham veren güçlü bir miras niteliği taşıyor. Bu anlamlı ziyaret vesilesiyle, üretimi, girişimciliği, kültürü ve eğitimi bir arada ele alan bütüncül bir kalkınma anlayışının ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha görme imkanı bulduk. Ankara Ticaret Odası olarak, ülkemize uzun yıllar emek vermiş, değer katmış Rahmi M. Koç ile Semahat Arsel’i Odamızda ağırlamaktan büyük onur duyduk. Nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programda, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz, Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Ali Yıldız, Halil İlik, Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz, Yasin Özyolu ile ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran ve Genel Sekreter Yardımcıları Abdurrahman Karabudak ile İbrahim Tırpancı da yer aldı.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Aralık ayında 49,8 milyon ton yük elleçlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Aralık ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 artışla 49,8 milyon ton olarak gerçekleşti. Böylece, 2025 yılı aralık ayı tüm aylar içerisinde en yüksek elleçlemenin olduğu ay oldu" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025 yılı Aralık ayı istatistiklerini değerlendirdi. Türkiye’nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Uraloğlu, "Aralık ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 artışla 49,8 milyon ton olarak gerçekleşti. 2025 yılı aralık ayı tüm aylar içerisinde en yüksek elleçlemenin olduğu ay oldu. Deniz Ticareti’nde 2025 yılını rekorla noktaladık. Elleçlenen konteyner miktarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,9 artarak 1,17 milyon TEU’ya ulaştı" ifadelerini kullandı. "Aralık ayında yurt dışı yük taşımaları, 37 milyon 485 bin 725 ton olarak gerçekleşti" 2025 yılı Aralık ayında limanlardan yurt dışı limanlarına giden yük miktarının 11 milyon 596 bin 207 ton olarak gerçekleştiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "Yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise 25 milyon 889 bin 518 ton olarak gerçekleşti. Aralık ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,5 artarak 37 milyon 485 bin 725 ton olarak gerçekleşti" açıklamasında bulundu. 2025 yılı Aralık ayında limanlarda denizyolu ile yapılan transit yük taşımalarının da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,4 artarak 6 milyon 2 bin 394 ton olduğunu belirten Uraloğlu, "Aralık ayında kabotajda taşınan yük miktarı ise 6 milyon 362 bin 341 ton ile geçen aynı ayına göre yüzde 21,5 arttı" şeklinde konuştu. Aliağa Bölge Liman Başkanlığı zirvede Bölge liman başkanlıkları bazında ise Aralık ayında en fazla yük elleçlemesinin 8 milyon 180 bin 242 ton yük ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Aliağa Bölge Liman Başkanlığını 7 milyon 351 bin 162 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 6 milyon 19 bin 671 ton ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti" değerlendirmesinde bulundu. En fazla artış gösteren yük cinsi sıvılaştırılmış doğal gaz Uraloğlu, Aralık ayında taşınan yük cinsleri arasında 1 milyon 194 bin 989 tonluk artış ile bir önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin LNG (Sıvılaştırılmış doğal gaz) olduğunu kaydederek, limanlarda 2 milyon 553 bin 551 ton LNG elleçlemesi gerçekleştirildiğini belirtti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "2025 yılı Aralık ayında limanlarımızdan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük 808 bin 786 ton ile portland çimento oldu. Bu yük cinsini sırasıyla, 645 bin 457 ton ile klinker ve 409 bin 83 ton ile fuel oil yük cinsleri takip etti." En fazla yük Rusya’dan geldi Uraloğlu, deniz yolu ile yurt dışına gitmek üzere yapılan yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD’ye ve Mısır’a yapılan taşımaların takip ettiğini kaydetti. Uraloğlu ayrıca deniz yolu ile limanlara gelen en fazla yükün Rusya’dan yapılan taşımalar olduğunu da bildirdi.
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "Suriye’de Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün kardeşlerimizin geleceği aynı istikamete bakmaktadır" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Suriye’de Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün kardeşlerimizin geleceği aynı istikamete bakmaktadır. Başka yöne bakmaya çalışanların ortak geleceğe suikast girişiminden başka bir işlevi yoktur" dedi. Suriye’nin Halep kentinde terör örgütü SDG’nin işgalinde bulunan mahallelere Suriye ordusu harekete geçti. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulundu. Çelik, Suriye’nin iç barışına ve toprak bütünlüğüne Türkiye’nin önem verdiğini belirterek, şu açıklamada bulundu: "Suriye’de ‘tek devlet, tek ordu, tek Suriye’ ilkesi herkesin hakkını ve geleceğini koruyacak bir çerçevedir. Kimsenin dışlanmadığı, Suriye’deki herkesin ortak geleceğe sahip olduğu kapsayıcı yaklaşımlar herkesin yararınadır. Cumhurbaşkanımızın, tüm etnik ve mezhebi gruplarıyla tüm Suriye’nin bir ve beraber olması için verdiği mücadeleye yıllar ve tüm bölge halkları şahittir. Suriye’de iki ordu ya da devlet dışı silahlı gruplar olması, sadece kötü niyetli güç odaklarının işine yarar. Suriye’de Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün kardeşlerimizin geleceği aynı istikamete bakmaktadır. Başka yöne bakmaya çalışanların ortak geleceğe suikast girişiminden başka bir işlevi yoktur. Gerçek barış, birlik içinde bir Suriye’den geçer. ‘Tek devlet, tek ordu, tek Suriye’ ilkesine karşı silah çekenlerin yabancı güç odaklarına hizmet ettiği açıktır. Emperyalizme ve siyonizme hizmet eden terör projelerinin birtakım kavramlarla yapılan ‘siyasi makyajlar’ ile örtülmesi mümkün değildir. Suriye’de Kürt, Arap, Türkmen bütün kardeşlerimizin kaderi bir, geleceği birdir. Zaman, doğru adımlar atma zamanıdır. Cumhurbaşkanımızın siyaseti, Suriye’deki farklı etnik köken ve farklı mezhebe sahip kardeşlerimiz arasında ayrımcılığa karşı, hepsini kucaklayan ‘kardeşlik siyaseti’dir."
Antalya Rahim ağzı kanserinde "Aşı, tarama ve korunma ipuçları" ile riski sıfıra indirin Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre rahim ağzı kanseri her yıl yüz binlerce kadında teşhis edilirken, aşı ve düzenli taramayla büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olarak öne çıkıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Onur Erol, "Erken evrede yakalandığında başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir" diyerek erken tanının önemine dikkat çekti. Rahim ağzı kanseri, dünyada kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre 2022 yılında yaklaşık 660 bin yeni vaka kaydedilirken, 350 bin kadın bu hastalıktan hayatını kaybetti. GLOBOCAN 2022 tahminleri ise 662 bin 301 yeni vaka ve 348 bin 874 ölüm bildiriyor. Mevcut eğilimler değişmezse 2050 yılından itibaren yeni vakalarda yüzde 56,8’e ulaşan bir artış bekleniyor. En büyük neden HPV enfeksiyonu Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Onur Erol, 1-30 Ocak Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hastalığın nedenlerini ve korunma yöntemlerini anlattı. Prof. Dr. Erol, "Rahim ağzı kanseri, rahmin alt kısmında yer alan serviks bölgesindeki hücrelerin anormal büyümesiyle oluşur. Bu kanserin en yaygın nedeni, cinsel yolla bulaşan HPV 16 ve 18 virüsülerinin belirli tipleridir. Sigara kullanımı, çok sayıda cinsel partner, erken yaşta cinsel ilişki, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve düşük sosyoekonomik durum gibi faktörler riski artırır" dedi. Belirti vermediği için tarama şart Hastalığın erken evrelerde fark edilmediğini belirten Prof. Dr. Erol, "Hastalığın erken evrelerinde genellikle belirti vermez. Ancak ilerledikçe vajinal kanama, ilişki sonrası kanama, pelvik ağrı ve anormal akıntı gibi belirtiler ortaya çıkabilir bu yüzden belirtiler beklenmeden düzenli tarama yaptırılması önemlidir" ifadelerini kullandı. Aşı koruyor ancak tarama devam etmeli HPV aşısının etkinliğine dikkat çeken Prof. Dr. Erol, "HPV aşısı, kansere yol açan yüksek riskli HPV tiplerine karşı yüksek koruma sağlar, yaklaşık yüzde 70-90 oranında rahim ağzı kanserini önler. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre öncelikli olarak 9-14 yaş arası kız çocuklarında cinsel aktivite başlamadan önce en etkilidir. 15-26 yaş arası gençler ve yetişkinler de aşılanabilir, koruma biraz azalır ama hala faydalıdır. Bazı ülkelerde virüsün yayılımını azaltmak için erkek çocuklar da aşılanıyor. Aşı yapılmış olsa bile tarama testleri ihmal edilmemelidir, çünkü aşı tüm HPV tiplerini kapsamayabilir" diye konuştu. KETEM’de ücretsiz tarama fırsatı Türkiye’de tarama programlarının sağladığı avantajlara değinen Prof. Dr. Erol, "Pap smear testi rahim ağzından hücre örneği alınarak anormal hücreler aranır. HPV DNA testi virüsün varlığını doğrudan tespit eder. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na göre 30 yaşından itibaren, her 5 yılda bir HPV testi ve smear önerilir. 30-65 yaş arası kadınlar düzenli tarama yaptırırsa, kanser nedeniyle yaşam kaybı riski neredeyse sıfıra iner. Tarama ücretsiz olarak Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM)’lerde yapılabilir" ifadelerini kullandı. Sigara ve bağışıklık sistemi riski etkiliyor Prof. Dr. Erol, HPV enfeksiyonunun kansere dönüşmesini etkileyen yaşam alışkanlıklarına da dikkat çekerek şunları söyledi: "Prezervatif kullanımı HPV bulaşını kısmen önler, tam koruma sağlamaz ama riski azaltır. Tek eşlilik veya partner sayısını sınırlamak riski düşürür. Sigara, HPV’nin kansere dönüşme riskini 2-4 kat artırır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve stres yönetimi HPV enfeksiyonunun vücuttan atılmasına yardımcı olur." Tedavide başarı erken tanıyla artıyor Hastalığın evresinin tedavi yöntemlerini belirlediğini vurgulayan Prof. Dr. Erol, "Tedavi seçenekleri ise kanserin evresine göre cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi veya immünoterapiyi içerir. Erken evrede yakalandığında başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir" diyerek rahim ağzı kanserinin doğru zamanda müdahale ile büyük oranda kontrol altına alınabileceğini belirtti.