DÜNYA - 01 Mart 2026 Pazar 06:06 | Son Güncelleme : 01 Mart 2026 Pazar 06:09

BM Güvenlik Konseyi İran'daki gelişmeleri ele aldı

A
A
A
BM Güvenlik Konseyi İran'daki gelişmeleri ele aldı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran’daki gelişmeleri ele almak üzere acil bir toplantı gerçekleştirdi. Bazı ülkeler İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgularken, bazı ülkeler ise İran’ın misilleme saldırılarına tepki gösterdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Fransa, Bahreyn ve Kolombiya'nın talebiyle "Orta Doğu’daki durum" gündemiyle toplanarak İran’daki gelişmeleri ele aldı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, konseye hitaben yaptığı konuşmada, BM Sözleşmesi’nden alıntı yaparak,

"Tüm üyeler, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinden veya kullanımından kaçınmalıdır" ifadelerini kullandı. Sahadaki durumun oldukça değişken olduğunu ve doğrulanamayan birçok gelişme yaşandığını aktaran Guterres, "Birkaç üst düzey yetkilinin öldüğü bildiriliyor ve İsrail kaynaklarına göre İran’ın dini lideri Ali Hamaney de bunlar arasında. Ancak bunu doğrulayacak durumda değilim" diye konuştu. İran genelinde Tahran, İsfahan, Kum, Şahriar ve Tebriz dahil olmak üzere yaklaşık 20 şehrin saldırıya uğradığını hatırlatan Guterrez, İran medyasının saldırılarda çok sayıda kişinin öldüğünü duyurduğunu ifade etti.

"Bu bölgenin barışa ihtiyacı var"

Fransa’nın BM Daimi Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Makron’un konseyin toplanmasını istediğini belirterek, "Bu bölgenin barışa ihtiyacı var. İran'ın uluslararası yükümlülüklerine saygı göstermesi gerekiyor" dedi. Gerilimin azaltılması çağrısında bulunan Bonnafont, "Uluslararası hukuka saygı, bölgede ve dünyada uzun vadeli güvenlik için bir koşuldur" değerlendirmesinde bulundu. İran'ın çeşitli ülkelere yönelik misilleme saldırılarını şiddetle kınayan Bonnafont, Fransa'nın talep halinde bu ülkeleri korumak için gerekli adımları atmaya hazır olduğunu ifade etti.

Bahreyn’den İran’ın misilleme saldırılarına kınama

Bahreyn’in BM Daimi Temsilcisi Jamal Fares Alrowaiei ise, ülkesinin İran’ın yaptığı gibi "haklı gerekçesi olmayan pervasız saldırılara" hedef olacağını asla beklemediğini söyledi. İran'ın saldırılarını şiddetle kınayan Alrowaiei, bu saldırıları Bahreyn'in egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlali olarak nitelendirdi. Saldırıların uluslararası hukuku ve BM Sözleşmesi’ni açıkça ihlal ettiğini belirten Alrowaiei, Bahreyn'in bu tür saldırganca eylemlere karşı kararlı bir duruş sergileyeceğini ve bunun tüm bölgenin kolektif güvenliğine yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti.

Rusya: "Diplomasiye ihanet edildi"

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily A. Nebenzia, oturumun "Orta Doğu’daki durum" gündemiyle düzenlenmesine tepki göstererek, ülkesi ve Çin’in toplantının "Uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditler" başlığı altında yapılmasını talep ettiğini hatırlattı. Bu talebin İran’dan gelen ilgili bir mektupta da yer aldığını vurgulayan Nebenzia, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını "BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuka aykırı olarak, egemen ve bağımsız bir BM üyesi devlete karşı temelsiz bir başka silahlı saldırı eylemi" olarak niteledi. Nebenzia, bu düşüncesiz adımın bölge genelinde gerginliğe yol açtığını vurgulayarak, bunun "diplomasiye ihanet" olduğunu söyledi.

Çin: "Saldırılar şoke edici"

Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ise, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarını "küstahça" olarak tanımlayarak, uluslararası ilişkilerde güç kullanma tehditlerini kınadı.

"İran'ın ve bölgedeki diğer ülkelerin egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmalıdır" diyen Cong, sivil kayıplardan duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek tüm tarafları uluslararası hukuka riayet etmeye çağırdı. Güç kullanımının uluslararası anlaşmazlıkları çözmenin bir yolu olmadığını ve kimsenin çıkarına hizmet etmediğini vurgulayan Cong, "Anlaşmazlıkları çözmenin tek yolu diyalog ve müzakeredir. Çin, daha fazla gerilimi önlemek için askeri eylemlerin derhal durdurulmasını talep ediyor" dedi. Cong, ABD ve İran arasındaki diplomatik müzakerelerin ortasında ABD ve İsrail’in saldırı başlatmasını ise "şoke edici" olarak niteledi.

"Güç hukukun yerini aldığında, uluslararası düzen zayıflar"

Kolombiya'nın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Zalabata Torres, çatışmalar nedeniyle yaşanan kayıplara dikkat çekerek, "İnsan hayatının korunması her zaman uluslararası kararların merkezinde olmalıdır" uyarısında bulundu. BM Sözleşmesi’nin bağlayıcılığına dikkat çeken Torres, buna aykırı her türlü askeri eylemi, kimden gelirse gelsin kınadıklarını söyledi. Hiçbir devletin tek taraflı olarak başka bir devlete saldırma hakkının olmadığını ifade eden Torres, "Güç hukukun yerini aldığında, uluslararası düzen zayıflar ve barbarlık onun yerini alır. Ve ilk kaybedenler siviller olur" değerlendirmesinde bulundu. Torres, İran'ın programının yalnızca barışçıl amaçlar için kullanılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

ABD, saldırılarının haklı olduğunu savundu

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, ülkesinin İran’a yönelik saldırılarının tehditleri ortadan kaldırmak üzere, belirli stratejik hedeflere yönelik olduğunu iddia etti. "ABD’nin operasyonu, İran rejiminin dünyayı nükleer silahlarla tehdit etmesini önlemeyi amaçlıyor" diyen Waltz, İran’ın Orta Doğu’daki vekilleri aracılığıyla uzun süredir istikrarsızlığa yol açtığını savundu. Waltz, "Devam eden saldırganlık eylemleri görmezden gelinemez. Hiçbir sorumlu ulus sürekli saldırganlığı ve şiddeti göz ardı edemez" diye konuştu. İran’ın füze yeteneklerini sürekli olarak geliştirmesini ve diplomatik fırsatlara rağmen nükleer emellerinden vazgeçmeyi reddetmesini "ciddi ve artan bir tehlike" olarak niteleyen Waltz, konseyin daha önce İran'ın eylemlerinin uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğu yönündeki "dünyanın ortak görüşünü" temsil eden kararlar aldığını hatırlattı.

Pakistan bölgesel güvenlik riski konusunda uyardı

Pakistan’ın DM Daimi Temsilcisi Asim Ahmed, ABD ve İsrail’in saldırılarının tüm bölgenin güvenliğini riske atabileceğine dikkat çekti. Ahmed, aynı zamanda İran'ın Suudi Arabistan, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılarını kınadı. Pakistan'ın bu ülkelerle dayanışma içinde olduğunu vurgulayan Ahmed, İran’a yönelik saldırıların diplomatik çabaları baltaladığını ve diplomasiye olan güveni daha da zedelediğini ifade etti.

"İran'ın asla nükleer silah geliştirmesine izin verilmemeli"

İngiltere’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı James Kariuki, Orta Doğu’nun kırılgan bir dönemden geçtiğini belirterek, İran'a yönelik saldırılarda ülkesinin hiçbir rolünün olmadığını vurguladı. Buna rağmen, İran rejiminin doğası konusunda "hiçbir yanılsama içinde olmadıklarını" belirten Kariuki,
"Bölgesel istikrar önceliğimiz olmaya devam ediyor" hatırlatmasında bulundu. İran’ın nükleer programına karşı olduklarını belirten Kariuki, "İran'ın asla nükleer silah geliştirmesine izin verilmemeli" dedi. İngiltere’nin diplomasiden yana olduğunu aktaran Kariuki, "Bölge için güvenlik ve istikrarı sağlayacak en hızlı çözümü görmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kariuki, İran'ı daha fazla saldırıdan ve "korkunç" davranışlarından vazgeçmeye ve diplomasiye geri dönmeye çağırdı.

İran: "Saldırı gerekçeleri hukuken, ahlaken ve siyasi olarak temelsiz"

İran’ın BM Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani ise ABD ve İsrail’in ülkesine karşı temelsiz ve planlı saldırılar başlattığını hatırlatarak, "Bu sadece bir saldırı eylemi değil; bir savaş suçu ve insanlığa karşı bir suçtur" ifadelerini kullandı. Sivil kayıpların olduğuna dikkat çeken Iravani, ABD’nin bu saldırıyı haklı çıkarmak için gerçekleri çarpıttığının altını çizdi. İran’a yönelik saldırıların "hukuki dayanaktan yoksun" olduğunu belirten Iravani, "Önleyici saldırı söylemleri, yakın tehdit iddiaları veya diğer temelsiz siyasi iddialar, hukuken, ahlaken ve siyasi olarak temelsizdir" dedi. Iravani, Fransa, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin temsilcilerinin İran'ın barışçıl nükleer programı konusundaki iddialarını da kesin bir dille reddetti. Ülkesine yönelik saldırıların BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuka karşı açılmış bir savaş olduğunu söyleyen Iravani, İran’ın meşru müdafaa hakkının bulunduğunu hatırlattı. Iravani, ülkesinin komşularının egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duymaya devam edeceğini ifade etti.

İsrail: "Varoluşsal bir tehdidi durdurmak için harekete geçtik"

İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, İran'daki İslam rejiminin 47 yıldır "İsrail'e ölüm, Amerika'ya ölüm" politikası güttüğünü belirterek, "Bu, radikal bir grubun öfkesi değil, devlet tarafından onaylanmış bir nefrettir" dedi. İran’ın nükleer ve füze programını sürdürdüğünü söyleyen Danon, "Bugün, ABD ile birlikte İsrail geri döndürülemez hale gelmeden önce varoluşsal bir tehdidi durdurmak için harekete geçti" diye konuştu. İran’la diplomatik çözüm çabalarının sonuçsuz kaldığını savunan Dannon, Tahran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmaya ve tam denetime yanaşmadığını iddia etti. Dannon, bu gerçeklerin İsrail açısından "kabul edilemez" olduğunu söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de çevreyi kirletenlere foto kapanlı takip Kepez Belediyesi, çöp ve moloz dökülmesinin yasak olduğu bölgelerde yerleştirdiği 35 foto kapan sistemiyle 7 gün 24 saat kesintisiz takip ederek çevreyi kirleten kişilerin tespit edilmesi amacıyla denetimlerini sürdürüyor. Kepez Belediyesi, çevre kirliliğiyle mücadelede teknolojiyi etkin şekilde kullanmaya devam ediyor. İlçede çöp, moloz, evsel atık, inşaat atıkları ve çeşitli atıkların bırakılmasının yasak olduğu alanlara yerleştirilen 35 foto kapan sistemiyle kaçak dökümler anbean takip ediliyor. Özellikle boş araziler, yol kenarları ve çevre kirliliğine neden olan riskli bölgelerde kurulan sistemler, günün 24 saati aktif olarak çalışarak çevreyi kirletenleri kayıt altına alıyor. Kepez Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Çevre Sağlığı Birimi ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, foto kapanlardan elde edilen görüntüler düzenli olarak inceleniyor. Yapılan incelemelerde çöp, moloz ve atıkları gelişi güzel bıraktığı belirlenen araçların plakaları tespit edilerek resmi işlem süreci başlatılıyor. 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında cezai işlem uygulanıyor. 35 foto kapan yerleştirildi Kaçak atık dökümlerinin önüne geçmek için teknolojik takip sistemlerinin önemine dikkat çeken ekipler, özellikle gelişigüzel bırakılan molozların çevre kirliliğinin yanı sıra görüntü kirliliği oluşturduğunu, halk sağlığını tehdit ettiğini ve kötü koku ile haşere oluşumuna neden olduğunu belirttiler. Belediye ekipleri, çevrenin korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında yalnızca denetim değil aynı zamanda düzenli temizlik ve bilinçlendirme faaliyetlerini de sürdürüyor. Kepez Belediyesi’nin ilçe genelinde kurduğu 35 foto kapan sistemi, çevreyi kirletenlere karşı adeta dijital denetim ağı oluşturdu. Özellikle kaçak çöp, moloz ve atık dökümlerinin yoğun olarak yaşandığı bölgelerde aktif olarak çalışan sistemler sayesinde yasa dışı dökümler anında kayıt altına alınıyor. Günün 24 saati kesintisiz çalışan foto kapanlar, çevreyi kirleten araçların plakalarını net şekilde tespit ederek belediye ekiplerine hızlı müdahale imkanı sağlıyor. "Çevremizi korumakta kararlıyız" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, çevre temizliğinin belediyecilik hizmetlerinin en önemli başlıklarından biri olduğunu belirterek şu açıklamada bulundu: "Kepez hepimizin ortak yaşam alanı. Bu şehrin sokaklarını, caddelerini, parklarını ve doğal alanlarını korumak hepimizin sorumluluğudur. Belediyemiz olarak çevreyi kirletenlere karşı tavizsiz bir mücadele yürütüyoruz. İlçemizin farklı noktalarında kurduğumuz 35 foto kapan sistemiyle yasaklı bölgelere çöp, moloz ve atık bırakanları anında tespit ediyoruz. Çevreyi kirleten hiçbir davranışa göz yummayacağız. Temiz bir Kepez için ekiplerimiz gece gündüz çalışırken vatandaşlarımızdan da aynı duyarlılığı bekliyoruz. Amacımız sadece ceza kesmek değil; çevre bilincini artırmak ve herkesin daha temiz bir kentte yaşamasını sağlamak. Kepez’i daha temiz, düzenli ve yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
Gaziantep Başkan Şahin, Gazi Konut tarafından yapılan yeni Adakçılar Sitesi’ni inceledi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Besi Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ve Gazi Konut tarafından yapımı sürdürülen Adakçılar Sitesi’nde incelemelerde bulundu. Kent merkezinde faaliyet gösteren adak kurbanı satış ve kesim işletmelerinin daha modern, düzenli ve hijyenik bir alana taşınması amacıyla başlatılan projede sona yaklaşılırken, Başkan Fatma Şahin teknik ekiple birlikte sahada incelemeler yaparak çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. Toplum sağlığı ve şehir estetiği açısından büyük önem taşıyan proje kapsamında, 125 ve 250 metrekare büyüklüğünde toplam 69 işletme yer alıyor. Kurulan modern sistem sayesinde vatandaşlar adaklarını daha güvenli ve konforlu ortamlarda seçebilecek, hijyenik şartlarda kesim işlemlerini gerçekleştirerek etlerin ayrıştırılması ve poşetlenmesi hizmetlerinden faydalanabilecek. Projeyle birlikte şehir genelinde faaliyet gösteren adakçılar tek bir merkezde toplanırken, yapım sürecinde işletmecilerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak ihtiyaçlara uygun bir yapı oluşturuldu. "Projeyi adakçılarla konuşarak, onların ihtiyacına göre yaptık" Proje hakkında açıklamalarda bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kurban Bayramı öncesinde yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Biz bir dilek dileriz, bir adakta bulunuruz. Eğer o dileğimiz olursa o adağı yerine getiririz. Bir sıkıntı yaşadığımızda hemen adak keseriz. Bu bizi korur. Bizim medeniyetimiz böyle güzel bir medeniyet. Tabii bunu şehrin içerisinde yaptığınız zaman hayvan sağlığı, halk sağlığı. Hayvanlarımızı da korumamız lazım, halkımızı da korumamız lazım. Şehri sağlıklı şehir haline dönüştürmemiz lazım. Şehrin içerisinde adakla ilgili olan bütün kısımları taşımamız, hijyenik şartlarda insanların gelip adağını yapacağı, istediği adak kurbanı seçeceği mekanlar oluşturmamız gerekiyordu. Elimizde bir Gazi Konut var. Elimizdeki Gazi Konut ile gerçekten her altı ayda bin konut veren, bugün bahçeli evleri yapan bir altyapımız var. Hız zamanı, zaman. Verdiğin sözü tutma zamanı. Adakçılarla bunu konuştuk. ‘Başkanım bize bayrama kadar müsaade edin’ dediler. ‘Bayramdan sonra biz hemen sistemimizi çalıştıracağız, hemen yerleşeceğiz’ dediler. Projeyi adakçılarla konuşarak, onların ihtiyacına göre yaptık" ifadelerini kullandı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Haz da yürütülen çalışmalar hakkında teknik bilgiler vererek projenin kısa süre içerisinde tamamlanmasının hedeflendiğini ifade etti.