15 yıl santral memurluğu yapan 48 yaşındaki Kocaman, 2011’de emekliye ayrıldıktan sonra İstanbul’dan ailesiyle eşinin memleketi Bilecik’e taşındı. Kendisi gibi doğuştan engelli eşi, 21 ve 10 yaşlarındaki kızları, 6 yaşındaki oğluyla mutlu bir hayat süren Kocaman, ailesine destek olmak ve sosyal hayata katılmak amacıyla el işi örgü yapıyor. Altı Nokta Körler Derneği Bilecik Şubesi ve Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanlığı görevlerini üstlenen Kocaman, görme engellilerin tek başlarına yönlerini bulmalarını ve farkındalık oluşturmak için günün büyük bir bölümünü beyaz bastonla yürüyor.

"Braille alfabesi hayatımızı çok kolaylaştırır, aynı zamanda hayatımızın olmazsa olmazıdır"
Boş kaldığı günlerde de Bilecik İl Halk Kütüphanesi giderek, kitap okuyan Kocaman, "Kütüphaneye giderek kabartma yazı okuma etkinliği, aynı zamanda da Beyaz Baston Haftası dolayısıyla yürüyerek beyaz baston farkındalık etkinliği yapmış olduk. Braille alfabesi dediği, bizim kullanmış olduğumuz alfabedir. Bu Braille alfabesi hayatımızı çok kolaylaştırır, aynı zamanda hayatımızın olmazsa olmazıdır. Biz bu Braille alfabesi sayesinde kitaplarımızı okuyabilir, notlarımızı alabilir, hatta ekranlarda Braille ekran vasıtasıyla okunmasını sağlayabiliriz. Yani bilgisayar kullanırken dahi Braille ekran kullanarak yazıları okuyabiliriz. Onun dışında tabii ki daha farklı yöntemler de var ama Braille dediğim gibi bizim için olmazsa olmazdır. Biz Braille alfabesinin eğitimini ilkokuldan itibaren almaya başlarız ve hayatımız boyunca bizim hayatımızda kullandığımız bir alfabedir" dedi.

"Beyaz baston olmazsa yollarda gidemeyiz, yönümüzü bulamayız ve aynı zamanda gideceğimiz yere ulaşamayız"
Beyaz baston hakkında bilgi veren Çiler Kocaman, "Beyaz baston da bizim için olmazsa olmazlarımızdandır. Biz beyaz baston olmazsa yollarda gidemeyiz, yönümüzü bulamayız ve aynı zamanda gideceğimiz yere ulaşamayız. Çünkü görmediğimiz için beyaz baston bizim önümüzü kontrol etmemizi sağlar. Beyaz bastonun bir tekniği vardır, bir tutuş tekniği vardır. Bu teknik sayesinde beyaz bastonu hareket ettirerek biz yollarda yönümüzü bulur ve bir şekilde gideceğimiz yere ulaşırız. Mesela kaldırımdaki sarı çizgiler de bizim olmazsa olmazımızdır. Çünkü kaldırımdaki sarı çizgileri takip ederek kaldırım üzerinde rahatça yürümeyi sağlar. Onun dışında kaldırımın sonundaki noktalar ve gideceğimiz yerdeki noktalarda bir yere gelmek üzere olduğumuzu ya da bir yere geldiğimizi anlarız. Onların da sağa sola dönüşlerini falan kontrol ederek gideceğimiz yere ulaşırız. Bizlere yardım ederken kişiler farkında olmalılar. Yani mesela karşımızdaki ile değil de bizimle konuşmalılar" dedi.

"Biz, herkes gibi bir bireyiz ve bu bilinmeli"
Bilecik’te yaşayan doğuştan görme engelli 3 çocuk annesi Çiler Kocaman son olarak, "Biz, herkes gibi bir bireyiz ve bu bilinmeli. Aslında bizim hiç kimseden bir farkımız yok. Sadece bazı sorunlarımızı, daha doğrusu sorunlarımızı demeyelim, bazı şeyleri farklı yollarla çözüyoruz. Tek fark bu. Yani sadece özel ihtiyaçlarımız olabiliyor ve bunu bir şekilde bu yollarla çözüyoruz. Bu bilinmeli ve onun dışında da dediğim gibi kişiyle özellikle kendisiyle konuşulmalı ve yardım ederken ’Size nasıl yardım edebilirim?’ ya da ’Yardım edebilir miyim?’ diye sorulmalı. O yüzden yani bütün bu anlattığım sonucunda ortaya çıktığı üzere ’Engel olma, farkında ol’ diyebiliriz herkese. Çünkü engel olunmadığı zaman, farkında olunduğu zaman birçok sorun aşılır" ifadelerine yer verdi.
Cem Kaan Toka - Zafer Subaşıoğlu







