SAĞLIK - 31 Ekim 2025 Cuma 16:11

Her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konuluyor

A
A
A
Her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konuluyor

Bilecik İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Aile Hekimi Uzmanı Dr. Feride Özen, erken dönemde meme kanseri genellikle belirti vermediğini anlatarak, "Her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konmaktadır. Bu hastalık, kadınlarda yeni tanı konulan tüm kanserlerin yüzde 23,8’ini oluşturarak birinci sırada yer almaktadır" dedi.


Bilecik İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Aile Hekimi Uzmanı Dr. Feride Özen, ulusal kanser verilerine göre, yeni tanı alan meme kanserlerinin yüzde 42,9’u lokalize, sadece meme ile sınırlı iken, yüzde 12,5’i uzak organlara yayılmış durumda olduğunu söyledi. Özen, "Bu durum, erken tanının ve düzenli taramaların önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Meme kanseri, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Genellikle memedeki süt salgılayan bezlerde (lobüller) veya süt taşıyan kanallarda (duktuslar) başlar. Daha nadir olarak meme dokusundaki yağ veya bağ dokusunda da gelişebilir. Dünya Sağlık Örgütü Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı verilerine göre her yıl yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri teşhisi konmaktadır. Bu hastalık, kadınlarda yeni tanı konulan tüm kanserlerin yüzde 23,8’ini oluşturarak birinci sırada yer almaktadır. Ülkemizde ise yılda yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konmakta ve her 18 kadından biri, yaşamı boyunca bu hastalığa yakalanma riski taşımaktadır. Bu nedenle meme kanseri, erken teşhis ve bilinçlendirme yoluyla etkili bir şekilde mücadele edilmesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur" dedi.



"Ele gelen kitle olsa da olmasa da aşağıdaki belirtiler meme kanserinin habercisi olabilir"


Bilecik İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Aile Hekimi Uzmanı Dr. Feride Özen açıklamasının devamında, "Erken dönemde meme kanseri genellikle belirti vermez. Bu nedenle tarama büyük önem taşır. Meme kanserinin en sık rastlanan belirtisi; memede ağrısız, zamanla büyüyen bir yumrunun (kitlenin) ele gelmesi, hissedilmesidir. Ayrıca ele gelen kitle olsa da olmasa da aşağıdaki belirtiler meme kanserinin habercisi olabilir. Memede ele gelen kitle, memenin şeklinde/boyutunda değişiklik, meme cildinde portakal kabuğu görünümü, meme ucundan gelen kanlı akıntı, meme ucu veya derisinde çekilme, memede kızarıklık, kalınlaşma, meme ucunda içe çöküntü, kabuklanma koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde şişlik veya kitle. Bu tür belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" ifadelerine yer verdi.


Aile Hekimi Uzmanı Dr. Feride Özen, meme kanseri risk faktörleri hakkında bilgi vererek, "Meme kanseri, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkabilir. Meme kanserine neden olan risk faktörleri aşağıda sıralanmıştır. Tütün ve tütün ürünleri kullanmak, hiç doğum yapmamış veya geç doğum yapmış olmak, hiç bebek emzirmemiş olmak, menopoz sonrası iki yıldan uzun süreyle hormon ilacı kullanmak (hrt), hareketsiz bir yaşam sürmek, fazla kilolu ya da şişman olmak, alkol kullanmak, yoğun meme dokusuna sahip olmak, erken adet görmek ve geç menapoza girmek, brca1, brca2 gibi belirli genlere sahip olmak, göğüs kafesi bölgesine radyoterapi almış olmak. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları geliştirerek bu risk faktörlerinin çoğu azaltılabilir. Özellikle düzenli fiziksel aktiviteler yaparak, dengeli beslenerek, tütün ve alkolden uzak durarak, ideal kiloyu koruyarak ve stresi kontrol altında tutarak meme kanseri riski azaltılabilir. Meme kanseri ile mücadelede en etkili strateji, hastalığı erken evrede yakalamaktır. Erken teşhis edilen vakalarda tedaviye yanıt oranı çok daha yüksek olduğundan, bu yaklaşım hayat kurtarıcı bir önlem olarak öne çıkmaktadır. Bu bilinçle Sağlık Bakanlığımız, ülke çapında yürütülen kanser tarama programlarıyla meme kanseri farkındalığını artırmayı ve erken tanı oranlarını yükseltmeyi hedeflemektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar ve istatistikler, bu programların etkinliğini açıkça göstermektedir. Bu durum, erken tanının ve düzenli taramaların önemini bir kez daha ortaya koymaktadır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Baba ve kız aynı kokpitte: 42 yıllık pilot gökyüzüne kızıyla veda etti Antalya’da yaşayan 65 yaşındaki kaptan pilot Ali Akman Sarıhan, 42 yıllık uçuş kariyerinin son seferini kızı Cemresu Sarıhan ile birlikte gerçekleştirdi. Antalya-Şanlıurfa seferinde baba ile kızın aynı kokpitte görev yaptığı uçuşta duygusal anlar yaşandı. Yolcuların alkışlarla eşlik ettiği uçuş, havalimanında geleneksel su takı töreniyle tamamlandı. 2003 yılında sivil havacılık sektörüne geçerek SunExpress bünyesinde uçmaya başlayan Ali Akman Sarıhan, yıllar boyunca on binlerce yolcuyu güvenle taşıdı. Sarıhan’ın kızı Cemresu Sarıhan da babasından ilham alarak pilot oldu. Eğitimlerini tamamlayan Cemresu Sarıhan’ın sivil havacılıktaki ilk uçuşu ise babasının emeklilik uçuşuna denk geldi. Antalya ile Şanlıurfa arasında gerçekleştirilen seferde kaptan pilot koltuğunda Ali Akman Sarıhan yer alırken, ikinci pilot koltuğunda kızı Cemresu Sarıhan oturdu. Baba ve kızın ilk kez birlikte görev yaptığı uçuşa aileleri ve yakınları da eşlik etti. "Hayatım boyunca bana ilham oldu" Uçuş öncesi yolculara anons yapan Cemresu Sarıhan, bu seferin kendisi ve ailesi için özel bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Bugünkü uçuşumuz benim ve ailem adına çok anlamlı. Kokpitte birlikte görev yaptığım kaptan pilotumuz Ali Akman Sarıhan, babam, bugün 42 yıllık uçuş kariyerinin son uçuşunu gerçekleştiriyor. Yaklaşık 50 yıl önce asker olarak başladığı havacılık hayatına, F-16 uçaklarından Boeing uçaklarına kadar birçok farklı uçakla binlerce saatlik gökyüzünde görev yaptı. Son 23 yıldır SunExpress ailesinde on binlerce yolcuyu da güvenle taşıdı. Hayatım boyunca bana ilham olan, gökyüzünü sevmeyi öğreten ve bugün büyük bir gururla yaptığım bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi kendisi. Benim için o sadece bir kaptan değil, aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve en büyük destekçim. Bazı insanlar gökyüzüne bakar, bazıları ise hayatını orada geçirir. Benim babam da hayatını gökyüzüne adayanlardan biri oldu. Canım babam, iyi ki varsın, iyi ki benim babamsın, iyi ki doğdun." Uçuş sırasında yolculara seslenen Ali Akman Sarıhan ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çok duygu dolu bir gün. Benim için 42 yıllık uçuş hayatımın son uçuşu. Kızım Cemresu’nun ise meslek hayatına, sivil havacılıktaki ilk uçuşu. Bu, dünyada nadir rastlanabilecek bir an. Aynı uçakta, aynı kokpitte olmak bizim için çok özel. 42 yıl boyunca bu mesleği severek yapma fırsatım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Kızımı bir pilot olarak görmek ve birlikte uçmak, uçuş hayatımın bana verdiği en güzel hediye. Bugün bu defteri kapatıyorum ama hikaye kızımla devam ediyor." Anonsların ardından uçaktaki yolcular baba ve kızı alkışladı. Şanlıurfa GAP Havalimanı’na iniş yapan uçak, daha sonra yeniden Antalya Havalimanı’na döndü. Uçak, havacılık geleneği olan su takı töreni ile karşılanarak kaptan pilot Ali Akman Sarıhan’ın meslek hayatına veda uçuşu tamamlandı.
Hatay Tabutunun üzerine damatlığı konuldu: İran’da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı. Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat’ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı. "İran’da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rast gele öldürülüyor" Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika’yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran’da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran’da hastanede güzel baktılar" dedi. "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde" Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin’im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.
Aydın Köşk’te İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenirliği Eğitimi gerçekleşti Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonunda "İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği Eğitimi" gerçekleşti. Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip Aydın İncirinde kalite ve verimliliği artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilerle buluşmalar devam ediyor. Aydın İl genelinde gerçekleştirilen üretici toplantılarının bir diğer durağı Köşk ilçesi oldu. Köşklü incir üreticileri ile gerçekleştirilen toplantıda ilçenin incir üretim potansiyeli, üretimde kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalar ve teknik konular ele alındı. Gerçekleşen bilgilendirme toplantısına Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Armağan Tanrıkulu, Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selahattin Serdar Aykut, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personeli, Köşk Ziraat Odası personeli ve tarım danışmanları, incir depo ve ihracatçıları ve incir üreticileri katıldı. Üreticilere yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü ile Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliği ile bilimsel veriler ve teknik bilgi temelli olarak gerçekleştirildi. Gerçekleşen toplantıda, Bilimsel üretim teknikleri ve sürdürülebilir incir yetiştiriciliği, Kurutma sürecinde ürün kalitesinin korunmasına yönelik uygulamalar, Hastalık ve zararlılarla mücadelede doğru yöntemler, Verim ve kaliteyi artırmaya yönelik güncel teknik yaklaşımlar hakkında üreticilere detaylı bilgiler verildi. Kaliteli incir üretiminin en önemli aşamalarından biri olan ilekleme sürecinin doğru uygulanması konusuna da özellikle değinildi. Son iki yılda, incirde sürdürülebilir ve kaliteli üretim materyali sağlanması amacıyla Aydın Valiliği destekleriyle ilimizde iki adet ilek bahçesi tesis edildi. Gerçekleştirilen toplantıda üreticilerle bilgi paylaşımı yapılarak, bilimsel üretim yöntemlerinin sahada yaygınlaştırılması ve Aydın İnciri’nin kalite standartlarının daha da güçlendirilmesi hedeflendi açıklandı. Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Aykut toplantı sonrası; "Değerli uzmanların anlatımıyla ’İncir Yetiştiriciliği, Hastalık ve Zararlıları, Depolama, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği’ konularında verimli geçen toplantımızı gerçekleştirdik. Yoğun katılım sağlayan ve emeği geçen tüm herkese teşekkür ederiz. Ürününüz bol ve bereketli olsun" açıklamasında bulundu.