KÜLTÜR SANAT - 27 Mart 2025 Perşembe 11:10

Osmanlı devletinin kurulduğu topraklar olan Söğütte 700 yıllık ’Kadir Pilavı’ geleneği yaşatıldı

A
A
A
Osmanlı devletinin kurulduğu topraklar olan Söğütte 700 yıllık ’Kadir Pilavı’ geleneği yaşatıldı

Osmanlı’nın ilk kadısı Dursun Fakıh’ın türbesinde 700 yıllık gelenek olan ’Kadir pilavı’ geleneği bu yılda yaşatıldı.


Bilecik’in Söğüt ilçesine bağlı Küre köyünde 550 metre rakımlı tepenin üzerinde yer alan türbede, Küre Dursun Fakıh Derneği ile Köy Muhtarlığı işbirliğinde Kadir Gecesi’nde aşevinde kazanlarda pişirilen pilav, teravih namazı sonrası vatandaşlara ikram ediliyor. Köylülerin kendi aralarında topladığı bereketli paralarıyla oluşturdukları ’Kadir Pilavı’ yemek için çevre illerde bile vatandaşlar Söğüt’e geliyor. Yüzyıllardan beri devam eden geleneğin sürdürüldüğü Dursun Fakıh Türbesine gelen vatandaşlar, türbeyi de ziyaret edip, dua ediyor.



"Amacımız yüzyıllardır devam eden geleneği nesilden nesile devam ettirmek


Köy Muhtarı Eyüp Seylan, 700 yıldır ’Kadir Pilavı’ geleneği sürdürmenin mutluluğunu yaşadıklarını anlatarak, "Ramazan ayının 27’inci gecesinde 700 yıldır sürdürdüğümüz geleneğimizi bu yılda sürdürmek nasip oldu. Köy halkının sürülerinden bağış olarak verdiği 15-20 hayvan ve topladığımız paralarla aldığımız 500 kiloluk bulgur alarak 5 bin kişilik hazırladık ve dağıtacağız. Amacımız yüzyıllardır devam eden geleneği nesilden nesile devam ettirmek" dedi.



Osmanlı devletinin kurulduğu topraklar olan Söğütte 700 yıllık ’Kadir Pilavı’ geleneği yaşatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz" Kas-iskelet sistemi ağrıları, sinir sıkışmaları, boyun ve bel kaynaklı şikayetlerin toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında öne çıkan hidrodiseksiyon yönteminin, ağrıyı baskılamaktan çok sorunun kaynağına yönelik bir yaklaşım sunduğunu söyledi. Hidrodiseksiyon tedavisinin ultrasonografi eşliğinde uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Koca, "Bu yöntemde amaç; sinir, fasya ve yumuşak dokular arasında gelişen yapışıklıkları açmak, sıkışan dokuları serbestleştirmek ve bölgedeki hareket kabiliyetini yeniden kazandırmaktır" dedi. "Ağrıyı değil, nedeni tedavi etmeyi hedefliyoruz" Birçok hastada yalnızca geçici rahatlama sağlayan yöntemler yerine, problemin kaynağına yönelmenin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, hidrodiseksiyon yönteminin özellikle kronik ağrılarda neden odaklı modern tedavi seçeneklerinden biri haline geldiğini kaydetti. Hangi hastalıklarda kullanılıyor Hidrodiseksiyon tedavisinin uzman değerlendirmesi sonrası uygun hastalarda uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Karpal tünel sendromu ve diğer sinir sıkışmaları, boyun ve bel fıtığına bağlı yayılan ağrılar, siyatik sinir irritasyonu, omuz ağrıları ve hareket kısıtlılıkları, tenisçi dirseği, topuk ağrısı ve tendon sorunları, kas spazmları, miyofasiyal ağrı sendromu, ameliyat sonrası gelişen yumuşak doku yapışıklıkları, ilaç, egzersiz ve fizik tedaviye rağmen devam eden kas-iskelet sistemi ağrıları" dedi. "Kortizonsuz uygulanabilmesi önemli avantaj" Birçok vakada işlemin kortizon kullanılmadan yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, "Özellikle diyabet hastaları, kortizon kullanmak istemeyen bireyler ve tekrarlayan enjeksiyonlardan kaçınmak isteyen hastalar açısından bu önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı. "Aynı gün günlük yaşama dönüş mümkün" İşlemin poliklinik şartlarında ve kısa sürede uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, genel anestezi gerektirmeyen yöntemde hastaların çoğu zaman aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Kişiye özel planlama ile etkili sonuçlar alınabiliyor" Tedavi öncesinde detaylı muayene ve değerlendirme yapıldığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Her hastanın ağrı nedeni farklıdır. Bu nedenle uygun hastalarda kişiye özel planlama ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi.