GÜNDEM - 12 Kasım 2025 Çarşamba 14:22

Şehit oğluyla uçak kalkmadan önce görüşmüş

A
A
A

Bilecikli Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş İlhan Ongan’ın babası, oğluyla uçak kalkmadan önce görüştüğünü belirtirken o anları gözyaşları içinde anlattı.

Gürcistan’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait C130 kargo uçağının düşmesi sonucu şehit olan Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş İlhan Ongan’ın (31) şahadet haberi Bilecik’teki ailesine dün verilmişti. Şehidin Cumhuriyet Mahallesi Güllü Sokak’ta oturan babası Ali Ongan ve annesi Hatice Ongan’ın evlerine de dev Türk bayrağı asıldı. C130 kargo uçağında 20 şehitten biri Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş İlhan Ongan’ın babası, oğluyla uçak kalkmadan önce görüşürken o anları gözyaşları içinde anlattı. Baba Ali Ongan, "Bana, ’Kıyafetlerimi giydim, çok sis var baba, uçağımız geldi’ dedi. ’Ne zaman çıkacaksınız’ dedim, ’Ben gelince seni ararım’ dedi. ’Gelince ararım’ dedi, gelmedi, gelmedi. Oğlum gelemedi, oğlum hâlâ yok. Getirsinler oğlumu" dedi.

Şehit oğluyla uçak kalkmadan önce görüşmüş

Cem Kaan Toka 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Aras ve STK’lar birlikte çalışma vurgusu yaptı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileriyle bir araya gelerek, kentin geleceğini "ortak akıl" ve "iş birliği" ile inşa etme mesajı verdi. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen etkinlik, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın konuşmasıyla başladı, ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras sivil topluma verdiği önemi ve vizyonunu anlattı. Etkinlikte konuşan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, buluşmayı Muğla’nın geleceğini hep birlikte kuran büyük bir ailenin sofrası olarak gördüğünü belirtti. Aras, Muğla’nın doğasına, kültürüne, kadınına, çocuğuna, özel bireylerine ve üreticisine sahip çıkan büyük bir ailenin bir araya geldiğini vurguladı. Köksal Aras, "Burada bir niyet var. Bu niyet ortak aklı çalıştırma ve ortak yol haritamızı birlikte belirleme niyeti" diyerek, bu niyetin salondaki herkeste bulunduğuna inandığını söyledi. Göreve geldiklerinden beri sivil toplum kuruluşları ile kurulan doğru ilişkilerin önemine değinen Köksal Aras, ancak katılımcı bir yerel yönetimde doğru kararlar almanın mümkün olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz hafta düzenlenen Yerel Eşitlik Eylem Planı Çalıştayı’nda kamu kurumları, akademisyenler, STK’lar, kent konseyi ve siyasi temsilcilerle bir araya gelerek fikir alışverişi yaptıklarını ve çıktıları hayata geçirdiklerini aktardı. Köksal Aras, güçlü STK’ların güçlü kent ve güçlü demokrasi anlamına geldiğini belirterek, sosyal, kültürel ve çevresel çalışmalarda sivil toplumun katkısını daima yanlarında hissettiklerini söyledi. Konuşmasının sonunda katılım için teşekkür eden Gonca Köksal Aras, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve şeffaflık, hesap verebilirlik ilkelerini benimsemiş olan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a teşekkürlerini iletti. Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın ardından kürsüye çıkan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, konuşmasına Muğlaspor’a sahip çıkacaklarını belirterek başladı ve sivil toplumun önemine dikkat çekti. Başkan Aras, etkinliğin Muğla’nın dayanışma kültürüne atılan bir imza olduğunu ve tek amaçlarının "iyilik" olduğunu dile getirdi. Muğla’ya gönül veren herkesin hemşehrileri olduğunu, burada olmanın herkesi güçlendireceğini ifade etti. Göreve geldiğinden beri çalışma arkadaşlarına sürekli "sivil toplumun önünü açalım, onlarla birlikte çalışmak zorundayız" dediğini aktaran Aras, yerel yönetimlerin tek başına her şeyi bilemeyeceğini ve yapamayacağını söyledi. Aras, sivil toplumla iş birliğini soyut bir kavram olmaktan çıkarıp somut örneklerle açıkladı. Aras, Sivil Toplumla İlişkiler Birimi ve Muhtarlar Daire Başkanlığı kurduklarını, şehit aileleri ve gazilerle iletişimi artıracak birim oluşturduklarını belirterek, belediyenin imkanlarını, bütçesini, insan kaynağını STK’ları güçlendirmek için kullanacaklarını, ufak bir desteğin büyük işler başarmalarını sağlayacağını söyledi. Başkan Aras, engelliler, otizm ve alzheimer dernekleriyle yaptıkları çalışmaların önemini vurguladı ve Beyaz Ay Derneği’nin düzenlediği Kısa Film Festivali’nin Muğla’nın birlik ve beraberliğini tüm dünyaya ilettiğini ifade ederek, imar planları gibi kentin önemli kararlarında Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası gibi STK’ların imar komisyonlarına katılarak fikirlerini paylaştığını ve yanlışlardan dönülmesine vesile olduğunu kaydetti. Yerel yönetimlerin merkezi yönetimden farklı olduğunu, belediyelerle halk arasında mesafe olmaması gerektiğini ifade eden Başkan Aras, halkın yerel yönetimi hizmet etmek için seçtiğini söyledi. "Halk zaten seni beni niye seçiyor? Diyor ki benim işlerimi sen hallet, sokağımı sen süpür kardeşim diyor," diyerek, halka padişahlık yapmaya gelmediklerini dile getirdi. Şu an Menteşe, Yatağan, Ula ve Kavaklıdere ilçelerinden 200’ün üzerinde sivil toplum kuruluşu, meslek odası ve birlik temsilcisiyle bir araya geldiklerini belirten Başkan Aras, bundan sonra diğer 9 ilçenin STK’ları ile de buluşacaklarını ve Muğla’da 13 ilçeyle bir bütün olduklarını sözlerine ekledi. Başkan Aras, konuşmasının sonunda tüm katılımcılara eleştiri ve önerileri için teşekkür ederek, bu birlikteliğin önemini tekrar hatırlattı ve Muğla halkına sevgilerini sundu. Konuşmaların ardından Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Taner Yiğit tarafından sunum gerçekleştirildi.
İstanbul "Kanal tedavisindeki gecikme kistlere sebep olabilir" Kanal tedavisinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meryem Çoban Sezer, "Kanal tedavisi, dişin canlılığını kaybetmeye başladığı veya artık geri dönüşümsüz bir iltihabın oluştuğu durumlarda uygulanan bir tedavidir. Kanal tedavisi yapılmadığında kök ucunda oluşan lezyonlar büyüyerek kistleşebilir, büyük kemik kayıplarına ve doku hasarına yol açabilir. Dişte sürekli hassasiyet ve spontan ağrılar oluşabilir" dedi. Kanal tedavisinin, dişin canlılığını kaybetmeye başladığı veya artık geri dönüşümsüz bir iltihabın oluştuğu durumlarda uygulanan bir tedavi olduğunu ifade eden İstinye Dental Hospital’dan Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meryem Çoban Sezer, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Sezer, "Dişin kök kanallarındaki sinir ve damar dokusu temizlenir, kanal duvarları arındırılır ve uygun materyallerle doldurularak diş restore edilir. Geçmeyen zonklayıcı ağrılar, gece uykudan uyandıran şiddetli ağrı, yüzde şişlik oluşturan apse, yemek yerken sıcakla veya dişe bastırınca oluşan hassasiyet gibi durumlar kanal tedavisi gerekliliğini düşündürür" diye konuştu. "Ağız sağlığı, kalp hastalıkları ve diyabet gibi hastalıklarla ilişkili" Kanal tedavisinin amacından bahseden Dr. Öğr. Üyesi Sezer, şu bilgileri paylaştı: "Kanal tedavisinin temel amacı, dişte ağrıya ve hassasiyete neden olan enfekte dokuları ortadan kaldırmaktır. Dişin etrafında lezyon dediğimiz kemik kaybını ve enfekte alanları iyileştirebilmek için, dişin içindeki bakteriyel yük ve ölü dokular temizlenir. Böylece diş, ağız içinde sağlıklı bir şekilde fonksiyon görmeye devam eder ve çekilmeden korunmuş olur. Bu tedavi aslında sadece dişi kurtarmakla kalmaz, genel sağlık açısından da önem taşır. Ağız sağlığı, kalp hastalıkları veya diyabet gibi durumlarla da ilişkilidir; dişteki zararlı bakteriler vücudun genel direncini olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden kanal tedavisi, dişin fonksiyonunu geri kazandırarak hem beslenmeyi kolaylaştırır hem de genel sağlığı destekler." "Tedavi yapılmazsa doku hasarına yol açabilir" Kanal tedavisi yapılmazsa dişte veya vücutta hangi sorunlar görülebileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Sezer, "Kanal tedavisi yapılmadığında kök ucunda oluşan lezyonlar büyüyerek kistleşebilir, büyük kemik kayıplarına ve doku hasarına yol açabilir. Dişte sürekli hassasiyet ve spontan ağrılar oluşabilir. Kronikleşmiş enfeksiyonlar bazen akut şekilde ani yüz şişliklerine dönüşebilir yahut ağrı vermese bile zaman içinde ilerleyebilir. Ağız içindeki bu enfeksiyon odakları diyabet, kalp hastalıkları gibi sistemik durumları kötü etkileyebilir. Dişlerin tedavi edilmeyip durumları kötüleştiğinde çekilmek zorunda kalınması, çiğneme fonksiyonunda bozulmaları ve bununla beraber bağışıklık sisteminin zayıflamasını da beraberinde getirir" dedi. "Tedavi süreci" Kanal tedavisi genellikle tek seansta tamamlanabilen bir işlem olduğunu anlatan Dr. Öğr. Sezer, "Ancak tedavinin durumuna göre bu süreci birden fazla seansa bölmemiz de gerekebilir. Bazen enfeksiyon yükü fazla olan yahut yüzde şişlik ile gelen hastalarımızda kanal içerisine ilaç uygulaması yapıp ilacın 1 hafta kadar dişin içerisinde durup etkinliğini göstermesini bekliyoruz. Bazı dişlerde ise ilaç uygulamadan, kanal içini temizleyip duvarları tamamen arındırdıktan sonra hemen dolguya geçebiliyoruz. Bu tamamen dişin durumuna ve iltihabın kontrol altına alınıp alınmadığına bağlıdır. Özetle, dişin genel durumu bizi yönlendiriyor ve bazen tek, bazen birden fazla seansla tedaviyi tamamlıyoruz. En sonunda dişe kalıcı restorasyonu yaparak süreci bitiriyoruz" diye konuştu. "Güncel tedavi yöntemleri" Kanal tedavisinde kullanılan güncel yöntemlere dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sezer, şunları söyledi: "Güncel tedavilerde, biyoseramik patlar önemli bir yer edinmiştir. Bu biyo uyumlu materyaller dişin daha dayanıklı bir şekilde kanal tedavisinin tamamlanmasına katkı sunmasının yanı sıra eğri ve ulaşılması zor kanallarda daha etkili dolum yapmayı sağlar. Ultrasonik ve lazer aktivasyonla dişin temizliğinde kullanılan solüsyonlar daha verimli hale getirilir. Günümüzde dental mikroskop ve loupe kullanımı yaygınlaşmıştır; büyütme ile yapılan işlemlerde daha verimli işlem yapılabilir ve kırık aletlerin çıkarılması kolaylaşır. Büyütme araçları, hekim için hem detayların daha iyi görülmesini hem de ergonomik çalışma pozisyonunda çalışma imkanı sağlar. Son olarak, ülkemize yeni kullanılmaya başlanan yeni nesil kanal dezenfeksiyon teknolojisi de kanal tedavilerinde çığır açmaktadır. ABD’de kullanıma giren bu yöntem, dişin içindeki tüm kanalları ve dallanmaları uzun şekillendirme işlemlerine gerek kalmadan, sadece özel yıkama solüsyonlarıyla etkin bir şekilde temizleyip doldurmayı sağlamaktadır. Bu sayede kanal tedavileri artık daha kısa sürede, daha kapsamlı ve başarılı bir şekilde tamamlanabilmektedir." "Ağrı ve hassasiyet normal" Kanal tedavisi sonrasında bir miktar hassasiyet ve ağrı olmasının son derece normal olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Sezer, "Çünkü tedavi sırasında kullanılan aletler ve işlem süreci dişte geçici bir hassasiyet hissedilebilir. Bu hassasiyet genelde birkaç gün içinde azalır ve diş zamanla iyileşir. Özellikle apseli dişlerde, iltihabın boşalmasıyla hastalar genellikle büyük bir rahatlama hisseder ve primer ağrıları azalır. Ancak bazen daha önce ağrısız olan kronik enfeksiyonlu dişler, kanal tedavisi sonrasında akut hale gelerek geçici bir ağrı oluşturabilir. Bu süreçte hastaların endişelenmesine gerek yoktur; genellikle birkaç gün içinde ağrı azalır ve iyileşme başlar. Hastalar bu dönemde hekimlerinin önerdiği ağrı kesicileri kullanabilirler. Eğer ağrı çok şiddetli ve ağrı kesicilerle kontrol edilemiyorsa veya yüzde şişlik oluşursa, hastaların mutlaka tekrar hekimlerine başvurmasını öneriyoruz" dedi. "Tedaviyi ertelemenin riskleri" Tedaviyi ertelemenin diş sağlığına etkilerinden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Sezer, "Tedavinin ertelenmesi enfeksiyonun ilerlemesine, daha büyük lezyonların oluşmasına, ağrıların artmasına ve dişin çekilme riskine yol açar. Ayrıca enfeksiyonun sistemik hastalıklarla etkileşme ihtimali artar. Erken müdahale hem dişi korur hem de komplikasyon riskini azaltır" açıklamasında bulundu. "En sık yanlış bilinen durumlar" Kanal tedavisi ile ilgili en sık yanlış bilinen durumlardan bahseden Dr. Öğr. Üyesi Sezer, "Kanal tedavisi konusunda yaygın yanlışlardan biri, dişte yüzde şişlik varsa tedavi yapılamaz diye düşünülmesidir. Aslında bu doğru değildir. Eğer hastanın ağız açıklığı yeterliyse ve kanal tedavisine başlayabiliyorsak, yüzde şişlik olsa bile kanal içinden drenaj sağlayarak iltihabı lokal olarak boşaltmak mümkün ve hatta faydalıdır. Böylece iltihabın kaynağına doğrudan müdahale edilmiş olur. Bir diğer yanlış inanış da kanal tedavisine başlamadan önce mutlaka antibiyotik kullanılması gerektiğidir. Oysa antibiyotikler sistemik ilaçlardır ve lokal bir çözüm sağlamaz. Genellikle antibiyotik kullanımı, yalnızca sistemik bir enfeksiyon riski varsa veya hastanın genel sağlığını korumak için doktorun özel bir önerisi olduğunda düşünülür. Yani kanal tedavisinde esas olan, iltihaplı dokunun dişten uzaklaştırılması ve lokal tedavinin yapılmasıdır, antibiyotikler bu sürecin rutini değildir" dedi.
İstanbul Arnavutköy’de silahlı gasp dehşeti Arnavutköy’de iki kişi, silah zoruyla girdikleri evde 4 yaşındaki çocuk ile annesini darp edip ağızlarını bantladı. Şüpheliler, 200 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve dövizi alarak kayıplara karıştı. Olayda darp edilen çocuk ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay, dün saat 17.00 sıralarında Yunus Emre Mahallesi Simya Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre motosikletle gelen iki şüpheli, Suriye uyruklu bir ailenin yaşadığı daireye silah zoruyla girdi. Şüpheliler evde bulunan anne Rengin H. (44) ile 4 yaşındaki kızı Nura M.’yi darp edip ağızlarını bantladı. O sırada eve gelen 20 yaşındaki Murat M. de şüphelileri durdurmak isteyince darp edildi. Şüpheliler toplam değeri yaklaşık 200 bin lira olan ziynet eşyası ve dövizi alarak motosikletle kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Nura M. ambulansla hastaneye kaldırıldı. Rengin H. ve oğlu Murat M. ise darp raporu almak için hastaneye götürülürken, ardından karakola giderek şikayetçi olacaklarını belirtti. "Kardeşimi darp ettiler; altın, euro ve Türk Lirası çaldılar" Anne Rengin H.’nin oğlu Berzan M., "Ben çalışıyordum, annem beni ağlayarak aradı ben koşarak eve geldim. Geldiğimde annemi falan hep bantlamışlar. Silahla tehdit etmişler. Benim kardeşim onlarla karşılaşmış, kapıyı çalmış ve silahı kardeşimin göğsüne tutuyor. Benim küçük kardeşimi de darp edip dövmüşler. Odadan eşyalarımızı çalmışlar ve kaçmışlar buraya plakasız motosikletle gelmişler. 200 bin TL’lik ürün çalmışlar. Altın, euro ve Türk Lirası vardı" şeklinde konuştu. Polis ekipleri, motosikletli 2 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.