SAĞLIK - 02 Mayıs 2025 Cuma 10:54

Türkiye gündemi uzun süre meşgul eden olayın ayrıntıları ortaya çıktı

A
A
A
Türkiye gündemi uzun süre meşgul eden olayın ayrıntıları ortaya çıktı

Bilecik’te geçtiğimiz gün Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne doktorun çocuğuyla ilgilenmediğini iddiasıyla yaşanan olayla ilgili konuşan baba Turgay Arslan, iddiaların doğru olmadığı, hemşirenin eşi hakkında söylemleri yüzünden kendinden geçtiğini söyledi.


Bilecik’te Turgay Arslan isimli kişi, ateşlenen çocuğunu geçtiğimiz akşam Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürdü. Baba, o gün iddialara göre hemşirelerin çocukla ilgilenmediği gerekçesiyle çevrede bulunan bilgisayarlara vurmaya başladı. Arbede sırasında hemşire Dilek Y.’nin Turgay Arslan tarafından darp edildiği öne sürülürken olay sırasında beyaz kod verilmişti.


"Hiçbir hekim ilgilenmezlik yapmadı hepsi ilgilendi"


Olaydan sonra İHA’ya konuşan Turgay Arslan, "Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne tatsız bir olay yaşandı, hemşire ile bir tartışma yaşadım. Ama olay medya ve kamuoyuna lense edildiği gibi tek taraflı değil. Benim çocuğum 27 Nisan günü sabah saat beş buçuk da 40 buçuk derece ile hastaneye götürdüm. Gerekenlerin hepsi orada yapıldı hiçbir hekim ilgilenmezlik yapmadı, hepsi ilgilendi. Yalnız eşim ve kayınvalidem çocuğumla birlikte yeni doğan ünitesine çıktığında bende perdenin arkasında dinlenirken hemşirenin başka bir erkek personele eşim hakkında üslupsuz sözlerini duydum. Hemşire yanındaki erkek personele ‘Bu adam bu kadını nasıl almış’ dediğini duydum. Dediği kişi ise, ’Adam arkada oturuyor sus, konuşma’ dedi. Ben de bunun üzerine yanına gittim nasıl böyle bir şey söylersiniz senin haddine mi? gibi sözler sarf ettiğim sırada bana ’Evet söyledim’ diye alaycı bir şekilde gülerek ’Beni mi döveceksin?’ dedi. Ondan sonra ben de kendimi kaybettim, bu tatsız görüntüler ortaya çıktı" dedi.


"Hemşirenin beni tahrik etmesi ve eşime ettiği hakaretten dolayı istenmeyen bir tepki verdim"


Turgay Arslan, açıklamasının devamında, "Hemşirenin beni tahrik etmesi ve eşime ettiği hakaretten dolayı istenmeyen bir tepki verdim yani bilinçaltıyla yapılmış bir şey değildi. O sarf ettiğim sözlerde sinir haliyle, öfke halinde sarf ettiğim sözler. Kimseyi de yani dışarıda vuracak kadar biriyiz, ne de dediklerimizi yapacak kadar birisiyiz. Bunu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Empati kurulmasını istiyorum, sizin eşinize böyle bir şey denilse ne yaparsınız?" dedi.


"Hiçbir hasta veya hasta yakının mahremiyeti bu hemşire görevde olduğu sürece rahat değildir"


Turgay Arslan, bu hemşirenin görevden alınmasını talep ederek, "Hiçbir hasta veya hasta yakının mahremiyeti bu hemşire görevde olduğu sürece rahat değildir. Olaydan sonra gelen sendika baskıları ile birlikte ben gözaltına alındım. Hatta yüzde iki yüz tahrik olmasına rağmen. Bir sağlık çalışanın görevi hatta mesai saati içerisinde hastalarla mı ilgilenmektir. Yoksa hastaların yakınları ile ya da hastaların mahremiyeti ile ilgili birbirleri arasında dedikodu yapmak mıdır?" ifadelerine yer verdi.


"Tanık da benim beyanımı doğruladı"


Turgay Arslan son olarak emniyette hemşire Dilek Y.’nin eşi hakkında söylemlerini yaptığı hastane personelin bu söylemlerinin verdiği ifade doğruladığı anlatarak, "Görgü şahidi olarak tanık var hatta, tanık kişide hemşirenin konuştuğu kişidir. Ona da buradan bir kez daha teşekkür ediyorum orada doğruyu söylediği için ifadesinde. Tanık da benim beyanımı doğruladı. Dedi ki, ’Bu şahıs, doğru söylüyor. Bu hemşire bana bu sözleri sarf etti’ dedi. Yani şimdi hastaneye hizmet almaya gitmişim olmadık sözler laflar duyunca ister istemez insan psikolojisi olarak benim de verdiğim tepki öyleydi. Abartılımıydı belki biraz abartılı gelebilir ama inanın bazı zamandan sonra kendimi kaybetmemle alakalı bilinçli yapılan bir şey değildir. Tabi ki orada işleyişi aksattıysam eğer, diğer sağlık çalışanlarından özür diliyorum. Onlarla ilgili hiçbir problemim yok hepsine buradan teşekkür ediyorum çünkü orada gerekenlerin hepsi yapıldı. Doktorundan hemşiresine kadar gerekeni yaptı" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.