GÜNDEM - 28 Mart 2026 Cumartesi 11:59

Vali Sözer’den Şeyh Edebali Türbesi’nde vatandaşlara şifalı pilav ikramı

A
A
A
Vali Sözer’den Şeyh Edebali Türbesi’nde vatandaşlara şifalı pilav ikramı

Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Şeyh Edebali Türbesi’nde vatandaşlara şifalı pilav ikramında bulundu.


Bilecik’te hayırseverler tarafından geleneksel olarak sürdürülen şifalı pilav ikramı, belirli aralıklarla ve süreklilik esasına göre devam ediyor. Toplumsal dayanışma ve paylaşma kültürünün önemli bir örneği olan bu köklü gelenek, Şeyh Edebali Türbesi’nin manevi atmosferinde vatandaşları bir araya getiriyor. Program kapsamında kazan başına geçen Vali Faik Oktay Sözer, vatandaşlara pilav ikramında bulunarak onlarla sohbet etti, hal ve hatırlarını sordu. Yoğun ilgi gören etkinlikte vatandaşlarla samimi anlar yaşanırken, birlik ve beraberlik mesajları verildi.


Vali Sözer, bu anlamlı geleneğin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade ederek, "Bu tür güzel gelenekler, milletimizin birlik ve beraberliğini pekiştiren en önemli değerlerimizdendir. Bu anlamlı hayra katkı sunan tüm hayırseverlerimize teşekkür ediyor, bu geleneğin yaşatılmasını temenni ediyorum" dedi.



Vali Sözer’den Şeyh Edebali Türbesi’nde vatandaşlara şifalı pilav ikramı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Hayata iki kez tutundu, şimdi adım atmak istiyor Bitlis’in Tatvan ilçesinde yaşayan genç kız, 15 yaşındaki iken yakalandığı hastalığa rağmen 5 yıldır umutlarını tüketmeden hayata tutunmaktan vazgeçmedi. Bitlis’in Tatvan ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki Şevin Balakan, zorlu yaşam mücadelesiyle dikkat çekiyor. İki kez kansere yakalanan genç kız, hastalığın son nüksünde bacağını kaybetmesine rağmen hayata tutunmaktan vazgeçmedi. Konservatuvar öğrencisi olan Balakan, tüm yaşadıklarına rağmen eğitimine ve hayallerine devam etmek istiyor. Yeniden yürüyebilmenin en büyük hayali olduğunu belirten genç kızın en önemli ihtiyacı ise protez bir bacak. Ailesi ve yakınlarının desteğiyle yaşam mücadelesini sürdüren Balakan, hem eğitimine kaldığı yerden devam etmeyi hem de yeniden ayağa kalkarak hayata güçlü adımlar atmayı hedefliyor. Yetkililer ve hayırseverlerden destek bekleyen genç kız, umut dolu mücadelesiyle çevresine ilham veriyor. Ankara’da konservatuvar eğitimi alan 20 yaşındaki Şevin Balakan, yaşam mücadelesiyle herkese örnek oluyor. 15 yaşında ilk kez kansere yakalanan Balakan, iki yıl süren tedavi sürecinin ardından hastalığı atlatmıştı. Ancak hastalık yeniden nüks etti ve bu kez genç kız sağ bacağını kaybetti. Tüm zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyen Balakan, yeniden yürüyebilmek için protez bacak desteği bekliyor. Hayata ve hayallerine sıkı sıkıya tutunan Şevin Balakan, yeniden yürüyebilmek ve sahnelere dönebilmek için destek bekliyor. Genç yaşına rağmen verdiği mücadeleyle umut olan Balakan, azmiyle birçok kişiye ilham veriyor. Yaşadığı süreci anlatan Şevin Balakan, güçlü kalmaya çalıştığını belirterek, "20 yaşındayım. Bu hastalık ilk nüks ettiğinde 15 yaşındaydım. Ankara’da iki yıl tedavi gördüm. Daha sonra hastalık tekrar nüks etti. Maalesef bu kez ayağımı kaybettim. Yeniden yürüyebilmek için protez bir ayağa ihtiyacım var. Ankara’da konservatuvar öğrencisiyim, ses eğitimi bölümünde okuyorum. Şarkı söylemeyi çok seviyorum. Hayallerim çok büyük. Hayallerim, ailem ve beni sevenler için ayağa kalkmak zorundayım. Gücümü toplamak zorundayım. Arkadaşlarım beni izliyor, benim gibi olan birçok kişi var. Onlara da örnek olmak istiyorum. Beni görsünler, ayağa kalksınlar. Bu Allah’ın takdiri. Şükretmek zorundayız. Hayallerimiz ve ailemiz için güçlü olmalıyız. Ne gelirse Allah’tan geliyor, şükretmeliyiz. Benim durumumda olan ya da olmayan herkesin başına gelebilir. Bu yüzden hayatımız için savaşmalı ve güçlü olmalıyız" diye konuştu Şevin’in dedesi Sabri Balakan da torununun yaşadığı zorlu sürece dikkat çekerek, "Torunum iki kez kansere yakalandı ve bacağını kaybetti. Takdiri ilahi Allah yardımcısı olsun. Şevin’e de tüm hastalarımıza da şifa versin. Biz onun mutlu olmasını istiyoruz, üzülmesini istemiyoruz. İnşallah Allah’ın izniyle iyi olacak" dedi. Ablası Rojin Balakan ise, bu süreçte Şevine çok iyi destek olduklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti. "Şevin bu konuda birçok kişiye çok güzel örnek oldu. Bu hastalıkla olan diğer arkadaşlarına umut oldu. Hiçbir şekilde hayallerinin peşini bırakmadı. Bizimde ona bu süreçte kattığımız tek şey, durumu normalleştirdik. Onun yanında üzülmedik hiçbir zaman. Hep çok normalmiş gibi davrandık. Oda bu süreçte öyleydi. Biz böyle açtık bu durumu. Umarım birçok kişiye ses olur umut olur" diye konuştu.
Kayseri Kökbörü Oyunları Erciyes 2026 nefes kesti Türkiye’de ilk kez Erciyes’te düzenlenen Kökbörü Oyunları’nda ata sporu heyecan yaşanırken, nefes kesen mücadelelere sahne oldu. Kayseri; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve geniş paydaş desteğiyle, köklü Türk geleneğinin en heyecan verici sporlarından biri olan kökbörüye ev sahipliği yaptı. Kökbörü Oyunları Erciyes 2026, Erciyes Dağı Tekir Yaylası’nda büyük bir coşku ve yoğun katılımla düzenlendi. Organizasyon, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlarken, atlı sporcuların alana çıkışıyla birlikte heyecan doruğa ulaştı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen sporcuların kıyasıya mücadele ettiği müsabakalarda; güç, denge, hız ve takım uyumu ön plana çıktı. İzleyicilere nefes kesen anlar yaşatan karşılaşmalar, sporun yanı sıra kültürel bir şölen niteliği taşıdı. Etkinliğe Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, AK Parti İl Başkan Vekili Muammer Topsakal, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Kökbörü Asbaşkanı Ali Peksemerci, ilçe belediye başkanları, şehir protokolü ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Erciyes’in bu sezon önemli bir dönem yaşadığını, 3 milyonu aşkın ziyaretçi ile kayak merkezinin beklentinin üzerinde cevap verdiğini ve yüzleri güldürdüğünü kaydetti. Başkan Büyükkılıç, yapılacak yeni yatırımlarla Erciyes’in yılın 12 ayı faaliyet göstermesi için gayret edeceklerini söyleyerek, Erciyes’e nefes aldıracak 8,2 kilometrelik yapılacak alternatif yol için Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve ekibine teşekkür etti. Erciyes’in 19 mekanik tesisi, 41 kayak pisti ve 112 kilometrelik pist uzunluğu ile dünyada kendisinden söz ettiren 25 kayak merkezi arasında yer alan Türkiye’den tek kayak merkezi olarak söz ettirdiğini vurgulayan Büyükkılıç, Kayseri’nin zenginlikler şehri olduğunu belirtti. Murat Cahid Cıngı: Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise etkinlikte yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Erciyes; Türkiye’de ilk defa yönetilen ve profesyonel yatırımlarla uluslararası bir kayak merkezi haline gelen bir dağ olarak şimdiye kadar çok sayıda snowboard, kar voleybolu gibi Türkiye’de ilk defa yapılan spor dallarının da merkezi haline geldi. Ama böylesine tarihi binlerce yıl öncesine dayanan ve Orta Asya’daki atalarımızın oynamış olduğu savaşçılık, direnç ve dayanıklılık ifadesi olan kökbörü herhalde bugün Erciyes tarihine damga vuran güzel bir aktivite olacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Gökmen Çiçek: "Yüzyıllar geçti kan aynı kan, millet aynı millet" Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise Türk Milleti’nin kültürüne sahip çıktığını dile getirerek, "Biz tarih sahnesine çıktığımız andan itibaren Tanrı Dağı’nın eteklerinde Ötüken Irmağı’nın hemen kenarında bütün tarihi kayıtlar gösteriyor ki; ecdadımız o zamanlarda da kökbörüyle zaferlerini kutluyorlardı. Eğlencelerini bu oyunla yapıyorlardı. Yüzyıllar geçti kan aynı kan, millet aynı millet. Aynı Tanrı Dağı eteklerinde olduğu gibi bu sefer de Erciyes Dağı eteklerinde tekrar kültürüne sahip çıkıyor" cümlelerine yer verdi.
Eskişehir Oyun Dünyasının mutfağından akademik bakış: Noyan Culum gençlerle buluştu Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "C++ ile Oyun Programlama Atölyesi", İletişim Bilimleri Fakültesi Lab 209’da gerçekleştirildi. Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum’un konuşmacı olarak yer aldığı atölyede, öğrencilere oyun programlama üzerine kıymetli bilgiler paylaşıldı. "Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı" Gamelab İstanbul kurucusu Noyan Culum eğitimin başlangıcında yazılım endüstrisinin oyun yazmak amacıyla kurulduğunu ve 80’li yılların teknolojik motivasyonunun merkezinde oyunların yer aldığını belirtti. Culum konuşmasının devamında da şunları söyledi: "Yazılım endüstrisi, oyun yazmak için kurulmuş bir endüstridir. Yazılım ve bilgisayarlar oyun yazmak için ortaya çıktı. PC’lerin icadıyla birlikte yazılım endüstrisi uygulama geliştirmeye yöneldi. Bu doğrultuda yazılım endüstrisini kuranlar oyun programcılarıdır." "Yazılım endüstrisinin resmî dili C++’tır" Noyan Culum, "Dünyadaki tüm yazılım firmaları C++ dilini kullanır. Unity veya LibGDX gibi motorları tercih edenler dahi dolaylı olarak bu dilden faydalanıyor. Çünkü C++, kodun doğrudan makine diline çevrilmesine olanak tanıyan derlenen bir dildir." ifadelerini kullandı. Culum ayrıca, C++ ile geliştirdikleri Glist Engine oyun motorunun tamamen öğrenci ve stajyerlerin katkılarıyla şekillenen, sürdürülebilir bir "zincirleme" eğitim modeline sahip olduğunu vurguladı. Program, katılımcılar eşliğinde yürütülen kodlama pratiğiyle sona erdi.