ASAYİŞ - 02 Ocak 2025 Perşembe 16:03

Bingöl’de 3 adet silah ele geçirildi

A
A
A
Bingöl’de 3 adet silah ele geçirildi

Bingöl’de polis ekipleri tarafından yapılan çalışmada, biri kurusıkı olmak üzere 3 adet silah ve 46 gram esrar maddesi ele geçirildi.


Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı ekipleri huzur ve güvenliği sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu çerçevede Motosikletli Yunus Timleri ve resmi ekipler tarafından yapılan çalışmalarda biri kuru sıkı olmak üzere 3 adet tabanca, 26 adet fişek ve tek parça halinde 46 gram esrar maddesi ele geçirildi. Şüpheli şahıslar hakkında adli tahkikata başlanıldığı bildirildi.



Bingöl’de 3 adet silah ele geçirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar: "Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla yeni bir menzile ulaştırıyoruz" KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "Karaköy Palas, İstanbul’un kalbinde, tarihi yarım adanın karşı kıyısında, sanat ve kültür merkezi olarak hizmet verecek. Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla, bu çatı altında hep birlikte yeni bir menzile ulaştırıyoruz. İnsanlığın hasret kaldığı şafağa kavuşmasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları sağlayacak" dedi. Kültür ve Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından yürütülen çalışmalar doğrultusunda Karaköy Palas’ta ArtıKÜME 2025 seçkisi ve ODAK projesinin tanıtım sergisi sanat severler ile buluştu. Açılışa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul Valisi Davut Gül, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, (KADEM) Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ve Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren katıldı. KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "ArtıKÜME Sanat Destekleri Programı’nın ilk çıktısı olan ArtıKÜME 2025 seçkisi, farklı disiplinlerden 25 sanatçı ve öğrencinin üretimlerini bir araya getirdi. Mart 2025’te başlatılan program, çağdaş ve geleneksel sanat pratiklerini buluşturarak kültürel mirasın güncel üretimlerle yeniden yorumlanmasını amaçlıyor. KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "İstanbul’un her sokağı ayrı bir hikaye, her binası ayrı bir miras. Bazı mekanlar vardır ki, sadece taştan, demirden ibaret değildir. Şehrin hafızasını, medeniyetimizin izlerini taşır. Bugün, Karaköy Palas’ı kültür ve sanat hayatımıza kazandırmanın, geleceğe taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Bir mühendis olarak beni İHA’larla, uçaklarla, yazılımlarla, yüksek teknolojiyle bir arada görüyorsunuz. Ancak tüm bu sistemleri geliştirirken gördüğüm çok daha derin bir mesele var. Öyle bir çağdayız ki, insan ile makine arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor. Makinelerin insanı taklit ettiği, insanların da hızla makineleştiği karanlık bir çağa yol alıyoruz. Ruhsuz bir rasyonalizmin, kendinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan materyalizmin ve makineleşmiş insanların istilasıyla karşı karşıyayız. Bu istilaya karşı, bizi insan kılan en güçlü sığınaklarımızdan biri de sanat. Ancak duygu, his ve mana yoksa sanatın da bir anlam ve değeri yoktur. Makineler ve makine insanlar için sanat yoktur. İnanç, sevgi, merhamet, hürriyet ve hatta tutku dolu bir özlem de olmadığı gibi, makineler için acı, hasret, keder de yoktur. Makineler ve makine insanlar için, sonsuz döngüler, programlı kısır görevler, manayı yitirmiş karanlık, en nihayetindeyse kaçınılmaz yok oluş ve mutlak yıkım vardır. Makine acı çekmez, makine özlem duymaz, makine "neden" diye sormaz. Bizler, inancımızın tarifiyle, yaratılmışların en şereflisi olan insanı, "Eşref-i Mahlûkat" kılan o ilahi ruhu ve derin hissiyatı korumak zorundayız. Kütür ve Medeniyet Vakfımızı, tam da bu ’neden?’ sorusuna bir cevap aramak, insanı makineleşmekten koruyacak o ruh ve estetik dünyasını yaşatmak için kurduk" diye konuştu. "Karaköy Palas tarihi yarım adanın karşı kıyısında, sanat ve kültür merkezi olarak hizmet verecek" "Karaköy Palas’ın sanat ve kültür merkezi olarak hizmet vereceğini belirten Bayrarktar, "Karaköy Palas, İstanbul’un kalbinde, tarihi yarım adanın karşı kıyısında, sanat ve kültür merkezi olarak hizmet verecek. Bu mekana dair temel niyetimizi aslında Yunus Emre asırlar öncesinden ne güzel özetlemiş. ’Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim.’ Bu duygunun ilhamıyla, bu çatı altında sanatını icra eden her bir zihni ve gönlü ihya etmeyi hedefliyoruz. Bu noktada, sanat ve mimarinin büyük üstadı Mimar Sinan’ı anmadan geçemeyeceğim. Sinan için sanat, taşın zarafetinde ve tasarımın her zerresinde vücut bulan matematiğin, fiziğin ve nizamın bir yansımasıdır. O, mühendislik ile sanatı asla birbirinden ayırmadı. Bugün bir mühendis olarak hayata ve evrene baktığımda, aynı hakikati bizzat görüyorum" ifadelerini kullandı. "İnsanlığın hasret kaldığı şafağa kavuşmasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları sağlayacak" diyen Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizleri estetiğiyle kendine hayran bırakan bir gülün, biyolojisindeki eşsiz mimari, moleküler kimyasındaki kusursuz kanunlar ve atomik yapısındaki fiziksel kurallar, her yönüyle sanatla kuşatılmış bir yüceliği ve mükemmelliği adeta tüm hücrelerimizde hissettiriyor. İşte sanat, bu kusursuz nizamın en zarif görüntüsü, madde ile Yaradan arasına çekilmiş o gizemli, narin tüldür. Kainattaki bu muazzam nizamı, bu gizemli narin tülü idrak edebilen tek varlık ise insandır. Bizler ruhumuzla bu tülü, bizlere armağan olarak verilmiş sanatı araladığımızda, maddenin ötesindeki mutlak hakikatle, Yaradan’ın yüceliği ile karşılaşırız. İnsan, doğası gereği mükemmelliğe meftundur. Sanat ise insanın bu yüceliğe duyduğu sonsuz özlemin, ilahi arayışın, en saf ve en samimi ifadesidir. Medeniyet mücadelemizi sanatın aydınlığıyla, bu çatı altında hep birlikte yeni bir menzile ulaştırıyoruz. Karaköy Palas, kültür ve sanat camiamıza hayırlı, uğurlu olsun. Karaköy Palas’ın bu ruha kavuşması için çaba gösteren, ODAK ve artıKÜME projelerimize emek veren tüm ekip arkadaşlarıma ve sanatçılarımıza şükranlarımı sunuyorum. Dünya yeni bir şafağın eşiğinde karanlığın içinde tüm değer ve müesseseleriyle yıkılmış dünyanın yeniden inşası; inanç, sevgi, adalet, merhamet, bilim, teknik ve sanatla olacak. İnsanlığın hasret kaldığı şafağa kavuşmasını, medeniyetimizin güneş yüzlü çocukları sağlayacak. Buna tüm kalbimle inanıyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olur" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde "Ev Sahibi Türkiye İstanbul Kura Çekim Töreni"nde konuştu. İstanbul’un ulvi ve manevi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un şehirlerden bir şehir değildir. Burası 6 asrın birikimi, ataların hazinesi ve milletin en güzel eseridir. Burası merhum Nihat Sami Banarlı’nın ifadesiyle en az İstanbul Türkçesi kadar güzel, bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir neticedir. Burası dünyanın en uzun ömürlü Fatih milletinin 3 kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir. İstanbul işte böyle ulvi, böyle manevi, böyle muteber, böyle müstesna bir şehirdir. İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz. İstanbul bizim göz bebeğimiz. Denizle toprağın visale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah’a sonsuz şükürler olsun diyorum. Sevgili İstanbullular; şehirler milletlerin kimlik belgesidir, medeniyetlerin tapu senedidir. Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır" dedi. "TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk" AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirlerimizi abad etmenin millete hakkıyla hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa şehirlerimizin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içindeyiz. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerimiz bu gayretlerimizin en somut tezahürleridir. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduk. Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul’da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul’da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul’un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için Yarısı Bizden kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü Yarısı Bizden kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor" dedi. "İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür" Kentsel dönüşümün önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım. İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olur. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum. Gelin bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgemizde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat’tan hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attık. İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede, 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihi yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. Hükümet bu enkazın altında kalır umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihi bir başarıya imza atarak verdik. Tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik" diye konuştu. "Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar" Depremden etkilenen şehirlerde üretim ve ticaret, eğitim ve sosyal hayat eski ritmine, eski canlılığına kavuştuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Dikkat ederseniz değerli kardeşlerim, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklı ise ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul’la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var. İçi avro dolu baklava kutuları, milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister mahalli idarelerde ister genel seçimlerde olsun sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş; bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil. Milletin sadece gündeminden değil aynı zamanda tarihinden de kopuklar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu Mehter Marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar çocuk bayramında çocuklardan oluşan Mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya’nın o meşhur şarkısındaki gibi ’Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça" dedi. "Kiralık sosyal konut uygulamamızı da Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor" 24 Ekim’de Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan Yüzyılın Konut Projesi’ni devreye aldıklarını, 500 bin sosyal konut seferberliğini başlattıklarını duyurduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "29 Aralık’ta start verdiğimiz kura çekimlerini 81 ilimizde nihayete erdirdik. Bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdığımız İstanbul’da hak sahiplerini belirleyeceğiz. Konutlarımızı devlet güvencesiyle 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira ile 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten kiralık sosyal konut uygulamamızı da Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. Yüzyılın Konut Projesi sadece konut üretimiyle sınırlı bir atılım değildir. Aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşasıdır. Mahalle konaklarımızla bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyoruz. TOKİ’mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak. Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için çok önemli işlevler görecek yapıları da şehirlerimize ve milletimize kazandıracağız" ifadelerini kullandı.
Düzce Düzce’den Seracılık İhtisas Organize Tarım Bölgesi’nde inceleme Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcileri, Zonguldak ili Çaycuma ilçesinde faaliyet gösteren Seracılık İhtisas Organize Tarım Bölgesi’nde (OTB) incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyarete, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun başkanlığında; Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Burak Durna, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Cem Özmen ile Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürü Vural Çatıkkaya katılım sağladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcileri, Çaycuma Seracılık İhtisas OTB’de yürütülen çalışmalar, altyapı düzenlemeleri, üretim süreçleri ve yatırım modeli hakkında yerinde incelemelerde bulunarak yetkililerden detaylı bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, seracılık faaliyetlerinin planlanması, modern üretim teknikleri, yatırımcı yapısı ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan uygulamalar değerlendirildi. Program süresince temsilcilere, Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürü Nihat Ağan ile Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Kamitoğlu eşlik etti. Ayrıca, Zekai Kamitoğlu’na ait sera da ziyaret edilerek, uygulamada karşılaşılan süreçler ve üretim deneyimleri hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun ziyaretle ilgili yaptığı değerlendirmede, "Ülkemizde başarılı şekilde uygulanan tarıma dayalı ihtisas OTB örneklerinin yerinde incelenmesi, yürütülen çalışmaların daha sağlıklı değerlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Çaycuma Seracılık İhtisas OTB; altyapısı, üretim kapasitesi ve organizasyon yapısı ile dikkat çeken önemli bir modeldir. Bu kapsamda elde edilen bilgi ve tecrübelerin, ilimizde yürütülen teknik ve idari çalışmalara katkı sunması beklenmektedir" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen inceleme ziyaretinin, tarıma dayalı ihtisas OSB’lere ilişkin bilgi ve deneyim paylaşımına katkı sağlaması açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir.
Kastamonu Mektuplarla öğrencilerin kariyer hayallerine ışık tutuldu Kastamonu’da ortaokul öğrencilerinin kariyer hayallerine, yapmak istedikleri meslekte çalışan profesyoneller tarafından gönderilen mektuplarla ışık tutuldu. Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri, Prof. Dr. Engin Kanbur’un "Sosyal Sorumluluk Kampanyaları" dersi kapsamında ortaokul öğrencileri için bir proje hazırladı. Üniversite öğrencileri ders kapsamında hazırladıkları Geleceğe Dokunan Mektuplar: Meslek Tanıtım ve İlham" sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde, il merkezinde bulunan Mescit Ortaokulu 5. sınıf öğrencilerinin ileride yapmak istediği meslekleri öğrendi. Daha sonra 5. sınıf öğrencileri için hayalini kurdukları meslekleri yapan profesyonellerden mektuplar yazmaları istendi. Yazılan mektuplar öğrencilere teslim edildi. Mektupları alan öğrenciler, hayalini kurdukları meslekleri yapan büyükleri tarafından kendileri için yazılan motivasyon cümlelerini okuyunca duygusal anlar yaşadı. Çocuklara ilham kaynağı olmak ve motivasyonlarını arttırmak amacıyla haya geçirilen projenin devamında çeşitli etkinlikler de gerçekleştirildi. Öğrenciler mektupları okuduktan sonra yaşadıkları duyguları not kağıtlarına yazarak, okulda oluşturulan "gelecek duvarı panosu"na astı. Üniversite öğrencileriyle bir araya gelen 5. sınıf öğrencileri, yüz boyama, ip atlama, futbol, voleybol ve yakar top gibi oyunlar oynayarak doyasıya eğlendi.