ÇEVRE - 15 Mayıs 2026 Cuma 10:01

Bingöl’de karla mücadele mayıs ayında da sürüyor

A
A
A
Bingöl’de karla mücadele mayıs ayında da sürüyor

Bingöl’de mayıs ayına rağmen yüksek kesimlerde İl Özel İdaresi ekiplerinin yol açma çalışmaları devam ediyor.


Mayıs ayının ortasında olunmasına rağmen İl Özel İdaresi ekipleri, Solhan ilçesine bağlı yüksek rakımlı köy ve mezra yollarında iş makineleriyle kar temizleme çalışması yürütüyor. Yer yer metreleri bulan kar nedeniyle ulaşıma kapanan yolların yeniden açılması için ekipler yoğun mesai harcıyor. Zorlu coğrafi şartlar altında çalışmalarını sürdüren ekipler, vatandaşların ulaşımda mağduriyet yaşamaması için bölgede aralıksız görev yapıyor. Karla kaplı yollarda sürdürülen çalışmalar sırasında iş makinelerinin ilerlemekte zaman zaman güçlük çektiği görüldü.



Bingöl’de karla mücadele mayıs ayında da sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Cilt kanserine karşı güneşten korunmak önem taşıyor Mayıs ayı "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" dolayısıyla açıklamalarda bulunan Denizli Devlet Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinin dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirterek güneşten korunmanın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Cildiye Uzmanı Dr. Selim Gümüş, özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre ve korunmasız maruz kalmanın en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirterek güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalınmaması gerektiğini söyledi. Güneş koruyucu kullanımının yalnızca yaz aylarıyla sınırlı olmaması gerektiğini de vurgulayan Dr. Gümüş şöyle konuştu: "Cilt kanserini önlemek için güneşten doğru şekilde korunmak büyük önem taşır. Güneş ışınlarının en yoğun ve zararlı olduğu saatler 10.00 ile 16.00 arasıdır. Bu saatlerde mümkün olduğunca doğrudan güneş altında bulunulmamalıdır. Dışarı çıkılması gereken durumlarda geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli koruyucu kıyafetler tercih edilmelidir. Güneş koruyucu ürünler yalnızca tatilde değil günlük yaşamda da kullanılmalıdır. En az 50 faktörlü güneş koruyucu kremler dışarı çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmeli ve özellikle terleme ya da yüzme sonrası tekrar uygulanmalıdır" dedi. Çocukluk döneminde yaşanan güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini ciddi ölçüde artırdığına dikkat çeken Dr. Selim Gümüş, açık tenli kişiler, çilli bireyler, çok sayıda beni bulunanlar, uzun süre güneş altında çalışanlar ve ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunan kişilerin risk grubunda yer aldığını söyledi. Solaryum kullanımının da ciltte kalıcı hasara yol açabildiğini ve cilt kanseri riskini arttırdığını belirten Gümüş, solaryumun kesinlikle önerilmediğini ifade etti. Benlerde meydana gelen değişikliklerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Gümüş, "Bir benin büyümesi, renk değiştirmesi, koyulaşması, düzensiz kenarlı hale gelmesi, asimetrik görünüm kazanması, kaşınması, kanaması ya da yara görünümü alması önemli uyarı işaretleri olabilir. Aynı şekilde sonradan ortaya çıkan ve hızla büyüyen lekeler de ihmal edilmemelidir. Hastalarımızın kendi ciltlerini düzenli olarak gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurmaları gerekmektedir" diye konuştu. Uz. Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını vurgulayarak düzenli dermatolojik muayene yaptırmanın büyük önem taşıdığını ve özellikle risk grubunda bulunan kişilerin yılda en az bir kez dermatolojik muayeneden geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kocaeli 4 kişinin öldüğü kazada tutuklu sürücü: "Hafif şekilde çarptım" Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 3 yaşındaki Umay Mira’nın yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Adli tıp raporunda "asli kusurlu" bulunan tutuklu sürücü savunmasında, "Öndeki 2 aracın tehlikeli yakınlaşması oldu ve son anda kazadan kurtulmaları sebebiyle bende dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde tehlikeli yakınlaşma oldu ve hafif şekilde çarptım" dedi. Kaza, 6 Ekim 2025 tarihinde Otoyolun Sevindikli mevkisi Ankara istikametinde meydana geldi. Furkan U. (23) idaresindeki 06 CBP 476 plakalı otomobil, aynı yönde seyreden Bünyamin Meral (36) yönetimindeki 34 MCC 171 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpmanın etkisiyle bariyerlere savrularak takla atan araçtaki Serpil Aygün (52) ve Sudenur Bilgiç (26) olay yerinde, sürücü Bünyamin Meral hastanede, Kerim Aygün (53) ise 15 gün sonra hayatını kaybetti. Kazada 3 yaşındaki Umay Mira Ö. ise ağır yaralandı. Hazırlanan iddianamede, mağdur Umut Mira Ö.’nın yaralanma durumuna dair tıbbi tespitlere yer verildi. Umut Mira’nın maruz kaldığı yaralanmanın, hayati tehlikeye sokan bir duruma ve vücudunda orta (3’üncü) derece kemik kırığına neden olduğu belirtildi. "Anneme göstermek isterken hakimiyeti kaybettim" İddianamede sanık Furkan U.’nun kazanın oluş şekline dair verdiği ifade de yer aldı. Annesiyle İstanbul’dan döndükleri esnada olayın gerçekleştiğini belirten Furkan U., ifadesinde şu cümleleri kullandı: "Önümde seyretmekte olan kazaya karışmış olduğum 34 MCC 171 plakalı araç, kendisi ile aynı şeritte seyir halinde olan bir araca çarpmaktan son anda kurtuldu. Ben de anneme bunu göstermek isterken aracımın hakimiyetini kaybederek önümde seyreden 34 MCC 171 plakalı araca arkadan çok hafif şekilde çarptım. Ardından kaza meydana geldi. Kazanın meydana gelmesinin ana nedeni, benim çarptığım araç ile önündeki aracın birbirine çarpma riskinin bende oluşturduğu dalgınlıktı." Adli tıp raporu: Sanık "asli kusurlu", diğer sürücü "kusursuz" İddianameye, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan alınan rapor da eklendi. Raporda, şüpheli sürücü Furkan U.’nun sevk ve idaresindeki otomobille seyri esnasında yola gereken dikkati vermediği vurgulandı. Şüphelinin sevk ve idare hatası sonucu aracını kendi şeridinde tutamayarak kontrolsüz şekilde sağa yöneldiği ve sağ şeritte nizami seyreden diğer araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği kaydedildi. Raporda, Furkan U.’nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle olayda "asli kusurlu" olduğu tespit edildi. Kazaya karışan 34 MCC 171 plakalı otomobilin sürücüsü Bünyamin Meral’in ise kazanın oluşumunda herhangi bir hatalı tutum veya davranışının bulunmadığı vurgulanarak "kusursuz" olduğu belirtildi. İlk duruşma Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan tutuklu bulunan sanık Furkan U., taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Savunması için söz hakkı verilen sanık Furkan U., "Annem ile birlikte İstanbul’dan dönüyorduk. Yolda giderken kazaya karışan araç ile onun önündeki araç arasında tehlikeli yakınlaşma oldu. Araçların son anda kazadan kurtulması sebebiyle bende de dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde bir tehlikeli yakınlaşma oldu. Aracımın ön yan kısmı ile 34 MCC 171 plakalı aracın arka yan tarafına küçük bir temas oldu. Benim hızım 130 kilometreydi. Karşı tarafında hızı benden daha hızlıydı ancak yakınlaşma sonrasında hafif yavaşladılar ve benimle yan yana geldiler. Zaten aracımda araç içi kamerası da vardı. İncelendiğinde kazanın oluşumu ortaya çıkacaktır. Olay bu şekilde gerçekleştiği için çok üzüldüm, çok zor günler yaşadım. Manevi olarak kendimi çok kötü hissediyorum. Ben hayatım boyunca alkol ve uyuşturucu almadım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim" dedi. Müşteki avukatları da sanıktan şikayetçi olduklarını belirtti. Araç içi kamera görüntüleri incelenecek Cumhuriyet savcısı, suçun vasıf ve mahiyeti ile mevcut delil durumu göz önüne alınarak sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın aracında bulunan araç içi kamera görüntülerinin kazadan 5 dakika öncesinden temas anına kadar olan kısmının raporlanmasına, sanığın ehliyetinde herhangi bir sağlık kısıtlaması (protez kullanımı vb.) olup olmadığının emniyetten sorulmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.