GÜNDEM - 17 Kasım 2025 Pazartesi 18:59

Bingöl’de trafik ekiplerine yüz tanıma sistemine sahip 90 yaka kamerası tahsis edildi

A
A
A
Bingöl’de trafik ekiplerine yüz tanıma sistemine sahip 90 yaka kamerası tahsis edildi

İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Yaka Kamerası Projesi kapsamında Bingöl’de trafik ekiplerine 90 yeni yaka kamerası tahsis edildi.


İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen Yaka Kamerası Projesi kapsamında trafik hizmetlerinde şeffaflığı artırmak amacıyla Bingöl’de görev yapan trafik personeline yeni nesil yaka kameraları dağıtıldı. Proje kapsamında ülke genelinde yaklaşık 20 bin yaka kamerasının trafik birimlerinde kullanılacağı belirtilirken, Bingöl’e her personele birer adet zimmetli olacak şekilde toplam 90 adet kamera tahsis edildi. ASELSAN tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yeni yaka kameraları, yapay zekâ destekli yüz tanıma sistemiyle donatıldı. Bu teknoloji sayesinde polis-vatandaş iletişimi merkezden anlık olarak izlenebilecek, olaylara daha hızlı müdahale edilebilecek ve kayıtlar 30 gün boyunca güvenli şekilde saklanacak.


Programa katılan Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, "Bugün burada emniyet mensuplarımızla özellikle trafikten başlamak üzere yaka kamerası dağıtım töreninde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi bu konu Türkiye’de çok tartışılan bir konu, genellikle trafik uygulamalarında trafikle ilgili cezai işlemlerde her iki taraf haksız töhmetler, haksız ithamlara yol açan bir olay. Dolayısıyla bunun önüne geçmek açısından İçişleri Bakanımızın yaptığı proje karşılığında tüm emniyet mensuplarına yaka kamerası yapmak gibi bir proje yürüttü. Bu proje kapsamında önce trafik ekiplerinden başlamak üzere şu anda Türkiye’de 20 bin adet yaka kamerası tahsis edildi. Bunlardan 90 tanesi bizim il müdürümüze geldi. Daha önceki 15 tane ile beraber şu anda 105 adet yeni nesil yaka kameralarını trafik mensuplarımıza takdim edeceğiz" dedi.


Vali Usta, "Bunlar hiçbir zaman için vatandaşımıza ceza vermek, onlara bir işlem uygulamak amacıyla değil, kollukla vatandaş arasındaki ilişkilerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi, vatandaşımızın devlete olan güvenini sağlamak, kolluk kuvvetlerimizin de şefkatini göstermek amacıyla çok önemli diye değerlendiriyorum. Bu yaka kameralarımızın Bingöl’ümüze, trafik teşkilatımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu projeyi yürüten İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’ya şükranlarımı arz ediyorum. Bingöl’ümüzde 105 adet yeni nesil yaka kameralarımız hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu.



Bingöl’de trafik ekiplerine yüz tanıma sistemine sahip 90 yaka kamerası tahsis edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.