EKONOMİ - 04 Aralık 2023 Pazartesi 11:46

Terörden temizlenen bölgeler bitümlü sıcak karışım ile kaplandı

A
A
A

Bingöl’de İl Özel İdaresi her yıl yaptığı yatırımlarla adından söz ettirmeye devam ediyor. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Enes Üçgül, 4 yılda bin 600 kilometrelik köy yolunun asfalta kavuşturulduğunu, bunun 200 kilometresinin bitümlü sıcak karışım (BSK) olduğunu söyledi. Üçgül, ayrıca terörden temizlenen bölgelerin de BSK yapıldığının altını çizdi.

Bingöl Valiliğine bağlı İl Özel İdaresi, şehrin kırsal alanlarında “çehreyi değiştiren” yatırımlara devam ediyor. Bu çerçevede her yıl olduğu gibi bu yıl da yatırımlarla adından söz ettiren Bingöl İl Özel İdaresi, 325 köy ve 817 mezrada çalışmalarını sürdürdü. 4 yılı aşkın bir süredir görevde olan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Enes Üçgül, bu süreçte köy yollarına bin 600 kilometrelik asfalt yatırımı yaptıklarını ve bu asfaltın 200 kilometresinin BSK olduğunu vurguladı.

Terörden temizlenen bölgeler bitümlü sıcak karışım ile kaplandı

’’Amacımız, gayemiz görev süremiz boyunca ilimizde, ilçelerimizde asfaltı olmayan köy yolu bırakmamak’’

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Enes Üçgül, “Yaklaşık olarak 4 yıldır görev aldığımız bu süre boyunca tüm ekiplerimizle beraber ekip ruhu bilinciyle sahada tüm gayretimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreç içerisinde 325 köy, 817 mezramıza 4 yıllık süre boyunca yaklaşık olarak bin 600 kilometre asfalt yola kavuşturduk. Bin 600 kilometre asfalt yolumuzun 200 kilometresi sıcak asfalt, bin 400 kilometresi ise sathi kaplama asfalt ile kapladık. Amacımız, gayemiz görev süremiz boyunca ilimizde, ilçelerimizde asfaltı olmayan köy yolu bırakmamak. Bu gayret içerisinde çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz” dedi.

Terörden temizlenen bölgeler bitümlü sıcak karışım ile kaplandı

’’4 yılda 400 bin metrekare parke taşını köylerimize kavuşturduk’’

Köy içi hizmetlerine de değinen Üçgül, çamurlu yollara parke döşendiğini, su sıkıntısı yaşayan köylerde sondaj çalışmaları yapıldığını belirtti. Üçgül, ’’Yine bu süreçte köylerimizde, kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın daha rahat, daha konforlu, daha sağlıklı yaşayabilmeleri için altyapı çalışmalarımız da oldu. Geçen yıl 36 köyümüzde kanalizasyon altyapı çalışmasını yaptık. Yine aynı şekilde içme suyu temininde sıkıntı yaşayan köylerimizde sondaj çalışmalarımız oldu. Tabi sadece köylerimize giden yolları asfalt yapmadık. Köy içi yollarında da sıkıntı yaşayan, çamurdan dolayı rahatsızlık duyan yerlerde de yaklaşık olarak 4 yılda 400 bin metrekare parke taşını köylerimize kavuşturduk” şeklinde konuştu.

Terörden temizlenen bölgeler bitümlü sıcak karışım ile kaplandı

Terörden temizlenen bölgeler BSK’ya kavuştu

Güvenlik güçlerinin son dönemlerde yaptığı operasyonlarla birçok bölgenin terörden temizlendiğini ve köylere dönüşlerin hızlandığını aktaran Üçgül, söz konusu bölgelere de BSK yatırımı yapıldığının altını çizdi. Üçgül, “Son dönemlerde güvenlik güçlerimizin azimli ve gayretli çalışmaları neticesinde bölgeden temizlenen terör sonrası köylerimize dönüşlerde hızlandı. Biz de bu dönüşlerle beraber köylerimize özellikle BSK asfalt yaparak bölgelerimizi daha yaşanabilir, daha huzurlu ve daha sağlıklı bir yaşam alanına çevirecek şekilde elimizden gelen gayreti gösterdik’’ diye konuştu.

Terörden temizlenen bölgeler bitümlü sıcak karışım ile kaplandı

’’İnsanın yaşadığı her yere hizmet götürme gayreti içinde olacağız’’

İnsanın yaşadığı en ücra noktaya hizmet götürmeye devam edeceklerini belirten Üçgül, açıklamasını şu şekilde tamamladı:

’’İdaremiz sadece kırsala yatırım yapmamakla beraber aynı zamanda ilimiz için eğitim yatırımları, sağlık yatırımları ve spor yatırımları da devam etmektedir. Spor yatırımları kapsamında her yıl geleneksel olarak yaz spor okullarımızı faaliyete geçirip 250 öğrencimize bu okullarda eğitimler veriyoruz. Bunun yanında yine ilimizde faaliyet gösteren spor kulüplerine gerek malzeme gerekse diğer sportif desteklerde bulunuyoruz. Bundan sonraki süreçte de yine bu kulüplerimize desteklerimiz devam edecektir. İl Özel İdaresi olarak gayretli, azimli bir şekilde çalıştık. İnşallah bundan sonraki süreçte de çalışmalarımız devam edecek. İnsanın yaşadığı her yere hizmet götürme gayreti içinde olacağız. Vatandaşlarımıza hizmetlerimiz hayırlı olsun diyorum, çalışmalarımız bundan sonra da artarak, üzerine koyarak devam edecektir.”

Muhammet Ali Çiftçi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.