EĞİTİM - 21 Temmuz 2023 Cuma 12:57

Uzmanlardan uyarı: ’’Öğrencilere bölüm ve üniversite dayatması yapılmamalı’’

A
A
A
Uzmanlardan uyarı: ’’Öğrencilere bölüm ve üniversite dayatması yapılmamalı’’

Bingöl Rehberlik Araştırma Merkezinde görevli Psikolojik Danışman Hamza Ayaz, YKS tercihlerinde velilerin çocuklarına istemedikleri bir bölümü seçmeleri dayatmasında bulunmaması gerektiğini belirtti.


Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. Sonuçların ardından adaylar 27 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında üniversite tercihlerini yapacak. Tercih dönemine ilişkin Bingöl Rehberlik ve Araştırma Merkezi Psikolojik Danışmanı Hamza Ayaz önerilerde bulundu. Ayaz, öncelikle öğrencilerin zihinlerinde net bir kariyer planı belirlemeleri gerektiğini belirterek, ’’27 Temmuz-5 Ağustos arasında öğrencilerimiz tercihlerini yapacaklardır. Tercih yaparken öncelikle dikkat edilmesi gereken şey şu; öğrencilerin zihinlerinde net bir kariyer hedefinin olması gerekiyor. Hangi mesleği tercih edeceklerine yönelik kafalarının netleşmiş olması gerekiyor. Bunun için de zaten belli kriterler var. Öğrenciler kendi yeteneklerini, ilgilerini göz önüne almalı ve bu yetenek ilgilerine göre meslek tercihinde bulunmalıdır. Diyelim ki birey çocuklarla ilgilenmeyi seviyor, insanlara bilgi aktarmayı seviyor, öğretmeyi seviyorsa bu birey gayet tabiidir ki öğretmenliği tercih edebilir ya da tıp fakültesini tercih edecek insanlar için kriz yönetimi, varsa yüksek performans gerektiren uzun süreli çalışma saatlerini gerektiren bir özelliği varsa, soğukkanlı durumu varsa tıp fakültesini tercih edebilir. Esnek çalışma imkanına sahipse, yani farklı şehirlerde esnek çalışma durumu varsa mühendisliği tercih edebilir. Dolayısıyla burada tercihlerimizi belirlerken ilk etapta kariyer hedefi anlamında ilgilerimizi, yeteneklerimizi göz önünde bulundurup ona göre bir tercihte bulunmamız gerekiyor” dedi.



“Tercih sürecinde yapılan hatanın telafisi imkansız”


Ayaz, tercih edilecek mesleklerle ilgili alanda bulunan meslek erbabından bilgi alınması gerektiğini ve bu doğrultuda tercih yapılması gerektiğini kaydederek, ’’Halihazırda alanda çalışan meslek erbabı ile iletişime geçerek onlardan bilgi alabilirler, gidip ondan mesleğin avantajlarını, dezavantajlarını öğrenebilirler. Bu durumlar öğrencilere yeterince fikir verir. Bunun haricinde bu süreçte önemli husus muhakkak öğrenciler ve velilerin tercih sürecinde uzman desteği almaları gerekiyor. Çünkü tercih sürecinde yapılacak hatalar telafisi imkansız şeyleri doğurabilir. Öğrenciler kendi okullarında rehberlik hocalarından uzman desteği alabilirler’’ diye konuştu.



’’Gitmeyeceğiniz bölümleri tercih vermeyin’’


Ayaz, öğrencilerin okumayacakları bölümlere tercih vermemeleri gerektiğini vurgulayarak, ’’Öğrencilerimiz geldiği takdirde gitmeyecekleri üniversiteleri ve bölümleri kesinlikle tercih listelerine yazmamalılar. Diyelim ki öğrenci hukuk istiyor ama işte tercih listem boş kalmasın, bir öğretmenlik yazayım, ondan sonra öğretmenlik geldiği takdirde gitmeyecekse kesinlikle öğretmenliği yazmaması gerekiyor. Hangi bölümü istiyorsa hukuk istiyorsa, psikoloji istiyorsa tercihlerini bununla sınırlandırması gerekiyor. Bu anlamda ölü tercih yapmamaları gerekiyor. Öğrencilerin üniversitenin imkanlarını çok iyi araştırmaları gerekiyor. Üniversitenin kampüsü şehre yakın mı uzak mı, üniversitenin burs imkanları nedir, yurt dışı Erasmus imkanı nedir, hangi üniversitelerle yurt dışında anlaşmaları var, staj imkanları nelerdir, sportif ve kültürel aktiviteleri nelerdir, üniversitenin uluslararası standartlarda yayın sıralaması nedir? Bunlara dikkat etmeleri gerekiyor’’ şeklinde konuştu.



’’Aileler öğrencilerin isteklerini göz önüne almalı’’


Ayaz, bu süreçte velilerin öğrencilere bölüm ya da üniversite dayatması yapmaması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti:


’’Aileler bu süreçte çocuklara bölüm ya da üniversite dayatmasında bulunmamalıdır. Çünkü nihayetinde üniversiteyi okuyacak olan öğrencilerdir, aileler değildir. Aile çocuğa bölüm dayatmasında bulunduğu takdirde öğrenci istemediği bir bölüme gittiği zaman doğal olarak motivasyon bozukluğu olacaktır, bölüm terkine sebep olacaktır ve çevremizde çok rastladığımız bir durum. Dolayısıyla bundan ziyade öğrencinin isteklerini, tercihlerini göz önüne alarak bir müzakere yöntemini kullanarak tercih sürecini nihayete erdirmeleri gerekiyor. Bu yaklaşımda bulunmaları gerekiyor. Diyelim ki hukuk fakültesi istiyor ama bu sene gelmedi, ailelerin kesinlikle bu sene hukuk gelmedi hadi sen de öğretmenliğe git ya da farklı bir bölüme git dayatmasında bulunmamaları gerekiyor. Öğrenci istiyorsa bir sene daha hazırlanması için imkan tanımalılar. Bu tarzda dayatmada bulunmalarından ziyade müzakere yöntemini kullanmalıdırlar.’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK’de yapay zeka ve dijital ebeveynlik paneli yoğun ilgi gördü Muğla Teknoloji Koleji ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" panelinde yapay zekanın eğitime etkileri, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji (MTK) ev sahipliğinde düzenlenen panelde, yapay zeka, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri masaya yatırıldı. Uzman isimlerin katıldığı etkinlikte, teknolojinin eğitime entegrasyonu ve ailelerin değişen rolü ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji, eğitim dünyasındaki dijital dönüşümü ve çocukların bu süreçteki gelişimini konu alan dev bir organizasyona imza attı. MUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" başlıklı panel, öğretmenler, veliler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Bilal Duman üstlenirken; eğitim dünyasının yakından tanıdığı Doç. Dr. Özgür Bolat ve Prof. Dr. Yavuz Samur konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar, "Bilgiyi bilince nasıl dönüştürürüz?" sorusuna odaklanarak yapay zekânın eğitimdeki etkilerini, dijital ebeveynliğin sınırlarını ve çocukların dijital dünyayla kurduğu sağlıklı ilişkiyi farklı perspektiflerden değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan MTK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özden Gürbüz, kurum olarak teknolojiyi sadece bir araç değil, eğitimin dönüştürücü bir gücü olarak gördüklerini vurguladı. Gürbüz; "Bugün bilgiye ulaşmak artık çok kolay; ancak asıl mesele o bilgiyi anlamlandırmak ve bilince dönüştürebilmektir. ’Eski köye yeni adet’ diyerek, köklerimizi ve insani bağlarımızı koruyarak yeni dünyanın gerekliliklerine uyum sağlamayı hedefliyoruz. Yapay zeka çağında çocuk yetiştirmek, sadece teknolojiyi bilen değil; düşünen, sorgulayan ve etik değerleri güçlü bireyler yetiştirmek demektir" dedi. Dijital ebeveynlik ve oyun dostu yaklaşım Hiçbir teknolojinin bir öğretmenin dokunuşunun veya ebeveyn rehberliğinin yerini tutamayacağını belirten Ali Özden Gürbüz, Muğla Teknoloji Koleji’nin vizyonuna dair "Biz sadece kendi çatımız altındaki öğrencilere değil, Muğla’nın tüm eğitim paydaşlarına hitap eden bir kurumuz. Şehrimizin eğitim seviyesini yukarı taşımak adına iş birliklerimizi artırarak sürdürmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca katılımcılar, dijital çağda çocukların gelişimi için nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları aldı. Uzman konuşmacılar, yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra dijital dünyada bilinçli var olabilmenin yöntemlerini örneklerle paylaştı.
Ankara ‘Barış Anneleri’ heyeti Adalet Bakanlığına Öcalan’la görüşmek için dilekçe sundu ’Barış Anneleri’ ve DEM Partili milletvekillerinden oluşan heyet, Adalet Bakanlığına terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi sundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve beraberindeki ‘Barış Anneleri’ heyeti, Anneler Günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi Bakanlığa sundu. Dilekçenin teslim edilmesinin ardından Doğan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. DEM Parti olarak ’Barış Annelerine’ yalnızca eşlik ettiklerini aktaran Doğan, "Bu süreçte kolaylaştırıcı olmaya ve sözlerini taşıyabilecekleri zemini oluşturmaya çalıştık. Müzeyyen anne, buradaki üç anne adına başvurdukları siyasi partilerden olumlu geri dönüş aldıklarını ve kendileriyle diyalog kurmaktan memnuniyet duydukları ifade etti. Binlerce anne adına buradalar, artık hiçbir annenin ağlamaması ve bu sürecin başarıya ulaşması için isteklerini taleplerini ilettiler. Bu sürecin asıl muhataplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın da sürece katkılarının daha etkine hale gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasını ifade ettiklerini söylediler. Umutlarının tazelendiğini ve bu sürece dair de kararlılıklarının devam edeceğini ifade ettiler" dedi.