KÜLTÜR SANAT - 30 Aralık 2024 Pazartesi 09:20

12 aşamadan geçerek 5 günde hazırlanan Harik aylarca satılmayı bekliyor

A
A
A
12 aşamadan geçerek 5 günde hazırlanan Harik aylarca satılmayı bekliyor

Bitlis’te 28 yıl önce başladığı Harik sanatını tek başına sürdüren Haydar Yılmaz, 12 aşamanın ardından 5 günde hazırladığı ayakkabıları bazen aylarca satılmayı bekliyor.


Bitlis’in geleneksel el sanatlarından biri olan Harik, geçmişten günümüze uzanan bir miras olarak dikkat çekiyor. Harik yapımını 1997 yılında öğrenen ve o günden bu yana bu sanatı tek başına icra eden Haydar Yılmaz, ürünlerin yapımında kullanılan malzemelerden, her bir aşamanın titizliğine kadar sürecin ne kadar zahmetli olduğunu belirtti. Yılmaz, Harik sanatının sadece görselliğiyle değil aynı zamanda el işçiliği gerektiren detaylı çalışmalarıyla da farklı olduğunu ifade etti. Yılmaz, Harik yapımının ustalık gerektirdiğini ve her bir detayın el emeğiyle şekillendiğini ifade ederek, "Harik yapmak sadece bir sanat değil, sabır ve emek gerektiren bir iştir. Her bir parça, özel teknikler kullanılarak elde ediliyor. Ancak bu sanatın satışında da büyük zorluklar var. Çünkü bu tür el sanatlarının talebi günümüzde oldukça azalmış durumda" dedi.



Bitlis’teki bu nadir el sanatını yaşatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya kararlı olan Yılmaz, Harik yapımının sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda Bitlis’in kültürel mirasının korunmasına da katkı sağladığını belirtti. Her yıl birkaç tane dışında el yapımı Hariklerin satışını yapmakta zorlandığını ifade eden Yılmaz, "Zahmetli bir süreç olsa da bu sanatı yaşatmak için mücadele ediyorum. Talep az olsa da harika işler ortaya çıkarabiliyoruz ve bu işteki ustalığımı her geçen gün geliştiriyorum" diye konuştu.


Haydar Yılmaz, Harik sanatının Bitlis’in kimliğinin bir parçası olduğunu ve bu geleneksel sanatın unutulmaması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini de sözlerine ekledi. Keçi kılı, kendirden yapılan Harik’in zorlu 12 aşamadan geçerek 5 günde hazırlandığını, ancak satışı için de bazen aylarca beklediğini belirten Haydar Yılmaz, Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesindeki atölyesinde mesleği gelecek nesillere aktarmak için zaman zaman kurslar açtığını söyledi. Yılmaz, mesleğin geleceğe aktarılmasında pazar sorunu ve malzeme bulmakta yaşanan güçlüklerin etkili olduğunu da ifade ederek şunları söyledi:



“1997 yılında aldığım kursla Harik sanatına başladım. Mesleğe de 1998 yılından beri yani yaklaşık 26 yıldan beridir usta öğretici olarak devam ediyorum. Kültür ve Turizm Müdürlüğü içerisindeki atölyemde Harik üretmeye devam ediyorum. Harik, eski dönemlerde yöre halkının ellerinin altındaki keçi kılı ve kendirden oluşturduğu ve ayakkabı olarak yaklaşık 600 yıl kullandığı rivayet edilen bir türdür. Zaman zaman Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde kurslar açıyoruz. Fakat mesleğin zorlu olması, pazar ve malzeme sıkıntısından dolayı hiç kimse yapmak istemiyor. Harik gerçekten zorlu bir sanat. Bir ayakkabıyı üretirken, 12 zorlu aşamadan geçerek 5 günde yapabiliyorum. Yaparken bütün parmaklarım kemiklerime kadar ağrıyor. Özellikle ipini yaparken parmaklarımız yanıyor. Böylesi zorluklarla yaptığımız bir çift Harik’i maalesef ki satamıyoruz. Genelde Bitlis yöresi halkoyunları ekiplerinin kullandığı bir aksesuar. Zaten halkoyunları ekiplerinin siparişleri geldiğinde yapıyoruz. Harik için malzeme bulmakta da güçlük çekiyoruz. Keçi kılı olsun, kendir olsun. Bütün bu zorluklara rağmen 12 aşamadan geçen ve 5 günlük süreçte hazırlanan Harikleri satmak için de pazar sıkıntısı yaşıyoruz. Bu kadar emek verilerek hazırlanan bir ürünün bu kadar pazar sıkıntısı yaşaması da bir tezattır.”



12 aşamadan geçerek 5 günde hazırlanan Harik aylarca satılmayı bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Alpaslan: "Türkiye turizmde dünyada 4’üncü ülke" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye’nin turizmde önemli bir başarı yakaladığını belirterek 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini ve turizm gelirinin 65 milyar doları aştığını söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çerkeş Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında yapımı tamamlanan "Kemer Köprü Halk Kütüphanesi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, ilçenin tarihi, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. İlçeye kazandırılan kütüphanenin kültür hayatına katkı sağlayacağını ifade eden Alpaslan, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki gelişimine de değinen Bakan Yardımcısı Alpaslan, son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. Alpaslan, "Türkiye son yıllarda turizm, tarih ve kültür alanında çok büyük mesafeler kat etti. Türkiye, 2024 yılında dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi ve 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde etmeye başladı. Etrafımızda çok büyük savaşlar ve acılar yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu gelişmişliği sağlaması çok önemlidir" dedi. Dünyada kültür, inanç, gastronomi ve doğal güzelliklere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını dile getiren Bakan Yardımcısı Alpaslan, Batı Karadeniz Bölgesi’nin de bu potansiyelle turizmin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kütüphanenin açılış kurdelesi kesildi, ardından kütüphanede kitap okuyan öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Bitlis Ahlat’taki Ahıska Türkleri iftar sofrasında bir araya geldi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan programa çok sayıda davetli katıldı. Ahlat Belediyesi’ne ait bir alışveriş merkezinde düzenlenen program öncesinde Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türkleri ile kısa bir toplantı yaparak sorun ve taleplerini dinledi. Daha sonra iftar programına geçildi. Kadir Koçak tarafından yapılan duanın ardından oruçlar açıldı. İftar sonrası konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Ahıska Türklerinin tarih boyunca büyük zorluklar yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı; "Siz kıymetli Ahıskalı Türkler vatan kavramının ne demek olduğunu en iyi bilenlersiniz. 1944 sürgününden beri bir sürü sıkıntılar çektiniz, bir sürü zulümler gördünüz, zorluklar yaşadınız. Ama hiçbir zaman ümidinizi kaybetmediniz. Öz yurdunuza, öz vatanınıza bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gelerek burayı kendinize vatan edindiniz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın iskan kararnamesi ile yaklaşık 300’e yakın, 280 civarında hanemiz şu an Kubbet-ül İslam, şehitler diyarı Ahlat’tasınız. Siz de artık birer Ahlatlısınız. Siz de artık birer Bitlislisiniz ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısınız, Türk vatandaşısınız. Elbette daha önceden ayrıldığınız topraklarınızı özlediğiniz konular olacaktır. Bu insani bir şey. Ama şunu bilin ki bu topraklar da sizin öz vatanınız. Ve biz Ahlatlı hemşerilerimizle sizleri hiçbir zaman ayrı görmüyoruz. Onlar da çok güzel bir kaynaşma içerisindesiniz. Bundan dolayı da çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Çünkü sizlerin çalışkanlığını, sizlerin vatan sevgisini ben çok iyi biliyorum. Sizler, Ahıskalı Türkler bulundukları coğrafyaya her daim sadakatle bağlanmıştır. Her daim hizmet etmeyi prensip edinmiştir ve her zaman oraya en güzel şekilde uyum sağlamıştır." Programda konuşan Yavuz Gülmez ise bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek Ahıska Türklerinin yaşadığı zorluklara değindi. Gülmez, "Etrafımız ateş çemberi. Dün Suriye’de olanları gördük. Ondan önceki günlerde Afganistan’da olanları gördük. Şimdi de İran’da olanları görmekteyiz. Bu acıları en fazla yaşayan halk da aslında sizlersiniz. Ben bazen bazı ortamlarda Ahıskalı kardeşlerimizi eleştiren bazı kesimlere şu cevabı veriyorum: Bunlar sınır boylarında bizim namus bekçiliğimizi yaptılar. Ve bu vatanı hakkıyla müdafaa eden çok kıymetli değerlerimizdir diyorum. Biz de Ahlatlılar ve Türkiye vatandaşları olarak ensar vazifemizi yerine getirip bu muhacir kardeşlerimize gönül soframızı, yüreğimizi, kalbimizi açmak mecburiyetindeyiz" diye konuştu. Son olarak konuşan Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar ise Ramazan ayının huzur ortamında geçirilmesinin önemine değindi. Uçar sözlerini şöyle sürdürdü; "Değerli halkımız Allah’a şükürler olsun ki yine böyle mübarek bir ayda dünyanın gözbebeği huzurlu bir ülkede vatanımızda bir Ramazan ayını daha idrak ediyoruz. Bu hakikaten de şükredilmesi, her zaman akıldan çıkarılmaması gereken bir durumdur. Bayrağın altında huzurla yaşamak, dünyadaki en lüks yerlerden daha güzeldir. Çünkü vatansızlığın ne kadar acı bir şey olduğunu en iyi bilen Ahıskalı Türklerdir. Bu sebeple böyle güzel bir yerde, hele hele Ahlat gibi kutlu şehirde yaşamak ayrı bir gurur vesilesidir. Aslında bizim Ahıskalı Türklerin buraya yerleşenleri şanslı. Ahlat gibi Türk’ün, dedelerimizin ilk birinci vatanı olan yerde yaşamak bir ayrıcalık. Hakikaten de bunun farkındalığını anlamak lazım. Bu sebeple her zaman bizimle beraber olan, bize gerçekten gönülden her türlü çalışmamıza destek veren devletimizdir. Allah bu devlete zeval vermesin. Ve bunun da arkasında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderin olmasıyla bu işler olmuştur. Allah razı olsun." Yapılan konuşmaların ardından toplu hatıra fotoğrafıyla birlikte program sona erdi. İftar programına; Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl, Türk Akraba Toplulukları Daire Başkanı Anıl Gündüç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Barış Soyal, İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, İl Özel İdare Genel Sekreteri Adem Aydoğdu, Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Sekreteri Fuat Uçar, Göç İdaresi Başkanlığı Basın Müşaviri Ömer Çetin, İl Göç İdaresi Müdürü Cihan Cavli ve ilgili kurum amirleri yer aldı.
İstanbul Virgil van Dijk: "Kaybettik ama tur daha bitmedi" Liverpool’un Kaptanı Virgil van Dijk, Galatasaray mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamada, "Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında Liverpool, deplasmanda karşılaştığı Galatasaray’a 1-0 mağlup oldu. Müsabakanın ardından İngiliz ekibinin Hollandalı savunmacısı Virgil Van Dijk, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Van Dijk, "İyi başladık. Gol atmamız gerekiyordu. Gol atabilirdik ve atmalıydık. Sonuçta duran toptan gol yedik. Bu, sahada fark oluşturdu. Yine de Anfield’da oynanacak bir maç daha var. Önümüzdeki bu maçı heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Kaybettik ama tur daha bitmedi" Stadyumdaki atmosferi de değerlendiren tecrübeli futbolcu, "Taraftarlar, takımını çok iyi destekledi. Özellikle başlangıçta buna ihtiyaçları vardı. Burada olmak güzeldi. Ne yazık ki kaybettik ama tur daha bitmedi. Haftaya çarşamba günü oynanacak maça hazır olmalıyız" açıklamasında bulundu. "Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" Rövanşta daha iyisini yapmaları gerektiğini aktaran Virgil van Dijk, "Bu maçta pozisyonlara girdik ama golü atamadık. Turda 1-0 gerideyiz ve bunu tersine çevirmemiz lazım" ifadelerini kullandı. Son olarak "Ömer Bayram ile son zamanlarda konuştun mu?" sorusunu yanıtlayan Van Dijk, "Bu iyi bir soru değil" cevabını vererek sözlerini tamamladı.