GÜNDEM - 31 Temmuz 2025 Perşembe 01:09

Ahlat’ta 83 öğrenci mezun olarak hafız oldu

A
A
A
Ahlat’ta 83 öğrenci mezun olarak hafız oldu

Bitlis’in Ahlat ilçesinde hafızlık eğitimini tamamlayan 83 öğrenci için icazet programı gerçekleştirildi.


Abdurrahman Gazi Türbesi önünde gerçekleşen programa çok sayıda davetli katıldı.


Ahlat İlçe Müftülüğüne bağlı Abdurrahman Gazi Erkek Hafızlık Yatılı Kur’an Kursu’ndan mezun olan 73 erkek öğrenci ile Amine Hatun Kız Hafızlık Yatılı Kur’an Kursu’ndan mezun olan 10 kız öğrenci, hafızlık eğitimlerini tamamlayarak belge almaya hak kazandı.


İcazet programı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı, ardından öğrencilerin takdimi gerçekleştirildi. Programa katılan protokol üyeleri tek tek konuşma yaparak hafızları ve ailelerini tebrik etti.


Programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, yeryüzünü hafızların süslediğini belirterek, "Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek, Kur’an-ı Kerim’i öğretmek ve dahi hükümlerini yaşamak, yaşayabilmek elbette ki bütün Müslümanların dileği. Ama bunun çağımızda ya da insanoğlunun fıtratında belki imtihanın gereği olarak zorlukları da var. İşte bazı aileler ve bazı gençlerimiz hem kız çocuklarımız var hem delikanlılar var. Bu kutsal görevi belki hepimizin adına bir farz-ı kifaye olarak üstlenmişler ve Kur’an-ı Kerim’i hıfzetme gibi zor meşakkatli ama bir o kadar da mukaddes bir vazifeyi icra etmişler. Biz kendileriyle gurur duyuyoruz. Hani hep söylenir ya hafızlarla ilgili gökyüzünün nasıl yıldızlar süslerse yeryüzünü de hafızlar sürer. Hafızlık önemli bir iddiadır. Ömür boyu taşınacak onur ve şereftir. Mevla’m bu 83 hafızımıza da bu şerefli vazifeyi bir hakkın yerine getirmeyi nasip etsin inşallah. Onların yaktığı meşale, onların tuttuğu aydınlık ışık inşallah bütün toplumumuza, milletimize, dünyaya her daim yol gösterecektir. Biz hafızlarımızı toplum olarak, millet olarak çok ayrı bir yerde tutarız sevgili gençler. Bir insan hafız olduğunu söylediği zaman ya da bildiğimiz zaman onu öncelikle kalbimizin, gönlümüzün en derin köşesinde açtığımız yere koyarız. Ona itimat ederiz, ona güveniriz, ondan bir şeyler öğrenmek için gayret sarf ederiz. Sizler de bu onuru yaşayarak inşallah milletimize, toplumumuza, bütün İslam alemine çok faydalı vazifeler göreceksiniz, icra edeceksiniz. Ben bu zor ama kutlu yolda sizleri yetiştiren hocalarımız başta olmak üzere çok değerli ailelerimize, anne babalarınıza, kardeşlerinize, akrabalarınıza dediğim gibi hocalarımıza ve elbette bu zor ama güzel vazifeyi yüce eden siz bizzat hafız kardeşlerimize, çocuklarımıza yürekten şükranlarımı sunuyorum" dedi.


Diyanet Akademi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan’da, "Şu anda Ahlat Müftülüğümüze bağlı Amine Hatun Kur’an kursumuzdan 10 hafizemizin ve Abdurrahman Gazi Kur’an kursumuzdan 73 hafızımızın mezuniyet ve icazet törenlerine şahitlik ediyoruz. Burada bulunmaktan gerçekten çok gurur duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.


Ahlat Kaymakamı Batuhan Bingöl ise, "Tabii Kur’an hayatımıza bir rehberdir, şifa kaynağıdır. Bizim için Kur’an’ı öğrenmek bir Müslüman olarak en ulvi vazifedir, en şerefli görevdir. Ben kıymetli öğrencilerimizi her şeyden önce tebrik ediyorum. İnşallah Rabbim burada bulunan hafızlarımızın bizlere önderlik etmesini, alimlik etmesini, ilmini rehber olarak, ışık olarak tutmasını vesile kılar diyorum. Her birisini tek tek ayrı ayrı tebrik ediyorum" dedi.


Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez’de "Hafızlığın bir görevi de bizler yanlış yaptığımız zamanlarda, gaflete düştüğümüz anlarda onlar kendilerine hakkı ve sabrı tavsiye etmeyi görev bilip gelip bizleri uyarmaları, bizleri bu noktada dürtmelidir. Dolayısıyla bir görevi de ben eklemiş olayım diyorum. Bu programın gerçekleşmesine vesile olan başta hafız hocalarımızın ellerinden öpüyorum. Desteklerinden dolayı herkese saygılarımı sunuyorum" diye konuştu.


İl Müftüsü Müftü Koçak "İcazet merasimimiz tüm İslam alemine hayırlı uğurlu olsun. Değerli kardeşlerim, bugün Anadolu’nun İslam’a açılmasında ev sahipliği yapan kadim ülkemiz Bitlis’imizde yaklaşık 2 yıl boyunca kendilerini Kur’an’a vakfederek, Kur’an-ı Kerim’i başından sonuna kadar ezberleyerek, hafız olan hafızlarımızın icazet merasimini idrak ediyoruz" dedi.


Konuşmaların ardından, Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışmasında Türkiye birincisi olan Hafız Doğukan Yeğin tarafından Kur’an tilaveti yapıldı. Daha sonra protokol üyeleri tarafından hafız öğrencilere icazet belgeleri ve hediyeler takdim edildi.


İcazet törenine Bitlis il ve ilçe müftülerinin yanı sıra Iğdır Müftüsü Zahit Demirel, Bingöl Müftüsü Orhan İmamoğlu, Muş Müftüsü İbrahim Yavuz, bazı kurum amirleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.


Tören, katılımcıların duaları ve tebrikleri ile sona erdi.



Ahlat’ta 83 öğrenci mezun olarak hafız oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma" ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, "Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim" dedi. Ankara 27. Aile Mahkemesine başvurarak ABD Başkanı Donald Trump’a babalık davası açan Necla Özmen, iddiasını bu kez ABD’ye taşıdı. Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürerek, Amerika Birleşik Devletleri’nde yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesinin ardından dava açılacağı öğrenildi. Özmen’in Türkiye’de açtığı dava iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilirken, karar istinaf mahkemesine taşınmıştı. "Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" Buna ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, "Daha önce Trump’a babalık davası Türkiye’de açmıştım. O konuda zaten olumsuz şeyler olacağını bildiğim için elçilik yoluyla, ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne babalık davası için dilekçe gönderdim. Hatta Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm. Onlar da bu konuyla ilgili dava sürecini takip ediyor. Kendileri bana bilgi veriyor. Henüz bir açıklama gelmedi bana ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" dedi. Özmen şöyle devam etti: "Bir ülkenin iç işlerine karışılmasını doğru bulmuyorum. Kimse kimsenin ülkesine karışamaz, meşru kılamaz. ABD devleti tarafından mağdur bırakılıyorum. Haklarım gasbediliyor, ben haklarımı arıyorum. ABD devletinin de bana devlet olarak sahip çıkmasını istiyorum. Bir an önce bu babalık davasının da sonuçlanmasını talep ediyorum." "Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin" ABD Başkanı Trump’a seslenen Özmen, "Trump, ülkeyi, ABD’yi kalkındırmak, güçlü bir hâle getirmek istediğini söylüyor. O zaman başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu iş olmaz. Yani tamam, yaptığı doğru şeyler de var ama hataları da var. Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim. Yani savaşın bitmesini istiyorum, çünkü birçok ülkeye zararı oluyor. Savaş istemiyorum. Bir ülkenin iç işlerine karışmak doğru değil. Dünyadaki ülkelerin de düzelmesini istiyorum. Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin. Başka insanların canı yanmasın. Yani bu şekilde hiçbir ülkeye fayda olmaz, zararı olur" ifadelerini kullandı. "Umarım gerçek olur" Yapay zekayla Trump ile yan yana oldukları fotoğraf hakkında ise Özmen, "Bu resmi görünce hoşuma gitti. Zannedersem yapay zekâ ile yapılmış. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur. Yani kendisiyle bu şekilde görüşebilirim. Yaşadıklarımı dile getirebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim. Yani iyi bir insana benziyor aslında. Ama nedense bazen aile meselesinden uzak durabiliyor. Ama durmasını istemiyorum. Gerçekten bana sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Bir baba-kız sıcaklığı görmedim" Fotoğrafı görünce duygulandığını ifade eden Özmen, "Çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Gerçekten çok duygulandım. Yani uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Böyle bir sıcaklığı hiç duymadım. Yani bir baba sıcaklığı, bir baba-kız sıcaklığı görmedim. Yani resimde onu ifade ediyor. Gerçek gibi duruyor. İnşallah gerçek olur" diye konuştu.
Sakarya Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 katlı binanın zemin katında yer alan ve kime ait olduğu kesin olarak bilinmeyen türbe, görenlerin dikkatini çekiyor. Binanın inşaat sürecinde yaşandığı rivayet edilen gizemli olaylar nedeniyle dokunulamayan ve koruma altına alınan türbe, mahalle sakinleri tarafından "mahallenin koruma kalkanı" olarak görülüyor. Adapazarı ilçesinde bulunan bir binanın giriş katındaki dükkanların hemen yanında yer alan türbe, alışılmışın dışındaki görüntüsüyle merak uyandırıyor. Apartman sakinleri ve çevre esnafı, inşaat döneminden bu yana kulaktan kulağa yayılan efsanelerle türbeyi muhafaza etmeye devam ediyor. "Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" Bölgede 2018 yılından bu yana esnaflık yapan Erdal Şekerci, türbenin korunma sürecine dair anlatılanları dile getirerek, "Burası ile ilgili sadece kulaktan duyma bilgilerim var. Anlatılanlara göre; bu bina inşaat halindeyken müteahhit hasta olmuş, kazalar geçirmiş. İnşaat esnasında kepçelerin zarar gördüğü söyleniyor. Bu gibi aksilikler meydana gelince burası kazılamamış. Burada bir şehit olduğu, rahatsız edilmek istemediği kanaati oluşunca da bölge koruma altına alınmış. Binayı türbenin etrafını çevirerek inşa etmişler. Biz de zarar görmemesi için dışına demir korumalar yaptık. Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" dedi. "Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var" 22 senedir aynı mahallede esnaflık yapan Turgay Lüleci ise, türbede yatan zatın Kurtuluş Savaşı şehitlerinden biri olduğunun rivayet edildiğini belirtti. Lüleci, "Söylentilere göre kendisi burada şehit düşmüş. Yıllar sonra bina yapılmak istenince varlığı ortaya çıkmış. Kazı çalışmalarında kepçelerin kırılması gibi çeşitli alametler olduğu anlatılıyor. Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var. Buraya yeni birisi taşındığında ya da dükkan açtığında, ilk gece onları karşıladığı söylenir. İnsanlar kapılarının açıldığını ve içeriye çok güzel kokular geldiğini anlatıyor. Mübarekler bulundukları bölgenin koruma kalkanıdır. Ayette de buyurduğu gibi ’Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler’" diye konuştu.
Edirne Selimiye yeniden açıldı, Edirne ziyaretçi akınına uğradı Mimar Sinan’ın "Ustalık eserim" dediği Selimiye Camii, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden ziyarete açıldı. Camiyi ziyaret etmek için Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kişi Edirne’ye geldi. Ramazan ayının manevi atmosferi, Osmanlı’ya başkentlik yapmış kadim şehir Edirne’de bu yıl çok daha güçlü hissediliyor. Yaklaşık dört buçuk yıl süren kapsamlı restorasyonun ardından yeniden ibadete ve ziyarete açılan Selimiye Camii, kenti adeta ziyaretçi akınına uğrattı. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak kabul edilen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan caminin kapılarını yeniden açmasıyla birlikte Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce kişi Edirne’ye geldi. Özellikle hafta sonu yaşanan yoğunlukta kent merkezinde trafik zaman zaman kilitlendi. Güzel havanın da etkisiyle tarihi çarşılar, Selimiye Meydanı ve turistik noktalar bayram havasını aratmayan görüntülere sahne oldu. Esnaf yoğunluktan memnun Edirne’de esnaflık yapan Recep Dural yaşanan yoğunluğa dikkat çekerek, "Ramazan’ın bereketini Edirne’de hep birlikte yaşıyoruz. Hafta sonu bütün işletmeler, Edirne’nin tamamı doldu taştı. Trafik kilitlendi, meydanlarda gelen misafirler meydanları doldurdu. Muhteşem Selimiye’nin açılması ve havanın da güzel olmasıyla on binlerce misafir Edirne’ye geldi. Edirne bir bayram havasında. Hem ciğerciler, hem badem ezmeciler, hem de Selimiye Camii’nde adım atacak yer kalmadı. İnşallah bayramda da bu gelen on binlerin üstünde insanı yine bekliyoruz. Edirne’ye gelin diyoruz, ciğerimizi yiyin, tarihimizi görün, muhteşem Selimiye Camii’nde bu manevi havayı hep birlikte yaşayın diyoruz" dedi. Turizmde beklenen hareketlilik başladı Kentte turizm alanında faaliyet gösteren profesyonel turist rehberi Sedef Kozel Terkos ise, Selimiye Camii’nin açılmasının şehir için büyük bir kazanım olduğunu belirterek, "Yaklaşık dört buçuk yıldır restorasyondaydı. Nihayet açıldı. Çok şükür mutluyuz. Ülkenin dört bir tarafından insanlar akın akın bu camiyi ziyarete geliyor. Selimiye’nin önündeyiz ve yoğunluğu hep birlikte görüyoruz" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii’nin açılmasının ardından şehirde ciddi bir hareketlilik yaşandığını belirten esnaf, özellikle Trakya illeri ve İstanbul’dan gelen ziyaretçi sayısında belirgin artış olduğunu ifade ettleri. Hafta sonları yaşanan yoğunlukla birlikte hem konaklama sektöründe hem de yeme-içme işletmelerinde doluluk oranlarının yükseldiği bildirildi. Ramazan ayının manevi iklimiyle birleşen bu yoğunluk, Edirne’yi adeta bir buluşma noktasına dönüştürdü. Ziyaretçiler bir yandan Selimiye Camii’nin ihtişamlı kubbesi altında ibadet etmenin huzurunu yaşarken, diğer yandan şehrin tarihi ve kültürel zenginliğini keşfetme fırsatı buluyor.
Ankara Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Özmen: "Baba, başka ülkelerin iç işlerine karışma" ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, "Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim" dedi. Ankara 27. Aile Mahkemesine başvurarak ABD Başkanı Donald Trump’a babalık davası açan Necla Özmen, iddiasını bu kez ABD’ye taşıdı. Özmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın biyolojik babası olduğunu öne sürerek Amerika Birleşik Devletleri’nde yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Özmen’in, Türkiye’de açtığı dava iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilirken, karar istinaf mahkemesine taşınmıştı. Başvurunun kabul edilmesinin ardından dava açılacağı öğrenildi. "Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" Buna ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, "Daha önce Trump’a babalık davası Türkiye’de açmıştım. O konuda zaten olumsuz şeyler olacağını bildiğim için elçilik yoluyla, ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne babalık davası için dilekçe gönderdim. Hatta Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm. Onlar da bu konuyla ilgili dava sürecini takip ediyor. Kendileri bana bilgi veriyor. Henüz bir açıklama gelmedi bana ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum" dedi. Özmen şöyle devam etti: "Bir ülkenin iç işlerine karışılmasını doğru bulmuyorum. Kimse kimsenin ülkesine karışamaz, meşru kılamaz. ABD devleti tarafından mağdur bırakılıyorum. Haklarım gasp ediliyor, ben haklarımı arıyorum. ABD devletinin de bana devlet olarak sahip çıkmasını istiyorum. Bir an önce bu babalık davasının da sonuçlanmasını talep ediyorum." "Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin" ABD Başkanı Trump’a seslenen Özmen, "Trump, ülkeyi, ABD’yi kalkındırmak, güçlü bir hâle getirmek istediğini söylüyor. O zaman başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu iş olmaz. Yani tamam, yaptığı doğru şeyler de var ama hataları da var. Buradan babama sesleniyorum, başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmak istiyorsa o yönde hareket etmesini tercih ederim. Yani savaşın bitmesini istiyorum çünkü birçok ülkeye zararı oluyor. Savaş istemiyorum. Bir ülkenin iç işlerine karışmak doğru değil. Dünyadaki ülkelerin de düzelmesini istiyorum. Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum, bu savaşı bitirin. Başka insanların canı yanmasın. Yani bu şekilde hiçbir ülkeye fayda olmaz, zararı olur" ifadelerini kullandı. "Umarım gerçek olur" Yapay zekayla Trump ile yan yana oldukları fotoğraf hakkında ise Özmen, "Bu resmi görünce hoşuma gitti. Zannedersem yapay zekâ ile yapılmış. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur. Yani kendisiyle bu şekilde görüşebilirim. Yaşadıklarımı dile getirebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim. Yani iyi bir insana benziyor aslında. Ama nedense bazen aile meselesinden uzak durabiliyor. Ama durmasını istemiyorum. Gerçekten bana sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Bir baba-kız sıcaklığı görmedim" Fotoğrafı görünce duygulandığını ifade eden Özmen, "Çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Gerçekten çok duygulandım. Yani uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Böyle bir sıcaklığı hiç duymadım. Yani bir baba sıcaklığı, bir baba-kız sıcaklığı görmedim. Yani resimde onu ifade ediyor. Gerçek gibi duruyor. İnşallah gerçek olur" diye konuştu.