ÇEVRE - 16 Ocak 2026 Cuma 08:40

Aydınlar Belediyesi köylülerin imdadına yetişti

A
A
A
Aydınlar Belediyesi köylülerin imdadına yetişti

Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle yolları ulaşıma kapanan komşu köylerin imdadına Aydınlar Belde Belediyesi ekipleri yetişti.


Günlerdir aralıklarla devam eden kar yağışı, özellikle yüksek kesimlerde ulaşımı olumsuz etkiledi. Kar kalınlığının yer yer artmasıyla birlikte bazı köy yolları tamamen kapanırken, vatandaşlar da zor anlar yaşadı. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen Aydınlar Belde Belediyesi, iş makineleri ve ekipleriyle kapanan yolların açılması için yoğun bir çalışma başlattı.


Belediye ekipleri, kar küreme ve yol açma çalışmalarını aralıksız sürdürerek köy yollarını yeniden ulaşıma açtı. Çalışmalar sayesinde köylerde yaşayan vatandaşların ilçe merkeziyle bağlantısı yeniden sağlandı. Özellikle hasta ve acil durumu olan vatandaşlar için yol açma çalışmalarına öncelik verildiği belirtildi.


Aydınlar Belde Belediye Başkanı İbrahim Ergün, komşu köylerde yaşayan vatandaşların mağduriyet yaşamaması için tüm imkânları seferber ettiklerini belirterek, "Zor hava şartlarına rağmen ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalıştı. Vatandaşlarımızın her zaman yanındayız" dedi.


Köy sakinlerinden Orhan Dilman ise yapılan çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, belde belediyesi ekiplerine ve yetkililere teşekkür etti.



Aydınlar Belediyesi köylülerin imdadına yetişti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Pazarlar Spor Liseli 20 gencin 12 saatlik keşif mesaisi Pazarlar Spor Lisesi, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında eğitimde sınırları zorlayarak 12 saatlik dev bir saha çalışmasına imza attı. 20 kişilik öğrenci grubuyla coğrafyadan tarihe, spordan kültüre kadar dopdolu bir programla Kula’yı keşfeden gençler, teorik bilgileri doğanın kalbinde uygulama fırsatı buldu. Pazarlar Spor Lisesi, yeni müfredat modelinin ruhuna uygun olarak öğrencilerini sınıf duvarlarının ötesine taşıdı. 10-A sınıfından 20 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen 12 saatlik yoğun program, eğitim camiasına "örnek bir saha çalışması" olarak damga vurdu. Güne Kula Volkanik Sahası’nda başlayan 20 kişilik öğrenci grubu, Coğrafya Öğretmeni Rıdvan Koca rehberliğinde UNESCO tescilli Kula-Salihli Jeoparkı’nı inceledi. Türkiye’nin en genç volkanik bölgesinde lav tüplerinden cüruf konilerine kadar tüm oluşumları yerinde gören gençler, coğrafya dersini "yanık ülke" olarak bilinen sahada yaşayarak öğrendi. Saha dersinin ardından kardeş okul Kula Spor Lisesi’ni ziyaret eden heyet, Okul Müdürü Enver Yılmaz ile bir araya gelerek tesis incelemelerinde bulundu. Ardından tarihi Kula sokaklarında zaman yolculuğuna çıkan öğrenciler, meşhur Kula evlerini ve kültür evlerini ziyaret ederek milli kültürel mirası yerinde özümsedi. Günün finali ise dinamizmin merkezi Kula Gençlik Kampı’nda yapıldı. Kamp Müdürü Fatih Gün’den tesisler ve kamp vizyonu hakkında bilgi alan 20 genç, sportif aktivitelerle günün yorgunluğunu eğlenerek attı. Program boyunca bir velinin samimi misafirperverliğiyle ikram edilen çay ve kurabiyeler ise "gönül köprülerini" güçlendirdi. Müdür Gökalp: "Eğitimi keşif macerasına dönüştürdük" Yapılan çalışma hakkında açıklamalarda bulunan Pazarlar Spor Lisesi Müdürü Muammer Gökalp, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temelinde "yerinde öğrenme" olduğunun altını çizdi. Gökalp, "Bugün burada sadece bir gezi değil, 20 öğrencimizle 12 saate sığdırılmış muazzam bir eğitim modeli sergiledik. Öğrencilerimiz sabah volkanik bir arazide bilimsel inceleme yaparken, öğleden sonra tarihin derinliklerinde yürüdü, akşam ise sporun enerjisiyle doldu. Çocuklarımızın yüzündeki mutluluk ve ’eğlenerek öğrenme’ heyecanı bizler için en büyük ödül. Bu 12 saatlik dolu dolu aktivite planı, eğitimin her alana yayılabileceğinin en somut örneğidir. Yetkin ve erdemli bir nesil hedefimizle, her alanı bir öğrenme ortamına dönüştürmeye devam ediyoruz. Bu sürecin mimarlarından Coğrafya Öğretmenimiz Rıdvan Koca’ya, desteklerini esirgemeyen Pazarlar İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Abdullah Çalışkan’a, kapılarını açan Kula Spor Lisesi Müdürü Enver Yılmaz’a ve Kula Gençlik Kampı Müdürü Fatih Gün’e teşekkürlerimi sunuyorum." Öğrencilerin büyük bir memnuniyetle ayrıldığı 12 saatlik bu keşif turu, eğitimin sadece dört duvar arasında değil, hayatın her anında ve her yerinde olabileceğini bir kez daha kanıtladı.
Manisa Manisa tarımında kuraklık tehlikesi büyüyor Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da tarımı tehdit eden kuraklık ve yanlış su kullanımına dikkat çekerek, "Gediz Havzası alarm veriyor. Su yönetiminde bütüncül ve bilim temelli adımlar atılmazsa üretim sürdürülemez hale gelir" dedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da tarımsal üretimi doğrudan etkileyen kuraklık ve su yönetimi sorunlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Köse, özellikle Gediz Havzası’ndaki su kaynaklarının her geçen yıl daha da azaldığını belirterek, mevcut tabloya karşı acil ve planlı müdahale çağrısında bulundu. Manisa’nın Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Köse, "Üzüm başta olmak üzere zeytin, sebze ve meyve üretimi Manisa ekonomisinin bel kemiğidir. Ancak su kaynaklarının plansız kullanımı, iklim değişikliğinin etkileri ve altyapı yetersizlikleri, tarımı ciddi bir riskle karşı karşıya bırakmaktadır" ifadelerini kullandı. "Gediz Havzası alarm veriyor" Gediz Nehri’ndeki su seviyesinin düşmesi ve kirliliğin artmasının sadece çevresel değil, ekonomik bir tehdit olduğuna vurgu yapan Köse, şunları söyledi: "Gediz Havzası yıllardır ihmal ediliyor. Hem sanayi hem de tarımsal sulamada kontrolsüz kullanım söz konusu. Bu durum, kısa vadede verim kaybına, uzun vadede ise tarımsal üretimin daralmasına yol açacaktır." "Vahşi sulamadan vazgeçilmek zorunda" Fatih Köse, Manisa’da hala yaygın olarak kullanılan vahşi sulama yöntemlerinin su israfını artırdığına dikkat çekerek, modern sulama sistemlerine geçişin zorunlu olduğunu ifade etti. Köse, "Damla ve yağmurlama sulama sistemleri teşvik edilmeli, çiftçi bu dönüşümde yalnız bırakılmamalıdır. Aksi halde suyu değil, geleceğimizi tüketmiş olacağız." dedi. Çiftçiye destek ve planlı yönetim çağrısı Su yönetiminin sadece çiftçilerin sorumluluğu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Köse, yerel yönetimler, merkezi idare ve ilgili kurumların ortak bir yol haritası oluşturması gerektiğini vurguladı. "Çiftçi artan maliyetler, kuraklık ve belirsizlikle mücadele ediyor. Su yönetimi konusunda net, şeffaf ve uzun vadeli politikalar hayata geçirilmeden tarımsal sürdürülebilirlik sağlanamaz" diye konuştu. "Bugün önlem alınmazsa yarın geç kalınır" Açıklamasının sonunda uyarılarını yineleyen Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, "Manisa’da tarımın geleceği suya bağlıdır. Bugün önlem alınmazsa yarın çok daha ağır bedeller ödenir. Kuraklık doğru yönetilmediğinde kriz haline gelir" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Özel sektörün yurt dışı kredi borcu Kasım ayında 213,3 milyar dolar oldu Kasım ayı itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 2,4 milyar dolar artarak 213,3 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Kasım ayı Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Kasım ayı itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 2,4 milyar dolar artarak 213,3 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde bir önceki ay sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 2,2 milyar ABD doları artarak 204,1 milyar ABD doları, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 0,2 milyar ABD doları artarak 9,2 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği gözlendi. Bir önceki ay sonuna göre finansal kuruluşların toplam borcu 1,1 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 1,3 milyar ABD doları artış gösterdi. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 1,1 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 1,1 milyar ABD doları artış gösterdi. Kısa vadede ise finansal olmayan kuruluşların borçları 0,2 milyar ABD doları artış gösterdi. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, toplam yurt dışı borçlanmada ABD dolarının en yüksek paya sahip olduğu görüldü. 204,1 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 57,8’inin ABD doları, yüzde 31,6’sının euro, yüzde 2,7’sinin Türk lirası ve yüzde 7,9’unun ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 9,2 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 22,0’ının ABD doları, yüzde 20,1’inin euro, yüzde 54,7’sinin Türk lirası ve yüzde 3,2’sinin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarının 65,2 milyar ABD doları olduğu görüldü. Bu tutarın 40,9 milyar ABD doları bankalara, 18,6 milyar ABD doları finansal olmayan kuruluşlara, 5,8 milyar ABD doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait.